Altın Rapor
Altın Rapor: Herkes Oscar Peşinde (12 – 18 Ekim)
Governors Ödülleri’ne gelmeden hareketliliğin yaşandığı, herkesin Oscar’a açlığını saklayamadığı bir haftayı geride bıraktık. Akademi Müzesi Galası’nda yıldızlar kırmızı halıda boy gösterirken belgesellerden Avrupa sinemasına uzanan ödül yarışında da yeni listeler ve ipuçları ortaya çıkıyor. Al Pacino’ya verilecek onur ödülünden Emin Alper’in uluslararası başarısına, nihayet Türkiye’de vizyona girecek You Can See Everything‘dan Biricik Emmycik’in dönüşüne bu hafta konuşacak çok şeyimiz var. Hadi başlayalım!

Akademi Müzesi Galası’nda ünlülerin resmi geçidi
Bu yıl altıncı kez düzenlenen ve Akademi Müzesi için bağış toplamayı amaçlayan organizasyonda daha önce pek görmediğimiz bir şey yaşandı. Normalde Akademi’nin Onur Ödülleri’nin verildiği Governors Ödülleri, Oscar kampanyalarının başlangıç çizgisi muamelesi görür. Gerçi ona da çok fazla kalmadı; tören 15 Kasım’da gerçekleştirilecek. Ancak bu yıl Akademi Müzesi Galası’nda da ufak ufak kampanya hamleleri gördük. Charlize Theron, Colman Domingo ve John Carpenter’a özel ödüllerin verildiği, Tom Ford, Robert Rodriguez, Steven Spielberg ve Kate Capshaw’un eş başkanlık yaptığı geceye ödül umutlusu isimler akın etti. Toplamda 14 milyon doların toplandığı gecede Amanda Seyfried (a.k.a. Redactress), harika bir yıl geçirecek olmanın heyecanıyla kırmızı halıdan geçti. En İyi Özgün Şarkı Oscar’ına, Toy Story 5 için yaptığı “I Knew It, I Knew You” parçasıyla göz koyan Taylor Swift sahneye çıkıp konukların kulaklarını kanattı. Los Javis ile Guitarricadelafuente (La bola negra), Andrew Garfield (Artificial), Ava DuVernay (14th), Jessica Lange (A Long Day’s Journey Into Night), Mikey Madison (The Social Reckoning), Monica Barbaro (Artificial) ve Travis Knight (The Odyssey) da kalabalıkta göze çarpan isimler arasındaydı.

You Can See Everything 30 Ekim’de sinemalarda
Nathan Fielder ve Lance Oppenheim’ın birlikte çektiği Elizabeth Holmes belgeseli You Can See Everything, Telluride’daki sürpriz gösteriminden bu yana önce güz festivallerini salladı, ardından da ABD vizyonunda harikalar yarattı. Film şu anda Letterboxd’ın tüm zamanlar listesinde ilk 10’da. Metascore’u 99’a, Rotten Tomatoes’taki eleştirmen puanı da yüzde 99’a ulaştı. Belli ki bu yıl En İyi Film dalında bir belgeselin aday edildiğini ilk kez göreceğiz. Bununla birlikte, sır gibi saklanan oyuncusu da (kim olduğunu tahmin sayfalarımdan öğrenebilirsiniz) Oscar’a yürüyeceğe benziyor. Ancak bunlardan daha önemli bir haberim var: Biz de filmi 30 Ekim’de izleyebileceğiz! Filmartı ve KODA Dağıtım etiketiyle Her Şey Ortada adı altında vizyona girecek. Haberin kaynağının Box Office Türkiye olduğunun altını çizeyim. Twitter’da yaptığım paylaşımın altında şüphelerini dile getirenler var haklı olarak. Tarihin değişme ihtimali olsa da bu uydurma bir tarih değil yani. Bilginize.

Avrupa Film Ödülleri’nin kısa listeleri
Avrupa sinemasının en prestijli ödüllerinden Avrupa Film Ödülleri’nde, 2027’de sahiplerini bulacak ödüller için kısa listeler açıklandı. 39. Avrupa Film Ödülleri’nde adaylık için yarışacak toplam 68 yapım duyuruldu. Bunların 45’i kurmaca, 15’i belgesel, 8’i ise animasyon. Kısa listenin açıklanmasıyla birlikte ödül sürecinin ilk aşaması da tamamlanmış oldu. Avrupa Film Akademisi’nin 5.700 üyesi, önümüzdeki haftalarda filmleri izleyerek adaylar için oy kullanacak. Avrupa Keşif Ödülü – FIPRESCI Ödülü, Kısa Film, Genç İzleyici Ödülü, LUX Seyirci Ödülü ve Onur Ödülleri ise ayrı seçim süreçleriyle belirlenecek. Adaylar 14 Kasım 2026’da Selanik Uluslararası Film Festivali kapsamında duyurulacak; ödül töreni ise 16 Ocak 2027’de gerçekleşecek. Başvurular arasından kısa listeye seçilen yapımlar arasında Emin Alper’in Kurtuluş‘u ve İlker Çatak’ın Sarı Zarflar‘ı da bulunuyor. Listenin tamamı için sizleri haber sayfasına yönlendiriyorum.

Critics Choice’dan belgesel adayları
Critics Choice Association (Eleştirmenlerin Seçimi Birliği), 11. kez dağıtacağı belgesel ödüllerinin adaylarını belirledi. Listenin zirvesinde altı adaylıkla 14th yer alıyor. Ava DuVernay’in Oscar adayı belgeseli 13th‘e eşlikçi niteliğinde çektiği yapım, ABD’de doğumla kazanılan vatandaşlık hakkının anayasal dayanağı olan 14. maddeyi mercek altına alıyor. Ancak DuVernay, filmde yapay zekâ kullanması nedeniyle eleştiri yağmuruna tutuldu. Bu durum uzun vadede Oscar adaylığına mal olabilir. Listenin öne çıkan diğer yapımları ise beşer adaylıkla Musk, Once Upon a Time in Harlemve Nathan Fielder’ın deli işi projesi You Can See Everything. Kazananlarını 8 Kasım’da öğreneceğimiz Critics Choice Belgesel Ödülleri’nin tüm adayları şurada.

SAG’den Al Pacino’ya Onur Ödülü
Al Pacino, SAG-AFTRA’nın Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün bu seneki sahibi olarak duyuruldu. Geçtiğimiz yıl adını Aktör Ödülleri olarak değiştiren SAG Ödülleri’nin Netflix’ten canlı yayınlanacak töreninde Pacino’yu da sahnede göreceğiz. Tarihi hemen not alalım; 33. Aktör Ödülleri, 28 Şubat 2027’de gerçekleşecek. Pacino bu ödül törenine çok yabancı bir isim değil elbette. Daha önce yedi defa SAG Ödülleri’ne aday gösterilmiş, Angels in America ve You Don’t Know Jack ile de iki kez ödülü evine götürmüştü. Şimdi asıl soru şu: Pacino’ya bu ödülü kim takdim edecek? Acaba Robert De Niro’yu sahnede görür müyüz? De Niro da 2019’da ödülünü Leonardo DiCaprio’nun elinden almıştı hatırlarsanız.

Merakla beklenen DOC NYC listesi
ABD’nin en önemli belgesel festivallerinden DOC NYC, 2026 programının merakla beklenen kısa listelerini açıkladı. Oscar sezonunda belgesel kategorilerindeki yarışın nabzını tutmak açısından önemli bir gösterge kabul edilen seçkilerde 15 uzun metrajlı belgesel ile 15 kısa belgesel yer alıyor. Sizleri tam listeye yönlendirmeden önce bir hatırlatma yapmak isterim. Son 15 yılda En İyi Belgesel Oscar’ını kazanan 15 filmden 14’ü DOC NYC’de gösterilmişti. You Can See Everything başta olmak üzere NAZA, 14th ve Everybody to Kenmure Street‘in de bu yıl listede yer alması bu açıdan önemli. Bu bilgiyi de cebimize koyarak, hangi belgeselleri yakalamamız gerektiğine dair ipuçları veren seçkiye bir göz atın bakalım.

BIFA Ödülleri’ne doğru…
Britanya Bağımsız Film Ödülleri (BIFA), sezonun adaylarını duyuran ilk gruplardan biri olarak ufaktan harekete geçti. Bu yıl tam aday listesi 3 Kasım’da açıklanacak. Kazananları ise 6 Aralık’ta düzenlenecek törende öğreneceğiz. Tabii öncesinde bazı kategorilerdeki uzun listeler de duyuruldu. Bilhassa uluslararası film listesi, Oscar yarışına dair ipuçları da veriyor. All of a Sudden, Fatherland, Fjord, La bola negra, Minotaur, Possible Love… Bütün olağan şüpheliler bir arada. Ayrıca belgesel, ilk film, ilk belgesel, çıkış yapan oyuncu, çıkış yapan yapımcı ve çıkış yapan senarist dallarındaki aday adayları da netleşti. Buyursunlar…

Emin Alper’e Dünya Sinemasına Üstün Katkı Ödülü
Emin Alper, Kuzey Makedonya’nın başkenti Üsküp’te düzenlenen 11. KINENOVA Uluslararası Film Festivali’nde Golden Mane: Dünya Sinema Sanatına Üstün Katkı Özel Ödülü’ne değer görüldü. 14-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen festivalin konseyi, oybirliğiyle aldığı kararda Alper’i yeni kuşak dünya sinemasının en etkili yönetmenleri arasında gösterdi. Alper, festivalin açılış töreninde ödülünü alırken yine şahane bir konuşma yaptı: “Nefretin, milliyetçiliğin, hoşgörüsüzlüğün ve siyasi kutuplaşmanın tırmandığı bir dönemde sinemanın şüphe, hayal gücü ve empati alanı olarak kalması her zamankinden daha önemli. Sinema dünyayı tek başına değiştiremez ama göz ardı edilenlere ses verip güçlülere meydan okuyarak bize her zaman farklı bir bakış açısı olduğunu hatırlatabilir.”
Biricik Emmycik geri döndü!
Ve özlem sona erdi… Her salı günü televizyonda izlediklerimle ilgili bıdırdadığım solo podcast’im için mikrofonun başına geri döndüm. İkinci sezonun prömiyerinde tam 13 farklı yapımdan konuştum. Patron çıldırdı diyebilir miyiz? Yeni sezon hatırına Spotify, Apple Podcasts ve YouTube Music hatırlatması yapacağım, affınıza sığınarak. Aramızda hâlâ abone olmayan kaldıysa o ulvi tuşa basmasını rica ederiz.

Oksijen’de bu hafta
Oksijen’in kültür-sanat yayını O2’de çaktırmadan bir yılımı doldurdum. Geçtiğimiz yılın 3 Ekim tarihli sayısında The Pitt‘i yazarak başlayan bu serüven, farkında olmadan beni yıllardır olduğumdan biraz daha ekrana bağımlı hâle getirdi. Ama bu bir şikâyet değil; aksine, “Dizilerim birikti” derdinden sonsuza kadar kurtuldum. Üstelik pazar kahvaltısının hemen sonrasına yapıştırılan gazete okuma ritüelinde birilerinin evlerine konuk olma fikriyle eriyerek oturuyorum klavye başına. Peki bu hafta ne yazdım? Netflix’ten The Diplomat ve Apple TV’den Tenzing ile alandayım!
Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.



















