Oscar Kehanetleri: Son Sessizlik

Oscar Kehanetleri: Son Sessizlik

Zurnanın zırt dediği yere sadece bir hafta kaldı. 2 Aralık’da Gotham Ödülleri dağıtılırken Golden Satellite ve Annie adayları açıklanacak. 3 Aralık’da NYFCC, 4 Aralık’da NBR’ın ödüllerini öğreneceğiz. 5 Aralık’da WGA’in televizyon adayları belli olurken 7’sinde Avrupa Film Ödülleri sahiplerini bulacak. 8 Aralık’da ise Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği oylama yapıp, kendilerine göre yılın en iyilerini seçecek. Aynı günün gecesinde ise pek sevdiğim BIFA Ödülleri Töreni düzenlenecek. Heyecanımız başlayalı çok oluyor ama asıl dönemece yeni giriyoruz. Yarın Bağımsız Ruh adaylarının belli olacağını da ekleyeyim. Seyirci karşısına çıkmamış tek bir film kaldı. O da The Wolf of Wall Street. Haftasonuna doğru onun da gösterimleri yapılacak ve haftaya bugün Martin Scorsese ile Leonardo DiCaprio‘nun son iş birliğinin nasıl sonuçlandığını çoktan öğrenmiş olacağız. Hazır Oscar Sohbetleri yazısında eleştirmen birliklerinin ödüllerini tahmin etmişken, Oscar Kehanetleri’nde de henüz ortalık sakinken inişte ve çıkışta olanları konuşalım istedim. Hemen başlayalım!

Bradley Cooper | American Hustle
Bradley Cooper | American Hustle

arrow_downAmerican Hustle‘ın ilk gösterimleri yapıldı. Santa Barbara’da prömiyerini yapan filme New York ve Los Angeles’daki eleştirmenler için basın gösterimleri de düzenlenmekte şu günlerde. Stüdyo, eleştiri yasağını Çarşamba’ya kadar kaldırmıyor; fakat sosyal medyada fikirlerini paylaşmalarına izin verdiler. Gelen ilk tepkiler David O. Russell‘ın kariyerinin en iyisine, hatta bir “başyapıt”a imza attığı yönünde. Filmin yıldızı, geçtiğimiz hafta yayınlanan kliplerden de anlaşılacağı gibi Jennifer Lawrence‘mış. Yer aldığı tüm sahnelerde parlıyormuş. Hatta bu kadar yakın bir zamanda Oscar almamış olsa Lawrence‘ın ikinci Oscar’ına kavuşabileceğini düşünenler bile mevcut. Kadroda en az güzel aktris kadar başarılı olan diğer isim ise Bradley Cooper‘mış. Yardımcı erkek oyuncu dalında yarış açık olduğu için, oldukça iyi eleştiriler alan Cooper‘ın Oscar’a kavuştuğunu görebiliriz. Bu arada Amy Adams‘ın kendini gösterebildiği bir sahneye sahip olmadığı, Christian Bale‘ın ise fırsatları iyi değerlendiremediği söyleniyor. Öyle ki filmde kısacık bir rolü olan Robert De Niro bile daha çok beğenilmiş durumda. 12 Years a Slave ve Gravity‘yi yerinden edebilecek filme bakıyor olabiliriz şu an.

AFI’dan ortalamanın üzerinde eleştiriler alan Lone Survivor yükselişte olan yapımlardan bir diğeri. Peter Berg‘ün yönettiği yapımın destekçisi çok. Zero Dark Thirty’nin son yarım saatindeki atmosferin tüm filme yayıldığı ve bugüne kadar çekilmiş en iyi savaş sahnelerini barındırdığı söyleniyor. Kadrodaki favoriler Ben Foster ve Taylor Kitsch. Fakat Foster‘ın gelen eleştirilerde daha öne çıktığını söyleyebilirim. Ama Akademi için zorlayıcı bir film olduğu yönünde de söylemler mevcut. Dolayısıyla sezona dahil olmak için epey zorlaması gerekecek Lone Survivor‘ın. Universal’ın bu sene elinde ciddi bir ödül yarışçısı olmadığı için filmi destekleyeceklerini umuyorum. Bu arada ses kurgusu ve ses miksajı kategorilerinde yer alacağına kesin gözüyle bakanlar var. CAS (Cinema Audio Society) ve MPSE’nin (Motion Picture Sound Editors) nasıl bir tepki vereceğini merakla beklemekteyim.

Julia Louis-Dreyfus ve Catherine Keener | Enough Said
Julia Louis-Dreyfus ve Catherine Keener | Enough Said

Yükselişte olan yapımlardan bir diğeri de Enough Said. Filmekimi’nde izleme şansı yakaladığımız yeni Nicole Holofcener filmi keyifli bir romantik komedi gibi dursa da senaryosunun sağlamlığının farkında olan stüdyo, Holofcener‘i The Hollywood Reporter’ın düzenlediği röpörtajlarda yönetmenler arasına değil de senaristlerle olana yolladı. Geçtiğimiz hafta yapılan Governors Ball’da (Akademi’nin onur ödüllerini dağıttı gece) Julia Louis-Dreyfus ve Nicole Holofcener‘in de katıldığını ekleyeyim. Oy toplamak için epey çabalıyorlarmış söylenenlere göre. Ama dediğim gibi asıl amacın özgün senaryo dalı olduğunu hatırlatmam gerek. Belki James Gandolfini için de sürpriz bir adaylık çıkar, belli mi olur?

Bir de Nebraska ile Inside Llewyn Davis‘in adını anmak istiyorum. Kampanya konusunda şimdilik tek bir sıkıntı dahi çekmeden yoluna devam ediyor iki film de. Paramount, Alexander Payne‘in filmi için yaptığı taktiklerle yavaş yavaş işin meyvelerini toplamaya başladı. O kadar uzun süredir ellerinde muhafaza ediyorlar ki filmi, seyirci karşısına çıkmasıyla birlikte herkesin dilinde dolanmaya başladı. Sadece işin şöyle sıkıcı bir noktası var ki, Payne ve ekibi kampanya için her yere gitmeyerek bir noktada yerlerini kaybedebilirler. Umuyorum Aralık ayında bu düzen değişir. CBS Films’in elinde olan Inside Llewyn Davis ise filmin oyuncularının da yer aldığı konserlerle yükselişe geçti. Oscar Isaac, Governors Ball’a katılan ünlüler arasında. Akademi üyeleri için düzenlenen gösterimden de olumlu tepkiler alınmış. Benim merak ettiğim, filmdeki hangi şarkıların orijinal olduğu ve özgün şarkı dalı için yarışmaya katılacağı. Bunu öğrenmek için Aralık’ın ikinci haftasında açıklanacak listeyi beklemek zorundayız.

Olivia Wilde ve Chris Hemsworth | Rush
Olivia Wilde ve Chris Hemsworth | Rush

arrow_upDüşüşte olanlar arasında ilk göze çarpan film Rush. Sezonun başında alacağı adaylıklardan çok emindik; fakat Amerika gişelerinde resmen hüsrana uğradı. Bu yıl kaliteli film sayısının normalden çok daha fazla olması sebebiyle Ron Howard‘ın filminin Oscar’a kadar dayanamayacağını düşünmeye başladım. Lone Survivor‘ın aldığı olumlu eleştiriler sebebiyle Universal, Rush‘ı tamamen bir kenara bırakabilir. Harvey Weinstein bile “Ödül sezonunda hiç bu kadar büyük bir rekabetin olduğunu görmemiştim.” demiş. Her yıl aday listeleri açıklandığında üzülmeye alışmıştık. Fakat bu sefer Akademi’nin garip seçimlerine değil, kategorilerde yeteri kadar yer olmamasına üzüleceğiz sanırım. Kendinizi ufak hayal kırıklıklarına şimdiden hazırlayın derim.

August: Osage County‘nin durumu da hiç iç açıcı değil. İlk gösterimlerden sonra filmin finalini tekrardan kurgulamak için stüdyoya dönen yönetmen, sanırım pek toparlayamamış. Oyunculardan birkaçı haricinde filmin Oscar hayalleri tarih olmuşa benziyor. Harvey Weinstein bu yılı En İyi Film dalında tek bir aday dahi çıkartmadan tamamlayabilir. The Butler‘ın alacağı birincilik oyları da muamma olduğu için Weinstein sevmeyenlerin yüzü gülebilir bu sezon. Ben de Adele Exarchopoulos‘u ilk beşime dahil etmek için Judi Dench ile Meryl Streep arasında bir seçim yapmak zorunda kaldım. Ama tamamen yanılıyor da olabilirim tabii. Adele belki de aday olmaya hiç yaklaşamayacak.

Cameron Diaz ve Penelope Cruz | The Counselor
Cameron Diaz ve Penelope Cruz | The Counselor

Son olarak The Counselor‘ın da adını anmak istiyorum. Son aylarda tahmin listelerimden tamamen çıkarttığım için okuyucularımdan azar işitmiştim. Gelen dedikodular doğru çıktı. Film tam anlamıyla bir fiyaskoymuş. Bizde de bu Cuma gösterime gireceği için neyse ki vizyonda deneyim edip, üzerine yorum yapma şansımız olacak. Ama genel olarak senarist Cormac McCarthy‘nin kafasının epey karışık olduğu, filmdeki en iyi oyunculuğun Cameron Diaz‘a ait olmasına rağmen onun bile pek de matah olmadığı gelen eleştiriler arasında. Tabii kadronun hatrına sinema salonunda deneyim edeceğimize şüphe yok. Bu yılın Killing Them Softly‘sine dönüşüp, izleyiciyi ikiye bölebilir.

Şimdi sezonu beklemekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Sorusu olan varsa cevaplamaya hazırım. The Wolf of Wall Street ile ilgili yorumları da filmin gösterimi yapılınca sizlere ulaştırmaya çalışacağım. Yarın Bağımsız Ruh adayları açıklandığında görüşmek üzere. Mutlu ve bol sürprizli bir ödül sezonunda görüşmek üzere.

Güncellenmiş Oscar Tahminleri
En İyi Film
En İyi Yönetmen

En İyi Erkek Oyuncu
En İyi Kadın Oyuncu
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
En İyi Özgün & Uyarlama Senaryo
Teknik Kategoriler
Animasyon / Belgesel / Yabancı Film

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. Mert.

    American Hustle’ın test gösterimlerine göre karar vermek yanlıştı zaten.. Gravity’de ilk gösterimlerinde beğenilmemişti hatırladığım kadarıyla.. Hem yayınlanan kliplerde sürekli Jennifer Lawrence’ın olması, yapım şirketinin ona çalışacağına işaret sanki.. 3. adaylığını alıp rekor kırsın istiyorum..

    En İyi Film’i American Hustle ya da Gravity alsın lütfen, her yerde favori gösterilmesinden dolayı 12 Years A Slave’e acayip sinir olmaya başladım..

    Yanıt
  2. Memento

    1) Counselor’ı görmek için sabırsızlanıyorum. Evet, çok çok kötü eleştiriler aldı. Ama pek şaşırmadım. Zira Ridley Scott Gladiator’den sonra düşüşe geçmişti. Ama doğru senaryo gelirse döktüreceğine eminim hala. Sorunu doğru senaryonun gelmemesi. Bu filmle şeytanın bacağını kıracağını düşünmüştüm ama olmadı. Cormac McCarthy yerine başkası uyarlasaydı keşke kitabı. Zira sorun senaryoda diyorlar. Göreceğiz cuma günü.

    2) Amy Adams daha çok yardımcı rollerde parlayan bir aktris. Kendisini gösterememişse belki de bunun nedeni başroldeki deneyimsizliğidir. Ne yapacağını şaşırmış olabilir. Bekleyelim görelim. Gelelim Russell’a. Geçen sene uyarladığı Silver’ın romanını okurken ne denli basit ve vasat bir filme imzasını attığını fark edip eserin hakkı verilmediği için üzülmüştüm. Keyifliydi film ama senenin kesinlikle müthiş filmlerinden değildi bence. American Hustle’ın nasıl olduğunu göreceğiz. Umarım gene çokça abartılacak vasat bir film ortaya koymamıştır Russell. Cooper’a da temkinli yaklaşacağım. Zira onun da Silver’daki performansı “eh işte”nin ötesine geçemez.

    3) Lone Survivor senenin Zero Dark 30’si mi? Her sene bir propaganda filmini Oscar’a kadar taşımak zorundalar mı yani?

    4) Killing Them Softly gerçekten kötüydü ama.

    5) Harvey’nin Allah belasını versin.

    6) Çok enteresansın Mert. Bir film favori diye o filmden nefret edilir mi yahu? Zero Dark 30 gibi rezil filmler favori ise normal derim, ben de eleştiririm bunu da 12 Years A Slave gibi kaliteli filmlere kızmak da çok enteresan.

    7) Yazı ve haberler için teşekkürler, emeklerine sağlık Umur.

    Yanıt
  3. Mert.

    1) Nefret ve sinir olma hali birbirinden farklı şeylerdir..

    2) Zero Dark Thirty’da kötü bir film değil. “Rezil” olarak nitelendirilebilecek bir film hiç değil bence..

    3) Neyse 12 Years A Slave’i beğenirim de yamulurum inşallah..

    Yanıt
  4. Seda Artar (@sedart)

    Scorsese konusunda kendime engel olmaya çalışsam da çok ama çok heyecanlanıyorum. Kimselere yaranamadığı Gangs of New York ve the Aviator’ı bile çok sevmiş biri olarak bu filmden mutlu çıkacağımı umuyorum ama bakalım, beraber göreceğiz.
    American Hustle ise sanki 90lı yıllarda Scorsese elinden çıkmış filmleri, PTA’ın Boggie Nights dönemini hatırlatır gibi, fragman itibarıyla. Onun da ödüllere boğulmasına hiç itirazım olmaz. Aralık’a gümbür gümbür giriyoruz, üstelik daha en iddialı yapımların yarısını bile izlemedik. Aman, pek heyecanlı günler 🙂 Ellerine sağlık Umur.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir