Boss – 2. Sezon

Boss – 2. Sezon

Çok önce değil, geçtiğimiz yılın Aralık ayında yazmaya başladım Sezon Günlükleri‘ni. Okuyucuyu dizilerle olan bağımla ilgili bilgilendirmek istedim. Sanıyorum Breaking Bad, Homeland ve True Blood haricinde de izlediğim herşeyin yorumunu yapma şansı yakaladım. Şimdi ilk kez Sezon Günlükleri‘nde bir diziyi ikinci kez konuk ediyoruz. Sessiz sedasız başlayıp, Starz’ın gelmiş geçmiş en iyi dizilerinden biri olmayı başaran Boss geçtiğimiz hafta ikinci sezonunu tamamladı. Daha önce yazmayı çok istemiş olsam da bayram sebebiyle epey aksatmış oldum. Neyse daha da lafı uzatmayıp, Boss‘ın son sezonundan bahsetmeye geçelim.

İlk yılında pek fazla izleyiciye ulaşamadı açıkçası Boss. Altın Küre haricinde herhangi bir ödülde de adı duyulmadı. Gerçi televizyon adına dağıtılan ödül sayısı çok az ama 6 kişilik Emmy listesine Kelsey Grammer‘ın girememesi bile durumu açıklıyor. Tabi bu kaybın asıl sebebi Boss‘ın ne devler liginde, ne de kablolulun iddialı kanallarından yayınlanmamasından kaynaklanıyor. Starz’ın bugüne kadar Emmy’ye aday olmuş büyük bir dizisi yok. Spartacus‘ün izleyici kitlesi belli. Nispeten daha iyi olan işi Magic City ise Mad Men‘le yarıştığı kulvarda doğal olarak geride kalıyor. Fakat Boss‘ın alıcısı olmaması şaşırtıcı. Çünkü televizyonun en eli yüzü düzgün politik dramalarından biri var karşımızda. Öyle ki 10 bölümlük koca sezonu tek bir yalan üzerine inşa edip, bir an olsun bile renklerini belli etmeden ilerlediler. İlk sezonu daha prömiyerini yapmadan ikinci sezon onayı alınmıştı. Şimdi böylesine kuvvetli bir sezondan sonra dizi yayından kaldırılırsa vay halimize…

Kelsey Grammer‘ın canlandırdığı Tom Kane karakteri hastalı sebebiyle oldukça zorlu başladı ikinci sezona. Yalnız hastalığıyla verdiği mücadelenin haricinde karısı Meredith’in (Connie Nielsen) vurulması, kızı Emma’yla (Hannah Ware) olan problemler, büyük rakibi Zajac’ın (Jeff Hephner) yarattığı pürüzler, Kitty’nin (Kathleen Robertson) ihaneti, Mona’nın (Sanaa Lathan) yarattığı tarifsiz heyecan ve Ian’ın (Jonathan Groff) sırları derken Kane’in başını kaşıyacak vakti olmadı. Yalnız bu olay yoğunluğunun Boss‘a çok yaradığını belirtmekte yarar var. İlk sezondaki en büyük sıkıntı dizinin temposuz haliydi. Bu yıl senaristler o uzun boşluğu o kadar güzel değerlendirmişler ki tempo artıyor gibi gözükmese de bitmek bilmeyen olay zincirleri sebebiyle Boss‘dan bir an olsun gözünüzü ayıramıyorsunuz.

Sezonun en kuvvetli iki bölümü hiç kuşkusuz 9. ve sezon finali olan 10. bölümdü. Düğüm çözüldü, çözülürken basit cevaplar vermek yerine tam da Chicago’nun o havasına uyacak şekilde elimizi tekrardan kana buladı Boss. İlk sezon sonrası Kitty’nin rolü azalacak diye korkmuş ve dizideki en iyi karakterin yok olması endişesini yaşamaştık ama Sahaa Lathan, Jonathan Groff, T.I. gibi isimlerin katılımıyla tüm sorunları halletmişler. Tüm sorunlar halledildiği gibi karakter sayısı artmasına rağmen rahatsız edici bir dağılma da yok hikayede. Aksine daha önceden tanıştığımız karakterleri çok daha iyi tanıma fırsatı yakaladık, ki Boss‘ın televizyondaki en iyi yazılmış karakterlere sahip olduğunu söylersem yalan olmaz. Bu arada hemen ekleyeyim, Glee sayesinde tanıdığımız Jonathan Groff‘un bu kadar yetenekli olduğu hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Bundan sonra kendisini daha sıkı bir şekilde takip edeceğim.

Açıkçası çok da konuyu anlatıp oradan oraya sürüklemek istemediğimden artık diziler hakkındaki yazılarımı genel bir sezon incelemesi olarak yapma kararı aldım. 10 bölüm boyunca Kane’in başına gelenleri anlatmaya kalkışsak hiç susamayız herhalde. Neyse. Ben şimdi merakla güzel dizimiz üçüncü sezon onayını alsın diye bekleyeceğim. Emmy’ye aday olamasa da umrumda değil. Sonuçta televizyonun en iyi komedilerinden Community‘ye yapılanları da biliyoruz. Daha Jon Cryer‘ı ödüllendirsin onlar. Bu da bir başka tartışma konusu ya hadi onu da geçelim. Toparlayacak olursam, Boss geçtiğimiz sezondan çok daha iyi bir yere getirilmiş. Karakterlerin hikayede konumlandırıldığı noktalar en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Tüm anlatılanlar sağlam gerçeklerle süslenmiş. O yüzden kusur bulmak çok güç. Kitty’yi paylaşmak istemediğim için diziyi önerip önermeme konusunda kararsızım. Sezon sonunda yapacağım listelerde Breaking Bad, The Good Wife ve Homeland‘in yanına yerleşecek gibi gözüküyor.

En İyi Bölüm: True Enough (Bölüm 10)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Jonathan Groff (Ian Todd)
Sezon Notu: A-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.