Stronger

Stronger

Yönetmen: David Gordon Green | Oyuncular: Jake Gyllenhaal, Tatiana Maslany, Miranda Richardson, Richard Lane Jr., Clancy Brown, Frankie Shaw, Jimmy LeBlanc, Patty O’Neill | Senaryo: John Pollono (uyarlama), Jeff Bauman, Brett Witter (biyografi) | 119 dakika | Drama, Biyografi

2013 Boston Maratonu bombalamasıyla ilgili daha geçtiğimiz yıl bir film izlemiştik aslında. Peter Berg imzalı Patriots Day, gişe kontrolündeki anlatısında bu korkunç terör saldırısını daha geniş bir pencereden ele almış ve eylemi gerçekleştirenlerin peşine düşmüştü. Bu yıl bir ucundan ödül sohbetlerine dahil olmaya çalışan Stronger ise geçtiği çevreyi tanıyor olmasına rağmen, Boston’daki olaydan bağımsız ayakta durmaya çalışıyor. Bağımsız sinemanın adı pek anılmayan yönetmenlerinden David Gordon Green, yanlış zamanda yanlış yerde olduğu için bir bedel ödemek zorunda kalan ve verdiği kayıp yetmezmiş gibi toplum tarafından zorla “kahraman” konumuna iteklenen Jeff Bauman’ı paravan olarak kullanmış Stronger’da. Boston’ın tarihine geçen patlamanın ardından gerçekleşenlere biz pek aşina değiliz. Dolayısıyla Bauman’ın yaşadıklarını ulusal bir sembol hâline getirdiklerinden bihaberiz. Sadece yakın çevresi ya da aynı şehirde ikamet eden vatandaşlar değil, tüm Amerika’nın üzerinde kurduğu baskıyla post travmatik problemlerinin hepsini yutmak zorunda kalan genç bir adam bu. Yanıbaşında da istemsiz bir şekilde bu sarsıntıyı paylaşmak zorunda kaldığı bir kadın, sevgilisi var. Hayata hep pozitif tarafından yaklaşan ve hatta filmin “iyi adam” olduğunun altını fazlaca çizdiği, imajını pek cilaladığı Jeff ailesinin diğer bireylerine içini açmaktansa, yükünü hep en sevdiğine boşaltıyor. Stronger’ın tüm katarsisleri de bu ilişkinin gelgitlerinden yaratılıyor doğal olarak. Kimin ne olduğundan ziyade, klasik bir biyografi gibi gözükmesine karşın hastalığını ya da sakatlığını “Tanrım, neden ben?” gibi bir noktadan değerlendirmekten kaçan, kayıplarıyla yaşamaya hazırken mecbur bırakıldığı kukla rolüne asimile olmaya çalışan – olamayan – birini anlatması güçlendiriyor esasında Stronger’ı. İyi kalibre edilmiş bir senaryo var masanın üzerinde ve Boston Strong hareketinin yüzü olmuş kahramanın bir anlamda içtimai, ama kaderine mahsus bireyselliğinden ötürü Bauman’ı kelli felli diyemesek de, kalburüstü bir karakter çalışmasının kaptanı yapıyor. Birbirine melül melül bakan sevgili dramatizasyonları, özgürlüğüne hasret bırakılmış kadın partnerin sessiz çığlıkları, yaylılarla çiğleştirilen duygu fırtınaları yok. Onun yerine bandajı çıkarılırken acısından dünyayı unutan, tam anlamıyla bokunda boğulan ve verdiği zararın değerlendirmesini ancak elinden tüm ayrıcalıkları alındığında anlayan bir adam var. İlla ki sinema formatına bürünürken hızlandırılmış ve volümü yükseltilmiş mizansenlere rastlıyoruz. Ancak Stronger üzerinde biraz kalem oynatılmış hâliyle bile bu yaşanmışlığı kalıplara sokulmuş hesapçı Oscar dilencisi olmaktan uzak bir noktada. Her performansıyla neden bu adamın değerini bilmiyorlar sorusunu sordurtan Jake Gyllenhaal ve Orphan Black sebebiyle haksızlık ettiğim, aklımı başından alacak kadar güçlü (bir taraftan da ekonomik) oyunuyla Tatiana Maslany’nin valsi iki satır yazı gösterip gözyaşımıza talip olacak final yolculuğuna bir anlam katıyor. Şöyle bir toparlayacak olursam… Madalyonun diğer yüzünde her kahramanın karanlık bir tarafı olduğunu söylemekten başka bir arzusu yok aslında Stronger’ın. İçine düştüğümüz dünya adındaki bok çukurunun bizi toplumsal kayıplarla sınıyor olması ve senaryonun Bauman’ın hikâyesinden esinlenmesi sadece bir tesadüf.
Fesat Mukayese: Stronger > The Theory of Everything

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.