Altın Rapor
Altın Rapor: Skandallar Ayı (26 Ocak – 1 Şubat)
Ödül sezonunda temponun daha da yükseldiği haftalardan birini geride bıraktık. BAFTA adaylarının Oscar sonrasına kalmasıyla istatistik defterleri yeniden açıldı, meslek dernekleri son taşlarını yerine koydu, eleştirmenler cephesinde dengeler iyice netleşti. Bu hengâmenin ortasında skandallar ayı da kapıyı çaldı. Josh Safdie dosyası sezonun karanlık yüzünü bir kez daha hatırlattı. Emmy’den talk show’ları kökten değiştiren bir karar, Sundance’ten 99. Oscar’a dair ilk sinyaller ve Miranda Priestly’nin görkemli dönüşü derken, Altın Rapor bu hafta ödül sezonunun hem gürültüsünü hem de alt metnini bir araya getiriyor.
Merakla beklenen BAFTA adayları belli oldu!
Bu yıl uzun zaman sonra bir ilk yaşandı ve BAFTA adayları, Oscar adaylarının ardından açıklandı. Britanya Akademisi, AMPAS’tan farklı olarak Amy Madigan ve Delroy Lindo’yu listede dışarıda bırakmış. Wagner Moura ve Elle Fanning’in ise kısa listeye dahi kalamadığını hatırlatalım. Geri kalan 16 oyuncu adayı BAFTA listelerinde de kendine yer buluyor. Film cephesinde tablo daha net: One Battle After Another 14 adaylıkla BAFTA’nın lideri konumunda. Oscar’da rekor kıran Sinners 13 adaylıkla hemen arkasından geliyor. Frankenstein, büyük kategorilerden yalnızca yardımcı erkek oyuncu dalına girebilmiş. Sentimental Value ise Fanning’in yokluğuna rağmen kasting dalında çıkardığı ekstra adaylıkla arayı kısmen kapatmış. Hafta boyunca evire çevire artık ezberlediğimiz tam aday listesine her zamanki gibi Oscar Boy’dan ulaşabilirsiniz.
Meslek derneklerinde aday listeleri tamamlandı
Sona kalan iki meslek derneği, WGA (Senaristler Birliği) ve ACE (Amerikan Sinema Editörleri) de adaylarını açıkladı. WGA’in, ön koşullar sağlanmadığında filmleri değerlendirmeye almama kuralı nedeniyle Sentimental Value, Blue Moon, It Was Just an Accident, Sorry Baby, No Other Choice ve The Secret Agent’ı bu listede göremeyeceğimizi zaten biliyorduk. Bu nedenle ortaya çıkan tablo, kalan sağlardan beklenebilecek en doğal listeyi sunuyor. Tek sürpriz, özgün senaryodaki beşinci koltuğun Steven Soderbergh imzalı Black Bag’e gitmesi. ACE cephesinde ise drama-komedi ayrımı, Wake Up Dead Man’e adaylık kapısını aralamış. Ayrıca, yabancı filmleri genelde görmezden gelen meslek derneklerinin aksine, ACE’nin Sentimental Value’yu aday göstermesi dikkat çekici. Bunlara ek olarak, Britanyalı ses tasarımcılarının ödülünü bu yıl F1’e vererek görevini tamamladığını da not düşeyim.
Peki artık tüm meslek grupları adaylarını açıklamışken, En İyi Film yarışına dair genel bir çetele çıkarmamak olur mu? SAG’de yalnızca Toplu Performans kategorisini bu istatistiklere dahil ettiğimi belirterek, tabloyu şöyle özetleyeyim:
Sinners (15): SCL, DGA, CDG, MUAHS, SDSA, VES, CSA, ACE, ADG, PGA, SAG, CAS, WGA, MPSE, ASC
One Battle After Another (13): SCL, DGA, CDG, MUAHS, SDSA, ACE, ADG, PGA, SAG, CAS, WGA, MPSE, ASC
Frankenstein (13): SCL, DGA, CDG, MUAHS, SDSA, CSA, ADG, PGA, SAG, CAS, WGA, MPSE, ASC
Hamnet (10): SCL, DGA, CDG, SDSA, CSA, ACE, ADG, PGA, SAG, WGA
Marty Supreme (10): DGA, MUAHS, SDSA, CSA, ACE, ADG, PGA, SAG, WGA, ASC
Bugonia (10): SCL, CDG, MUAHS, SDSA, CSA, ACE, ADG, PGA, WGA, MPSE
F1 (10): SCL, CDG, SDSA, VES, CSA, ACE, ADG, PGA, CAS, MPSE
Train Dreams (5): SCL, CSA, PGA, WGA, ASC
Sentimental Value (3): CSA, ACE, PGA
The Secret Agent (0)
Ödül sezonu tam gaz: Josh Safdie skandalı
Biz yavaş yavaş oylama dönemine yaklaşırken, ödül sezonunun değişmez durağı olan skandallar ayına da girmiş bulunuyoruz. Bu dönemde ya rakip kampanyaları zedelemek isteyenler sahneye çıkar ya da faillerin elde ettiği başarıdan midesi bulananlar, “artık herkes bilsin” diyerek ortaya dökülür. Bu sezonun en sarsıcı vakalarından biri de Josh Safdie özelinde patlak verdi. Hatta parantezi biraz açıp Safdie kardeşler demek daha doğru olabilir. İddiaya göre, Josh Safdie’nin kardeşi Benny Safdie ile birlikte yönettiği 2017 yapımı Good Time’da, 17 yaşında bir kız seks işçisi rolünde oynayacaktı. Kızdan, profesyonel olmayan bir oyuncuyla bir sahne çekmesi istenmiş ve çekim sırasında bu oyuncu, kızın rızası olmaksızın cinsel organını göstermiş.
Aktarılanlara göre Josh Safdie, kızın yaşını çekim gününde, sahne tamamlandıktan kısa bir süre sonra öğrenmiş. Benny Safdie’nin ise durumu yıllar sonra, 2022’de öğrendiği, zamanla bu meseleden giderek daha fazla rahatsız olduğu ve bunun da kardeşiyle bağlarını koparmasına yol açtığı söyleniyor. Safdie kardeşlerin son yıllarda ayrı projelere yönelmesinin arkasında da bu kopuşun yattığı tahmin ediliyor. Bu olayın bazı ayrıntıları 2023’te daha önce haberleştirilmişti bu arada. Ancak o dönem böylesine geniş bir yankı uyandırmamıştı. Emilia Pérez ve Karla Sofía Gascón vakasının üzerinden henüz bir yıl bile geçmemişken, ödül sezonunda daha da mide bulandırıcı dosyalarla uğraşmaya devam ediyor olmamız ne yazık ki şaşırtıcı değil.
Oscar sahnesinde sadece 2 özgün şarkı performansı
AMPAS, 98. Akademi Ödülleri öncesinde En İyi Özgün Şarkı kategorisine ilişkin kararını bir kez daha kamuoyuna duyurdu. Variety’nin özel haberine göre bu yıl Oscar sahnesinde adaylardan yalnızca iki şarkı canlı olarak seslendirilecek. 15 Mart’ta düzenlenecek törende performans hakkı kazanan parçalar, KPop Demon Hunters’ın Grammy ödüllü şarkısı “Golden” ve rekortmen Sinners’dan “I Lied to You” oldu. Akademi, bu kararın gerekçesi olarak yayın süresine dair kısıtları ve törensel yapıda yapılan son değişiklikleri gösteriyor. Yani özetle, kazanma ihtimali yüksek görülen iki şarkıyla yetinilmek istenmiş. Diane Warren cephesinde ise durum her zamanki gibi sakin değil. Oylama daha başlamadan yalnızca iki adayın “kayrıldığını” savunan Warren, bu şarkıların sahiplerine dayanışma çağrısı yaparak tüm adayların performanslarının yayına dahil edilmesi gerektiğini yüksek sesle dile getirdi.
Londra eleştirmenleri One Battle After Another dedi
Okyanusun bu tarafındaki kayda değer tek eleştirmen grubu olan Londra eleştirmenleri de ödüllerini dağıttı. One Battle After Another, En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil olmak üzere dört ödülle gecenin galibi oldu. İlginçtir ki bu zaferlerden biri, Stellan Skarsgård’ı aday bile etmedikleri yardımcı erkek oyuncu kategorisinde, Sean Penn’e gitmiş durumda. Timothée Chalamet’nin ödülünü almak üzere salonda bulunduğu gecede, kadın oyuncu kategorilerinin kazananları ise Jessie Buckley ve Amy Madigan oldu. Londra ile sınırlı kalmayan eleştirmen trafiğinde, sular hâlâ durulmuş değil tabii. Haftanın öne çıkan diğer başlıklarını kısaca hatırlayacak olursak:
- Marty Supreme’in ilk En İyi Film ödülü Geceyarısı eleştirmenlerinden geldi.
- Türkiye’nin en kötü ve SİYAD’a girememiş olmasının acısını bir türlü atlatamayan kaleminin üyeleri arasında bulunduğu Online Film Eleştirmenleri Birliği (OFCS), ödüllerini dağıttı.
- Kuzey Carolina eleştirmenleri Sinners’a 10 ödül birden verdi.
- Bir eleştirmen grubu değil ama, Satürn Ödülleri’nin adayları da belli oldu.
68. Grammy Ödülleri
Sinemadan önceki büyük sevdam olan müzik cephesinde de yılın en önemli gecesi geride kaldı. 68. Grammy Ödülleri, Bad Bunny’nin tarihi zaferiyle sonuçlandı. Yılın Albümü kategorisinde ilk kez İspanyolca bir albüm ödülle buluşurken, Kendrick Lamar iki yıl üst üste Yılın Kaydı ödülünü kazanmış oldu. Billie Eilish ise rekor kırarak tarihte üç kez Yılın Şarkısı ödülünü alan ilk sanatçı oldu. Gecenin sinema bağlantılı sürprizi ise Music by John Williams’ın En İyi Müzik Filmi ödülünü kazanmasıydı. Bu zaferle birlikte Steven Spielberg de EGOT serisini tamamlamış oldu. Görsel medya kategorilerinde ise tablo tanıdık: Sinners, hem toplama albüm hem de orijinal müzik (score soundtrack) dallarında galip geldi. Listelerin zirvesinden inmeyen, Oscar adayı “Golden” (KPop Demon Hunters) da görsel medya alanında En İyi Şarkı seçildi.
Emmy’de talk showlar için radikal değişiklik
Mevcut ödül sezonundan taşarak Emmy cephesine geçiyoruz. Televizyon Akademisi (ATAS), azalan başvuru sayıları nedeniyle talk show ve senaryolu variety kategorilerini bir kez daha birleştirme kararı aldı. Ortaya çıkacak birleşik kategori, başvuruların formatlara göre dağılımına bakılarak “orantılı” sayıda aday barındıracak. Başvuru sayısı yeniden 20’ye ulaştığında ise mevcut düzene geri dönülecek. Asıl radikal adım ise kazanan sisteminde. Bu kategoride artık birden fazla Emmy verilmesinin önü açılıyor. ATAS üyelerinden adaylar arasından tek bir seçim yapmaları değil, her aday için “Bu yapım Emmy kazanmayı hak ediyor mu?” sorusuna evet ya da hayır yanıtı vermeleri istenecek. Yüzde 90 oranında “evet” oyuna ulaşan her yapım Emmy kazanacak. Eğer hiçbir aday bu barajı aşamazsa, en yüksek “evet” oranına sahip yapım ödülün sahibi olacak.
Sundance’ten 99. Akademi Ödülleri için ipuçları
98. Akademi Ödülleri adaylarının açıklanmasıyla birlikte, gözümüz yavaş yavaş 99. Oscar yarışına kaymaya başladı. Hafta sonunda sona eren Sundance Film Festivali de bu dikkat dağınıklığında önemli bir paya sahip. Channing Tatum’a kariyerinin ilk Oscar adaylığını getirme ihtimali varmış gibi görünen Josephine, hem Jüri Büyük Ödülü’nü hem de Seyirci Ödülü’nü kazanarak güçlü bir kapanış yaptı. Ancak festivale katılanların ortak görüşü, bu yıl Sundance’in önceki senelere kıyasla daha sönük geçtiği yönünde. CODA ya da Minari etkisi yaratacak, geniş çaplı bir Oscar oyuncusunun çıkmadığı bir yıl yaşandığı söyleniyor. Bu yüzden beklentiyi fazla yükseltmeden, festivalin neredeyse istisnasız her yıl Oscar yarışına film soktuğu belgesel kazananlarına göz atıp önümüze bakıyoruz.
O Podcast’e bekleriz
Seda’yla birlikte; bültene de konu olan BAFTA adaylarını, Josh Safdie skandalını ve Sundance filmlerini konuştuğumuz keyifli bir bölüm daha kaydettik. Sona doğru bana Heated Rivalry övmek için de alan açıldı. Henüz dinlemediyseniz, ofiste kulaklığınızı takıp masamıza buyurun. Spotify, Apple Podcasts ve YouTube Music’teyiz! Abone olmayı da ihmal etmeyin tabii.
Miranda Priestly geri dönüyor!
Hazır önümüzdeki yılın Oscar yarışına yavaş yavaş girizgâh yapmışken, yepyeni bir fragmana da dikkat çekelim. Her gayin başucu filmi, sayısız kuir izleyicinin konfor alanını inşa etmiş The Devil Wears Prada, devam filmiyle 1 Mayıs’ta geri dönüyor. Nostalji satarak kasasını dolduran stüdyolardan artık sıdkımız sıyrılmış olsa da, Miranda Priestly’e doymak pek mümkün değil. Meryl Streep, Anne Hathaway, Emily Blunt ve Stanley Tucci, bu eşsiz klasiğin devamı için tam kadro yeniden bir araya gelmiş durumda. Filmin konusu şimdilik büyük ölçüde sır gibi saklanıyor. Yayınlanan fragman da açıkçası çok fazla ipucu vermiyor. Ancak Meryl Streep’in son Oscar adaylığının üzerinden 8 yıl geçmiş olması, beklentiyi başlı başına yukarı çekmek için yeterli bence. Hatırlatalım; Streep, 1979’dan bu yana kariyerinde hiç bu kadar uzun bir Oscar adaylığı arası vermemişti. Daha önceki en uzun boşluk, 1991’de Postcards from the Edge ile 1996’daki The Bridges of Madison County arasında yaşanan 5 yıllık dönemdi.