Altın Rapor
Altın Rapor: Güz Festivallerinde İkinci Perde (7 – 13 Eylül)
Venedik’ten gelen sürpriz Altın Aslan’ın ardından gözler bu kez Toronto’ya çevrilirken, Emmy Ödülleri de bu gece yarısı sahiplerini bulacak. Bir yandan sonbaharın büyük festivallerinden ilk Oscar sinyallerini toplamaya, diğer yandan sezonun yeni iddialı yapımlarını radarımıza almaya devam ediyoruz.

Venedik’te sürpriz final
83. Venedik Uluslararası Film Festivali, cumartesi akşamı düzenlenen kapanış töreniyle sona erdi. Eleştirmenlerden tam not alan Possible Love, Jüri Büyük Ödülü’ne layık görüldü. Bu sene yarışta La bola negra ile varlık göstermeye çalışacak Netflix’in artık Lee Chang-dong kampanyasına da abanması şart gibi duruyor. Oscar ödüllü No Other Land belgeselinin yönetmenlerinden Yuval Abraham ve Rachel Szor’un çektiği NAZA, Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü. Seçkinin tek bir kadın yönetmen tarafından çekilen yegâne filmi Woman Unknown ise bu sene Altın Aslan’ı alan yapım oldu. Biliyorsunuz, Akademi sezonun başında altı büyük festivalin en önemli ödülünü alan yapımın, ülkesinin başvurusuna gerek kalmaksızın En İyi Uluslararası Film kategorisinde değerlendirmeye alınacağını duyurmuştu. Woman Unknown böylece Fjord (Cannes), Sarı Zarflar (Berlin) ve Shame and Money‘e (Sundance) katılmış oldu. Film aynı zamanda kadın oyuncu ödülünü alırken John Malkovich de Wild Horse Nine‘daki muhtemelen Oscar’a aday edilecek performansıyla En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. Kazananların tamamına şuradan ulaşabilirsiniz.

Bu gece, Emmy gecesi!
Üzücü bir şekilde bu defa pazartesi gecesi yapılacak Emmy Ödülleri için geri sayımda 24 saatin altına düştük. TSİ 03.00’te başlayacak törende The Pitt, Pluribus, Widow’s Bay, Hacks gibi sevdiğimiz pek çok yapım altın heykelciklerle buluşacak. Ne yazık ki Türkiye’de bir yayıncısı yok. Son birkaç yıldır olduğu gibi şu şahane siteden takip edebilirsiniz töreni: Award Show Streams. Biriyle paylaşırsanız da Oscar Boy yolladı dersiniz. I want Cersei to know it was me.

Festivallerde sıra Toronto’nun
Güz festivallerinde sıra Toronto’ya geçti. 20 Eylül’de sona erecek festival, cuma akşamı CODA‘nın yönetmeni Sian Heder’ın yeni filmi Being Heumann ile açıldı. Ana akım sinema kodlarına sıkı sıkıya bağlı bir biyografi olduğu söyleniyor. Başrolü Ruth Madeley’e de övgüler yağdırılmış. Ama özellikle En İyi Kasting kategorisi için erken bir favori diyebiliriz filme. Heder, birbirinden yetenekli engelli oyuncuları bir araya getirmiş. Tabii bizim asıl merak ettiğimiz, Filistin konusunda hiç susmayan pek şahane insan Mark Ruffalo’nun bu filmle Hollywood tarafından nasıl karşılanacağı.
Rocky filminin yapım sürecini anlatan I Play Rocky ile ilgili olarak da festivalin ortalama izleyicisi havalara uçsa da eleştiriler korkunç. Daha evvel The Offer dizisinde de Al Pacino’yu canlandıran ve bu filmde ise Sylvester Stallone’a hayat veren genç aktör Anthony Ippolito epey beğenildi ama. Belki onu bir yerlerde aday olarak görürüz. Epey bel bağladığımız, Jodie Comer’ın şahane performansıyla hafızalara kazınmış tiyatro oyunu Prima Facie‘nin Cynthia Erivo’lu beyazperde uyarlaması ise epey kötü çıktı. Erivo’yu beğenenler var ancak herkes senaryosunun zayıflığından dem vuruyor. Chris Rock’ın Rosalind Eleazar ile çalıştığı Misty Green’e de genel olarak “dağınık” tepkisi geldi.
Bunların aksine Club Kid ve The Debut‘nun Toronto gösterimlerinin olağanüstü geçtiğini söylemek gerek. İki filmin de seyircide karşılığını bulması, En İyi Film adaylığı ihtimalini daha da güçlendiriyor. A24 eğer bu ikisine odaklanırsa The Invite ve You Can See Everything‘e ne olacak, merak ediyorum.

Hasret sona eriyor
Çekimleri 2022’de tamamlanmasına rağmen finansal sebeplerden bir türlü seyirci karşısına çıkmayan, Eugene O’Neill’ın Pulitzer ve Tony ödüllü oyunu Long Day’s Journey Into Night uyarlaması nihayet vizyona giriyor. Hemen bu ay içerisinde ABD’de gösterime girecek yapımın başrollerinde Jessica Lange, Ed Harris, Ben Foster ve Colin Morgan yer alıyor. Üç yıl üst üste erken Oscar tahminlerime almama rağmen sürekli rafa kaldırıldığı için bu sene bahsini geçirmemiştim ama nihayet şeytanın bacağını kırabilirler. Lange hayranları hâlâ umutlu. Unutulmasın ki ikinci Oscar’ını aldığı Blue Sky filmi de dağıtımcı iflas edince seyirciyle buluşmak için dört yıl beklemek zorunda kalmıştı. Tarih tekerrür edebilir mi gerçekten?

19. Asya Pasifik Ödülleri’nin adayları açıklandı
Bu yıl 19. defa düzenlenecek Asya Pasifik Ödülleri’nin adayları belli oldu. 30 Ekim’de sahiplerini bulacak ödüllerde All of a Sudden ve Elephants in the Fog üçer adaylık aldı. Ayrıca aday listesinde Türkiye ortak yapımlarından Guria ve 32 Meters da var. Tam listeye haber sayfasından ulaşabilirsiniz.
O Podcast’te mevzu derin
Seda’yla artık haftalık kayıt düzenine geri döndük. Tempomuzu artırmaya da güz festivallerini konuşarak başladık. Mubi Fest’te izlediklerimizin üzerine Telluride ve Venedik’in özetini çıkardık. Abone olmayı unutmuyoruz, değil mi?

O2’de bu hafta
Oksijen sevdalılarının okumaktan daha çok keyif aldığını gizlemekte sıkıntı çektikleri ek gazete O2’de bu hafta, Esra Dermancıoğlu’nun bağımlısı olduğum YouTube programı “Neden Esra?“yı yazdım. İzlemeyenlerin neler kaçırdığını bir bir sıraladım yazımda, koşun!
Haftanın fragmanları
Ödül sezonu başlarken radarımıza giren fragmanların da sonuna yaklaşıyoruz artık. Ama yine bizi heyecanlandırmaya yetecek kadar bereketli. Geçtiğimiz hafta başında Telluride’da yaptığı sürpriz prömiyerle herkesin radarına giren yeni Nathan Fielder belgeseli You Can See Everything listenin başını çekiyor. Fielder, kendinden daha iyi bir manipülatör olduğu her hâlinden belli Elizabeth Holmes’la göz göze, tüyler ürperten bir teaser bıraktı önümüze.
Azıcık ucundan gösterenlerden bir diğeri de Artificial. Luca Guadagnino’nun prömiyer yapmak için New York Film Festivali’ni bekleyen filmi, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın kısa süreliğine işinden kovulduğu zaman aralığından hareketle tüm bu yapay zekâ deliliğine yakından bakacak. Filmi, hatırlarsanız, Amazon elinden çıkarmış ve Neon satın almıştı. Epey gündem yaratacağa benziyor.
Bir de hakkında çok iyi dedikodular dönen Mr. Irrelevant var. David Corenswet’in kariyerinde ilk kez ödül radarına sokacağı söylenen yapım, 1983 NFL Draft’ında New York Giants’a seçilmiş son sporcu olmasına rağmen büyük bir efsaneye dönüşmüş John Tuggle’ı konu alıyor.
Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



















