Cannes ’12 – 11. Gün

Cannes ’12 – 11. Gün

Dün Cannes’da son yarışma filmleri de gösterildi ve bu geceki ödül töreni için gösterimler tamamlanmış oldu. Yine kapanış filmi olarak Claude Miller‘ın Therese Desqueyroux‘u Lumiere Tiyatrosu’nda gösterilecek lakin Altın Palmiye yarışı için görevimizi tamamlamış durumdayız. Ben kısaca birkaç tahmin yapmak istiyorum. Haneke‘nin yeni filmi Amour festivalin en beğenilen filmi olsa da bu kadar kısa süre içerisinde tekrar Altın Palmiye alabileceğinden şüpheliyim. O yüzden Leos Carax‘ın Holy Motors‘u seçilecekmiş gibi geliyor bana. Ama Haneke‘yi de Büyük Jüri Ödülü ya da En İyi Yönetmen’le evine göndermeleri mümkün. Amour‘un Cannes’dan boş elle dönmesi imkansız zaten. Lakin ortada bir Cronenberg gerçeği var ve her ne kadar adı geçmese de ben Cronenberg‘in En İyi Yönetmen ödülü için iddialı olduğunu düşünmekteyim. Tüm bunların yanında Beyond the Hills‘in de es geçilmemesi gerek. Olası bir ödül paylaştırma olursa Mungiu pek ala Haneke‘yle beraber sahneye çıkabilir. En İyi Kadın Oyuncu ödülü için ise Marion Cotillard‘ın adının geçeceğini düşünmekteyim. Erkek oyuncu için herhangi bir fikrim yok. Senaryoya ise Moonrise Kingdom dense de pek emin değilim. Herhangi bir film olabilir. Bu arada dün gösterilen yarışma filmleri pek ilgi görmedi. Mud‘ın iyi bir film olduğu söylense de ödül alacak bir durumu yok. Aşağıda yine dünden kalma resimler var. Akşama törenden sonra görüşmek üzere.

Yarışma – Mud (Jeff Nichols), The Taste of Money (Sang-Soo Im)
Belirli Bir Bakış – Gimme the Loot (Adam Leon), Renoir (Gilles Bourdos)
Yarışma Dışı – 
Maniac (Franck Khalfoun)
Klasikler – Final Cut – Ladies & Gentlemen (György Palfi), Claude M Le Cinema (Emmanuel Barnault)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.