Altın Rapor
Altın Rapor: Bu Masada da Yokuz (27 Temmuz – 2 Ağustos)
Her hafta aynı şeyi söylüyorum; ama yine gündem hareketli. Türkiye bir kez daha Oscar yarışında varlık göstermemeyi seçerken Toronto, New York ve Londra cephesinden haberler geldi. Bu sırada Oscar Boy’da da değişim rüzgarları esiyor. Buyrun bakalım haftalık ödül sezonu bülteninizin yeni sayısına:

Türkiye, Oscar yarışında yine yok
Üç Maymun‘la kısa listeye kaldığımız günden bu yana esamemizin okunmadığı Oscar’ın En İyi Uluslararası Film yarışına yine 10-0 mağlup başladık. Sinema alanındaki meslek örgütü temsilcilerinden oluşan 15 kişilik Türkiye Oscar Seçim Komitesi, 17 başvuru arasından Tunç Davut’un yazıp yönettiği, TRT ortak yapımı Kesilmiş Bir Ağaç Gibi filmini Türkiye’nin Oscar adayı olarak belirledi. Antalya ve Ankara’da gösterilip ikisinden de eli boş dönen bu filmin nasıl seçildiği, kurulda isim isim kimlerin yer aldığı ya da hangi yapımların başvurduğuna dair yine hiçbir açıklama yok. Başrollerini Ali İpin, Feyyaz Duman ve Selen Kurtaran’ın paylaştığı yapım, emekli mühendis Refik’in, Suriyeli bakıcısı Nesrin’e iki oğluyla birlikte Avrupa’ya kaçabilmesi için para vermesi ve sonrasında yaşananları anlatıyormuş. Anlattığıyla da kalacak muhtemelen. Ne biz izleyeceğiz, ne de AMPAS. Komiteyi, istikrarlı biçimde kötü seçimler yaptıkları için ayrıca tebrik etmek gerek. Endüstrinin içinde olan, sözde meslek örgütü üyesi bu insanların Oscar’ı bildiğini, bilenlerin de yarıştaki şansımıza göre seçim yapmadığını artık tahmin edebiliyoruz. Geçmiş olsun, bu masada da yokuz.

Hazır Türkiye demişken…
Geçtiğimiz sayıda Ferit Karahan’ın Cinlerin Düğünü ile Toronto’ya gideceğinden bahsetmiştim. Bu hafta da Yeşim Ustaoğlu’ndan haber geldi. Başrollerini Öykü Karayel ve Metin Akdülger’in paylaştığı Artakalan, dünya prömiyerini 74. San Sebastián Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirecek. Daha önce Pandora’nın Kutusu (2008) ile San Sebastián’a giden ve festivalin büyük ödülü Altın İstiridye’yi kazanan Ustaoğlu, İlyas Salman’ın da rol aldığı Artakalan‘da, yaratma gücünü ve yaşama sevincini yitirmeye başlayan bir şairin başka bir yaşam ihtimalinin peşine düşmesini anlatıyor.

Bir haber de Booker’dan!
Prestijli edebiyat ödülü Booker’ın uzun listesi açıklandı. Aralarında Douglas Stuart ve Elizabeth Strout gibi sevdiğimiz yazarların da bulunduğu listede tabii ki Kenan Orhan’ın adı dikkat çekiyor. Kansas’ta yaşayan Türkiye kökenli yazarın The Renovation adlı romanı, İtalya’da yaşayan psikolog Dilara’nın, demans hastası babasına bakabilmek için evini yeniden düzenleme çabasını anlatıyor. Tadilat tamamlandığında banyo yerine Silivri Cezaevi hücrelerinin birebir kopyasının inşa edildiğini gören Dilara, bu can sıkıcı durumu düzeltmeye çalışırken İstanbul’a bağlanan gizemli bir geçit keşfediyor. Orhan’a bol şans dileyelim; kitabı da hızlıca edinip okumaya başlayalım.

Oscar Boy yenileniyor
Yeni sezona hazırlanırken yazı da boş geçirmedim ve her ay kendi rekorlarını egale eden gözbebeğim Oscar Boy’un pek çok sayfasını yeniledim. Oscar ve Emmy tahminlerinden 2026 Filmleri bölümüne, ödüllerden Uyus Zevkler sayfasına kadar pek çok bölüm yeni görünümüne kavuştu. Ufak tefek dokunuşlarla Eylül başına kadar Oscar Boy’un çehresini tazelemeye devam edeceğim. Madem blog kimliğimizi geride bıraktık ve yepyeni bir okur kitlesi tarafından gerçek bir sinema sitesi olarak kabul gördük, biz de kendimize çeki düzen verelim, oğlumuzu 2015’ten 2026’ya taşıyalım. Ne de olsa 21 Eylül’de 17 yaşına girecek.

Elsinore’dan ilk görsel
Hakkında şahane dedikodular dolaşan Elsinore‘dan ilk görsel geldi. 70. BFI Londra Film Festivali’nin açılış gecesinde gala filmi olarak gösterilecek yapım, Chariots of Fire ile tanıdığımız aktör Ian Charleson’ın son günlerini anlatıyor. Simon Stone’un yönettiği, Pride ile kalbimizi kazanmış Stephen Beresford’un yazdığı Elsinore, Londra’daki Ulusal Tiyatro’da Hamlet ile hayatının performansını sergilemeye hazırlanırken AIDS’le boğuşan aktörün yaşadıklarına odaklanacak. Andrew Scott’ın ödül koktuğu söylenen performansının yanı sıra Olivia Colman, Billie Piper, Johnny Flynn, Joe Locke, Adeel Akhtar ve Peter Mullan’ı da izleyeceğiz.

Behemoth!, New York’ta prömiyer yapacak
Telluride ya da Venedik’e uğraması beklenen Behemoth!’un hepsini es geçerek dünya prömiyerini 64. New York Film Festivali’nde yapacağı açıklandı. Pedro Pascal’ın Oscar yarışına dahil olmaya çalışacağı yapım, hayatının parçalarını toplamaya çalışan bir çellist üzerinden, film müziklerine ömrünü adamış artizanları baş tacı edecek. Eski sevgilisiyle çalkantılı ilişkisini geride bıraktıktan sonra Chicago’daki orkestrasından da ayrılıp Los Angeles’a, film müziği kaydetmek üzere dönen Alex rolündeki Pascal’a Olivia Wilde, Eva Victor, Hank Azaria ve Will Arnett eşlik ediyor. Filmin, Bourne serisi, Andor ve Michael Clayton ile tanıdığımız Tony Gilroy tarafından yazılıp yönetildiğini de hatırlatayım.

Toronto ve Televizyon Akademi’sinden özel ödüller
Bu yıl 10-20 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Toronto Uluslararası Film Festivali, her yıl festival kapsamında düzenlenen TIFF Tribute Ödülleri sahiplerini açıklamaya başladı. Bu yılın onurlandırılacak ilk isimleri Penélope Cruz, Isabelle Huppert, Rosalind Eleazar, Lee Chang-dong ve Siân Heder oldu. Oscar ödüllü Penélope Cruz, Javier Calvo ve Javier Ambrossi imzalı La bola negra ile Florian Zeller’ın yeni filmi Bunker’ın dünya prömiyerleri için Toronto’ya gelince ödüllendirilecek. Fransız sinemasının yaşayan efsanelerinden Isabelle Huppert, All About Corinne filmiyle festivale katılırken, Chris Rock’ın yönettiği Misty Green’in yıldızı Rosalind Eleazar ile birlikte TIFF Tribute Performans Ödülü’nün sahibi olacak. Festivalin yönetmenlik onur ödülü olan TIFF Ebert Yönetmen Ödülü ise Burning ve Secret Sunshine gibi filmleriyle tanınan Güney Koreli usta yönetmen Lee Chang-dong’a verilecek. Yönetmen, yeni filmi Possible Love ile Toronto’da olacak. Açılış filmi Being Heumann’ın yönetmeni, Oscar ödüllü CODA’dan tanıdığımız Siân Heder da sinemanın toplumsal etkisini öne çıkaran TIFF Medyada Etki Tribute Ödülü ile onurlandırılacak.
ATAS (Televizyon Akademisi) ise 78. Emmy Ödülleri kapsamında bu yılın Bob Hope Yardımseverlik Ödülü’nün sahibi olarak Michael J. Fox’u seçti. Akademi, oyuncu, yazar ve aktivistin Parkinson hastalığı araştırmalarına ve farkındalık çalışmalarına yaptığı dönüştürücü katkılar nedeniyle ödüle layık görüldüğünü açıkladı. Ödül, 14 Eylül Pazartesi günü düzenlenecek Emmy Ödülleri ana töreninde takdim edilecek. Bu sene Apple TV dizisi Shrinking‘deki performansıyla En İyi Konuk Erkek Oyuncu (Komedi) dalında aday edilen Fox’un kariyerinde toplam 19 Emmy adaylığı, 5 ödül var. Bu haberin bizi en çok ilgilendiren kısmı ise yayıncı kuruluş NBC’nin, mini dizi dallarındaki birkaç kategoriyi sırf 100. yıl kutlamaları nedeniyle Creative Arts gecesine kaydırmışken, bu özel ödülü ana geceye yerleştirmesi. Tepki çeken kararlarının, bu haberden sonra daha da fazla eleştirileceğine eminim.

Readers Choice oylamasında sona doğru
16. Readers Choice Televizyon Ödülleri’nin adayları belli oldu! Oscar Boy okurlarından gelen oylarla bu yılın en çok adaylık alan dizisi, 12 adaylıkla The Pitt oldu. Onu Widow’s Bay (9), Hacks (8), Pluribus (8) ve Half Man (7) takip etti. Orijinal yayın platformlarına göre hazırladığım dağılımda ise zirve, 50 adaylıkla HBO’nun oldu. Apple TV 33, Netflix 19 ve Hulu ise 13 adaylıkla listenin öne çıkan diğer platformları arasında yer aldı. Şimdi sıra kazananları belirlemekte… Oylama 9 Ağustos gecesine kadar devam edecek. Aday belirleme aşamasında oy kullanmamış olanlar da merak etmesin; Letterboxd Pro çekilişine katılabilmek için yarışmanın herhangi bir aşamasında oy vermiş olmanız yeterli. Hadi bakalım, şansınız bol olsun! Buyrun sandık başına.

Elli yıl sonra gelecek birleşme
1977’de yollarını ayıran NATAS (Ulusal Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi) ile Emmy Ödülleri’ni dağıtan ATAS (Televizyon Akademisi), 50 yıl sonra yeniden birleşebileceklerini duyurdu. NATAS ve ATAS yönetim kurulları, birleşik bir Akademi oluşturmanın yollarını araştırmak ve gelecekte denetlenecek ödül törenlerini birlikte ele almak için oy kullandı. NATAS, aslen 1955 yılında Los Angeles ve New York merkezli şubelerin birleşmesiyle kurulan bir kurum. Ancak Los Angeles şubesi 1977’de ayrılarak bugün bildiğimiz Televizyon Akademisi’ni oluşturdu. NATAS; Gündüz Kuşağı, Spor, Haber, Belgesel, Çocuk ve Aile Emmy Ödülleri’ni düzenlemeye devam ederken Primetime Emmy’den ATAS sorumlu kaldı. Böyle bir birleşmenin gerçekleşmesi hâlinde ödül oylamalarının çok daha geniş bir seçmen kitlesine açılması, bildiğimiz Emmy kimliğinin de değişmesine yol açabilir. Tıpkı SAG-AFTRA örneğinde olduğu gibi, gelişmeleri takipteyiz.

Adana’da jüri başkanı Zuhal Olcay
26 Eylül – 4 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi açıklandı. Bu yıl jüriye usta oyuncu ve şarkıcı Zuhal Olcay başkanlık edecek. Ana yarışma jürisinde Olcay’a eşlik edecek isimler ise şöyle: Oyuncu Şebnem Bozoklu, oyuncu Salih Bademci, yönetmen Erdem Tepegöz, senarist Nilgün Öneş, görüntü yönetmeni Gökhan Tiryaki ve sinema yazarı/akademisyen Ayça Çiftçi. Festival kapsamında Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Belgesel Film Yarışması ve Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması başvuruları festivalin resmî internet sitesi üzerinden devam ediyor. Uluslararası Kısa Film, Ulusal Kısa Film, Ulusal Öğrenci Kısa Film ve bu yıl çok gereksiz bir şekilde festival programına dahil edilen Ulusal Yapay Zekâ Kısa Film Yarışması bölümü başvuruları ise FilmFreeway üzerinden kabul ediliyor. Bu yapay zekâ filmleri fikrini ortaya atan ve uygulanmasına izin veren herkesin isimleri paylaşılsa keşke… Neyse, eğer aranızda başvurmak isteyen varsa, son tarihin 17 Ağustos olduğunu ekleyeyim.
O Podcast’te iki bölüm birden
Türkiye’nin en çalışkan sinema podcast kanalında bu hafta iki bölüm vardı. O Podcast’te Seda’yla The Odyssey‘i enine boyuna konuştuk; hem sinema hem de Oscar gündemine değindik. Solo podcast çalışmam Biricik Emmycik’te ise yaz ekranından Furious, Lucky, President Curtis ve Dancing with the Stars: The Next Pro‘ya değindim. Bu hafta yeni bölüm olmayacağını da haber vereyim. Ufak bir mola alıyorum. 11 Ağustos’ta yeni Biricik Emmycik, 13 Ağustos’ta ise yeni O Podcast bölümünde görüşürüz.
Haftanın fragmanları
Sony Pictures Classics’in mutlak surette kampanya yapacağı Rinko Kikuchi’li Ha-Chan, Shake Your Booty! ile, hakkında olumlu dedikodular dolaşırken bir anda uyarlandığı romanın yazarı tarafından “berbat bir deneyim” olarak nitelendirilip gündeme oturan Children of Blood and Bone‘dan fragmanlar geldi. İlk gösterimini Sundance’te yapan Ha-Chan, Shake Your Booty!, Tokyo balo sahnesinde dans eden bir çiftin yaşadığı trajedinin ardından, Haru isimli dansçının arkadaşları tarafından yeniden sahneye dönmeye ikna edilmesini ve yeni eğitmenine karşı hissetmeye başladıklarını konu alıyor. Tomi Adeyemi’nin çok satan romanından uyarlanan Children of Blood and Bone ise sömürge öncesi Batı Afrika’da geçen fantastik bir hikâye. Acımasız Kral Saran’ın büyüyü ortadan kaldırarak Orïsha Krallığı’nda kurduğu baskı düzeninin ardından, büyüyü yeniden geri getirmeye çalışan Zélie Adebola’nın mücadelesini anlatıyor.
Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



















