TV
Ben Hepsini İzledim: Disney+ (Kanal Turu #2)
Beni şaşırtmaktan hiç vazgeçmiyorsunuz sevgili Oscar Boy okuyucuları. Kimse okumasa bile televizyon sezonu üzerindeki hakimiyetimi yazıya dökmek için BBC ile başlattığım “Ben Hepsini İzledim” kanal turu, beklediğimden çok daha güzel bir ilgiyle karşılaştı. Ben de hiç ara vermeden Disney+ ile devam edeyim dedim. O Podcast kanalındaki solo işim Biricik Emmycik’in de aynı amaca hizmet eden bir televizyon rehberi olduğunu hatırlatarak dijital platformlar için kurdeleyi kesiyorum. Bugün Disney+ kitaplığından yedi yapım var gündemimde. Yıllar sonra geri dönen Malcolm in the Middle ve Scrubs başta olmak üzere sezonun ilk yarısından Only Murders in the Building, Chad Powers, The Lowdown ve Murdaugh: Death in the Family’i konuşacağım. Bir de sezonunu yeni kapatmış Abbott Elementary‘i anmadan olmaz.
Öncesinde yıl boyunca yazdığım Disney+ dizilerine ve bu yazıda pas geçeceklerime de kısaca değinmem gerek. Son birkaç yıldır olduğu gibi Emmy takvimini The Bear ile açtık. Final sezonuna doğru ilerleyen bu “komedi görünümlü travma draması”nı bir kenara bırakıp, daha fazla insana ulaşmasını istediğim Alien: Earth’ün reklamını yapmak daha anlamlı olabilir. Yaratıklı evrenin kurallarını kurcalayan bu yeni yapımın ardından, Marvel etiketi taşıdığına inanmakta zorlanacağınız kadar tuhaf ve özgün Wonder Man’e de uğramanızı öneririm. Hem Yahya Abdul-Mateen hem de Ben Kingsley, süper güçlerini sır gibi saklayan oyuncu heveslisi bir adamın hikâyesinde döktürüyor.
Ryan Murphy fabrikasının son ürünleri The Beauty ve Love Story de platformda. Biri güzellik endüstrisine abartılı bir taşlama, diğeri doksanların en ikonik aşklarından birine odaklanıyor. Kennedy ailesinin “gerçeği yansıtmıyor” diye içerlemesine bakmayın. Bir zengini sinirlendirirken diğerine para kazandıracağınız bir seyirlik kesinlikle. Üstelik Sarah Pidgeon’ın ufukta görünen Emmy zaferine de erkenden hazırlanmış olursunuz. Bu arada Oksijen’den Oscar Boy’a taşıdığımz Paradise’ın ikinci sezonuyla ilgili yazımı unutmayayım. İlginç bir fikri pembe dizi refleksleriyle işleyen yapımın yeni sezonunda Julianna Margulies’i izleyeceğiz. The Good Wife aşkına yine sahadayız!
Bunların dışında, The Handmaid’s Tale’ın devamı niteliğindeki The Testaments’ı merakla bekliyorum ama yazmak için sezon finalini bekleyeceğim. The Twisted Tale of Amanda Knox prodüksiyon olarak fazla zayıf, English Teacher yaratıcı ekibi etrafındaki taciz iddiaları nedeniyle problemli, Family Guy ise tamamen alışkanlıkla takip ettiğim için fazlasıyla sıradan kaldığından bu turda kendilerine yer yok. Biz doğrudan bugünün altı kurbanına geçelim…
SCRUBS | Kaldığı Yerden
Yaratıcı: Bill Lawrence | Oyuncular: Zach Braff, Sarah Chalke, Donald Faison, Judy Reyes, John C. McGinley, Robert Maschio, Christa Miller, Neil Flynn, Phill Lewis, Vanessa Bayer, Joel Kim Booster, Ava Bunn, Jacob Dudman, David Gridley, Layla Mohammadi, Amanda Morrow, Lisa Gilroy, Rachel Bilson | 10 Sezon (191 Bölüm)
Nostaljiye sığınıp korumacı davranmayacağımı biliyorsunuz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Scrubs, yeni çağla ilişkisini o kadar kendine has yerlerden kuruyor ki hiç yabancılık çekmiyoruz. Komedinin ve çalışma hayatının geçirdiği dönüşüm, dizinin evrenine şaşırtıcı bir doğallıkla yerleşmiş, muadillerindeki o plastik tondan eser yok. Yine de 9 bölümlük kısa sürede yeni karakterlerle bağ kuramıyoruz ve hatta çoğu zaman birbirine karıştırıyoruz çömezleri. Neyse ki kalanı konfor alanına geri dönmekten ibaret bu buluşmanın. Zach Braff ve Donald Faison abanıyor, Sarah Chalke ile Judy Reyes dizinin hâlâ medikal bir hikâye olduğunu hatırlatıyor, John C. McGinley ise en başta ve sonda görünüp dengeyi kuruyor. Olası 11. sezon için Google alarmım şimdiden açık. Doyamadım asla eski dostlarıma.
MALCOLM IN THE MIDDLE: LIFE’S STILL UNFAIR | Ritim Neydi? Ritim Emekti
Yaratıcı: Linwood Boomer | Oyuncular: Frankie Muniz, Jane Kaczmarek, Bryan Cranston, Justin Berfield, Christopher Masterson, Keeley Karsten, Vaughan Murrae, Kiana Madeira | Mini Dizi (4 Bölüm)
Bryan Cranston’ın canlandırdığı baba orijinal yapımda da en çok kahkahayı sağan isim olduğundan bu konuda bir değişiklik yaşanmamasına şaşırmıyoruz elbette. Malcolm in the Middle: Life’s Still Unfair, yeni karakterleri sevdirme konusunda Scrubs’tan daha başarılı bile sayılabilir. Ama dizi, eskiyle yeniyi birbirine kaynaştıracak o görünmez hattı kuramıyor. Muniz’in zayıf performansına yaslanan yapı, dördüncü duvarın her yıkılışında izleyiciyi koparıyor. Dewey’nin sürekli laptop üzerinden alakasız biçimlerde sohbete dahil olması, Reese’e yazılan hikâyenin havada kalması ve ailenin geri kalanının figürana indirgenmesi derken, dizi kendi kuyruğunu kovalamaya başlıyor. “Zaten orijinali de meselesizlik üzerineydi” denebilir. Doğru ama o absürtlüğün arkasında kusursuz bir ritim vardı. Burada ise sürekli tökezleyen, metnin ağırlığını taşıyamayan bir tempo problemi var.
THE LOWDOWN | Hakikatin İzinde
Yaratıcı: Sterlin Harjo | Oyuncular: Ethan Hawke, Keith David, Kaniehtiio Horn, Ryan Kiera Armstrong, Jeanne Tripplehorn, Macon Blair, Scott Shepherd, Tim Blake Nelson, Tracy Letts, Michael Hitchcock, Kyle MacLachlan, Tom McCarthy | 1 Sezon (8 Bölüm)
Harjo, yalın görünen anlatısının arkasına yine geniş bir toplumsal panorama yerleştiriyor. The Lowdown, küçük kasaba Amerika’sında güç ilişkilerini, yerleşik düzenin yarattığı çürümeyi ve o düzenin sessizce büyüttüğü karanlığı anlatıyor. Bunu güncel politik başlıklara yaslanarak değil, Amerikan tarihinin yükünü ve hesaplaşma ihtiyacını merkeze alarak yapıyor hem de. Bu tercih de diziyi zamansız bir atmosfere taşıyor. Kraldan çok kralcı küçük adamların borusunun öttüğü o küçük kasabalardaki yolsuzluğu ve güce tapanların aslında ne kadar da büyük bir canavarı beslediğine dair bir hakikat örgüsü. Ethan Hawke’ı da binbir çeşit perişan durumun içerisine sokarak elbette… Tüm batağına rağmen Raybon’u bu topraklara bağlayanın tarih olduğunu söylüyor dizi. Ata değil, ana değil, tarih. O haydutlar için de bu diyardan gitmek yerine, bu diyarı o haydutlara dar etmek düşüyor bu durumda esas adamımıza. Anlayana…
CHAD POWERS | Doubtfire Sahada
Yaratıcı: Glen Powell, Michael Waldron | Oyuncular: Glen Powell, Perry Mattfeld, Quentin Plair, Wynn Everett, Frankie Rodriguez, Steve Zahn, Toby Huss, Clayne Crawford | 1 Sezon (6 Bölüm)
Powell’ı Ryan Murphy’nin Scream Queens dizisinden tanıyanlar komedi kaslarının farkındadır. Burada o fiziksel mizahı sonuna kadar kullanıyor. Spor tarafında da donanımlı olduğunu kanıtlama hevesi bence Chad Powers‘ın tek ve en büyük zayıflığı. Açık konuşalım; gülmek için izlediğimiz bir işte, okyanusun bu tarafında ne için koştuklarını bilmediğimiz Amerikan futbolu sporcularının teknik jargonunu dinlemeye hiç ihtiyaç duymuyoruz. İkinci sezonda bu fazlalıklar budanırsa işleyebilir. Ama bu kılık değiştirme hikâyesi zaten tüm kartlarını açmış gibi. Russ oğlumuz dersini aldı mı? Evet. Hoşlandığı kadın her şeyi anladı mı? Ona da evet. Babasıyla ilişkisinde bir ilerleme kaydetti mi? Evet. Daha ne anlatacak? Glen Powell’ı bu noktadan sonra sahada değil, yeniden beyazperdede görmek daha mantıklı.
ABBOTT ELEMENTARY | Otomatik Pilot
Yaratıcı: Quinta Brunson | Oyuncular: Quinta Brunson, Tyler James Williams, Janelle James, Lisa Ann Walter, Chris Perfetti, William Stanford Davis, Sheryl Lee Ralph, Jerry Minor, Luke Tennie, Taylor Garron, Zack Fox, Lela Hoffmeister, Marcello Arguello, Matthew Law | 5 Sezon (93 Bölüm)
Tıpkı Modern Family’de olduğu gibi aynı dinamikleri fazla zorlamaya başladı Abbott Elementary. Ana kadroyu bu kadar sıkı tutup yeni karakterlere alan açmaması da bu yorgunluğu büyütüyor. Evet, tutmuş kimyayı bozmak istememek artık herkesin ana karaktere dönüştüğü bir kalabalığı daha da büyütmemek arzusu anlaşılır. Ama biraz temiz hava şart. Amerikan eğitim sistemi ve federal hükümetin sağladığı kaynaklarla ilgili her soruna değindiniz. Irk ve sınıf sorunlarının okul bahçesinde nasıl karşılık bulduğunu her açıdan özetlediniz. Hayatın tamamının ebeveynlerle olan ilişkimizin temellerinden geçtiğini de defalarca anlattınız. Artık biraz yön değiştirme zamanı. Ne bileyim, birkaç sene ileriye gidelim. Bir düğün olsun, biri beklenmeyeni yapsın, şu otomatiğe bağlamış sitcom hissi dinsin lütfen. Aklımızda tek bir bölümün dahi kalmamış olması bu sezondan, normal değil.
ONLY MURDERS IN THE BUILDING | Selena’ya Rağmen
Yaratıcı: Steve Martin, John Hoffman | Oyuncular: Steve Martin, Martin Short, Selena Gomez, Michael Cyril Creighton, Meryl Strreep, Da’Vine Joy Randolph, Téa Leoni, Bobby Cannavale, Teddy Coluca, Dianne Wiest, Renée Zellweger, Christoph Waltz, Logan Lerman, Jackie Hoffman, Beanie Feldstein, Keegan-Michael Key, Richard Kind, Nathan Lane | 5 Sezon (50 Bölüm)
Yeni sezonda Londra’ya gitmeye hazırlanan dizi (Not al Abbott!), zaten hiçbir zaman olay örgüsünün kusursuzluğu ya da anlatısının zekâsıyla öne çıkan bir iş olmadı. Buradaki tek enteresan şey, komediyi etüt etme biçimi. Martin Short ve Steve Martin, öyle büyük iki usta ki sırf onlara odaklanıp etrafındaki tüm gürültüye kulaklarımızı tıkayabiliyoruz. Ancak bu sezon yıldız konuk oyuncuların etkisi zayıflayınca, o “kahkaha garantisi” de sarsıldı ne yazık ki. Tabii ki de bu iki usta komedyenin eşi benzeri olmayan uyumuyla Renée Zellweger’ın kütük yutmuş oyununa, Dianne Wiest’in hiçbir zaman anlamlandıramadığım uzun eslerine katlanabildik. Ama soru hâlâ aynı: Bu Selena Gomez nedir yahu?
MURDAUGH: DEATH IN THE FAMILY | Katil Var!
Yaratıcı: Michael D. Fuller, Erin Lee Carr | Oyuncular: Jason Clarke, Patricia Arquette, Johnny Berchtold, Will Harrison, Gerald McRaney, Brittany Snow, J. Smith-Cameron, Noah Emmerich, Tyner Rushing, Kathleen Wilhoite, Tommy Dewey | Mini Dizi (8 Bölüm)
Bu türde benim için kritik eşik net: Anlatının suçlularla empati kurmaya zorlamaması. Murdaugh bu çizgiyi dikkatle koruyor. Karakterlerine çok mesafeli bir dizi mi? Hayır. Ama güç sağlayan koltuklara ataları sayesinde oturmuş tiplerin, mesnetsiz özgüvenleriyle yarattıkları terörü iyi bir ışıkta gösterme gayretine de girişmiyor asla. Bunu çok içeriden bakarken başarabilmesi büyük mesele. Tabii ki de herkes gibi sekiz bölümü biraz fazla buldum ben de bu olaylar için. Ancak bu gerçek olmalarından sebep orijinallikleri daha da büyük şaşkınlık yaratan karakterlerle daha fazla vakit geçirmek istemiş olmasını da anlıyorum yaratıcıların. Keşke oyuncularını Emmy listelerinde de görsek.
Ben Hepsini izledim serisi devam edecek…
Ozan Utku Gezen
1 Mayıs 2026 at 15:22
Scrubs için 2. sezon onayı geldi.