Avengers: Infinity War

Avengers: Infinity War

Yönetmen: Joe & Anthony Russo | Oyuncular: Robert Downey Jr., Chris Hemsworth, Mark Ruffalo, Chris Evans, Scarlett Johansson, Benedict Cumberbatch, Don Cheadle, Tom Holland, Chadwick Boseman, Paul Bettany, Elizabeth Olsen, Anthony Mackie, Sebastian Stan, Danai Gurira, Letitia Wright, Dave Bautista, Zoe Saldana, Josh Brolin, Chris Pratt, Tom Hiddleston, Idris Elba, Peter Dinklage, Benedict Wong, Pom Kelementieff, Karen Gillan, Vin Diesel, Bradley Cooper, Gwyneth Paltrow, Benicio del Toro, William Hurt, Winston Duke | Senaryo: Christopher Markus, Stephen McFeely (uyarlama), Stan Lee, Jack Kirby (çizgi roman) | 149 dakika | Aksiyon, Fantastik, Macera

Neden bu kadar hayranı olduğunu anlayamadığım Marvel evrenini Guardians of the Galaxy ile affedip, Thor: Ragnarok ile ısınıp, Black Panther ile tam anlamıyla kabullenince ister istemez acaba Avengers’ın Müzeyyen Senar diskografisinden “Bir Ömre Bedel”i hatırlatan devler buluşmasına da erir miyim diye düşünüp duruyordum uzunca bir süredir. Iron Man’in zeka katsayısı düşük savaş alanı esprileri, Captain America’nın karizmadan yoksun cengaverliği ve ScarJo’nun ne tür bir süper güce sahip olduğunu bilmediğim ilk jenerasyon Avengers üyeleri için hiçbir beklentim yoktu ne de olsa. Yalnız Infinity War, laboratuvar ortamında bizzat benim için hazırlanmışçasına, Avengers’ın sevdiğim yarısını öne çıkarıyor: Galaksinin Koruyucuları, Thor, Doctor Strange, Wakanda’da büyük kapışma ve bu evrenin gelmiş geçmiş en karizmatik, en mantıklı motivasyon sahibi kötü adamı Thanos. Kapanış jeneriğinin sonlarına sıkıştırılmış, gelişini çaldığı sonsuzluk taşlarıyla haber veren acımasız, incir çeneli canisinin hedefi dünya üzerindeki kaynakların hızla tükenmesine sebep olan nüfus artışını, insanoğlunun yarısını yok ederek durdurmak. Korkunç bir soykırım varyasyonu; fakat en azından her şeyi yok edeceğim, o dağlar da benim bu bağlar da, canım birkaç bina parçalamak istiyor aptallığından fersah fersah uzakta bir düşünce yapısına sahip. Neredeyse çevreci, ayak bastığı toprakları aynı havayı solduğu insanlara tercih eden, uğruna büyük fedakarlıklarda bulunmaya çalışan yarı süper kahraman. Bu durumda da Avengers toplaşmasının video game misali seviye seviye ilerleyen, benzer mizaha sahip karakterleri aynı odada buluşturan, mangır bükücü ezber formülüne itiraz etmek mümkün olmuyor. Hele hele uzandığı finalin, bıraktığı tahribat serinin ilerleyen safhalarında düzeltilecek olsa da, cesur addedilebileceği göz önüne alındığında cebine attığı parayı bir nebze daha az düşündüğüne inandırabilen storyboard’u tebrik edebilmek bile mümkün. İtiraz etmediğim noktalar yok değil. Hâlâ yapay kadın erkek ilişkileri, Mark Ruffalo’nun Mark Ruffalo olarak sağmaya çalıştığı kahkahalar, Thanos’un Final Fantasy’den çalma derin (!) bakışlarla süslenmeye çalışılmış farkındalık anları ve koca gezegeni bir kayıp uğruna tehlikeye atan Quill’in başını çektiği mantık hataları yerli yerinde duruyor. Yalnız ilk kez, Avengers’ın sadece seyirciyi eğlendirmek adına düzenlenmiş bir sirk olduğunu görebildim galiba. Ticari amaçlarını ekranın bir köşesine iterek sunduğu görsel efekt şölenine kilitlendim, büyük bir kısmı sevdiğim karakterlerle dolu, çocukluğumun Fox Kids ve türevlerinde X-Men tüketmeli yıllarından miras toplama albüm gerçekliğine kapıldım. Erkeklerin fiziksel savaşının yanında girdiği aptal mizahi çekişmelere cevap olarak kadınlara toz attıran ve hatta büyük kurtuluşu da bir kadın karakterinin omuzlarına yükleyen Avengers: Infinity War, Lord of the Rings misali Beyaz Gandalf gibi gökten Thor indirip, Star Wars’un çok mekanda aynı zaman aralığında geçen iklimini örnek alıyor. Sonuç ortada: Yüzde yüz Hollywood üretimi, saf stüdyo curcunası. Sanıyorum ilk kez yahu bu kadar ciddiye almayın, arkanıza yaslanıp kim kimin canını okuyorsa tadını çıkarın demek geliyor içimden. Çok da zeka parıltısı gerektirmeyen espriler eşliğinde süper güç savaşı izleyesim vardıysa demek ki…
Fesat Mukayese: Avengers: Infinity War > Karşılaştıracak bir şey bulmakta güçlük çektim. Tüm Avengers filmleri diye kolaya mı kaçsam?

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Selim

    Gercekten cok iyi puan vermissiniz. Ben boyle rezil senaryo gormedim. Cok komikti. Komedi filmi kategorisinde yer almaliydi. Hele bazi yerlerde yesil ekran oldugu o kadar belliydi ki gulme krizine girdim. Bu arada sonunu cok sacma yapmislardi. Bana aciklayabilirseniz cok sevinecegim. Tesekkurler . bu arada puanim 2\10

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir