Star Wars: The Last Jedi

Star Wars: The Last Jedi

Yönetmen: Rian Johnson | Oyuncular: Mark Hamill, Carrie Fisher, Daisy Ridley, Adam Driver, John Boyega, Oscar Isaac, Andy Serkis, Lupita Nyong’o, Domhnall Gleeson, Anthony Daniels, Gwendoline Christie, Kelly Marie Tran, Laura Dern, Frank Oz, Benicio del Toro, Billie Lourd, Justin Theroux | Senaryo: Rian Johnson (uyarlama), George Lucas (karakterler) | 152 dakika | Aksiyon, Fantastik, Macera

Ve biraz rötarlı olsa da sonunda ben de izledim sıradaki Star Wars enstalasyonunu. Oturmuş bir diziye (Breaking Bad) uğradığı bölümde (Ozymandias) bile imzasını atabildiği için peşin peşin saygı duyduğum yönetmen Rian Johnson’a emanet edilmiş sekizinci epizot, Rogue One ile birlikte serinin bugüne kadarki en inovatif parçası olmuş. Bu sefer geçmişten miras kalan karakterlerle (Princess Leia, Luke Skywalker ve nicesi), yeni üçlemenin başında tanıtılan simalar (Rey, Finn, Poe, Kylo Ren) The Force Awakens’da olduğu gibi denenmiş bir storyboard’un üzerindeki isimleri değiştirerek serpiştirilmemiş dört bir yana. Rian Johnson madem bu dev mirası elime verdiniz, biraz oyunlar oynayıp yeni hikâye uzantılarıyla ezberimizdekileri unutalım diyor. Çağın dev bütçeli aksiyonlarının pek çoğunda gördüğümüz mizah yollu rahatlama (ki Star Wars bilhassa ilk üçlemede Han Solo ile zaten bu boşluğa deva oluyordu), yıllanmış televizyon dizilerinin önünü açtığı “Hiçbir ana karakter güvende değil.” hissiyatı, imza niteliğinde yepyeni yaratıklar (porglar kalp biz) ve türlü al gülüm, ver gülüm hesabıyla koyu hayranlarından mütevellit fırtınalara risk alarak göğüs geriyor. Fakat, bu kadar rejüvenasyonu 150 dakikalık The Last Jedi gösterisi sırasında göğüsleyebildiğini düşünmüyorum Johnson’ın. Bolca fikir, limitli süre denkleminin arasında sıfırdan karakterler inşa edip onları yok etme noktasına getiriyor, o da yetmiyor bildiklerimizi unutturmak adına neredeyse iki saate yayılmış kararlı tutumları son yarım saatte yerle yeksan edip iskambil kağıtlarından kurduğu kalesini ışın kılıcıyla ortadan ikiye bölüyor. O istekli haşereliğini son saniyesine kadar gizlemesinde bir sıkıntı yok; fakat bu tercih filmi feci hantallaştırmış. The Force Awakens’ı sadece hayranlara özel bir film olmakla suçlayanların The Last Jedi için de aynı biçimde homurdanmaması enteresan. Yalnız bunun bir mukayese olduğu da düşünülmesin. J.J. Abrams’ın sundukları bir bütün hâlinde bana daha fazla keyif verse de bir filmden fazla katlanamayacağımı bildiğim basmakalıp çalışma stiline karşın Rian Johnson umut vaat eden bir gelecek sunuyor dev franchise‘a. Bu filmde olmasa bir sonrakinde, o da olmazsa prequel, sequel ya da dünyanın cebini boşaltmak için sahnelenecek bir diğer Star Wars galeyanında hedefi tutturacak, bundan eminim. Övgüler düzmeye geri dönecek olursak… Rey ile Kylo’nun arasındaki iletişim Darth Vader’a dair büyük ifşadan bu yana Star Wars’un başına gelmiş en güzel şey olabilir. Ben iki karakterin de, bir nevi figüran görevi gören Finn ve Poe’dan ayrı bir yere konuşlandığına The Force Awakens ile ikna olmuştum. The Last Jedi bildiklerimi bir kez daha hatırlatıp, er ya da geç yeni bir meydan muharebesi verecek ikilinin gelecekteki karşılaşmaları için beni epey heyecanlandırdı. Bir de durup durup Daisy Ridley ile Adam Driver’ı koca bir oyuncu havuzundan bulup seçen casting çalışmasına hayran kalıyorum galiba. Öyle ki sevgili merhum Prenses Leia’ya anlatının dışına çıkmadan yapılan acı tatlı vedanın bile önüne geçmiş olabilir bu saplantım. Tüm bunların haricinde teknik anlamdaki yetileriyle ilgili hislerimi OBA Makarna sponsorluğundaki ödüllerime saklayayım diyorum. Bakarsınız özel bir casting dalı açar, Adam Driver görünce sivilcelerinden sivilce beğenenlere yeni bir malzeme sunarım.
Fesat Mukayese: Snoke > Caesar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. dundjay

    Adam Driver konusunda fikrini çözemedim. “sivilcelerinden sivilce beğenenler” içinde ben de varım sanırım. “Yeni nesil Darth Vader” için çok iyi bir tip ama oyunculuğu zayıf. Adam öfkelenemiyor yav, öyle bir becerisi yok yani.

    Yanıt
    1. Umur

      Ben adamın “çirkin” sohbeti üzerinden vurulmasını anlamsız buluyorum ve bakıyorum 7/24 aynı sohbeti çeviren sosyal medya delikanlıları (kim olduklarını gayet iyi biliyorsun) Adam Driver’ın yanında tam Cafer. Ha ayrıca da çok yetenekli yahu. Nasıl öfkelenemiyor? Azıcık Girls’ün tadına mı baksan acaba? Belki fikrin değişir.

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.