TV Günlükleri 05.12-11.12

TV Günlükleri 05.12-11.12

TV Günlükleri‘ni bundan sonraki haftalarda yazamayacağım ne yazık ki. Merak etmeyin, sona erdirmiyorum. Yalnız Amerika’da sezon arası dediğimiz dönem başladığından ve pek çok dizi yeni bölüm yayınlamayacağından Ocak ortasına kadar bir liste yapamayacağım. Season break öncesi yayınlanan bölümlerin ise oldukça iyi olduğunu söyleyebilirim. Bu listeye giremese de Glee‘yle dalga geçen Community bölümü ve Modern Family‘nin ekspres Noel hikayesini unutmamak lazım. Ve tabi tam bölüm olarak iyi olmasa da Saturday Night Live‘da fazlaca güldüğümüz skeçler oldu bu hafta. Şimdi geçelim season break öncesi son TV Günlükleri‘ne.

#5: BOSS, choose

Birkaç bölüm ara verip sonrasında gerisin geri izlemeye döndüğüm Boss sezon finalini yaptı. Büyük ihtimalle benim dışımda izleyen tek bir kişi bile yok. Ne Türkçe çevirisi yapılıyor, ne de adı bir yerlerde geçiyor bu dizinin. Kenneth Branagh‘ın her hafta verdiği ödüllük performanslar umarım Emmy’nin gözünden kaçmaz. Birinci sezon finalinde Boss haftalardır her türlü kirli oyununa şahit olduğumuz seçim hikayesinin sonucunu verirken, Kane’in hastalığı ve kızıyla olan ilişkisinde yeni bir sayfa açtı. Sezonun en iyisi değil ama kesinlikle haftanın en iyilerinden. Lütfen en yakın zamanda izlemeye başlayın. Televizyonda bu kadar başarılı başka bir cast olmadığı konusunda bana hak vereceksiniz.
Spotlight: Connie Nielsen (Meredith Kane)

#4: HOW I MET YOUR MOTHER, symphony of ıllumınatıon

Sezonun başında “Ben bu diziyi neden hala izliyorum?” dediğim How I Met Your Mother seyircinin dizinin ilk zamanlarını aradığını fark etmiş olacak ki tarzını komediden alıp farklı bir platforma taşıdı. Artık her bölüm sonunda ağlar olduk. Robin ve Barney arasında daha neler olacak bilemiyorum. Ted’den geçtim, artık Barney’nin kimle evleneceğini merak ediyorum zaten. Bir komedi gözüyle baktığımızda tatmin etmemiş olabilir ama bir romantik komedi olarak ele aldığınızda HIMYM beklenenden fazlasını veriyor artık. Umarım bu yeni hallerini bozmazlar. Ben ağlamaya razıyım.
Spotlight: Cobie Smulders (Robin Scherbatsky)

#3: PARKS AND RECREATION, cıtızen knope

Parks & Recreation için her hafta iltifatlarla dolu yazılar yazmaktan bıktım usandım. Bir bölümü kötü olsa ilk ben yazıp eleştireceğim. Leslie Knope’un seçim kampanyasında yeni havadisleri olan son bölüm de gülmekten kırıp geçirdi. SAG adaylığı almamış olsalar da komedi dizileri arasında galiba en iyi cast Parks & Recreation‘ın. Bir gün Amy Poehler‘ın Emmy aldığını görür müyüz dersiniz?
Spotlight: Aubrey Plaza (April Ludgate)

#2: FAMILY GUY, grumpy old man

Stewie’yi eser miktarda kullanıp kahkaha sosu bol olan ender bölümlerden biriydi Grumpy Old Man. Lois’in babası Carter Pewterschmidt’in emekli olması üzerinden yazılmış sayısız espriyle bu hafta benim için ikinci sıraya yerleşti. Bugüne kadar 5 Emmy alan ama bunlardan hiç birini ana kategoride alamaları da ayrı bir muamma. Neden Community, Parks & Recreation ve Family Guy gibi kalbur üstü komediler hak ettiği yeri bulamazken The Big Bang Theory, Two and a Half Men ve Hot in Cleveland takdir edilmeye devam ediliyor anlayamıyorum.

#1: THE GOOD WIFE, what went wrong

Chris Noth‘un aklımızı başımızdan alan performansı, Kalinda ile Alicia arasındaki buzları bir nebze olan eriten ve Diane’in Alicia’yı Will’den uzaklaştırmak adına yarattığı zeki planları içeren senaryosuyla The Good Wife kuşkusuz haftanın en iyisiydi. Game of Thrones, Breaking Bad ve Mad Men gibi hepimizin sevdiği oldukça başarılı dramaların yanında The Good Wife‘ın da kesinlikle kendine göre bir duruşu mevcut. 45 dakikayı insanı bir an olsun sıkmadan geçirten böylesine başarılı bir senaryo ekibi saydığım dizilerden hangisinde var?
Spotlight: Chris Noth (Peter Florrick)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.