83. Akademi Ödülleri – Son Tahminler: Part I

83. Akademi Ödülleri – Son Tahminler: Part I

Artık 83. Akademi Ödülleri’ne sadece 4 gün kaldı. Pazar gecesi tüm yıl boyunca beklediğimiz muhteşem törende Oscarlar sahiplerini bulacak. Adaylar açıklandığından beri ödül tahminlerimi son anda yazacağımı söylemiştim. Ve artık zamanı geldi. Bugünden itibaren 3 gün boyunca 83. Akademi Ödülleri için son tahminlerimi okuyabilirsiniz. Öncelikle hafif teknik kategoriler ve kısalardan başlayacağız. Yarın yardımcı oyuncular ve görsel dallar olacak. Cuma günü ise film, yönetmen, senaryo gibi ana dallarla ilgili tahminlerimizi okuyabileceksiniz. Tıpkı geçen sene olduğu gibi tahminlerde de üç isim söyleyeceğim. Biri ödülü kazanacağını düşündüğüm, ikincisi ödüle alternatif, üçüncüsü ise benim kazanmasını istediğim isim olacak. Ve beklenen an…

EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK
“127 Hours”; A.R. Rahman
“How to Train Your Dragon”; John Powell
“Inception”; Hans Zimmer
“The King’s Speech”; Alexandre Desplat
“The Social Network”; Trent Reznor ve Atticus Ross

Bu dalla ilgili o kadar çok konuşuldu, o kadar çok yorum yapıldı ki nereden başlasam bilemiyorum. Öncelikle Alexandre Desplat‘in bu sene birden çok film müziği yapması sebebiyle aslında The King’s Speech‘deki değil The Ghost Writer‘daki çalışmasının aday olması gerektiğini söyleyenler var. Ayrıca Harry Potter and the Deathly Hallows: Part I‘ın müziklerini yapan Desplat‘in en büyük şansı ise kuşkusuz bugüne kadar ödülü hiç almamış olması. The King’s Speech zaten pek çok dalda ödüle kavuşacak. Akademi’nin filmi sevdiği çok belli. Ama burada Desplat‘in çok iyi bir müzisyen olması etkeni de var. Bir yerde ödüllendirilmesi gerekiyor ve dördüncü adaylığı şu an ödülü alması için çok müsait. Yalnız ortada bir The Social Network etkeni var ki bence süpriz yapması muhtemel. Hatta süprizden de öte bu ödülü kesin alacağını düşünen insanlar mevcut. Ben herşeye rağmen ödülü alabileceklerine inanmıyorum. Eğer ki bu dalda, Akademi üyeleri gelenekselin dışında birşeyi ödüllendirmek istemiş olsalardı geçen sene The Hurt Locker rüzgarında pek ala Marco Beltrami‘yi seçebilirlerdi. Tabi geçen sene Michael Giacchino‘nun harikulade müzikleri varken başkasını seçmek olmazdı orası da ayrı. Bu sene Giacchino gibi çok başarılı olan bir adayımız da var ama buna dikkat etmek lazım. Hans Zimmer‘ın müziklerinin Inception‘ın başarısındaki etkisi tartışılamaz. Üstelik ödülünü de 14 sene evvel aldı. Ama tabi bu ancak hayal olur. 127 Hours ve How to Train Your Dragon‘un süs olarak arz-ı endam ettiği kategorinin son ana kadar belirsiz kalacağı kesin. Tabi IFMCA’in (Uluslararası Film Müziği Eleştirmenleri Birliği) The Social Network‘e herhangi bir dalda yer vermezken, Alexandre Desplat‘in çalışmalarını 7 dalda aday ettiğini eklemek de yarar var.
Kazanacak: The King’s Speech; Alexandre Desplat
Kazanabilir: The Social Network; Trent Reznor ve Atticus Ross
Kazanmalı: Inception; Hans Zimmer

EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI
“127 Hours”, “If I Rise”; A.R. Rahman (müzik), Dido ve Rollo Armstrong (söz)
“Country Strong”, “Coming Home”; Tom Douglas, Troy Verges ve Hillary Lindsey (söz ve müzik)
“Tangled”, “I See the Light”; Alan Menken (müzik), Glenn Slater (söz)
“Toy Story 3″, “We Belong Together”, Randy Newman (söz ve müzik)

Öncelikle bu dalda 4 aday olmasının sebebini açıklayalım. Özgün Şarkı dalında Akademi üyeleri o sene içerisinde yayınlanmış filmlerin içerisindeki şarkıları belirliyor ve aylar öncesinden bize finalistleri açıklıyor. Daha sonra müzik bölümünde yer alan üyeler şarkıları 6’dan 10’a kadar puanlıyorlar. Kaç şarkı ortalama olarak 8.25’i geçerse o kadar şarkı aday olabiliyor. Eğer 5 şarkıdan fazla finalist 8.25 ortalamanın üzerine çıkar ise o zaman en fazla puanı alan 5 şarkı aday ediliyor. Ve görüldüğü üzere bu sene 8.25’in üzerinde ortalaması olan sadece 4 şarkı var. Peki hangisi kazanabilir? İnanın, tahmin etmekte ben de güçlük çekiyorum. Çünkü tüm sezon boyunca Burlesque‘in aday olacağını düşünmüştük. Aday olamayınca da geride bir favori kalmadı. O yüzden hangisini gerçekten sevdiklerine bağlı olacak bu dalın kazananı. Ben şöyle bir araştırma yaparak genel tahminleri gözden geçirdim. Görünüşe göre Akademi’nin daha önceki seçimlerine yönelik olarak yarışın Toy Story 3 ve Tangled arasında olduğu düşünülüyor. Ben de buna istinaden iki şarkıyı da şöyle bir dinleyip Toy Story 3‘nin kazanacağına kanaat ettim. Ama Country Strong çıksa bile şaşırmam. O derece enteresan adaylar var yani karşımızda.
Kazanacak: We Belong Together; Toy Story 3
Kazanabilir: I See the Light; Tangled
Kazanmalı: If I Rise; 127 Hours

EN İYİ SES KURGUSU
“Inception”; Richard King
“Toy Story 3″; Tom Myers ve Michael Silvers
“Tron: Legacy”; Gwendolyn Yates Whittle ve Addison Teague
“True Grit”; Skip Lievsay ve Craig Berkey
“Unstoppable”; Mark P. Stoeckinger

Ses kurgusu kategorisinin birliği diyebileceğimiz MPSE bu sene The Social Network ve Inception‘ı ödüllendirerek bize küçük de olsa ipucu vermiş oldu. Kimileri The Social Network zaferini ses miksajı dalına bir işaret olarak yorumlasa da ben bu şekilde yaklaşamıyorum. Sonuçta bu insanlar filmleri teknik anlamda değerlendirmeye çalışsalar da aynı anda kendileri için en iyi olan filme oy veriyorlar. Bu da birliklerden The Social Network ya da The King’s Speech gibi filmlerin çıkmasına sebep oluyor. Tabi MPSE’de Inception‘ın 2 ödül birden aldığını düşünürsek bu zaferleri görmezden gelmek pek de doğru olmaz. Ben Akademi’nin Inception‘ı eli boş göndereceğine inanmadığımdan ses miksajı ve ses kurgusu ödüllerini alacağını düşünüyorum. Unstoppable bu dalın en zayıf halkası ve ödülü alması ancak bir mucize olabilir. Tron: Legacy de teknik anlamda çok başarılı bir film olabilir ama özel efekt adaylığı bile verilmemişken kazanmasını beklemek anlamsız olur. Toy Story 3? En İyi Film adayı bir animasyon olması bazı formaliteler sonucu orada olduğu gerçeğini değiştirmiyor. O yüzden şansı yok. Inception‘ı yerinden edebilecek tek bir aday görüyorum, o da True Grit. Lakin onun da ciddi bir sevgiye ihtiyacı var. Ama Akademi’nin Coenler‘i ve tabi westernleri sevdiğini düşünürsek zaten o sevgi ihtiyacının cepte olduğu düşünülebilir.
Kazanacak:
Inception
Kazanabilir: True Grit
Kazanmalı: Inception

EN İYİ SES MİKSAJI
“Inception”; Lora Hirschberg, Gary A. Rizzo ve Ed Novick
“The King’s Speech”; Paul Hamblin, Martin Jensen ve John Midgley
“Salt”; Jeffrey J. Haboush, Greg P. Russell, Scott Millan ve William Sarokin
“The Social Network”; Ren Klyce, David Parker, Michael Semanick ve Mark Weingarten
“True Grit”; Skip Lievsay, Craig Berkey, Greg Orloff ve Peter F. Kurland

İşte bu dal tam bir karmaşa çünkü herşey olabilir. Hemen nedenleriyle açıklayalım… Inception kazanabilir çünkü bu ödülü sonuna kadar hak ediyor. Üstelik yönetmen ve kurgu adaylıklarını da vermemişken kendilerini burada affettirmeye çalışabilirler ki bence çok da ideal olur. The King’s Speech kazanabilir çünkü bu adaylığı almış olması bile koca bir şok. Tabi eğer ödülü alırlarsa çok şaşırmayız. Akademi filmi çok sevdi ve ses dallarında oy veren üyeler de bu sevgilerini göstermek isteyebilirler. Salt kazanabilir çünkü bu sektörün en önemli isimlerinden Scott Milan adaylar arasında. Eğer ki Salt filmi hakkında güzel bir cümle kurmak istiyorsanız ses başarısından başka birşey bulmanız pek de mümkün değil. The Social Network kazanabilir çünkü ortada şaka gibi bir MPSE zaferi var. Her ne kadar MPSE ses kurgusu ödülü verse de neden olmasın? Ve tabi True Grit olabilir çünkü ses miksajı ödülü veren CAS (Cinema Audio Society) bu senenin en iyisi olarak True Grit‘i seçti ki bence bu başlı başına dikkate alınması gereken bir durum. Ben her ne kadar Inception diyip alternatif olarak True Grit önermiş olsam da herşey olabilir. Bazıları bu yılın çok sıkıcı geçeceğini söylese de tahmin etmeye kalkışınca işlerin ne kadar zor olduğunu göreceklerdir. Çünkü “kesin” diyebileceğimiz hiç birşey yok!
Kazanacak:
Inception
Kazanabilir: The King’s Speech
Kazanmalı: Inception

EN İYİ BELGESEL
“Exit Through the Gift Shop”; Bansky ve Jaimie D’Cruz
“Gasland”; Josh Fox ve Trish Adlesic
“Inside Job”; Charles Ferguson ve Audrey Marrs
“Restrepo”; Tim Hetherington ve Sebastian Junger
“Waste Land”; Lucy Walker ve Angus Aynsley

Bu sene belgesel olarak olarak en çok Exit Through the Gift Shop‘un adını duyduk, ben de farkındayım. Ama duvar resimleriyle ünlü ve yıllardır yüzünü gizleyerek bir fenomene dönüşen Banksy‘nin varlığına rağmen Exit Through the Gift Shop Akademi için gelenekselin dışında bir yapım. O yüzden ben seçimimi Wall Street üzerine yoğunlaşan Inside Job‘dan yana kullanıyorum. En İyi Belgesel zarfının içinden Exit Through the Gift Shop‘un çıkacağına inanmıyorum. Arada isminden de anlaşılacağı üzere çevre kirliliğine dikkat çeken Gasland, bitmek bilmeyen savaş belgesellerinden biri Restrepo ve özellikle seyircinin çok beğendiği Waste Land var. Ama yarış Banksy‘nin belgeseliyle Inside Job arasında devam ediyor. Bu konuda eleştirmenler de tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumda. Tabi geçen yıllarda The Cove ve Man on Wire‘ın zaferlerine de bakınca Exit Through the Gift Shop‘un da aynı eleştirmen desteğiyle ödüle kavuşabileceği düşünülebilir. Yalnız Inside Job da en az onun kadar destek aldı eleştirmen gruplarından. Belki ödül sayısı olarak geride olabilir ama hala bir şansı var. Adaylardan hiçbirini izleyemediğim için tam bir yorum yapamasam da Inside Job kazanacakmış gibi geliyor. Umarım yanılmam.
Kazanacak:
Inside Job
Kazanabilir: Exit Through the Gift Shop

EN İYİ KISA FİLM
“The Confession”; Tanel Toom
“The Crush”; Michael Creagh
“God of Love”; Luke Matheny
“Na Wewe”; Ivan Goldschmidt
“Wish 143″; Ian Barnes ve Samantha Waite

Kısa animasyon adaylarını bulmak ne kadar kolaysa kısa film ve kısa belgeselleri bulmak da o kadar zor! Türkiye’de bu yapımlara ulaşmak oldukça zor olduğu için adaylar arasından sadece Wish 143‘yi izleyebildim. O da beni pek etkilemedi. BBC’nin sitesinde online olarak izleyebileceğiniz Wish 143‘nin pek şansı olduğu düşünülmüyor. Ben de kısalarla ilgili tüm tahminleri bir araya getirip izleyemediğim için ortak bir tahmin oluşturmaya çalıştım. Sonuç… Na Wewe kazanacak gibi gözüküyor. Ruanda’daki sivil savaşı ele alan filmin ayrıca bu kategorideki en profesyonel iş olduğu söyleniyor. İngilizcesi You Too olan filmin hem hikayesi, hem de anlatımı çok güçlü bulunuyor. Na Wewe‘yi yerinden edebilecek tek aday ise God of Love gibi gözüküyor. Ama God of Love‘ın en büyük kaybı ise bir komedi olması ve Akademi’nin komediler konusunda ne kadar önyargılı olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bunun dışında The Confession‘ın çocuk oyuncularılarıyla, The Crush‘ın belki kara komedi gibi farklı bir türü ödüllendirme isteğiyle ya da Wish 143‘in kanseri merkezine oturtan insani hikayesiyle kazanma şansı olabilir. Yine de yarışın Na Wewe ve God of Love arasında olduğunu söylemekte yarar var.
Kazanacak: Na Wewe
Kazanabilir: God of Love

EN İYİ KISA ANİMASYON
“Day & Night”; Teddy Newton
“The Gruffalo”; Jakob Schuh ve Max Lang
“Let’s Pollute”; Geefwee Boundee
“The Lost Thing”; Shaun Tan ve Andrew Ruhemann
“Madagascar, carnet de voyage (Madagascar, a Journey Diary)”; Bastien Dubois

Kısalar arasında ne yazık ki sadece animasyon dalının tüm adaylarını izleme şansı elde edebildim. Çoğunu internetten izlemeniz mümkün. Eğer bulamadıklarınız varsa yorum olarak yazın, ben size linklerini ulaştırırım. Neyse. Geçen sene Logorama kazandığında biraz olsun şaşırmıştım. Hak ettiği kesindi ama Akademi’nin bu tarz farklı bir işi ödüllendireceğini düşünmemiştim. Bu seneki adaylar arasında kesinlikle en zayıf halka Let’s Pollute. Çevre mesajı veren farklı bir animasyon. Zaten hiçbir tahmincinin listesinde de kazanacak/kazanabilir ya da kazanmalı olarak adını göremezsiniz. Eğer ki üyeler kalbe dokunan bir hikaye seçeceklerse büyük ihtimalle ödül The Gruffalo‘ya gider. Helena Bonham Carter‘ın başını çektiği oldukça zevkli bir seslendirme kadrosu da mevcut. Yine bu kalp meselesinden kazanabilecek bir diğer animasyon The Lost Thing, ki benim favorim ayrıca. Ama yine geçen sene olduğu gibi “farklı” bir işi ödüllendirmek isterlerse Madagascar seçilebilir. Sakın uzun metrajlı animasyon Madagascar‘la karıştırılmasın, bu tamamen Madagascar‘a giden bir adamın animasyon şeklinde güncesi. Day & Night ise Toy Story 3‘den önce gösterilmiş olması sebebiyle ABD’de oldukça popüler. Lakin Pixar animasyon dalında olduğu kadar kısa animasyon dalında başarılı değil. O yüzden The Gruffalo ya da Madagascar, carnet de voyage diyorum ben.
Kazanacak: The Gruffalo
Kazanabilir: Madagascar, carnet de voyage
Kazanmalı: The Lost Thing

EN İYİ KISA BELGESEL
“Killing in the Name”; Jed Rothstein
“Poster Girl”; Sara Nesson ve Mitchell W. Block
“Strangers No More”; Karen Goodman ve Kirk Simon
“Sun Come Up”; Jennifer Redfearn ve Tim Metzger
“The Warriors of Qiugang”; Ruby Yang ve Thomas Lennon

Dediğim gibi kısa animasyonlarını bulması oldukça kolay ama kısa film ve kısa belgesellere ulaşmak çok zor. O yüzden ne yazık ki bu daldan da sadece The Warriors of Qiugang‘ı izleyebildim. Ben fazlasıyla beğenmeme rağmen diğer adayların çok daha güçlü olduğu söyleniyor. En yakın zamanda izlemeyi umut ediyorum. Peki genel olarak adaylar hakkında söylenen şeyler neler? Poster Girl büyük büyük ihtimalle ödülü alacak. İzleyen herkes bu belgeselin ödüllendirilmemesinin ancak bir şaka olabileceğini söylüyor. Irak Savaşı zamanında bir asker dergisine kapak olan bir kız anlatılıyormuş Poster Girl‘de. Düğününün yapıldığı kilisenin bombalanması üzerine misafirlerin içinden 27 yakınını kaybeden adamın öyküsü ise Poster Girl‘den sonra en çok beğenilen aday Killing in the Name‘in konusunu oluşturuyor. Her ne kadar Killing in the Name‘i alternatif olarak söylemiş olsak da Tel Aviv’deki bir okulu anlatan Strangers No More‘da beğenilenler arasında. Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle ilgili bitmek bilmeyen belgesellerden biri olması sebebiyle Sun Come Up ve uzun metrajlı belgesel adaylarından Gasland‘e olan benzerliğiyle konuşulan The Warriors of Qiugang ise tahmin listelerinde son sıralarda yer alan yapımlar. Ben The Warriors of Qiugang‘ı bu kadar sevdiysem eğer Poster Girl‘ü izlediğimde neler olacak bilmiyorum. Eğer ki bu birkaç günlük süre içerisinde izleme imkanı elde edersem sizlerle de linklerini paylaşmaya çalışırım.
Kazanacak: Poster Girl
Kazanabilir: Killing in the Name

***

Yarın: Yardımcı erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, görüntü yönetimi, sanat yönetimi, kostüm tasarımı, makyaj, özel efekt, animasyon

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir