Dizi Eleştirisi
Imperfect Women (Mini Dizi) | Klişenin Konforu
Imperfect Women (Mini Dizi) | Yaratıcı: Annie Weisman | Oyuncular: Kerry Washington, Elisabeth Moss, Kate Mara, Joel Kinnaman, Corey Stoll, Leslie Odom Jr., Ana Ortiz, Sherri Saum, Rome Flynn, Jill Wagner, Wilson Bethel, Jackson Kelly, Audrey Zahn, Keith Carradine, Sheryl Lee Ralph | 39~48′ | Apple TV
Apple için daha önce Rose Byrne’lü Physical’a imza atan Annie Weisman’ın yaratıcısı olduğu Imperfect Women‘ın, klişe karakterlerle bezeli bir drama olduğunun altını özellikle çizmek gerek. Bataklıktan çıkıp prensesler gibi yaşayan Nancy ile ona bu imkânları sağlayan kocasının ilişkisindeki boşluklar, hikâye boyunca en tanıdık yerlerden dolduruluyor. Yozlaşmış bir ailenin günah keçisi ilan edilen oğul, karısını kaybetmenin yasını tutarken soluğu her daim ona zaafı olan kadında ve tahmin edileceği üzere alkolde alıyor. Benzer bir yüzeysellik, “kendi ayakları üzerinde duran kadın” anlatısına sıkışan Eleanor’da da karşımıza çıkıyor. Karakterin sterilliği, dizinin ona yüklediği çatışmaları taşımakta yetersiz kalıyor. Dahası, Eleanor’un anlamlı bir zemine oturmayan ilişkiler üzerinden kurulan cinsel hayatı, finale yaklaşırken neredeyse tamamen unutuluyor. Hal böyle olunca, dizinin doğasında bulunan kurmaca kokan klişeleri derinleştirme fırsatı da heba ediliyor. Yine de üçüncü ve son parçaya gelindiğinde, Mary’nin sahneye çıkışıyla Imperfect Women ilginç bir forma bürünmeyi başarıyor.
Elisabeth Moss’un canlandırdığı Mary için de benzer zayıflıkları sıralamak mümkün. Genç yaşta hamile kaldığı profesörüyle apar topar evlenmiş, iyi bir yazar olma ihtimali varken ev hayatına sıkışmış, elindekiler sınırlı kalınca da zengin arkadaşını kıskanmakla yetinmek zorunda kalmış bir karakter bu. Annelik, Mary’yi tanımlayan neredeyse tek şey ve o da gidip gelen bir ağrı kesici bağımlılığıyla bunu riske atmanın eşiğinde. Yani tam olarak artık fazlasıyla aşina olduğumuz “sırlarla dolu Amerikalı ev kadını” prototipi. Ancak onun hikâyesiyle birlikte Imperfect Women, uzun süreli arkadaşlıkların karmaşık doğasına dair daha ilginç bir panorama kurmayı başarıyor. Koşulsuz sevgiyi aşındıran sınıfsal farklar ve yetiştirilme biçimlerinin yarattığı çatlaklara, derinlikli olmasa bile sahici bir temas yakalıyor. İlginç olan şu ki, Moss’u bugüne kadar oynadığı karakterlerin neredeyse birebir varyasyonu sayılabilecek bu rolde çok iyi parlarken izliyoruz. Kate Mara’nın içe kapanık, Kerry Washington’ın ise zaman zaman başka bir frekanstan yayın yapan abartılı performanslarının yanında hem Moss’un oyunu hem de Mary’nin dramatik ağırlığı giderek büyüyor. Bu noktada dans partneri Corey Stoll’u da anmadan geçmemek gerek. Başta tali bir figür gibi duran Howard’ın devreye girişi, cinayetin etrafındaki merakı da ciddi biçimde artırıyor.
Girişte Big Little Lies’ı anmamın bir diğer nedeni de, domestik şiddeti ele alışındaki başarının bu tür adaptasyonlara da sirayet etmiş olması. Elbette, anlatının doğası gereği pembe dizi tonuna yaklaşan bir “sırlar çemberi” içinde, hayatın bir oyuna dönüştüğü rollenmelerle karşı karşıyayız. Ancak üç farklı bakış açısına yaslanan yapı, gereksiz yan karakterlerle oyalanmamayı başararak derdini daha doğrudan iletebiliyor. Öte yandan dizinin bazı durakları bilinçli biçimde pas geçtiğini de kabul etmek gerek. Eleanor’un siyah bir kadın olarak beyaz bir erkekle ilişkisinin ailesi üzerindeki etkisi, yalnızca yüzeysel bir değinmeyle bırakılıyor. Tüm bu eksiklerine rağmen Imperfect Women, sürprizden ziyade tanıdıklıkla ilerleyen, yer yer mübalağalı karakter tanımlarına yaslanan, haftalık takibe uygun “eski usul” bir drama. Seyircisini zorlamadan ilerleyen bu yapı, bir yandan da prestijli televizyon oyuncularını bir araya getirmesi sayesinde işlevini yerine getiriyor. Bu yüzden elindeki zengin malzemeyi sonuna kadar değerlendirememesini çok da dert etmiyoruz.
Pingback: Altın Rapor: Altın Palmiye'den Emmy Masalarına (18 - 24 Mayıs) - Oscar Boy