Magic City – 1. Sezon

Magic City – 1. Sezon

(Okuduğunuz yazı diziyle ilgili SPOILER içermektedir!!!!)

Magic City bu yıl Starz’dan Boss ile beraber çıkan iki değerli diziden biri. Geçtiğimiz Cuma günü sezon finali yapan Magic City‘ye ilk başladığında sırf bir dönem dizisi olması sebebiyle (ve tabi ana karakterde orta yaşlı seksi erkek imajı yaratılması durumu) Mad Men çakması damgası yemişti. Yalnız daha sezonun başında ikinci yıl onayı alan Magic City kısa sürede Mad Men‘le alakası olmadığını kanıtladı. Lakin Mad Men‘le boy ölçüşebilecek kadar iyi bir dizi olduğunu iddia etmek de yanlış olur. Magic City‘nin hikaye anlamında daha kat etmesi gereken çok yol var.

1950’li yıllarda Miami sahilinde oldukça ünlü bir oteli mesken edinip otelin sahipleri (Evans ailesi) ve buralarda iş görmekte olan gangsterleri konu edinen Magic City, Starz’ın alışık olduğumuz üzere hikayesini bol bol erotizmle süsleyen dizilerden. Spartacus‘ün de aynı kanaldan olduğunu belirtmeme gerek yok sanırım. O yüzden kimi zamanlar acaba bu tür numaralarla erkek izleyiciyi ağına düşürüp senaryoda tembellik mi yapıyorlar diye düşündürtmüyor değil. Kaldı ki bu yıl Game of Thrones ve The Walking Dead‘den koca sezon boyunca doğru düzgün bir şey olmadı diye şikayet ederken Magic City‘yi göklere çıkarmak ne kadar doğru olur tartışılır. Nitekim Magic City de 8 bölümlük ilk sezonunda çok olay sunmadı bize. Lakin ben birinci yıl heyecanına vererek şimdilik diziye şans tanıma taraftarıyım.

Geçtiğimiz yılın drama dizileri arasında üst sıralarda gördüğüm Magic City ilk sezonuyla keyifli anlar yaşattı açıkçası. Özellikle kadrodaki karakterlerin kusursuz fiziksel özellikleri zaten güzel insanları anlatmak isteyen dizinin konseptine cuk oturuyor. Dizinin geçtiği otelin de bahsettiğim atmosfere çok katkısı var. Çünkü Magic City dışarıdan olağanüstü gözüken büyük imparatorlukların içerisinde ne tür oyunlar, ne tür pislikler döndüğünü anlatırken o göz boyama ile tehlikeli oyunlar arasındaki dengeyi çok güzel kuruyor.

Oldum olası Javier Bardem‘e benzetmekten kendimi alamadığım Jeffrey Dean Morgan otelin sahibi Ike Evans’ı canlandırmakta. Umarım yıl sonunda birileri tarafından hatırlanır da aday edilir. Bond kızı olarak tanıdığımız Olga Kurylenko ise benim için dizinin en gereksiz karakteri olan Vera Evans’a can veriyor. Magic City‘nin en izlenilesi isimleri ise Steven Strait, Jessica Marais ve tabi Danny HustonHuston oldukça tehlikeli bir adam olan Ben Diamond’ı canlandırıyor. Strait‘i Ike’ın oğlu Stevie, Marais‘i ise hem Stevie’nin sevgilisi hem de Ben’in karısı olarak izliyoruz. Buradaki tehlikeyi oturup siz yorumlayın artık.

Magic City hakikaten bu yıl başlayan diziler arasında en iyilerden biri. İlgiyi ve takdiri hak ediyor. Oyunculukları ve senaryosundan ziyade set tasarımı ve kostümlerde de başarılı işler çıkardıklarını düşünüyorum. Lakin kim ne derse desin “Bu dizide maksimum ne olabilir?” sorgulamasından da kurtulamadık. O yüzden ikinci sezon çok kritik bir konumda. Henüz beni kendine tam olarak bağlayamayan ama yine de güzel kadınlar ve tabi bayanlar için de güzel adamlar izletip görsel açıdan bir şölen yaratan Magic City‘nin ikinci sezonundan beklentimiz büyük. Umarım hayal kırıklığına uğramayız.

En İyi Bölüm: Suicide Blonde (Bölüm 5)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Jeffrey Dean Morgan (Ike Evans)
Sezon Notu: B+

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.