Altın Rapor

Altın Rapor: Yarış Netleşiyor, Sürprizler Tükeniyor (5 – 11 Ocak)

Yayınlandı

on

Ödül sezonunun en yoğun haftalarından birini geride bıraktık. Yarışın rengi artık fazlasıyla net. Ana kategorilerde tahmin yapmayı kolaylaştıran duraklar, kartlarını teker teker açıyor. O yüzden lafı hiç uzatmadan, üzerimdeki Altın Küre yorgunluğunu da silkip atıp, biten haftada yaşananları sıralamaya başlıyorum… Bir kez daha haftalık ödül sezonu bülteni Altın Rapor’a hoş geldiniz!

Altın Küre gecesinde zirve One Battle After Another ve Hamnet’in

Dün gece gerçekleşen törenle, neredeyse her dalda tahmin edilebilir sonuçlara tanıklık ettiğimiz 83. Altın Küre Ödülleri sahiplerini buldu. One Battle After Another, En İyi Film (Komedi/Müzikal) dahil olmak üzere dört ödülle geceden çıktı. Drama kanadında ise En İyi Film kategorisinin galibi Hamnet oldu. Timothée Chalamet ve Jessie Buckley, Critics’ Choice zaferlerinin yanına Altın Küre heykelciklerini de eklerken; Wagner Moura, Rose Byrne, Teyana Taylor ve Stellan Skarsgård film oyunculuğu kategorilerinde ödülle buluşan diğer isimlerdi. Uluslararası Film dalında The Secret Agent minik bir sürprize imza attı, gişe başarısına endeksli ve pek de gerekli olmayan kategoride Sinners’ın zaferi kimseyi şaşırtmadı. Televizyon tarafında ise adeta Emmy’den kopya çeken bir Altın Küre gecesi izledik. Nikki Glaser’ın müthiş sunuculuğu, Wanda Sykes’ın Ricky Gervais ve Bill Maher göndermeleri ile Julia Roberts’ın sahneden Sorry, Baby için yaptığı izleme çağrısı, gecenin akılda kalan anları arasındaydı. Geniş yorumlarım için “83. Altın Küre Ödülleri’nin ardından…” yazıma bekliyorum.

317 uzun metrajlı film Oscar yarışında

98. Akademi Ödülleri için yarışa giren film sayısı resmen açıklandı. Toplam 317 uzun metrajlı yapım, 2026 Oscar’larında genel kategorilerde değerlendirilmek üzere uygun bulundu. Ancak bu filmlerin yalnızca 201’i, En İyi Film kategorisi için gerekli ek şartları yerine getiriyor. Artık gözler aday oylamasında. Akademi üyeleri 12–16 Ocak tarihleri arasında oylarını kullanacak. 22 Ocak Perşembe günü adaylar duyurulacak, ardından 15 Mart’taki Oscar gecesine kadar bekleme süreci başlayacak. Bu yıl törenin yine Disney+ üzerinden canlı yayınlanacağını ve geceye Conan O’Brien’ın ev sahipliği yapacağını da hatırlatalım. 317 filmin tamamına, hafta içi yayımladığım listeden ulaşabilirsiniz. Haberde ayrıca bu yapımların neden yalnızca 201’inin En İyi Film değerlendirmesine girebildiğini de madde madde sıraladım.

Yapımcılar Birliği’nden manzarayı netleştiren adaylar

Akademi’yle aynı sıralamalı oylama sistemini kullanan yegâne grup PGA (Yapımcılar Birliği), adaylarını duyurdu. Genel yarışın favorileri Frankenstein, Hamnet, Marty Supreme, One Battle After Another ve Sinners zaten beklenildiği gibi listeye girmeyi başardı. F1: The Movie’nin gişe gücüyle bu gruba tutunabileceğini de öngörüyorduk. Yabancı film sayısında hiçbir zaman cömert davranmayan PGA, burada tercihini Sentimental Value’dan yana kullandı. Listenin kısmi üç sürprizi var sadece. Bugonia, güçlü sezonunu sürdürerek ilk 10’u ıskalamadı. Train Dreams, nihayet herkesin gizli favorisi olduğunu teyit eden ciddi bir destek aldı. Ve son olarak Weapons, gişede yakaladığı etkileyici rakamların karşılığını adaylıkla buldu. Avatar: Fire and Ash ve Wicked: For Good’un dışarıda kalması ise artık malumun ilamı. En İyi Film tahminlerinizden bu iki yapımı ivedilikle çıkarmanız tavsiye edilir.

Oyuncular Birliği altyazı okumak istemiyor

100 bin üyesi olmasına rağmen yalnızca yaklaşık 2 bininin aday belirleme sürecinde oy kullanabildiği SAG (Oyuncular Birliği), bu yıl ne kadar “Amerikan” bir liste çıkarabileceğini kanıtlamak için çıktı karşımıza. The Secret Agent’ın tamamen yok sayılması zaten şaşırtıcı değil; ama asıl mesele Sentimental Value’nun sıfır çekmesi. Resmen izlememişler altyazı var diye. Alfabetik sıralamada soyadı avantajına sahip Miles Caton (Sinners) ve Odessa A’zion (Marty Supreme) tercihlerini bir kenara bırakırsak, günün asıl kazananı hiç kuşkusuz One Battle After Another. Paul Thomas Anderson imzalı film, yedi adaylıkla rekor kırarak bir ilke imza attı. Bunların yanı sıra, soyadı açısından avantajlı konumda olmasına rağmen Cynthia Erivo’nun aday edilmemesi, öte yandan dezavantajlı görünen Bugonia oyuncuları Emma Stone ve Jesse Plemons’ın ilk beşe girmesi de not edilmesi gereken detaylar. Kate Hudson’ın (Song Sung Blue) adaylığını da anmadan geçmeyelim. Geliyor gelmekte olan… Tam aday listesi şuracıkta.

BAFTA’da uzun listeler belli oldu

Britanya Akademisi’nin pek kıymetli üyeleri de tüm kategorilerde uzun listelerini açıkladı. En çok adı geçen yapımlar sırasıyla One Battle After Another (16), Sinners (14), Hamnet (14), Marty Supreme (13), Bugonia (12), Frankenstein (12), Sentimental Value (8) ve Wicked: For Good (8) oldu. Guillermo del Toro (Frankenstein), Elle Fanning (Sentimental Value), Jafar Panahi (It Was Just an Accident) ve Wagner Moura (The Secret Agent), uzun listelerde yokluğuyla en çok dikkat çeken isimler arasında. Bu tabloyu, Akademi üyesi Britanyalıların hangi yönde oy verebileceğine dair bir işaret olarak okumakta fayda var. Yalnız küçük bir not: Bu yıl BAFTA, adaylarını AMPAS’tan sonra açıklayacak. Dolayısıyla tahmin cephesinde eskisi kadar güçlü bir destek sunamayacaklarını bilin.

Yönetmenler Birliği cephesinde sürpriz yok

DGA’in (Yönetmenler Birliği) de bu yıl büyük bir sürprize imza atmadığını söylemek gerek. Paul Thomas Anderson ve Ryan Coogler’ın yanına Guillermo del Toro, Josh Safdie ve Chloé Zhao’yu ekleyen birlik, tahmin edildiği üzere adaylarını İngilizce konuşulan yapımların yönetmenleriyle sınırladı. Bu beşliden hangilerinin Oscar sabahı dışarıda kalacağını, yerlerine Jafar Panahi, Joachim Trier ve belki de Oliver Laxe üçlüsünden kimlerin sızabileceğini şimdilik kestirmek zor. Ancak uluslararası cepheden en az bir ismin bu tabloyu bozma ihtimali AMPAS’ın değişen üye profilini düşünürsek güçlü bir ihtimal.

Diğer meslek birliklerinden adaylar

Bu sezon, meslek birliklerinin ne kadar İngilizce merkezli çalıştığını belki de hiç olmadığı kadar net gördük. Ezbere seçimler ve belli başlı favorilere aşırı odaklanma, neredeyse tüm listelere damga vurmuş durumda. Örneğin ASC (Görüntü Yönetmenleri Birliği), One Battle After Another, Sinners ve Train Dreams’in yanına Frankenstein’ı ekleyerek listeyi neredeyse otomatik pilotta tamamladı. ADG (Sanat Yönetmenleri Birliği) ile SDSA (Set Tasarımcıları Birliği) ise ortak bir şablonla hareket ederek Frankenstein, Sinners, Marty Supreme ve Wicked: For Good başta olmak üzere olağan şüphelilerin dışına çıkmamayı tercih etti. Bu yıl ilk kez verilecek En İyi Kasting Oscar’ı için referans olur mu diye dikkatle izlediğimiz Artios Ödülleri cephesinde de, CSA (Casting Society of America) üyesi olmadığı için değerlendirmeye alınmayan One Battle After Another’ın yokluğu dışında kayda değer bir gelişme yaşanmadı. Öte yandan Britanya’nın ses tasarımı alanındaki en prestijli meslek birliği AMPS (Association of Motion Picture Sound) adaylarını açıkladı. F1: The Movie ve Warfare gibi iki ses tasarımı harikasına Frankenstein, Mission: Impossible – The Final Reckoning ve Sinners eşlik etti.

WGA yarışında dışarıda kalacak filmler

Her yıl olduğu gibi bu sezon da Senaristler Birliği (WGA) Ödülleri’nde değerlendirme dışı kalan yapımlar belli oldu. WGA’in katı kuralları nedeniyle üyelere sunulan listede yine ciddi boşluklar var. Peki bu “kıyımın” sebebi ne? WGA el kitabına göre bir senaryonun aday olabilmesi için, WGA ya da bağlı uluslararası senarist birlikleri kapsamında yazılmış olması ve ayrıca stüdyo tarafından resmî başvurunun yapılması gerekiyor. Adaylarını 27 Ocak’ta öğreneceğimiz, kazananları için ise 8 Mart’ı bekleyeceğimiz WGA Ödülleri’nde değerlendirme dışı kalan yapımlar şöyle: Özgün senaryoda Blue Moon, Father Mother Sister Brother, It Was Just an Accident, A Private Life, Rental Family, Rosemead, The Secret Agent, Sentimental Value, Sirāt ve Sorry, Baby değerlendirmeye alınmayacak. Uyarlama senaryoda ise Ballad of a Small Player, Don’t Let’s Go To The Dogs Tonight, The History of Sound, No Other Choice, Peter Hujar’s Day ve Pillion aday olamayacak.

Animasyonda yılın en iyileri

Animasyon dünyasının en büyük ve en prestijli ödülleri olma konumunu 53 yıldır sürdüren Annie Ödülleri, bu yıl 21 Şubat’ta sahiplerini bulacak. Ödüllerin adayları da geçtiğimiz günlerde açıklandı. Netflix’in beklenmedik şekilde hit olan yapımı KPop Demon Hunters ile bu yılın görece cılız yarışında bir anda öne çıkan Pixar üretimi Elio, 10’ar adaylıkla listenin zirvesini paylaştı. Little Amélie or the Character of Rain, KPop Demon Hunters ve Scarlet ile birlikte hem yönetmen hem de senaryo dallarında adaylık çıkarabilen yegâne yapım olma özelliğini taşıyorlar. Üstelik Disney’in gişe canavarı Zootopia 2 ile de eşit sayıda adaylık almış durumdalar. Annie’lerin Oscar’la kurduğu ilişki ise her zamanki gibi oldukça net: Ana kategoriden dört, bağımsız animasyon dalından ise bir filmi tahminlerinize eklemeniz çoğu zaman yeterli oluyor. Bu noktada küçük bir tavsiye: The Bad Guys 2’yi listeden çıkarıp yerine Arco’yu eklemenizde fayda var.

Yerel gruplarda biten hafta

Aralık ayını şenlendirmelerine rağmen, ocak ayında gündemi biraz da boşuna meşgul ediyormuş hissi veren eleştirmen gruplarına değinmezsem olmaz. Buyurun bakalım, haftanın ödül sezonu savrulmalarını teker teker sıralayalım:

İki röportajla Oksijen’deyim

Yayımlanana kadar hem gizliden gizliye hem de satır aralarında o kadar çok reklamını yaptım ki, duymayan kaldı mı bilmiyorum ama yine de duyurayım: Oksijen Gazetesi’nin O2 eki için The Pitt’in ikinci sezonu öncesinde tüm kadroyla röportaj yapma fırsatı yakaladım. Noah Wyle’yi bir güzel ağlattım. Patrick Ball’dan da tatlı bir “aferin” aldım. Bilmediğiniz bir detay daha var tabii. Bu sayıda yalnızca The Pitt‘le sınırlı kalmadım. No Other Choice vesilesiyle Park Chan-wook’la yaptığım kısa ama kıymetli bir söyleşi de yer alıyor. Yani sevgili sadık okuyucum, bu hafta Oksijen almak zorundasınız!

O Podcast’te uzun bir sohbet

Bir haftalık aranın ardından Seda’yla mikrofon başına geri döndük. İkinci yarıda yaptığımız Altın Küre tahminleri belki artık çok ilginizi çekmiyordur ama tahminler sırasında Oscar’la alakalı epey şey konuştuğumuzu not düşeyim. İlk yarıda ise Sentimental Value ve Marty Supreme’le açılışı yapıp, ödül sezonundaki son gelişmeleri teker teker masaya yatırdık. Bölümü SpotifyApple Podcasts ya da YouTube Music üzerinden dinleyebilirsiniz. Hâlâ abone olmayanlar da rica ediyorum katılsın artık aramıza.

1 Comment

  1. ruhumvaroş

    12 Ocak 2026 at 23:59

    yine bir şeye çok takıldım ama bu sefer yazmayacağım. sonra hırslanıyor oluyorum. niye youtube kanalı açmıyorsun. sezon boyu orada da anlatırdın bunları, keyifle izlerdik. böyle bir kanal yok yurdumuzda, boşluğu doldururdun. eminim sadık bir kitlen de olurdu.

Yorum yazın...Cevabı iptal et

Exit mobile version