Master of None (2. Sezon)

Master of None (2. Sezon)

Yaratıcılar: Aziz Ansari, Alan Yang | Oyuncular: Aziz Ansari, Eric Wareheim, Lena Waithe, Alessandra Mastronardi, Bobby Cannavale, Kelvin Yu, Shoukath Ansari, Fatima Ansari, Riccardo Scamarcio, H. Jon Benjamin, Danielle Brooks, Ilfenesh Hadera, Condola Rashad, Tiya Sircar, Ravi Patel, Clare-Hope Ashitey, Angela Bassett, Kym Whitley, Venida Evans, John Legend, Noël Wells | 30 dakika | Netflix

| A |


Komedinin özünde dünyevi dertlerini eşten dosttan saklamak, kendinle dalga geçebilirken aslında gerçekleri çok da saptırmadan mizah sosuna bulamak var. Dolayısıyla aradaki ince sınırı ihlal eden, drama ile komediyi aynı potada eritebilen ve henüz ATAS tarafından doğru bir şekilde kategorize edilememiş dramedi türünde stand-up gösterileriyle meşhur komedyenlerin sükse yapmasını doğal karşılıyorum. Sahnede iken ivmeyi düşürebilecek her fikiri epey özgür oldukları dizilerine saklıyorlar. Louis C.K.’in açtığı yoldan giden çok. Zach Galifianakis, Pamela Adlon bizzat onun desteğiyle kendi dizilerini ekrana taşırken Aziz Ansari de başka bir koldan girip, özellikle Amerika’nın şu anki durumu göz önünde bulundurulduğunda duyulması gereken sesini Master of None ile yükseltiyor. Ve yine iki günde tükettiğim enfes bir sezonda ABD’deki göçmen nesilleri, kimliklerini çok da gözümüze sokmadan, büyük bir incelikle anlatabilmeyi başarıyor. Öyle bir kültür şenliği var ki okyanusun diğer tarafında, barındırdığı hikâye bolluğunu es geçmek imkansız. Dolayısıyla Ansari’ye tarifsiz gözlem yeteneği için teşekkür etmek şart. En yakın arkadaşlarından birinin ailesine cinsel kimliğini beyan ettiği Şükran Günü bölümü, giderek artan telefon aplikasyonu sponsorlu ilişkilere hızlı bakışı, New York’a yazdığı dolambaçlı aşk mektubu ve bilhassa ne kadar büyük bir film hayranı olduğunu ispat eden bol referanslı sezon başlangıcı hafızalarda yer edecek, Emmy için yazıldığı görmezden gelinebilecek muazzam detaylarla dolu. Belki her çiçekten bal alan formunu son iki adımda kanadı kırık, imkansızlarla dolu bir ilişkiyle ziyan etmese kucaklarken daha tereddütsüz davranırdım. Ama bunun da en nihayetinde devamlılığı sağlamak adına yapılmış stratejik bir öykücülük eylemi olduğunu anlayabiliyorum. Dolayısıyla güldürmek yerine ziyadesiyle ağlatmayı yeğleyen Master of None için şapka çıkarmaktan başka bir seçenek kalmıyor elimde. Şimdi gidip Netflix’in başına oturun. ‘Cause it’s time to TREAT YO SELF.
MVP: Aziz Ansari

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.