Girls – 1. Sezon

Girls – 1. Sezon

Lena Dunham

(Okuduğunuz yazı diziyle ilgili SPOILER içermektedir!!!!)

Eleştiriye geçmeden peşin peşin söyleyeyim, ben Judd Apatow‘u sevmiyorum. Bugüne kadar yaptığı herhangi bir işe gülmüşlüğüm ya da takdir etmişliğim yok. Seth Rogen‘ın antipatikliğiyle birleşen her türlü projesine de tepkiliyim. Ama geçtiğimiz yıl Apatow sadece prodüktör kimliğiyle yer aldığı Bridesmaids sayesinde aslında parmağının olduğu her işi batırmadığını göstermiş oldu. Tek yapması gereken şey senaristlerin işine karışmamak. İşte Girls de Apatow‘un prodüktörlüğünü üstlendiği ve son zamanlarda televizyonda başlayan en heyecan verici işlerden biri. Bunun sebebi de özgünlüğüyle alakalı. Her ne kadar Sex and the City‘nin Brooklyn versiyonu olarak anılsa da alakası yok. 20’li yaşlarını yarılayan dört New York’lu kızın kimlik bunalımlarını ve hayatta ne olacağına dair hala bir cevaplarının olmamasına dair Girls. Şimdi sorarım size, bunun hangi kısmı Sex and the City‘ye benziyor?

Girls, “dramedy” olarak adlandırdığımız türün yeni bir örneği. Yalnız kahkalarla güldürdüğü söylenemez. Sadece dizide aynı zamanda ana karakter Hannah’yı canlandırmakta olan Lena Dunham‘ın çağı yakalamış bir kalemi var. Tüm garipliklerine rağmen Girls‘de yaşanan çoğu şey 21. yüzyıl hikayeleri aslında. İzleyicinin dizinin bir yerinde kendilerinden bir şeyler bulabileceğinden şüpheli olsam da yeni jenerasyonun dilini yakalaması sebebiyle hitap ettiği kitleyi çok kolay avcunun içine aldı GirlsVeep ve Enlightened ile beraber de yılın gelecek vaat eden komedileri arasına adını yazdırdı. Artık yayında olup başarılı bir şekilde hayatını devam ettirmekte olan çoğu komedinin üç yılını çoktan tamamladığı düşünülürse bu kadar iyi komedinin aynı anda gelmesi olağanüstü bir durum.

Jemima Kirke, Lena Dunham ve Zosia Mamet

Kablolunun kralı HBO’da yayınlanmakta olan Girls‘de dört ana karakter var. Dunham‘ın canlandırdığı Hannah içlerindeki hem en akıllı, hem de en problemli karakter. Tutarsızlıkları sebebiyle iş hayatında bir dikiş tutturamayan ve ilerleyen yaşına rağmen hala ailesinin parasıyla geçinen Hannah en sonunda ebeveynlerinin ani kararıyla kendi ayakları üzerinde durmak zorunda kalıyor. Marnie (Allison Williams), Hannah’nın en yakın arkadaşı. Bu dörtlü içerisinde de en normali. Ama Marnie sayıları günden güne artan ve elindekiyle yetinmeyi bilmeyen kızlardan biri. Mükemmel adamı buluyor ama sırf “heyecan” arayışı yüzünden ilişkisini sayısız defa batırıyor. Grubun en orijinali olan Jessa (Jemima Kirke) ise tam bir özgür ruh. Sezon finalinde sürpriz bir evlilik yapıp Thomas John (Chris O’Dowd) ile hayatını birleştiren Jessa karakterinden beklentim büyük. Jessa ile beraber dizinin en keyifli isimlerinden biri olan Shoshanna da (Zosia Mamet) bakireliğiyle kafayı bozmuş genç bir kız. Histerik halleriyle epey güldüren Shoshanna sezon finalinde amacına ulaşmış gibi gözüküyordu.

Tabi bu kadarla da sınırlayamayız Girls‘ü. Hannah’nın ilginçliklerle dolu erkek arkadaşı Adam (Adam Driver), Marnie’nın bahtsız eski sevgilisi Charlie (Christopher Abbott), ikinci sezonda daha çok göreceğimizi düşündüğüm ve Shoshanna’ya kapılan Ray (Alex Karpovsky)… Dizide daha çok yer etmesi gerektiğini düşündüğüm gay karakter Elijah (Andrew Rannells) ve bir başka garip adam Thomas John’dan bahsetmiyorum bile. Dunham her ne kadar merkeze kızları oturtsa da erkek karakterlere hikayelerini yazarken elini korkak alıştırmıyor. Ki bu da Girls‘ün hem kadınlara hem de erkeklere hitap etmesinin başlıca sebebi bana kalırsa. Tamamen kadın karakterlerin mükemmel olduğu bir dizi izlemiyoruz burada. Yeri geldiğinde Hannah da, Marnie da saçmalayıp erkek arkadaşlarına haksızlık ederek durumu eşitliyor. Böylece Girls sığ ilişki dizilerinden biri olmaktan çıkıp daha gerçekçi bir noktaya geliyor.

Allison Williams

Dediğim gibi Girls bu yıl yeni başlayan diziler arasında en iyilerden biri. Umuyorum Emmy’de de bir şekilde kendini gösterme şansı bulur. Eğer Zosia Mamet‘e daha gösterişli sahneler yazılsaydı o bile adaylık alabilirdi diye düşünüyorum. Bu arada Girls‘ün yeni bölümleri için bir yıl beklememize gerek kalmayacak çünkü HBO, Dunham‘la işi çoktan halledip ikinci sezonu stoklamış. Yeni bölümler Ocak 2013’de ekranlarda olacak. Benden söylemesi karşınızda yeni bir televizyon efsanesi duruyor. Birkaç seneye kalmaz, Girls de tıpkı Entourage gibi daha yayındayken kült bir dizi haline dönüşür. O yüzden biriktirmeyip ilk sezona başlamanızda yarar var.

En İyi Bölüm: Welcome to Bushwick a.k.a. The Crackcident
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Zosia Mamet (Shoshanna Shapiro)
Sezon Notu: A-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.