Shameless – 2. Sezon

Shameless – 2. Sezon

Chloe Webb ve William H. Macy

(Okuduğunuz yazı diziyle ilgili SPOILER içermektedir!!!!)

Geçtiğimiz yıl Ocak ayında Showtime ekranlarında start alan Shameless aslında aynı adlı İngiliz dizisinin Amerika versiyonu. Hatta İngiltere’deki versiyonu şu an dokuzuncu sezonunda ve daha da devam edecek gibi gözüküyor. Ama tabi asıl meselemiz William H. Macy‘nin başını çektiği kadrosuyla ilk sezon oldukça hoşumuza giden ama bu sezon en azından benim için çuvallayan Amerika versiyonu.

Shameless dediğim gibi ilk sezonunda hepimizi radarına soktu. Tam anlamıyla “utanmaz” olan Gallagher ailesinin bu olağandışı hikayesi hoşumuza gitti, çünkü televizyondaki pek çok işten farklıydı. Komediyle dramayı aynı potada eriten formülleri, araya sıkıştırılmış aşkları ve tabi altı çocuğunu kendi haline bırakmış Frank Gallagher’ın sefillikleriyle epey ilgilendik. Kısaca aileden bahsedecek olursak… Gallagher ailesinin babası karısı tarafından başka bir “kadın” için terk edilmiş Frank var. William H. Macy‘nin canlandırdığı Frank tam anlamıyla bir baş belası. Günün büyük bir kısmını sarhoş geçiriyor. Ayık olduğu zamanlarda da sarhoş olmak için para arıyor. Hiçbir şekilde ilgilenmediği altı çocuğunun en aklı başında olanı ve tabi en büyükleri Fiona (Emmy Rossum) annesi gittiğinden beri kardeşlerine hem anne, hem baba, hem de ablalık yapmakta. Kendi hayatını tamamen bir kenara atıp her türlü fedakarlığı kardeşleri için yapmaya hazır bir kız.

Lip (Jeremy Allen White) ve Ian (Cameron Monaghan) evin çok iyi anlaşan iki kardeşi. Lip para karşılığında öğrencilerin sınavlarına girecek kadar zeki. Ian ise yavaş yavaş gizli olmaktan çıkan bir gay. Debbie (Emma Kenney) kardeşlerin belki de en sorunlu olanı. Çünkü huy olarak anneye çekmiş. Aslında aklı başında ama inişleri ve çıkışları yüzünden çoğu zaman anlamsız depresyonlarda izliyoruz kendisini. Tabi bunda yaşının da etkisi büyük. Carl (Ethan Cutkosky) evin canavarı. Carl üzerine pek hikaye yazılmaması da hala anlamlandırabilmiş değilim. Çocuk zamanının çoğunu mikrodalga içerisinde garip garip cisimler ısıtarak geçiriyor. Ve bir de tekne kazıntısı Liam (Brennan Kane Johnson & Blake Alexander Johnson) var. Kardeşlerinden farklı olarak siyahi olan Liam’ın durumu, Frank ve onu terk etmiş olan karısı Monica’nın (Chloe Webb) ilişkisinin boyutlarını anlatmaya yetiyor.

Emmy Rossum ve Justin Chatwin

İkinci sezondan konuşacak olursak… Bu sezon pek çok yan karakter izledik Shameless‘da. Sheila’nın (Joan Cusack) kızı Karen (Laura Slide Wiggins), hamileliği sebebiyle apar topar Jody (Zach McGowan) diye bir avanakla evlendi. Tabi bu evlilik Karen ile Lip’in ilişkisini epey sarstı. Sezon başında Sheila psikolojik problemlerini biraz olup aşıp evden dışarıya çıkabilmeye başladı. Ama sonra bir kaza sonucu yine kendisini eve kapadı.  Derken Frank’in annesinin (Louise Fletcher) katılımıyla Sheila’nın hayatı epey hareketlendi. Sezon sonlarına doğru da Jody ile aralarında bir şeyler başladı ve Karen’ın doğan çocuğuna bakma kararı aldı. Hem de kızını hayatından çıkarma pahasına…

İlk sezonun sonunda Fiona ile arasındaki ilişkiyi sonlandırmak zorunda kalan Steve -ya da Jimmy- (Justin Chatwin) evlenmiş olara geri geldi. Tam Fiona ile arası düzeliyor derken sezon finalinde yine gelecekte aralarını bozması muhtemel bir olay oldu. Zaten bu Steve/Jimmy hikayesine bir türlü ulaşamadım. Fiona’nın hayatını tekrardan mahvetmesi durumunda gidip senaristlerle bizzat konuşmaya hazırım. Sezondan kayda değer bir başka hikaye de Gallagher ailesinin komşuları Veronica (Shanola Hampton) ve Kevin’dan (Steve Howey) geldi. Evlatlıkları Ethel (Madison Davenport) onları terk edince çocuk yapma kararı aldılar. Ama eğer dizinin hızında doğru yakalayabildiysem Veronica’nın çocuğu olmuyor.

Çok özet vermeye başladığımın farkındayım. Toparlıyorum hemen… Bu sezon eğer Monica Gallagher çocuklarının yanına dönmemiş olsaydı Shameless‘dan zevk alabilir miydim bilmiyorum. Ne yazık ki kendisini sadece son 4 bölümde izleyebildik. Ama o dört bölümde yaptığı tüm rezilliklere rağmen Gallagher ailesinin artık düzenli bir hayatı olabileceğine inandırmıştı bizleri. Finalde yine kazığı atıp gitti. Hazır final demişken ben sezon finalinden pek memnun değilim. Hatta bu yıl izlediğimiz en sıkıcı Shameless bölümü olduğunu bile iddia edebilirim. Duygusal olmak için epey harcamışlar kendilerini senaristler ama olmamış. Gerçi çoğunluk sezon finalinden memnun ya neyse.

Jeremy Allen White

Üçüncü sezon için ne yazık ki 2013 Ocak’ına kadar bekleyeceğiz. Yalnız bu sefer öyle sıkıntılı bir bekleyiş olmayacak benim cephemde. Artık karakterlerin rezilliklerine mi alıştık yoksa hakikaten de dizide bir kendini tekrar etme durumu var bilemiyorum. Bu sezon diziler arasında verdiğim en düşük notu veriyorum Shameless‘ın ikinci sezonuna. Oyunculara gelirsek… Geçen yılın yıldızı açık ara Emmy Rossum idi ama bu yıl Jeremy Allen White‘ın ağırlığını hissettik. Zaten Lip ve Ian’ın kardeşler arasında hayatları en ilgi çekici olanlar olduğunu söyleyebiliriz. Şimdilik bu kadar. Önümüzdeki ay pek çok dizi sezon finali yapacak zaten. Yaz başı gibi de adaylarından kazananlarına kadar sizlere bırakacağım Readers’ Choice TV Ödülleri var. Kendinizi hazırlayın.

En İyi Bölüm: Hurricane Monica (Bölüm 9)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Jeremy Allen White (Lip Gallagher)
Sezon Notu: B-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. TigerBlood

    Shameless çok fazla şey beklenmeden izlenecek çerezlik bir dizi.
    2.sezonun ilk bölümü çok güzeldi,ama sonraki bölümlerde eski havasına geri döndü.Söylediğim gibi çerezlik bir dizi
    beklentiye girmemek gerek.Yalnız ”utanmaz” ismini her bölümde hak ediyorlar,bu sene de sınırları aştılar yine.Doğum sahnesinden bahsetmek bile istemiyorum,o sahneyi Shameless’tan bile beklemezdim,ama yaptılar.

    2.sezonun elde tutulur 2 bölümü vardı,onlar da ilk ve son bölümdü,diğer bölümler sıkıldığımızda izleyebileceğimiz tarzda bölümlerdi.Sezon finali de hiç fena değildi.3.sezon başladığında da aynı beklentilerle karşısına oturacağım bir dizi.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.