Dizi Eleştirisi

Bait (Mini Dizi) | Ahmed’den 007 Provası

Yayınlandı

on

Bait (Mini Dizi) | Yaratıcı: Riz Ahmed | Oyuncular: Riz Ahmed, Guz Khan, Aasiya Shah, Sheeba Chaddha, Sajid Hasan, Ritu Arya, Weruche Opia, Maxine Peake, Rafe Spall, Soni Razdan, Himesh Patel, Sian Clifford, Patrick Stewart, Sagar Radia, Nabhaan Rizwan | 23~27′ | Prime Video

Britanya’nın dünyaya bahşettiği en yetenekli oyunculardan Riz Ahmed, daha çok yeni sayılabilecek kariyerine Sound of Metal’daki şahane performansı, reklam arasında verilmiş olsa bile kısa film dalında bir Oscar ve üzerine The Night Of ile kazandığı bir Emmy sığdırdı bile. Güney Asya’nın şekillendirdiği Londra nüfusundan ikinci nesil göçmen bir temsilci olarak, mevcudiyetinin tüm parçalarını kariyerinin sağladığı platformla görünür kılmaya ve benzer geçmişlere sahip isimlere ilham olmaya devam ediyor. Prime Video’da sessiz sedasız yayına giren Bait isimli mini dizide de Pakistanlı ve Müslüman bir aktör olarak endüstri, basın ve izleyici üçgeninde yaşadıklarını doğrudan ekrana taşıyor Ahmed. Hem de projenin yaratıcısı olarak… Zoka adıyla da izlenebilen dizinin çıkış noktasında, yeni James Bond olmak için seçmelere katılan Şah Latif adlı bir oyuncu var. Seçme sırasında çekilen görüntülerinin basına sızmasıyla bir anda ülke gündeminin merkezine yerleşen Latif üzerinden dizi, Ahmed’in etnik kimliğine sahip bir oyuncunun günümüz politik ikliminde 007 olma ihtimali etrafında büyüyen tartışmayı açıyor ve Batı’da göçmen olma deneyimini masaya yatırıyor. Akrabası sayılabilecek Atlanta ve Ramy gibi kişisel olandan beslenen yapımlarla benzer bir damardan ilerleyen dizi, sürreal anlarında bile hakikatle bağını koparmıyor. Ahmed’in ailesi, menajeri ve kendisine ayna tutan meslektaşlarıyla kurduğu ilişkiler üzerinden çağın ırkçılığa değen fay hatlarını yokluyor. Bir yanda kimliğinin ayrılmaz parçası olan kültürü, diğer yanda mümkün olduğunca az nefretle var olma arzusu derken Şah Latif, iki uç arasında kendi yolunu bulmaya çalışıyor.

Türler arasında korkusuzca dolaşan ve biçimsel sınırları zorlamaktan çekinmeyen bir mini dizi Bait. Kimi zaman Pakistanlı bir James Bond fikrine öfkelenenlerin kapısına bıraktığını domuz kafasını Patrick Stewart’ın sesiyle Şekspiryen monologlara dönüştürüyor, kimi zaman ise romantik komedi formunu tersyüz eden bir bölümde tesadüfler zinciriyle türe yeni bir soluk getiriyor. Neredeyse her tercihin amacı berrak. Ahmed, tıpkı kendisi gibi “dışarıdan” olanın bu çağdaş ve ilerici varsayılan yapı içinde maruz kaldığı ötekileştirmeye odaklanıyor. Bunu yaparken de benzer işlerin sıkça düştüğü tuzaktan kaçınıyor. Tanıdık faşist reflekslere yer verse bile Şah Latif’in dünyasına temas eden hiçbir karakteri karikatüre indirgemiyor. Bu sayede hikâye tek bir alana sıkışmıyor; Y kuşağının kaygılarına savruluyor, Ahmed’in kariyeriyle paralellik kurduğu anlarda ise daha geniş bir varoluş krizine evriliyor. Vitrindeki Bond’dan ve hatta oyunculuk mesleğinden daha büyük bir derdi var bu anlatının ne de olsa.

Yer yer otobiyografiye yaklaşan yapısını yalnızca bir sektör eleştirisi olarak tanımlamak Bait’i küçümsemek olur. Ahmed, sosyal mesaj ağırlıklı işlerinde zaman zaman kendini fazla ciddiye alan bir didaktikliğe kayabilse de burada bu tuzağa düşmüyor neyse ki. Bunun en büyük nedeni, görünmez olmak için “rol yapmaya” mecbur hisseden herkesin tanıdık bulacağı bir deneyimi merkeze alması. Ahmed’in anlattığı hikâyeyi evrenselleştirmek de mümkün. Ten renginin, kültürünün ya da ailesiyle kurduğu ilişkinin yerine kuirliği, kadınlığı ya da geleneksel güzellik normlarına uymamayı koyduğunuzda da aynı mücadele beliriyor. Katı fikirlerle “öteki”ni dışlayan her topluma bakarak anlatıyor derdini. Bu yükün ağırlığını dengelemek için de komediyi devreye sokuyor. Kuzenini canlandıran Guz Khan ile dizinin başında yakaladığı ritim, klasik ikili komedileri hatırlatacak kadar güçlü. Ancak bölümler ilerleyip biçim değiştikçe, bu ilişkinin yerini de yeni dinamikler alıyor.

Ahmed, sahip olduğu ayrıcalığı Güney Asya kökenli oyuncularla paylaşma arzusunu da gizlemiyor biliyorsunuz ki. Himesh Patel, Rita Arya, Nabhaan Rizwan ve Sagar Radia gibi tanıdık yüzlere irili ufaklı roller vermiş burada da. Hatta tek eksik Dev Patel bile denilebilir. Onu da zekice bir espriyle hikâyeye dahil ederek ekibi tamamlıyor. Başarılarla dolu kariyerinin bu yeni zirvesinde Ahmed, 007’nin beyaz olmayan bir oyuncuya hâlâ ne kadar uzak olduğunu dolaylı yoldan hatırlatırken, ana akımda eksik kalan azınlık temsiline dair bir uyanışı da işaretliyor. Türler arasında gezinme arzusu yer yer seyirci odağını zorlasa da, kardeşi kardeşe kırdıran Batı’nın samimiyetsizliğiyle kurduğu hesaplaşmanın oldukça isabetli olduğunu düşünüyorum. Daha da cesur olmasını isterdim elbette; ama en azından kim olduğunu anlamasına izin vermeyen bir dünyaya kendi yöntemleriyle başkaldırabildiği için bu çabayı kıymetli buluyorum.

Bu yazının ilk versiyonu 3 Nisan 2026 tarihinde Oksijen’de yayımlanmıştır. Metin, Oscar Boy için genişletilerek ve güncellenerek yeniden düzenlenmiştir.

Yorum yazın...Cevabı iptal et

Exit mobile version