Okja

Okja

Yönetmen: Bong Joon-ho | Oyuncular: Ahn Seo-hyun, Tilda Swinton, Paul Dano, Jake Gyllenhaal, Byun Hee-bong, Steven Yeun, Lily Collins, Yoon Je-moon, Shirley Henderson, Daniel Henshall, Devon Bostick, Choi Woo-shik, Giancarlo Esposito | Senaryo: Bong Joon-ho, Jon Ronson | 120 dakika | Aksiyon, Drama, Macera

Blogun adını Oscar Boy yerine Emmy Boy mu yapsam diyordum, ama Netflix Boy da olsam kimsenin yadırgamayacağı bir noktaya geldim sanıyorum. Klavye başındaki aktif günlerime minimum bir adet Netflix yapımı sığdırmaya yemin etmişim de haberim yokmuş. İşin kötüsü konumuz Okja ve Bong Joon-ho’nun bu yeni deliliği Cannes’da başarılı streaming servisiyle ilgili tartışmaları ateşlediği için adını anmadan geçmek imkansız. Jüri başkanı Almodovar’ın ağzına biber sürdürecek cinsten açıklamalarıyla, Okja içeriğinden ziyade nasıl seyirci karşısına çıkacağıyla konuşuldu. Netflix’in yedinci sanattaki devrimin bir parçası olması sebebiyle ben buralara pek girmeyeyim. Münakaşanın neresinde yer aldığım zaten belli. Fikir fabrikasında kulağını tersten tutmasıyla tanıyıp sevdiğimiz Koreli yönetmen Bong Joon-ho, Hollywood topraklarına Snowpiercer ile adım bastıktan sonra absürt toplumsal eleştirilerinin yeterli bütçeyle buluşması dahilinde neye dönüşebileceğini kanıtlamıştı. The Host’un da dahil olduğu bir üçleme olarak komedi soslu bilimkurgularının bilinçliliğini hepimiz onadık. Bu sefer de hayvan – insan dostluğunda asıl hayvanın insan olduğuna dair vahşi, anti kapitalist bir mesaj verme gayreti var çiziktirdiği tekstin içerisinde. Kendi yarattığı ekolojide dahi insan evladının ne kadar acımasız ve tüketiciden yana bir tutum belirlediğine dair ısrarcı söylemini madde madde giderek kanıtlamış. Ve bu ahlaksız ekonomiden de taraflar yaratarak iyileriyle kötülerini bir tarafa yığıp akına kara, karasına ak çalmış. İçinde bulunduğu anamalcı endüstrinin kölesi gibi çalışan kadın esasında ebeveynlerinden miras özgüven eksikliğini yarınını düşünmediği fikirlerle donatıyor. Dünyayı daha iyi bir yer yapmak isteyen çevreciler ise amaç uğruna birilerinin canının yanmasına izin vermek zorunda kalıyor. Motivasyonlarını açıkça belli eden karakterlerin yanına görsel anlamda cüssesine rağmen kalp eriten canavar görünümlü dev bir domuzu da sığdırarak Bong Joon-ho’nun hedefi her zamanki gibi yanılsamayla bildiklerimizi hatırlatmak. Verdiği mesajın pirüpaklığı kendini gösterecek kadar açık edilmese ve her yeni skeçinde (ne yazık ki bu parçalı his baki filmde) Okja’nın kuyruğunu kovalamasa belki tekerrür hissinden arınıp bir yerlere sığınabilirdik. Jake Gyllenhaal’un bile isteye abarttığı, Tilda Swinton’ın yeni denemelere çıktığı, Paul Dano’nun aynı işlenmemiş adama can verdiği oyunları da sırıtmadığından papağanımsı öyküye he demekten başka bir çare bulamadım. Ye, iç, tüket, ama unutma. Tüm meselesi bu.
Fesat Mukayese: Okja > Jaws

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College’a başladı. Şimdi de University College London’da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir