Little Women

Little Women

Yönetmen: Greta Gerwig | Oyuncular: Saoirse Ronan, Emma Watson, Florence Pugh, Eliza Scanlen, Laura Dern, Timothée Chalamet, Meryl Streep, Tracy Letts, Bob Odenkirk, James Norton, Louis Garrel, Chris Cooper | Senaryo: Greta Gerwig (uyarlama), Louisa May Alcott (roman) | Drama, Romantik | 135 dakika

Kamera arkasında kalemiyle varlığını hissettirdiği Frances Ha’dan sonra modern klasik diye etiketlemekten hiç çekinmediğim Lady Bird’ü dünyaya bahşeden Greta Gerwig, şimdi de defalarca sinemaya ve televizyona uyarlanmış Louisa May Alcott’ın ölümsüz eseri (Ay Yapım’a selam olsun) Little Women’ı yorumladı. Fırsat eşitliğinin daha makbul seviyelere yaklaştığı bir zaman aralığında hemcinslerini temsilen kusursuz bir filmografi inşa eden Gretamız, bu yıllanmış ve hatta biraz da yıpranmış romanı yeniden beyaz perdeye adapte ederken yine o eşsiz dokunuşunu yapmış materyale. March kızkardeşlerin erkeklerin dünyasındaki var olma öyküsünde evliliğin tamamen mantık üzerine kurulu ekonomi bazlı bir ortaklık olduğunun altını çizip dişiliğin tekil gücünü pek de mümkün görülmeyen bir döneme monte ederek Gerwig ezber ettiğimiz dünyanın çok da dikkat çekilmemiş taraflarını cilalıyor. Karşımızda yalnızca kostümlü bir drama değil, kadın hareketine kompleks ve hatta bugüne kadar yanlış anlaşılmış karakterleri tazeleyerek katkıda bulunan bir iş var. Lady Bird’te büyümek zorunda kalma hissiyatının en ağır bastığı bir yere odaklanmış ve bunu kadın ana karakterinin perspektifinde daha önce görmediğimiz bir yerden gözlemlemişti hatırlarsanız. Little Women’da da benzer bir durum mevcut. Timothée Chalamet ile Louis Garrel etrafında uçuşurken Jo birine ait olmadan tamamen kendi kimliği üzerinden var olma çabasını sürdürüyor. Sonda kapıyı açık bırakan, kurgusal ile realite arasında vals eden göz kırpışı da bütün yapbozun tamamlayıcı bir parçası olarak büyük resimde yerini alıyor. Hayranlığımın eşsiz bir noktaya erişmesinde yegâne sebep Greta Gerwig’ün satır satır bildiğimiz bir hikâyeyi bizi 19. yüzyıla ışınlayan bütün teknik eklentilerine karşın bugünü mesken edinmiş gibi sahneye koyması gibi gözükse de başrol Saoirse Ronan’ın kariyerinin zirvesinden bildirdiği performansının da katkısı oldukça büyük. Atonement ile başlayan kariyerini Hanna, Brooklyn, Lady Bird ve şimdi de Little Women ile süsleyen Ronan, sanki Jo March’ı canlandırmak için bu mesleğe atılmışçasına filmi sırtlıyor. Bu noktada nefret etmekten keyif aldığımız Amy’i anlarken, Beth’in ansız yitişine gözyaşı dökerken de Jo filmde seyircinin kendini yerine koyabildiği karakter oluyor Ronan’ın üstün yetileri sayesinde. Kasting konusundaki tercihlerinin tamamı Gerwig’in bilhassa diyaloglarda modernize ettiği evreni dengelemesine de epey katkıda bulunmuş. Ronan’dan Pugh’a, Chalamet’den yine kendi varyasyonlarından birini sete getiren Streep’e kadar bir parçası olmak için can attığımız kadro materyali bir üst kademeye taşıyor. Sanatla nefes alan March ailesinin kapısını bu uyarlama dahilinde defalarca çalmak için sebep üretmek kolay kısacası. Alexandre Desplat’nın neden Alexandre Desplat olduğunu da hatırlatan müziklerle süslenince arayıp da bulamadığımız bir Hollywood klasiğine evrilmiş zaten 2019 model Little Women. Ve bunu kostümlü dönem dramalarının tanımının içini boşaltıp, fakir ama gururlu olmak gibi Yeşilçam aforizmalarını da bir kenara atarak, vurguyu salt “kadın” olmak üzerine kurarak yapıyor. Daha ne olsun?

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.