Pride Boy

Out and about olmanın tam anlamıyla tadına vardığım, bütün mevcut zincirlerimi dişimle eze eze kırdığım şu şahane yılda göğsümü gere gere Pride ayına türlü godiklikler ile blog üzerinden katılımda bulunmasaydım vallahi aklım kalırdı. Dünya bizim renklerimizle güzel çığlıkları arasında uzun zamandır da bir konsepte bağlı olarak film izlememişliğimi kullanıp bu ayı tamamen LGBTQ+ temalı filmler, diziler, müziklere ayırmaya karar verdim. Biliyorum dünyanın her yerinde Pride için ayrı bir tarih seçiliyor ama Amerika’nın 1 – 30 Haziran kalıbı benim de takvimime uyduğundan popüler kültürün kölesi olup tüm içeriği bu aya yaymak en mantıklısı diye düşünüyorum. Bu arada koca ayı sadece akla gelebilecek en uyduruk şekilde Pride Boy olarak başlıklandırdığım yazılarla geçireceğim sanılmasın. Ben normal ritmime kaldığı yerden devam edecek, hatta bir dekata yayılmış maceramda bugüne kadar hiçbir yazda göremediğiniz kadar yazıyı bu ay yazacağım.

Fikri gelen, Umurcuğum şu arkadaşımın şöyle LGBTQ+ temalı bir kısa filmi var diyenleri de her türlü mail, dm, telgraf teline bekliyorum. On bir ayın sultanı Pride’ı BFI’n geçtiğimiz sene yayımladığı listedeki yapımları tüketerek taçlandıracağımı da ekleyeyim. Aralarında daha evvel tükettiğim bolca film olmasına rağmen hazır hayatım ve kimliğim tam anlamıyla yerine oturmuşken ağzımı şapırdata şapırdata izleyip yazayım istiyorum. Şimdi… İtirazı olan varsa buza otursun, itirazı olmayanlar da gökkuşağının peşine takılıp Oscar Boy sayfalarında kaybolsun. Kesin okuyacaklarınız (BFI selam söylüyor!) aşağıda, sürprizler de yolda. E hadi hepi de pride month tu yu!


yakında…