Altın Rapor

Altın Rapor: Venedik Sessiz, Toronto Hazır (20 – 26 Temmuz)

Yayınlandı

on

Venedik bu yıl heyecanımızı kursağımızda bıraktı ama neyse ki Toronto hızla imdadımıza yetişti. Festival takvimleri netleşirken BAFTA ve DGA yeni sezonun tarihlerini açıkladı, Critics Choice da ödül verecek yeni insanlar buldu. Anne Hathaway’in hangi kategoride yarışacağı hâlâ muamma, Neon ise bir filmi daha sessiz sedasız ertelemiş olabilir. Ödül sezonu hızlanırken not almaya devam ediyor, sizi de güncel tutmaya gayret ediyorum yine. Buyrun bakalım Türkiye’nin tek ödül sezonu bülteni Altın Rapor’un yeni sayısına:

Venedik’te sönük seçki

Oscar için mücadele edecek yapımların oyun bahçesine döndü diye şikâyet ettiğimiz 83. Venedik Uluslararası Film Festivali, bu kez de sönük seçkisiyle hevesimizi kursağımızda bıraktı. Ink (Danny Boyle), Wild Horse Nine (Martin McDonagh), Primetime (Lance Oppenheim) ve Bunker (Florian Zeller) haricinde ödül sezonunu hareketlendirecek bir prömiyere rastlayamadığımız programda, Bucking Fastard (Werner Herzog) ve Possible Love (Lee Chang-dong) dışında uluslararası sinema adına da heyecan veren bir prömiyer yok ne yazık ki. Festival direktörü Alberto Barbera ise bu Amerikan filmi eksikliğinin kasıtlı bir tercih olmadığını, pek çok filmin festival tarihlerine yetişemeyeceğini söyleyerek açıkladı. Aaron Sorkin’in The Social Reckoning‘i vizyona sayılı gün kala yeniden sete döndü, David Fincher’ın The Adventures of Cliff Booth‘u ise kişisel sebepler nedeniyle uzayan bir post prodüksiyon süreciyle boğuşuyormuş. 2 – 12 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek festivalde Mike Leigh ve Andrew Haigh’in yeni filmlerinin olmaması da ayrıca üzdü tabii bizi. Bir de böyle düşük profilli bir Venedik deneyimleyelim bakalım. Programın tamamı şurada.

Toronto’ya geri sayım

Cannes ve Venedik gibi uluslararası profildeki festivaller prestijli yönetmenlerin yeni filmlerine ev sahipliği yaparken, Telluride ve Toronto da ödül sezonuna yön vermeye devam ediyor. Kanada’da düzenlenen TIFF’in programı da yine ağzımızı sulandırdı. A Long Winter (Andrew Haigh), Being Heumann (Siân Heder), Elsinore (Simon Stone), I Play Rocky (Peter Farrelly), Prima Facie (Susanna White), Tender Loving Care (Mike Leigh), The Debut (Jesse Eisenberg) ve The Life and Deaths of Wilson Shedd (Tim Blake Nelson) gibi yapımların sezondaki ilk ciddi sınavlarını burada izleyeceğiz. Ayrıca Cannes ve Venedik’ten gelen pek çok film de okyanusun diğer tarafındaki ilk sınavını Toronto’da verecek. Festival, 10 – 20 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek. Geçmişte Hamnet, American Fiction, The Fabelmans ve Belfast gibi yapımların kazandığı Seyirci Ödülü’nün bu yıl kime gideceğini de kapanışta göreceğiz.

Ferit Karahan da Toronto yolcusu

Okul Tıraşı ile Berlin Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü kazanan, Türkiye’de de katıldığı festivallerden ödüllerle dönen Ferit Karahan’ın yazıp yönettiği yeni uzun metrajlı filmi Cinlerin Düğünü, dünya prömiyerini Toronto Uluslararası Film Festivali kapsamında gerçekleştirecek. Film, festivalin Platform bölümüne seçildi. Akademi’nin bu yıl yürürlüğe koyduğu yeni kurala göre Toronto’nun da aralarında bulunduğu altı büyük festivalin ana yarışmalarında büyük ödülü kazanan yapımlar, ülkelerinin resmi Oscar adaylığı sürecinden geçmeden En İyi Uluslararası Film kategorisinde doğrudan Akademi değerlendirmesine alınacak. Yani Cinlerin Düğünü, Platform Ödülü’nü kazanması hâlinde Türkiye’nin resmi aday seçimine ihtiyaç duymadan Oscar yarışına katılma hakkı elde edecek.

Film, yıllar sonra kız kardeşlerinin düğünü için uzak bir Anadolu köyünde yeniden bir araya gelen dört kardeşin hikâyesini anlatıyor. Düğün hazırlıkları sürerken yıllardır bastırılmış aile sırları ve kuşaklar boyunca taşınan travmalar gün yüzüne çıkıyor. Kardeşler, geçmişleriyle ve birbirleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor. Demet Özdemir, Kaan Yıldırım, İlhan Şen, Helin Kandemir ve Sarp Bozkurt’un başrolleri paylaştığı yapımın oyuncu kadrosunda ayrıca Evliya Aykan, Tuba Ünsal, Baki Davrak, Erol Babaoğlu, Kubilay Çamlıdağ, Mine Çayıroğlu, Hakan Salınmış, Barış Hacıhan, Gürhan Altundaşar, Deniz Barut ve Hasibe Eren yer alıyor.

New York’un kapanışı Ava DuVernay’den

25 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek 64. New York Film Festivali’nden de haber var. Festivalin kapanışını Ava DuVernay, 14th isimli yeni belgeseliyle yapacak. DuVernay, on yıl önce çektiği 13th belgeselinde ABD Anayasası’nın köleliği kaldıran 13. maddesini ele almıştı. 14th ise Trump Amerikası’nda, İç Savaş sonrası kabul edilen 14. maddenin nasıl hedef hâline geldiğini konu edinecek. Yine Netflix’le çalışan DuVernay, zamanlamasıyla dikkat çeken bu belgesel sayesinde yeni bir Oscar adaylığı daha alabilir gibi duruyor. 13th de aday gösterilmiş, ancak ödülü O.J.: Made in America‘ya kaptırmıştı.

Anne Hathaway kategori değiştirebilir mi?

Oscar üzerine içerik üreten kalemler arasında açık ara en kötüsü Clayton Davis, yine etkileşim için yazılmış, muhtemelen de stüdyo destekli bir haberle ortalığı karıştırdı. Gündemde bu kez Anne Hathaway’in başrol kategorisinde yarışma ihtimali var. The Odyssey‘nin Penelope’si Hathaway, son birkaç haftadır kariyerinin en güçlü eleştirilerini topluyor. Filmin neredeyse garanti görülen En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerinin yanına başka hangi zaferlerin eklenebileceğini konuşurken, Hathaway’in yardımcı kadın oyuncu dalındaki görece boş yarıştan faydalanabileceğini düşünüyorduk. Ancak şimdi, Samantha Morton’a yer açmak amacıyla kampanyasının başrol kategorisine kaydırılabileceği konuşuluyor. Kadın oyuncu yarışında da şu an için belirgin bir favori yok. Ancak Hathaway’in rolü, Lily Gladstone’un (Killers of the Flower Moon) ve Michelle Williams’ın (The Fabelmans) izlediği yolu takip edecek kadar büyük mü, bundan kimse emin değil. Sosyal medyadaki abartılı tepkilerin ardından önümüzdeki haftalarda, yoğun bir sezon geçiren ve muhtemelen hamileliği nedeniyle aktif kampanya yürütmeyecek Hathaway’in hangi kategoride yarışacağı da netleşecektir.

A Place in Hell ertelenmiş olabilir mi?

Önüne gelen her filmi bünyesine katmasıyla tek bir sinema yılına sığamaz hâle gelen Neon, Noel’de vizyona gireceğini duyurduğu A Place in Hell‘i 2027’ye ertelemiş olabilir. Neden mi? İlk işaret, filmin güz festivallerinin hiçbirine uğramaması tabii. Michelle Williams ve Daisy Edgar-Jones’u buluşturan, bir ceza avukatıyla genç bir avukat arasındaki çekişmeyi anlatan Chloe Domont imzalı gerilimin gişeye de oynayacağı konuşuluyordu. Ancak filmin Instagram’daki resmî hesabından vizyon tarihinin tamamen kaldırılmış olması pek hayra alamet değil. Beş kez Oscar’a aday olup hâlâ heykelciğe ulaşamayan Michelle Williams’la ilgili umutlarımızı bir başka bahara saklayacağız galiba.

BAFTA’da yeni kurallar ve takvim

Britanya Film ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA), 2027’de dağıtılacak ödülleriyle ilgili yeni kuralları ve takvimini duyurdu. En önemli değişikliklerden biri, En İyi Britanya Yapımı Film kategorisinde uzun listenin 15 filmden 20 filme çıkarılması oldu. Aday sayısı yine 10 olarak kalacak; bunların beşi BAFTA üyelerinin oylarıyla, diğer beşi ise jüri tarafından belirlenecek. Oyunculuk kategorilerinde de önemli bir revizyona gidildi. Bugüne kadar yalnızca oyunculuk branşı üyelerinin katıldığı ilk iki tur oylamaya artık kasting branşı üyeleri de dahil olacak. İlk beş isim bölüm üyelerinin oylarıyla belirlenirken, uzun listedeki kalan beş isim jüri tarafından seçilecek.

BAFTA ayrıca yapay zekâ kullanımına ilişkin kurallarını da güncelledi. Yeni yönergede ödüllerin, kullanılan araçlardan bağımsız olarak “insan yaratıcılığını” ödüllendirdiği vurgulanırken, üretken yapay zekâ kullanılan projelerde BAFTA’nın yaratıcı sürece ilişkin ek bilgi talep edebileceği belirtildi. Bunun yanı sıra Çocuk & Aile Filmi kategorisinin adı da Aile Filmi olarak değiştirildi. Önemli tarihleri de hemen not alalım: 2027 BAFTA Film Ödülleri’nin uzun listeleri 7 Ocak 2027’de, adayları 19 Ocak’ta açıklanacak. Kazananlar ise 21 Şubat 2027’de düzenlenecek törenle belli olacak.

Critics Choice ödül vermeye doyamıyor

Film, televizyon, belgesel, reality derken binbir parçaya bölünen Critics Choice, şimdi de Yaratıcı Ödülleri başlığı altında dijital içerik üreticilerini onurlandıracağı yeni bir tören düzenlemeye hazırlanıyor. Altın Küre’nin açtığı yoldan ilerleyen Critics Choice; podcastler başta olmak üzere dijitaldeki senaryolu ve senaryosuz içerikleri değerlendirmeye alacak. Duyurulan 53 kategori arasında Yılın Yaratıcısı, En İyi Podcast Sunucusu, En İyi Sesli Podcast, En İyi Video Podcast, En İyi Komedi Dizisi, En İyi Mikro-Drama Dizisi, En İyi İş Dizisi, En İyi Sağlıklı Yaşam Yaratıcısı ve En İyi İlişki Dizisi Yaratıcısı öne çıkıyor. İlk tören 15 Nisan 2027’de düzenlenecek. Adaylar ise 18 Mart’ta açıklanacak.

DGA takvimi netleşti

Ödül sezonu takviminde tarihleri netleştiren kurumlardan biri de DGA (Yönetmenler Birliği) oldu. 79. kez sahiplerini bulacak DGA Ödülleri’nde 6 Ocak’ta belgesel, televizyon ve reklam kategorilerinin, 7 Ocak’ta ise film ve ilk film kategorilerinin adayları açıklanacak. Tüm kategoriler için çevrimiçi aday oylaması 14 Aralık’ta başlayıp ocak ayının ilk günlerinde sona erecek. Kazananları belirleyecek son tur oylaması ise 7 – 29 Ocak tarihleri arasında yapılacak. Törenin tarihi de 30 Ocak 2027 olarak açıklandı.

Ödüllü oylamada üçüncü aşama

16. Readers Choice Televizyon Ödülleri oylamasında nihayet üçüncü aşamaya geçebildik. Bu turda mini dizi, variety ve reality kategorileri var. Bir kez daha hatırlatayım: Yılın en iyi televizyon işleri için oy kullanan ve herhangi bir aşamada katılım gösteren bir okuyucuma çekilişle 1 yıllık Letterboxd Pro üyeliği hediye edeceğim. Tek yapmanız gereken beni takip ediyor olmak.

Oksijen’de bu hafta

Bu hafta gazeteyi alanlar, Oksijen’in pek şahane eki 02’de Prime Video’nun yeni dizisi Ride or Die hakkında neler yazdığımı okuyabilir. Dijital tarafta ise Disney+’ta izleyebileceğiniz yeni dizi Furious‘ın yıldızları Emmy Rossum ve Lola Petticrew ile dizinin yaratıcısı Elizabeth Meriwether’ın katıldığı Altın Küre basın toplantısından notlarımı paylaştım. Şurada.

Biricik Emmycik’te Heartstopper haftası

Biricik Emmycik’in ekosu bol yeni bölümünde bol bol Heartstopper övdüm; Trying, Ann Droid, Ride or Die ve Project Runway‘den de bahsettikm Dizi seçmeden önce kulak verilecek güvenilir bir rehberiniz olsun diye hep bunlar…

Yorum yazın...Cevabı iptal et

Exit mobile version