TV Günlükleri 14.11-20.11

TV Günlükleri 14.11-20.11

Bu hafta söylecek pek birşeyim yok aslında. Özellikle listemdeki ilk 4 dizi bölümünün ait oldukları yeri hak ettiği kesin. Sadece beşinciyi seçerken zorlandım. Modern Family, Parks and Recreation, Family Guy ve How I Met Your Mother arasından bu sezon yönünü değiştiren How I Met Your Mother‘ı seçtim. İsterseniz hemen başlayalım.

5) HOW I MET YOUR MOTHER, tıck tıck tıck…

Normalde beni çok sıkan ve aslında da çok çok iyi bir bölüm olmamasına rağmen Barney cephesindeki gelişmeler sebebiyle listeye giren How I Met Your Mother bu hafta o komedi modundan çok uzaktaydı. Şimdi çok dürüstçe bir şey söyleyeceğim. Dizide Robin’in yeni sevgilisinden nasıl nefret ediyorsam, Ted Mosby’yi canlandıran Josh Radnor‘dan hiç ama hiç hoşlanmıyorum. Ve bu bölüm izlediğimiz marijuana hikayesi de oldukça bayağı idi. Hiç bir espriye gülmedim, aksine rahatsız edici buldum. Ama Robin ve Barney tarafındaki hikaye de bir o kadar izlettirdi kendini. Dizinin bu sezon yönünü komediden romantik komediye geçen hallerini seviyorum galiba. Hala ilk sezonları özlediğimiz kesin, orası ayrı.
Spotlight: Neil Patrick Harris (Barney Stinson)

4) THE GOOD WIFE, whıskey tango foxtrot

The Good Wife‘ın hikaye açısından dağınık bir bölüm izlettiği kesin. Ona sözüm yok. Eminim bu bölümü çok başarılı bulmayanlar çoğunluktadır. Ama ben Whiskey Tango Foxtrot ile The Good Wife‘ı neden bu kadar çok sevdiğimi bir kez daha fark ettim. Çünkü The Good Wife belki bir “avukat dizisi” olarak ele alındığında işin ayrıntılarında uzmanlara göre çok iyi olmasa da “insan” konusunda çok başarılı bir dizi. The Good Wife‘daki herhangi bir karakteri uçuk bulmak mümkün değil, çünkü hepsi gerçekten de var olan insanlar. Güçleriyle ve zayıflıklarıyla tamamen karşımızdalar. Ve sanırım ben bu insani özellikleri olan karakterleri için The Good Wife‘ı seviyorum. Bu bölümde de sırf son sahnede Alicia Florrick’in tepkilerini görmek için izlenmeliydi. Söyleyin bana, The Good Wife‘ın sessiz bölüm finallerinden daha hoş ne var televizyonda?
Spotlight: Christine Baranski (Diane Lockhart)

3) COMMUNITY, documentary fılmmakıng: redux

Community‘nin yayından kaldırılacağına dair dedikodular aldı başını gidiyor. Sanki Community yazarları da tehlikenin farkındalar ki üç sezonun en iyi bölümlerini arka arkaya sunmaya devam ediyorlar. Bu bölümde Abed’in kamerasından izlediğimiz Dekan Pelton’ın hikayesini anlatan bölüm yine muhteşemdi. Bu dizinin diğer komediler arasından sıyrılıp “en zeki komedi dizisi” olduğunu bir kez daha anladık. Community‘de benim hoşuma giden bir diğer şey de her karakterine ayrı ayrı gülmem galiba. Ama favorimiz Troy, o ayrı.
Spotlight: Jim Rash (Dean Pelton)

2) SATURDAY NIGHT LIVE, jason segel / florence + the machıne

Saturday Night Live, Melissa McCarthy ve Emma Stone‘dan sonra sezonun en başarılı üçüncü sunucusu Jason Segel‘lı bölümle ekranlara geldi. Paul Rudd‘un konuk oyuncu olarak çıktığı bu haftaki bölümde oldukça cesur ve komik skeçler izledik yine. Bir saat boyunca durmadan güldüğüm başka bir program yok galiba. O yüzden Saturday Night Live‘ı sevmeyen insanları da anlayamıyorum. Şimdi kim bana Şükran Günü’nü kutlayan ailenin bulunduğu skecin kötü olduğunu söyleyebilir? Peki Regis Philbin’in yerini doldurmak için yapılan elemelerdeki ünlülerin taklitleri? Rosie O’Donnell, Ricky Gervais, Kathie Lee Gifford
Spotlight: Jason Segel

1) GLEE, mash off

Büyük ihtimalle Glee‘den nefret edenler çok sinirlenecek yine. Çünkü iki haftadır zirvede Glee var. İkinci sezonun ortalarında ümidi kestiğimiz, bu sezona da oldukça zayıf başlayan Glee‘nin son iki haftada sundukları kelimelerle ifade edilebilecek gibi değil. Sırf Youtube’a Mash Off isimli bölümü yayınlanmadan önce konulan “Someone Like You / Rolling in the Deep” videosu için bile bu bölümü zirveye taşıyabilirim. E tabi bir de Kurt’den sonra Santana’nın da toplumda gizli kalmış homofobiye karşı televizyon üzerinden harekete geçecek olduğunu görmek harika. Ben asıl geçen sezon konuk oyuncu olacağı söylenen Anne Hathaway ile Javier Bardem‘in olduğu bölümleri bekliyorum. Bu sezon henüz doğru düzgün konuk oyuncu göremedik.
Spotlight: Naya Rivera (Santana Lopez)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.