Eleştiri

Your Mother³: Marvel Kaybetti, Biz Kazandık!

Yayınlandı

on

★★★★

İki Oscarlı aktör Mahershala Ali’nin Marvel Sinematik Evreni’ne Blade olarak katılacağı duyurulduğunda takvimler 2019’u gösteriyordu. Aradan geçen yedi yılda proje defalarca el değiştirdi, türlü isimler anıldı, çekim tarihleri ertelendi ve en sonunda da rafa kaldırıldı. Meseleyi pandemiye ve Blade‘in Marvel’ın çöküş dönemine denk gelmesine bağlamak mümkün; ancak işin içerisinde, klasik kahramanları haricinde herhangi bir filme yeteri kadar yatırım yapmayan MCU’nun Black Panther‘dan hiç ders çıkarmamış olması da var elbette. Neyse ki bu uzun hazırlık sürecinden geriye dişe dokunur bir ortaklık kalmış. Bir ara bu hayali Blade projesinin yönetmen koltuğuna oturmak için adı gündeme gelen Bassam Tariq, doğrudan Mahershala Ali için yazdığı Your Mother Your Mother Your Mother ile birlikte neler başarabileceğini cümle âleme gösteriyor. Üstelik Marvel’ın bütün o kurumsal hesaplarının fersah fersah uzağında, kendi kimliği ve söyleyecek sözü olan bir filmle! Mogul Mowgli ile radarımıza giren Tariq’in ikinci uzun metrajlısı, bir kiralık katilin hikâyesini inanç, yas ve babalık kavramları üzerinden şekillendiren, beklenmedik ölçüde de duygusal bir aksiyon filmi. Rafına üçüncü bir Oscar daha eklemeyi hak eden performansıyla Ali’ye de uzun zamandır hak ettiği türden bir başrolde izleme imkânı sunuyor ayrıca.

Houston’da yaşayan Latif (Mahershala Ali), Müslüman kimliğine ve dini vecibelerine sıkı sıkıya bağlı, üç çocuk babası bir kiralık katil. Karısının ölüm haberini aldığı gün hayatının bütün dengeleri değişiyor. Ergenlik çağındaki kızı Fatiha (Adia) ve küçük oğlu Qadir (Jahleel Kamara) dışında henüz anne sütünden kesilmemiş bebeği Aziza’yla baş başa kalan Latif, şimdiye kadar büyük ölçüde eşinin üstlendiği sorumluluklarla yüzleşmek zorunda kalıyor. Tabii ki de hiçbir şey yolunda gitmiyor. Aziza mama kabul etmiyor, dondurucuda saklanan anne sütü de tükenmeye epey yakın. Büyük kızına emanet etse de evi, onun da bir çocuk olduğunu nihayetinde unutmadan her şeyin üzerinde elini tutmaya çalışıyor. Bir taraftan da belindeki bıçağıyla insanları birkaç saniyede öldürebilen bir adamın tüm bu domestik manzarada kendine bir yer bulmasına şahitlik ediyoruz. Üstelik motivasyonları da kurulan dünyayla pek uyumlu. Kızını besleyebilmek için anne sütü arayarak şehrin altını üstüne getirirken filmin trajikomik damarı iyice güçleniyor ve karakterin çaresizliği de başka bir katman kazanıyor. Tüm bunlara ilaveten işvereni Mike’ın (Laith Nakli) yeğenini koruması için verdiği görevle kendini yine şiddet sarmalının içerisinde bulan Latif, John Cho’nun canlandırdığı aşırı sağcı Hristiyan vaiz Hwan Yoon’la da karşı karşıya geliyor.

Bassam Tariq’in senaryosunun en keskin ve lezzetli tarafı, Amerikan topraklarındaki Müslüman toplumunu tüm bu aksiyonun ortasında çok doğal bir biçimde ele alması her şeyden önce. Hollywood’un belli özelliklere sıkıştırdığı bir kalabalığı klişelerden uzaklaştırıyor ve bu uğurda kimseyi idealize etmeye de girişmiyor. Kusurlu İnsanlar Açık Hava Müzesi’nde Latif’in inancı hayatının her alanına sirayet etmiş olsa da diniyle kurduğu ilişkinin içerisinde sayısız çelişki barınıyor. Tıpkı katı felsefelere ömrünü adayan çevremizdeki herkes gibi çeşit çeşit rengi var. Öldürmeyi kendince meşrulaştırıyor, ailesini korumak adına şiddete başvurmaktan hiç çekinmiyor, çocuklarından itaat beklerken kendi zaaflarıyla da yüzleşmek zorunda kalıyor. Bu ikilik film açıldıkça da giderek keskinleşiyor. Tariq, Hwan Yoon üzerinden dini otoritenin güç ve tahakküm arzusuyla nasıl iç içe geçtiğini göstermeye de girişiyor. Houston’ın çok kültürlü dokusu bu çatışmaya elbette bir zenginlik katmış. Camiler ve kiliseler bir tarafta, striptiz kulüpleri hemen yanı başında, birbirinden farklı göçmen toplulukları da aynı şehirde, kimi zaman aynı ekonomik ilişkilerin içerisinde varlık göstererek resmi tamamlıyor. Çok absürt ama bir o kadar da gerçek bir dünya. Mizah anlayışı da bu tezatlardan yeşermiş. John Cho’nun altın dişleri, kovboy şapkası ve silah tutkusu eşliğinde hayat verdiği vaiz, Amerikan muhafazakârlığının karikatürleşmeye zaten fazlasıyla müsait hâlini temsil ediyor.

Görsel açıdan da oldukça etkileyici bir iş var karşımızda. Görüntü yönetmeni Katelin Arizmendi’nin Houston’ı resmetme biçimi sayesinde şehrin karmaşası ve tekinsizliği, Houston’a ayak basmamış olsak bile karşılığını buluyor izleyicide. Çok iyi tasarlanmış aksiyon sahnelerinin her biri de bu yıkılmaz bütünün önemli bir parçası. Açılıştaki tuvalet sahnesiyle hünerlerini sergileyen Tariq, şiddetin fiziksel ağırlığını hissettirmekten de hiç kaçınmıyor. Burada Mahershala Ali’ye geri dönüp bedensel performansına tekrardan değinmek gerek. Latif’in tüm o kavga dövüş içerisindeki postürüyle çocuklarıyla baş başa kaldığı anlardaki savunmasızlığı arasında öyle dikkat çekici bir kontrast var ki kelimelerle ifade edebilmek mümkün değil. Karısının yokluğunda ne yapacağını bilemeyen, sevgisini göstermekte zorlanan ve öfkesinin ardından duyduğu pişmanlığı ifade edemeyen bir babanın bütün kırılganlığını da yüzünde taşıyor. Genç oyuncu Adia’ya da hayran kaldığımı belirtmeliyim. Fatiha’nın babasına yönelttiği tüm o sessiz yakarışlar, ailenin içerisindeki değişen dengeleri anlamamıza çok yardımcı olduğu gibi Adia da küçücük nüanslarla bu iletişimi iyice zenginleştiriyor.

İslam peygamberi Muhammed’in, insanın en çok kime iyilik etmesi gerektiğine ilişkin soruya üç kez annesini işaret ederek verdiği bir hadisten adını alan Your Mother Your Mother Your Mother‘ın hiçbir yerinde bir anne olmaması da Bassam Tariq’in bir başka oyunu. Yokluğunu her köşesinde hissettiğimiz anneyi arar ve anarken Latif’in babalığı yeniden öğrenme sürecini de erkeklik üzerine bir sorgulamaya dönüştürerek ele alıyor. Çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamakla onlara gerçekten ebeveynlik yapabilmek arasındaki mesafeyi inceleyiş biçimi tahmin edebileceğiniz gibi bir hayli orijinal. Üstelik tüm bu fikirler ve tasarım dokunuşları arasında duygusal ağırlık da hiçbir yere kaybolmuyor. En büyük çatışma sahnesinde bile boğazımızda bir yumruyla Latif ve ailesi için en iyisini istiyoruz. Şiddetin ortasında merhamete, inancın içerisinde sorgulamaya, kaybın ardından yeniden bağlar kurup hayatı farklı yerlerden tutmaya dair bir film özetle Your Mother Your Mother Your Mother. Tariq’in sesi özgün, Ali’nin performansı eşsiz. İyi ki Marvel’ın Blade‘ini yapamamışlar da biz buradan çok daha kişisel ve ilginç bir film izleme imkânına erişmişiz.

Your Mother Your Mother Your Mother

Yönetmen
Bassam Tariq
Senaryo
Bassam Tariq
Süre
112 dakika
Ülke
Birleşik Krallık • ABD
Tür
Aksiyon • Drama • Gerilim • Suç
Oyuncular
Mahershala Ali
John Cho
Giancarlo Esposito
Abubakr Ali
Tramell Tillman
Tiffany Boone
Laith Nakli
Adia
Jahleel Kamara

Yorum yazın...Cevabı iptal et

Mobil sürümden çık