When They See Us (Mini Dizi)

When They See Us (Mini Dizi)

Yaratıcı: Ava DuVernay | Oyuncular: Jharrel Jerome, Asante Blackk, Justin Cunningham, Caleel Harris, Jovan Adepo, Ethan Herisse, Chris Chalk, Marquis Rodriguez, Freddy Miyares, Marsha Stephanie Blake, Kylie Bunbury, Aunjanue Ellies, Vera Farmiga, Felicity Huffman, John Leguizamo, Niecy Nash, Michael Kenneth Williams | 60 dakika | Netflix

Aktivistliği sözünde değil özünde yaşayan, ama bunu yaşarken de ne kadar ihtiyatlı bir insan evladı olduğunu defalarca tekrarlayan Ava DuVernay hanımefendiden sosyal medya sağolsun, çok çabuk soğuduk. Selma sonrası elini attığı her şeyin (A Wrinkle in Time, 13th, Queen Sugar) yavanlığıyla demek ki başarısı tesadüfmüş diye düşünür, kariyerinin sonraki aşamalarına ilgisiz kalmakta ısrarcı iken gelen When They See Us bizi DuVernay sevdalılarının yaşam alanına geri çekti. Netflix ortaklığından doğan bu mini dizi, Sharp Objects kesinliğinden Fosse/Verdon’a, oradan da acaba Chernobyl bir sürpriz yapar mı diye düşündüren Emmy yarışına bomba gibi düştü. 1989’da Central Park’ta yaşanmış, akıl almayacak korkunçluktaki tecavüz vakasını konu alıyor bu yapım. İçerisinde dönemin politik iklimini adalet sisteminde görev yapan isimler ve bu olayın sonrasında haksız yere suçlanmış beş gencin hayatını ipe götüren akla mantığa sığmayacak medya gürültüsü var. Hatta bir ucundan mesele daimi şaklaban Donald Trump’a da dokunuyor. Yani DuVernay sadece kendi klanının yakın geçmişinden, hepimizin yüzünü kızartacak bir sayfaya geri dönmekle kalmamış, özgürlükler ülkesinin en önemli koltuğunda oturan maymunu da bir güzel hırpalamış. Turuncu beye konunun neresinde rol düştüğünü de seyrinize saklayıp çok paylaşmayacağım. Ancak politikalarının beslendiği faşist altyapısını iyice kavrayabilmek adına bugüne kadar karşımıza çıkmış en iyi fırsat dersem yalan olmaz. When They See Us, Trump’ın poster çocuğu olduğu koca bir kalabalığı merkezine kondurup ne kadar tehlikeli olduklarının altını çiziyor. Tabii bunu insanın boğazına koca bir yumru yerleştiren yaşanmışlıkla kavurması da cabası. Ruhen seyircisini yormaya çok meyilli anlatısında tek bir yalan ya da kurgusal zırvalama olmaması daha da can acıtıcı yapıyor dizinin bütününü, ki gücü de tamamen buradan gelmekte zaten. DuVernay, kariyerinin önceki aşamalarında sıkça karşımıza çıkan abartılı bir endişe hâline bandırılmış döküdramaları askıya almış. Nihayet o motomot tarih kitabı ritüelini terk ediyor ve en savunmasız anlarında yakalıyor bütün karakterlerini. Tabii bunda televizyon için çalışıyor olmasının da payı büyük. Uzun bir süreye yayabildiği hikâyesi sayesinde tüm fırsatları değerlendiriyor ve irili ufaklı bütün rollerin akını da karasını da gösteriyor. Belki Felicity Huffman’ın canlandırdığı kötünün de kötüsü, aşağılık Linda Fairstein’in karikatürize olduğu iddia edebilir. Ancak canını yaktığı beş masum genç adam için kafasında kırmızı boynuz, elinde dirgen, sırtında pelerin olsa müstahaktır.
MVP: Jharrel Jerome (Korey Wise) ve Asante Blackk (Kevin Richardson)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.