Liste
Vizyon Rehberi: Ödül Yolundaki Filmler
Avatar: Fire & Ash, Ballad of a Small Player ve One Battle After Another
Ödül sezonuna hızlıca yaklaşırken, Türkiye vizyon takvimine de göz atmanın zamanı geldi artık. Sezon boyunca dönüp dönüp bakabileceğiniz, yeni haberler geldikçe güncellediğim bir liste derlemek şarttı. Ağustos sonu Telluride, Eylül ayında Venedik ve Toronto derken yarışa sonradan eklenen yapımlarla iyice yeşillenir buralar. Şimdilik kağıt üzerindeki bütün ihtimalleri değerlendirmeye alarak takvime not düştüğüm de unutulmasın. Buyrun bakalım Netflix filmlerini de içeren vizyon rehberine:
The Smashing Machine
One Battle After Another (Savaş Üstüne Savaş): Paul Thomas Anderson’ın sıradaki uzun metrajlısında Leonardo DiCaprio, Sean Penn, Benicio del Toro ve Regina Hall’u izleyeceğiz. Thomas Pynchon’ın kitabından serbest bir uyarlama olan yapım, son yılların Metascore’da en yüksek puan alan filmlerinden biri oldu. Yarışın erken favorisi.
Steve [Netflix]: Oscar aldıktan sonra kendini bağımsızlara adayan Cillian Murphy’i, sorunlu gençlerin eğitim gördüğü bir reform okulunda baş öğretmen olarak izleyeceğiz. Bir belgesel ekibinin okulu ziyaret ettiği kritik bir günde yaşananları anlatan yapımın adını bağımsız film ödüllerinde duyabiliriz.
The Lost Bus [Apple TV+]: Türkiye’de yasal olarak bulunmasa da Türkçe altyazısıyla her projesine ulaşabildiğimiz Apple TV+, Los Angeles yangınlarından sonra pek zamanlı gelen bir Paul Greengrass filmini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Başrollerde ise Matthew McConaughey ve America Ferrera yer almakta.
The Smashing Machine
Tron: Ares: Tron serisinin üçüncü filmi Ares, dijital dünyadan gerçek dünyaya gönderilen gelişmiş bir programın tehlikeli görevini ve insanlığın yapay zekâ varlıklarla ilk karşılaşmasını konu alıyor. Alırız bir dal En İyi Görsel Efekt adaylığı.
17 EkimThe Smashing Machine: Prömiyerini Venedik’te yapan The Smashing Machine, MMA dövüşçüsü Mark Kerr’in hayatını konu alıyor. Dwayne Johnson’ı ilk kez bu kadar “ödül kokan” bir rolde izleyeceğiz. Eşini de Emily Blunt canlandırıyor. Filmin yönetmeni Benny Safdie olunca, sıradan bir biyografi olmayacağını da tahmin etmek güç değil.
The Perfect Neighbor [Netflix]: En İyi Belgesel yarışının iddialıları arasında sayılan The Perfect Neighbor, ABD’de 2023 yılında yaşanan faşizm temelli Ajike Owens cinayetini polislerin vücut kamerası görüntüleri aracılığıyla anlatacak.
The Twits [Netflix]: Animasyon yarışına dahil olmaya çalışacak The Twits, son yıllarda bu alanda ciddi atılım yapan Netflix’te izleyiciyle buluşacak. Film, dünyanın en kötü, en pis, en iğrenç insanları olan Bay ve Bayan Twit’in sahibi olduğu, Twitlandia adlı eğlence parkında geçiyor.
A House of Dynamite
A House of Dynamite [Netflix]: Oscar ödüllü yönetmen Kathryn Bigelow, sekiz yıl aradan sonra geri dönüyor. Hem de Netflix için çektiği bir politik gerilimle. Film, ABD’ye yönelik bir füze saldırısıyla başa çıkmaya çalışan Beyaz Saray yetkililerini konu alıyor.
Springsteen: Deliver Me from Nowhere (Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni): Bir müzisyen biyografisine daha tahammülümüz kalmadı belki ama Rami Malek’in Bohemian Rhapsody ile açtığı yoldan şimdi de Jeremy Allen White yürüyor. Bruce Springsteen’i canlandırdığı bu filmde Jeremy Strong da menajerini oynuyor.
29 EkimBallad of a Small Player [Netflix]: Lawrence Osborne’un psikolojik romanından uyarlanan film, Conclave ve All Quiet on the Western Front’la dikkat çeken Edward Berger’in yeni işi. Colin Farrell, İngiltere’den Makao’ya kaçan bir dolandırıcıyı canlandırıyor.
Hedda [Prime Video]: Henrik Ibsen’in Hedda Gabler’ından kuir yorumuyla uyarlanan yapımı da direkt dijitalden izleyebileceğiz. Tessa Thompson ve Nina Hoss’un aşıkları canlandırdığı yapım, Candyman‘le gişede harikalar yaratan Nia DaCosta’nın imzasını taşıyor.
Bugonia
Bugonia: Yorgos Lanthimos bir kez daha ilham perisi Emma Stone’la yola çıkıyor. Jesse Plemons’un da kadroda yer aldığı film, 2003 tarihli Güney Kore yapımı Save the Green Planet!’in yeniden uyarlaması. Uzaylı olduğuna inandıkları bir CEO’yu kaçıran iki komplo teorisyeninin hikâyesi, Lanthimos’un ellerinde bambaşka yerlere gidecek.
Roofman (Çatıda Biri Var): Uzun süredir sessizliğini koruyan Derek Cianfrance’in Toronto’da prömiyerini yapan yeni filminde Channing Tatum, McDonald’s şubelerinin çatısından girerek hırsızlık yapan Jeffrey Manchester’ı canlandırıyor. Hatırlayanlar bilir, Manchester bir Toys ‘R’ Us mağazasında saklanırken yakalanmıştı.
Alpha (Alfa): Oscar’la uzaktan yakından alakası olmaması mümkün ama illa ki sezonda bağrına basacak eleştirmen grupları olacaktır Alpha‘yı. Titane ile Altın Palmiye’nin tadını alan Julia Ducournau, yine Cannes çıkışlı yeni filmiyle Kasım sonunda Türkiye’de vizyonda olacak.
7 KasımFrankenstein [Netflix]: Guillermo del Toro, Mary Shelley’nin klasikleşmiş romanını yeniden uyarlıyor. Hem de Oscar Isaac, Jacob Elordi, Mia Goth ve Christoph Waltz’lu şahane bir kadroyla. Prömiyerini Venedik’te yapan film bizde vizyona uğramadan ev sineması rahatlığıyla direkt Netflix’ten izlenebilecek.
Predator: Badlands (Predator: Vahşi Topraklar): Predator serisi bir görsel efekt adaylığı koparabilir mi? Belli olmaz. Bu yeni instalasyonda, klanından dışlanan genç bir Predator’ın müttefik bulmasını ve nihai düşmanı aramak için tehlikeli bir yolculuğa çıkmasını izleyeceğiz.
Blue Moon
Blue Moon (Mavi Ay): Andrew Scott’a Berlin’de ödül getiren Blue Moon, filmin başrolü Ethan Hawke’ı Oscar adayları arasınna taşıyabilir. Richard Linklater imzalı yapım, besteci Richard Rodgers’la iş birliklerinden tanınan söz yazarı Lorenzo Hart’ın son günlerine odaklanıyor.
Nouvelle Vague [Netflix]: Jean-Luc Godard klasiği Breathless’ın yapım sürecini konu alan Nouvelle Vague, Richard Linklater tarafından çekildi. Kendince bir hayran kitlesi edinen yapımı Kasım ayında Netflix’te izleyebileceğiz.
In Your Dreams [Netflix]: Bilinmezlere gebe animasyon yarışına son birkaç senedir katkı sağlamış Netflix, In Your Dreams ile bir kez daha şansını deneyecek. Bu seferki projeleri, ebeveynlerinin evliliğini kurtarmak için sihirden yardım almaya çalışan iki kardeşi anlatacak.
Wicked: For Good
Train Dreams [Netflix]: Terrence Malick benzetmeleri yapılan Train Dreams, ABD demiryolu projesinde çalışan bir adamın değişen dünyadaki yerini sorgulamasını anlatıyor. Sundance’ten beri merakla beklenen yapım Netflix üzerinden gösterime girecek.
Wicked: For Good (Wicked: İyilik Uğruna): İlk filmiyle 10 adaylık alan Wicked, ikinci perdesiyle tam bir yıl sonra beyazperdede. Bu kez özgün şarkı dalında Erivo’nun Oscar’ı alarak EGOT serisini tamamlaması bekleniyor. For Good için iki yeni orijinal şarkı yazılmış çünkü.
All That’s Left of You (Senden Geriye Kalan): Ürdün’ün Oscar’a gönderdiği filmden de adaylık bekleyen çok. Filistinli bir gencin Batı Şeria’daki bir protestoya katılmasının ardından yaşananları bir aile hikâyesi olarak ele alan film, gittiği her yerden övgülerle dönüyor.
A Poet (Bir Şair): Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü’nde prömiyerini yapan ve Jüri Ödülü’nü alan A Poet, şiir tutkusundan istediğini alamayan bir adamın genç ve yetenekli bir kaleme yardımcı olmasını anlatıyor. Film, uluslararası film yarışında Kolombiya’yı temsil edecek.
The Running Man (Ölüme Koşan Adam): Oscar yarışına pek dahil olmasını beklemesem de, yılın büyük gişe filmlerinden biri olmaya aday The Running Man. Glen Powell’ı izleyeceğimiz bu Edgar Wright filmi, Stephen King’in romanından uyarlanmış. Katil avcıların dünyanın dört bir yanında tek bir kişiyi kovaladığı bir reality şovda geçiyor.
Jay Kelly
Zootopia 2 (Zootropolis 2): Disney’in hit animasyonu ikinci filmiyle geri dönüyor. Judy ve Nick, Zootopia’ya gelen gizemli bir sürüngenin şehri altüst etmesiyle harekete geçiyor. Bu davayı çözmek için şehrin bilinmeyen, beklenmedik bölgelerine gizlice sızmaları gerekecek. Animasyon dalında yarışın önemli oyuncularından biri olacağı kesin.
DJ Ahmet: Sundance’teki çıkışından yaklaşık 10 ay sonra Türkiye’de de gösterime girecek DJ Ahmet, Kuzey Makedonya’da muhafazakâr köy yaşantısına karşı kendi yolunu arayan 15 yaşındaki bir gencin hikâyesi. DJ olmak isteyen Ahmet, ilk aşkıyla ve ailesinin beklentileriyle karşı karşıya.
Left-Handed Girl [Netflix]: Tayvan’ın Oscar’a gönderdiği Left-Handed Girl, iki kızıyla Taipei’ye dönen bekar bir anneyi alıyor merkezine. Cannes’da gösterilen film, senaristlerinden biri Sean Baker olduğu için epey konuşulmuştu.
5 AralıkJay Kelly [Netflix]: Netflix’in ödül sezonunda şansını deneyeceği Jay Kelly, Adam Sandler’a ilk Oscar adaylığını getirebilir. Noah Baumbach’ın yönettiği film, Avrupa’da seyahat eden bir aktör ile menajerinin hayat seçimleri, ilişkileri ve mirasları üzerine yaptığı sohbetleri konu alıyor.
A Private Life (Özel Hayat): Cannes’da yarışma dışı gösterilen ve pek ses getirmeyen Rebecca Lenkiewicz filmi, Jodie Foster’a Altın Küre adaylığından fazlasını getirecek mi hep birlikte göreceğiz. Foster, hastasının ölümünün cinayet olduğuna inanan bir psikoloğu canlandırıyor. Bu arada tüm film boyunca Fransızca konuştuğunu da not düşeyim.
Wake Up Dead Man
Wake Up Dead Man [Netflix]: Knives Out serisinin üçüncüsü Wake Up Dead Man, şimdiye kadarki en görkemli kadrosuyla Netflix’e geliyor. Daniel Craig’in dedektifliğinde; Josh O’Connor, Glenn Close, Andrew Scott, Kerry Washington, Mila Kunis, Josh Brolin, Daryl McCormack, Thomas Haden Church ve Jeremy Renner’ı izleyeceğiz. Yılbaşı öncesine yaraşır bir seyirlik.
Ella McCay: Oscar ödüllü usta sinemacı James L. Brooks, uzun bir aranın ardından Emma Mackey’li yeni filmiyle sezonda boy göstermeye hazırlanıyor. Film, idealist bir genç kadının hayatını konu alırken, sevdiklerimizle birlikte yaşamanın incelikli ve zaman zaman karmaşık yanlarını esprili bir dille işliyor.
Sorry, Baby (Üzgünüm, Bebeğim): Sundance’in en iyi eleştirileri toplayan filmlerinden, Eva Victor imzalı şahaneler şahanesi bağımsızı da sinema salonlarında deneyimleyebileceğiz. Film, yaşadığı travmanın ardından kendini zamanın kollarına bırakan bir kadını konu alıyor.
Arco: Zayıf En İyi Animasyon yarışına renk getirmesini beklediğimiz Arco, huzurlu ve uzak bir gelecekten gelen ve yanlışlıkla 2075 yılına geri dönüp tehlikelerle dolu bir dünya keşfeden 10 yaşında bir çocuğun göz kamaştırıcı macerasını konu alıyor.
19 AralıkAvatar: Fire & Ash (Avatar: Ateş & Kül): James Cameron, baş koyduğu yoldan dönmüyor. Tüm zamanların en çok izlenen filmlerinin yaratıcısı, Avatar serisinin üçüncü halkasında bir kez daha IMAX salonlarını harekete geçirecek gibi. Şimdiden bütçenizi ayarlarsanız iyi edersiniz.
The Voice of Hind Rajab: Geçen yıl Gazze’den tahliye edilmeye çalışılırken İsrail güçlerinin açtığı ateşle hayatını kaybeden Hind Rajab’ın hikâyesini belgesel ve kurmaca arası bir yerde anlatan Kaouther Ben Hania’nın filmi Venedik’te Altın Aslan’ın kıyısından dönmüştü. Filmekimi ertesi vizyona uğrasın, bir de biz görelim bakalım boyunun ölçüsünü.
Sentimental Value
Goodbye June [Netflix]: Oscar ödüllü aktris Kate Winslet, ilk kez uzun metrajlı bir film için kamera arkasına geçiyor. Lee‘nin ardından gözüne yönetmenliği kestiren Winslet aynı zamanda başrolü de üstleniyor Toni Collette, Johnny Flynn, Andrea Riseborough, Timothy Spall, Helen Mirren ve Stephen Merchant’lı harika bir kadronun karşısında.
26 AralıkSentimental Value (Manevi Değer): The Worst Person in the World’ü hayatının merkezine oturtan herkes hazır olsun, Joachim Trier’in Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü alan yeni filmi 26 Aralık’ta vizyona giriyor. Oyuncuları Renate Reinsve, Stellan Skarsgard, Inge Ibsdotter Lilleaas ve Elle Fanning’e Oscar adaylığı getirebilecek yapım, yarışın ön saflarında yer alacak.
Song Sung Blue: Neil Diamond taklit grubu “Lightning & Thunder” sayesinde yerel ikonlar haline gelen Milwaukee’li bir çiftin gerçek hikâyesini konu alan film, yılın sürprizlerinden biri olabilir. Hugh Jackman ve Kate Hudson’ın performansları kulislerde çokça övülüyor.
Marty Supreme
Marty Supreme: Josh Safdie ile Timothée Chalamet’yi buluşturan, yılın en merakla beklenen yapımı Marty Supreme de çok geçmeden vizyonda yerini alacak. Gwyneth Paltrow’un da önemli bir rol üstlendiği yapım, Amerikan masa tenisi şampiyonu Marty Reisman’ın hikâyesini konu ediyor.
Rental Family (Kiralık Aile): Günümüz Tokyo’sunda geçen bu sıra dışı hikâye, yaşamında bir anlam bulmaya çalışan Amerikalı bir aktörün Japonya’daki bir “kiralık aile” ajansında işe başlamasıyla şekilleniyor. Toronto’da prömiyer yapan filmde Brendan Fraser’ın performansı beğenildi.
9 OcakNo Other Choice (Başka Yolu Yok): Park Chan-wook’un ilk gösterimini Venedik’te yapan filmi, gittiği festivallerde seyircinin gönlünü fethetmesinin ardından yeni yılın ilk haftalarında bizde de vizyona girecek. Film, yıllarca yorulmadan çalıştığı kağıt şirketinden aniden işten çıkarılan Man-soo adlı bir adamın hikâyesini anlatıyor.
16 OcakThe Love That Remains: Cannes’dan Palm Dog ile dönen The Love That Remains, Oscar’ın uluslararası film yarışında İzlanda’yı temsil edecek. Hlynur Pálmason tarafından yazılan ve yönetilen yapım, ebeveynlerin ayrıldığı bir ailenin hayatındaki bir yılı konu alıyor.
The Secret Agent
Eleanor the Great: Oscar adayı aktris Scarlett Johansson’ın ilk kez uzun metrajlı bir film için yönetmen koltuğuna oturduğunu göreceğiz. Prömiyerini Cannes’ın yan seçkisi Belirli Bir Bakış’ta yapan filmin başrolünü de June Squibb üstleniyor.
30 OcakThe Secret Agent (Gizli Ajan): Cannes’da hem En İyi Yönetmen hem de En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kapan Brezilya yapımı The Secret Agent, uluslararası film dalında da şansını deneyecek. Festivaldeki FIPRESCI Ödülü’nün de sahibi olan yapımda Wagner Moura, Brezilya askeri diktatörlüğünün son yıllarındaki siyasi kargaşaya yakalanmış ve zulümden kaçmaya çalışan eski bir öğretmeni canlandırıyor.
Nuremberg: Meşhur Nürnberg Duruşmaları’ndan önce Nazi mahkumlarının İkinci Dünya Savaşı sırasında işledikleri savaş suçlarından dolayı yargılanmaya uygun olup olmadıklarını belirlemek zorunda olan bir psikiyatristi merkezine alıyor film. Başroller Rami Malek, Russell Crowe ve Michael Stuhlbarg’a emanet.
Hamnet
Hamnet: Oscar törenine yakın tarihlerde gösterime giren umutlu yapımların başını bu yıl TIFF Seyirci Ödülü’nü alan Hamnet çekiyor. Chloé Zhao’nun yönettiği filmde Jessie Buckley ve Paul Mescal, 11 yaşındaki oğullarının ölümünün ardından yasla boğuşan Agnes ve William Shakespeare çiftine hayat veriyor.
Little Amélie or the Character of Rain (Küçük Amélie): En büyük uluslararası animasyon festivali Annecy’de Seyirci Ödülü’nü alan Little Amélie, yıl sonunda izleyiciyle buluşacak. Japonya’da yaşayan Belçikalı bir çocuk olan Amélie’nin hayatı, üç yaşında geçirdiği bir dönüm noktasında değişiyor. Hayat arkadaşı Nishio-san ile birlikte, dünyayı yeniden keşfettikleri duygusal bir animasyon.
13 ŞubatIf I Had Legs I’d Kick You: Rose Byrne’ün Berlin’den ödülle dönmesinden bir sene sonra Oscar yarışına da dahil olan film, eşinden, işinden ve annelikten bunalmış bir kadını alıyor merkezine. Filmde Conan O’Brien da kilit rollerden birini üstleniyor.
Is This Thing On?
Is This Thing On? (Sesim Geliyor mu?): Bradley Cooper’ın üçüncü filmi de New York Film Festivali’nde yapacağı prömiyerden sonra tam Oscar arifesinde vizyon görecek. Will Arnett ve Laura Dern’ün başrollerini paylaştığı yapımda, bir anda işini bırakıp stand up komedyenliğine geçiş yapan, evliliğinde de bir takım sorunlarla baş etmeye çalışan bir adamı konu alıyor. Tüm hikâye, John Bishop’ın hayatından ilhamla yazılmış.
Urchin (Serseri): Harris Dickinson’ın ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi Urchin, Cannes’daki prömiyerinin ardından Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Erkek Oyuncu ve FIPRESCI Ödülü almıştı. Film, Londra sokaklarındaki evsiz bir adamı anlatıyor.
The President’s Cake: Irak’ın Oscar’a gönderdiği Hasan Hadi filmi, Cannes’ın Directors’ Fortnight bölümünde gösterilip hem Seyirci Ödülü’nü aldı hem de ilk filmlere verilen Altın Kamera’yı. The President’s Cake, Cumhurbaşkanı’nın doğum gününü kutlamak için yapılması zorunlu olan pastayı pişirmek için malzemeleri toplamak zorunda olan dokuz yaşındaki bir kızı konu alıyor.
Scarlet: En İyi Animasyon dalının erken favorilerinden Scarlet, zamanı ve mekanı aşan cesur bir prensesin hikâyesini anlatıyor. The Girl Who Leapt Through Time ile tanıdığımız Mamoru Hosoda’nın imzasını taşıyan yapım, sezonun kaçırılmaması gerekenlerinden.
6 MartPut Your Soul on Your Hand and Walk (Yüreğini Eline Al ve Yürü): İranlı yönetmen Sepideh Farsi’nin Gazze’de yaşayan Filistinli foto muhabir Fatima Hassouna’yla bir yıl boyunca gerçekleştirdiği çevrimiçi görüşmelere dayanan belgesel de sinemalarımıza uğrayacak.
It Was Just an Accident
Bunların dışında Die My Love, It Was Just an Accident, After the Hunt, The Testament of Ann Lee ve Anemone‘un ise Türkiye vizyon tarihleri belirlenmedi.