Bodyguard (1. Sezon)

Bodyguard (1. Sezon)

Yaratıcı: Jed Mercurio | Oyuncular: Richard Madden, Keeley Hawes, Gina McKee, Sophie Rundle, Vincent Franklin, Pippa Haywood, Paul Ready, Tom Brooke, Nicholas Gleaves, Stuart Bowman, Stephanie Hyam, David Westhead, Matt Stokoe, Nina Toussaint-White, Ash Tandon, Anjli Mohindra | 60 dakika | BBC One & Netflix

Siz ne hissediyorsunuz bilemeyeceğim ama ben Sezon Günlükleri’ni çok özledim ve hazır Oscar dönemi de bitmişken ara verdiğim dizilere geri dönme zamanı diye düşünüyorum. Bu filmlere ağırlık verdiğim ara dönemde tükettiğim her şeyi sıraladım, teker teker fikir beyan edeceğim izninizle. Bugün de aylar önce Birleşik Krallık’ta prömiyerini yapmış, sonrasında da Netflix’e gelince herkes tarafından tüketilmiş bir İngiliz dizisi ile açacağım bayramlık ağzımı. Game of Thrones sayesinde tanıştığımız Richard Madden ve Britanya’nın televizyon efsanelerinden Keeley Hawes’ı buluşturan Bodyguard, Line of Duty ile 2012’den beri seyirciyi televizyona bağlamış Jed Mercurio’nun üretimi. Ülkenin güncel siyasi yapısındaki boşluklara da değinen içeriğinde İçişleri Bakanı ile onu korumakla yükümlü bir savaş gazisinin merkezinde olduğu olaylar zinciri bulunmakta. Bolca politik gerilim, güç dengesizlikleri içerisinde şamar oğlanına dönmüş bir adam, diğer taraftan güçlü kadın imajının altını çizmeye çalışarak teşkilatın kılıfını değiştirmiş, nerede durmak istediğinin tam bilincinde olmayan, sosyal adalet için savaşan bir tekst. İçerisinde ilk iki sezonuyla hepimizi esiri etmiş, sonrasında mantık hatalarıyla dolu bir denizde boğulmuş Homeland’in esintisi de var. Ancak günümüzün havadan nem kapan iklimine daha bir uyuyor. Tek bir takvim gününe, hele ki İngiltere gibi bir ülkede birden fazla terör saldırısı sığdırmasıyla birlikte çok da realist olmayacağının sinyallerini veren Bodyguard’ın en büyük problemi olarak yakamıza yapışıp bırakmayan twist modasını neredeyse her bölümde kullanması gösterilebilir. Öyle ki kırılma anlarının tamamını sakladığı finalde doğuya karşı tutunulmuş ılımlı tavrını da bir anda istikrarsızlaştıran bir Hollywood numarasına soyunuyor. Motivasyonlarını anladığını düşündüğünüz tüm karakterlerini tek kalemde bir karikatüre çevirmekten çekinmemiş. Bu da kayda değer bir gerilim değil de yüksek bütçeli bir pembe dizi mi izledim diye düşünmenize mahal veriyor. Madden, ikonik “Ma’am” hitabıyla diziyi tamamladığımdan beri aklımdan çıkmadı, kabul. Ancak bu mikro mizansenden daha fazlasını görmeyi umut etmiş, evrende siyah ile beyaz haricinde de renklerin var olabildiğini söylemesiyle iyice yükselmişken kötü bir Amerikan network dizisine evrilmesinin affedilir tarafı yok. İslamofobiyle ilgili birkaç kelam ettikten sonra kendini de nefret kusan bir noktaya konuşlandırması, siz onları ne kadar kazanmaya çalışırsanız çalışın hepsi terörist diyen metni de Brexit öncesi ilaç gibi gelmiştir eminim birilerine. Bizim umurumuzda mı? Hayır. Ülke ekonomisinin önemli bir parçası hâline gelen Pakistanlılar’a da buradan selam olsun. Piccadilly Line’da görüşürüz!
MVP: Richard Madden (David Budd)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.