13. Oscar Boy Film Ödülleri: Kazananlar

13. Oscar Boy Film Ödülleri: Kazananlar

Ve artık büyük finalle karşınızdayım. Kendi ödüllerimi de dağıtıp sıramı tam anlamıyla sıvma zamanı. Bundan böyle 2020 sinema yılıyla tek alakam ödül sezonu ve sizler tarafından dağıtılacak Readers’ Choice üzerinden olacak. Toplamda 22 dalda kendim çalıp kendim oynadığım, OBA Makarna’nın gayriresmî sponsorluğunu üstlendiği 13. Oscar Boy Film Ödülleri için önden buyrun:

EN KÖTÜ FİLM

• 9 Kere Leyla
• Falling
• Hillbilly Elegy
• Tenet
• Wild Mountain Thyme

Nihayet Christopher Nolan’a kariyerinin son 10 yılında hak ettiği, geleceğini uzun zaman önce gördüğümüz ödülü bu paçavradan bozma filmi sayesinde verebildiğim için çok mutluyum. Yanında yirmi saniyelik araba reklamı bile daha derinlikli kaldığı için Tenet’e bu onuru layık görmeseydim aklım kalacaktı. Yalnız adaylardan Hillbilly Elegy’le arasında gidip geldiğimi de inkâr etmeyeyim şimdi. 2020’de tam anlamıyla “çöp” diyebildiğim iki yapım ne de olsa. Glenn Close ve Amy Adams’a özel bir mansiyon vermişim gibi düşünün siz.


EN İYİ LGBTIQ+ FİLMİ

• Ammonite
• Dating Amber
• Disclosure
• Two of Us
• Welcome to Chechnya

Bunu söyleyince filmin gözünüzde değersizleşmesinden korkuyorum; ama çok çok çok önemli bir iş Welcome to Chechnya. Fakat bu ödülü sırf “önemli” olduğu için değil, dikkatimizi çekmesinin gerekli olduğu bir meseleyi nihayetinde anlatım aracı olarak sinemayı da kullandığını unutmadan dile getirdiği için veriyorum. Görsel efekt ve belgesel dallarında da ağırladığım yapım queer bireyleri soykırımla yok etmek isteyen topraklarda olayın öznelerini anonimleştirmek için kullandığı metodu ve gerçekleri asla şekere bandırmadan en ham hâliyle servis edişiyle de hepimizden alkışı hak ediyor.


EN İYİ BELGESEL

• Bloody Nose, Empty Pockets
• Boys State
• Dick Johnson Is Dead
• The Metamorphosis of Birds
• Welcome to Chechnya

Zaten En İyi Film kategorimde de ağırladığım için bu ödülün Bloody Nose, Empty Pockets’a gideceğini tahmin etmek pek güç olmamıştır. Ancak rakiplerini, hatta buraya sığdıramadığım The Mole Agent, My Octopus Teacher, Disclosure, The Reason I Jump, Collective, A Secret Love, The Painter and the Thief, The Dissident ve daha nicesiyle birlikte 2020’yi belgesellerin yılı eylemiş bütün şahane yapımlara selam olsun. Yalnız benim zirvem, kurgu mu değil mi anlayamadığımız bir habitatta Amerika ve uçurumları büyüyen coğrafyaların alkollü özetini çıkaran Ross Kardeşler’in ortaklığı.


EN İYİ ANİMASYON

• Burrow
• Out
• Wolfwalkers

2020’nin animasyonlar açısından en az 2017 ve 2018 kadar zayıf olduğunu hem aday sayısı açısından, hem de bu üçlüde sadece bir adet uzun metrajlı yapımı ağırlamamdan anlamışsınızdır zaten. Kazananım için de alim olmayı gerektiren bir durum yok. En İyi Film onluma da aldığım, Oscar’da Soul denilen kötü Pixar denemesi yerine ödüllenmesini çok istediğim, sömürgecilikle ilgili mesajını İrlanda halk masalına yediren şahaneler şahanesi Wolfwalkers galip tabii ki de! O kadar çok seviyorum ki, canım acıyor.


EN İYİ GÖRSEL EFEKT

• Color Out of Space
• The Invisible Man
• The Midnight Sky
• Possessor
• Welcome to Chechnya

Bu dalda da seçim yaparken hiç zorlanmadım açıkçası. Dev bütçeli stüdyo yapımları pandemi sebebiyle belki 2021’de salonlarda filmimizi gösterebiliriz dedi ve hepsi içinde bulunduğumuz takvim yılına ertelendi; fakat onlar gelse bile The Invisible Man’in ekonomik ama etkili görsel efektlerinden vazgeçmezdim. Bana biraz Ex Machina’yı hatırlatıyor hatta bu mütevazılığıyla. Oscar’da kısa listeye almayan Akademi’ye de ne desem bilemedim. Hazır yeri gelmişken Elisabeth Moss’un abartılı oyunlarına nihayet destur çekebilmiş bir yönetmen olduğu için Leigh Whannell’a da selam yollamayı unutmayalım.


EN İYİ MAKYAJ & SAÇ TASARIMI

• Borat Subsequent Moviefilm
• Emma
• I’m Thinking of Ending Things
• Ma Rainey’s Black Bottom
• Promising Young Woman

Açıkçası her sene net bir favorim olur ve ille de prostetiklere yönelirim hiç istemesem de bu dalda. Ama bu sefer hem net bir favorim olmadı, hem de Emma’nın porselenden bozma tenlerine, lüle lüle saçlarına çok kapıldım. Hayatımın Jane Austen’a susadığım bir döneminden geçtiğim için de olabilir mi bu? Belki. Ama The Queen’s Gambit ile de iyi bir yıl geçiren Anya-Taylor Joy’un başını çektiği ekibin enfes bir iş çıkaran makyaj ve saç tasarımı ekibi tarafından o dünyada kaybolmalarını sağlayacak kadar iyi hazırlandıklarını düşünüyorum.


EN İYİ ÖZGÜN ŞARKI

• “Boss Bitch” | Birds of Prey
• “Edgar’s Prayer” | Barb & Star Go to Vista Del Mar
• “Fight for You” | Judas and the Black Messiah
• “Speak Now” | One Night in Miami
• “Warrior” | Rocks

Canımdan çok sevdiğim H.E.R.’e ödül verme fırsatı doğmuşken sizce bunu teper miyim? Asla! Kabul, Boss Bitch herhâlde içlerinde en çok dinlediğim. Speak Now ile son bir haftada fazlaca haşır neşir oldum. Warrior’ın Rocks’ı tam ciğerinden tutup tüm öyküyü 3 dakikada çok güzel açıkladığını düşünüyorum. Edgar’s Prayer harika bir parodi klasiği olarak hafızalarımızda yer edecek. Ancak Fight for You’daki müzikalite hiçbirinde yok, kimse kusura bakmasın.


EN İYİ ÖZGÜN MÜZİK

• Ammonite | Dustin O’Halloran, Volker Bertelmann
• Minari | Emile Mosseri
• My Octopus Teacher | Kevin Smuts
• The Personal History of David Copperfield | Christopher Willis
• Wolfwalkers | Bruno Coulais

Doldurmayı ve sezon boyunca takibini yapmayı en çok sevdiğim dallardan biri olduğunu tekrarlayıp duruyorum zaten, biliyorsunuz. Yalnız bu sene Wolfwalkers, Minari ve The Personal History of David Copperfield haricinde çok da iyi bir yıl geçirdiğimizi söyleyemem. Öyle ki çok alıştığım için bu dalda birilerini dışarıda bırakınca ağlamaya, bu sene zorlanmayışım biraz hevesimi de kırdı. Ancak ödülü teslim ettiğim Wolfwalkers’la ilgili tek bir şüphem, aklımda kalan bir şey yok. Anasının ak sütü gibi helal diyerek, noktalayayım.


EN İYİ KOSTÜM TASARIMI

• Emma | Alexandra Byrne
• Lovers Rock | Lisa Duncan
• Mulan | Bina Daigeler
• The Personal History of David Copperfield | Suzie Harman, Robert Worley
• Wonder Woman 1984 | Lindy Hemming

Ne filmdir, ne değildir tartışmaları arasında dizi olmayan her şeyi hangi mecrada yayınlanırsa yayınlansın film ödüllerim dahilinde değerlendirmeye aldığım ilk senede Lovers Rock’ı ödüllendirmek de iyi oldu açıkçası. Tensel temasa açlık çektiğimiz şu koca yılda sadece var olarak dünyaya baş kaldıran karakterlerini vals ederken izlemek zaten çok iyi geldi ama ben kostümlerden de gözümü hiç alamadım. Pandemi bitince kendimi mutlu hissettiğim formuma dönüp o parmak şıklatarak çalış lubunya diye bağırtacak cinsten kılıklara girip arz-ı endam eylemek istiyorum.


EN İYİ PRODÜKSİYON TASARIMI

• Emma | Kave Quinn, Stella Fox
• I’m Thinking of Ending Things | Molly Hughes, Mattie Siegal
• Mank | Donald Graham Burt, Jan Pascale
• The Personal History of David Copperfield | Cristina Casali, Charlotte Dirickx
• True History of the Kelly Gang | Karen Murphy, Rebecca Cohen

Mank’i benim için bu kadar heyecanlı kılan, Citizen Kane’in dahil olduğu zaman aralığına ışınlanmamızı şeylerin başında tabii ki de David Fincher’ın yaptığı maestroluk geliyor. Trent Reznor ve Atticus Ross’ın muntazam melodileri, harika oyunculuklar çıkaran bir kast ve en önemlisi gözümüzü güzel boyayan, her ayrıntısına odaklanıp saatler harcamak istediğimiz setleri… Emma için de benzer heyecanlar taşıdığımı eklemezsem olmaz; fakat Mank çok daha farklı bir noktadan çaldı kalbimi. Bu ödülün Oscar’da da başka bir yapıma gittiğini ne görmek, ne de duymak isterim.


EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ

• I’m Thinking of Ending Things | Lukasz Zal
• La Llorona | Nicolás Wong
• Lovers Rock | Shabier Kirchner
• Night of the Kings | Tobie Marier-Robitaille
• Nomadland | Joshua James Richards

Beş adayımın beşini de ne kadar sevdiğimi, her birinden aklımda sayısız kare kaldığını söyleyerek gireyim söze. Lukasz Zal’ı Pawlikowski’den nihayet kurtulmuşken aday edebilmenin, Nicolás Wong ve Tobie Marier-Robitaille ile tanışmanın, Joshua James Richards’ın ses olmadan bile saçtığı hüzünü ağırlamanın eşsiz gururunu yaşıyorum. Ancak Lovers Rock ile Shabier Kirchner çok başka bir yerden sapladı okunu kalbime. O odada var olmak istediysem, içlerine karışıp anı hissetmek için yanıp tutuştuysam tek sebebi Kirchner idi.


EN İYİ KURGU

• Bloody Nose, Empty Pockets | Bill Ross
• Jallikattu | Deepu Joseph
• Lovers Rock | Chris Dickens, Steve McQueen
• Nomadland | Chloé Zhao
• Undine | Bettina Böhler

72 saatlik materyalden film çıkaran mı, doğaçlama anların arasından hikâyesine katkıda bulunanları ayıklayan mı, yılın en nahif filminin mucize parçalarını kurgulayan mı yoksa seçtiği karelerle birine dokunuyormuşuz da sabahlar olmasın diye hissettiren mi derken kendimi en iyi değil en çok kurgunun kollarında, Jallikattu’da buldum. Tansiyonu nefes aldırmayan yapımın yönetmenden ve ses tasarımından da epey beslendiği unutulmasın. Ama Deepu Joseph, öyle bir cila atıyor ki makasıyla aldırış etmemek imkansız.


EN İYİ İLK FİLM

• The Climb | Michael Angelo Covino
• Emma | Autumn de Wilde
• The Kid Detective | Evan Morgan
• Sound of Metal | Darius Marder
• The Surrogate | Jeremy Hersh

Bu dalın kurallarını, En İyi Film dalına aday edilmeyen yapımlar arasından diye değiştirsem mi diyorum her seferinde elimi açık ettiğim için. Ama bir taraftan da gerçek bir ilk film başarısı varken ortada, sırf sürprizi kaçmasın diye bunu yapmak aptalca geliyor. Beş filmin de yönetmenlerinin kariyerinin bir sonraki aşamasında neler yapacağını merakla beklediğimi bir belirteyim önden. Ancak Darius Marder, Sound of Metal’da bir tık daha heyecan verici bir sinema dili olduğunun müjdesini veriyor sanki. Umuyorum büyük stüdyolar kapmaz kendisini de harika senaryolardan mucizeler doğurmaya devam eder.


EN İYİ TOPLU PERFORMANS

• Another Round
• The King of Staten Island
• Limbo
• One Night in Miami
• Rocks

Rocks’ı izleyenler bu dalda herhangi bir rakibi olmadığını biliyordur zaten. Çocuk oyuncular özelinde işin içerisine manipülasyon girdiği için pek övme taraftarı değilimdir aslında ama Rock ara bir sınırda yürüyor. İlk gençlik çağlarındaki kadın oyuncularının her biri geleceğin yıldızları olacağının sinyallerini vermekte. Bukky Bakray ve Cosar Ali başta olmak üzere her birinin istedikleri kariyeri inşa edebilmeleri için doğru fırsatlarla buluşmasını can-ı gönülden isterim.


EN İYİ UYARLAMA SENARYO

• The Climb | Michael Angelo Covino, Kyle Marvin
• I’m Thinking of Ending Things | Charlie Kaufman
• Jallikattu | R. Jayakumar, S. Hareesh
• Martin Eden | Maurizio Braucci, Pietro Marcello
• Nomadland | Chloé Zhao

Özel olarak belirtmek istiyorum, eğer bu sene içerisinde Synecdoche New York’u tekrar izlemeseydim I’m Thinking of Ending Things’in senaryo gözümde bu kadar anlamlanmazdı. Kaufman’ın dünyaya nereden baktığını hatırlamak, derdinin ne olduğunu anlamak amacıyla uyarladığı senaryodan bile daha iyi bir önsöz çünkü Synecdoche. Hatta dilerseniz Anomalisa’yla üstüne bir kat boya daha atabilirsiniz. O yüzden ödülümü bu seyir sonrası The Climb’tan alıp Kaufman’a teslim ettiğimi belirtmek ve böylece sizleri de belki The Climb izlemeye teşvik etmek istiyorum.


EN İYİ ÖZGÜN SENARYO

• The Disciple | Chaitanya Tamhane
• The Kid Detective | Evan Morgan
• Limbo | Ben Sharrock
• Never Rarely Sometimes Always | Eliza Hittman
• Undine | Christian Petzold

Christian Petzold’un kaleminin büyülü olduğunu düşünüyorum ben. Başka kim Berlin’in kentsel dönüşümü hakkında yapılan bir kısmı teknik, o an bir müzede bulunsanız ilginizi çekecek bir sohbeti sanki şiirmiş gibi dinletebilir ki? Bağlı olduğu temaları da yüzeye çıkarmadan hikâyelerine öyle bir monte ediyor ki her şeyi toplayıp sadede geldiğinde alıyoruz meyveyi. Undine de ustalık eseri bana kalırsa. Artık elediği eleği nereye koymak isterse başımızın üstünde yeri var. Ben zaten çoktan vurulmuşum.


EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

• Martine Chevallier | Two of Us
• Toni Collette | I’m Thinking of Ending Things
• Polly Draper | Shiva Baby
• Mia Goth | Emma
• Amanda Seyfried | Mank

Şoka uğrayan olmuş mudur acaba? Bu kadar Amanda Seyfried övmüşken ödülü de ona veririm diye bekliyordunuz muhtemelen. Ama sene başından beri, 2020’nin izlediğim ilk yapımlarından biri olmasının da avantajıyla, Mia Goth öyle bir yer edindi ki zihnimde geri dönüp tekrar sorguladım âşkım boşuna mı yoksa diye ve sonuç ortada. Sezon boyunca tek bir yerde adının anılmamasını şaşkınlıkla karşılıyorum. Gerçi kimin umurunda? Zaten bu ödülleri sırf keyfimizin kahyasını konuşturmak için dağıtmıyor muyuz? Komedi zamanlamasına, kendine has yeteneğine, bir eşi bulunmayan çehresine kurban!


EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

• Brian Dennehy | Driveways
• Jamie Dornan | Barb & Star Go to Vista Del Mar
• Daniel Kaluuya | Judas and the Black Messiah
• Paul Raci | Sound of Metal
• Toby Wallace | Babyteeth

Aynı anda iki kişiyi ödüllendirsem olmuyor mu? Çünkü Daniel Kaluuya gerçekten bir kariyer zirvesi çıkarıyor ve Jamie Dornan komedi yeteneğiyle çığır açıyor. Evet yapacağım bunu galiba. Oscar Boy Ödülleri tarihinde ilk kez aynı anda iki oyuncuyu birden ödüllendireceğim. Beni kim durdurabilir? Hiç kimse. Aklımda kalacağına… Evet evet, yapıyorum bunu galiba. Gerçekten yapıyorum. Doğru mu yapıyorum? Doğru yapıyorum. Seçemiyorum. İki performans kıyas kabul etmeyecek iki dünyadan sesleniyor üstelik. Evet evet, eminim. Bu tam şu an oluyor. Beraberlik geliyor. Hadi bakalım!


EN İYİ KADIN OYUNCU

• Bukky Bakray | Rocks
• Paula Beer | Undine
• Clare Dunne | Herself
• Andrea Bræin Hovig | Hope
• Frances McDormand | Nomadland

Olive Kitteridge ile hakkını seneler önce teslim ettiğim, ödüllerimi güncellemeden evvel Miss Pettigrew Lives for a Day ile de sinema kanadına dahil ettiğim canımız Frances McDormand’ı nihayet ödülllendirebilmek beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam. Nomadland’te aşina olduğumuz bir oyunculuk stilini gözler önüne seren ve sadece o an içerisinde yer alarak oynamayıp direkt yaşan Frannymiz haricinde başka bir aktrisin 2020 içerisinde bu dal için adının geçmesini gereksiz buluyorum açıkçası. Keşke Three Billboards felaketinde o fırsat başkasının eline geçseydi Franny bu yıl rahatça kavuşsaydı Oscar’a da.


EN İYİ ERKEK OYUNCU

• Riz Ahmed | Sound of Metal
• Adarsh Gourav | The White Tiger
• Mads Mikkelsen | Another Round
• Cooper Raiff | Shithouse
• Franz Rogowski | Undine

Burada film olarak çok daha fazla beğendiğim Undine ve Sound of Metal’dan Franz Rogowski ile Riz Ahmed seçenekleri var, evet. Ancak Mads Mikkelsen’i hayatının rolü ile buluşmuşken ödüllendirmemek olmazdı. Another Round’u, Vinterberg’in senaryoda yaptığı tercihleri uzun uzun konuşmaya açık olsam da Mikkelsen ile alakalı olarak tek bir virgüle bile itirazım yok. Bir rol ancak bu kadar doğru ve muntazam oynanabilirdi. Ve şunu da unutmayalım bence, Mikkelsen yer aldığı en kötü filmde bile bu seviyeye çıkabilmeyi başaran çok değerli bir aktör. Another Round için sadece doğru zaman denebilir. Darısı gönüllerin ikincisi Riz Ahmed’in de başına.


EN İYİ YÖNETMEN

• David Fincher | Mank
• Sarah Gavron | Rocks
• Eliza Hittman | Never Rarely Sometimes Always
• Christian Petzold | Undine
• Chloé Zhao | Nomadland

Ödüllerimin geçmiş yıllarını güncellemeden önce Kathryn Bigelow’a verdiğim bir En İyi Yönetmen zaferi olduğu için sanırım hiç fark etmemiştim bu kadar erkek ağırlıklı seçimler yaptığımı. Greta Gerwig, Joanna Hogg, Céline Sciamma, Andrea Arnold, Sarah Polley gibi birbirinden harika yönetmenleri ilk beşime taşımama rağmen üstelik utanmadan bir de oturup başka kurumları eleştirmişim. Neyse ki bu da burnumdaki sümüğü bakmadan konuştuğumu fark ettim senaryosu değil. Chloé Zhao gerçek ile kurgusal arasında ne varsa yerle yeksan ettiği Nomadland’te hepimizi kıskandıracak cinsten bir film üretmiş zaten. Tartışma bile kabul etmez.


EN İYİ FİLM

• Bloody Nose, Empty Pockets
• The Disciple
• Limbo
• Mank
• Never Rarely Sometimes Always

• Nomadland
• Rocks
• Sound of Metal
• Undine
• Wolfwalkers

Daha evvel de 10’da 10 çok gurur duyduğum En İyi Film listelerim olmuştu ama 2020 ayrı bir şık duruyor sanki. Neredeyse 2017 ve 2014’e rakip gelmiş gibi. Burada da taçlandıracağım yapımın Undine olacağını zaten sene boyunca linkini paylaştığım Letterboxd listem ve dün çıkardığım yılın en iyi 50 filmi yazısında açık etmiştim. Üzerine artık daha ne ekleyebilirim bilmiyorum. Büyüsünden hâlâ kurtulabilmiş değilim, ki neredeyse izleyeli bir yıl oluyor. Hem bu senenin, hem çok sevdiğim Petzold’un, hem de kalbimin epey kırık olduğu dönemde tamir etmeye çalışanların en iyisi.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.