Oscar Rehberi ’17: Yabancı Dilde En İyi Film

Oscar Rehberi ’17: Yabancı Dilde En İyi Film

Yabancı Dilde En İyi Film, ABD harici, büyük bir kısmı İngilizce’den farklı bir dille çekilmiş, 40 dakikanın üzerinde yapımların yarıştığı ve her sene başvuru sayısı giderek artan bir dal. AMPAS buraya başvuracak ülkelerden belli bir organizasyon, jüri ya da komite ile seçim yapmasını istiyor. Hatta bu seçici kurulun üyelerini de bir sene önceden Akademi’ye bildirmek mecburiyetindesiniz. Ve her ülkenin sadece bir film gönderebilme hakkı var. Bu göndereceğiniz film, yapım ülkesinde bir önceki takvim yılının 1 Ekim tarihinden, bahsi geçen takvim yılının 30 Eylül’üne kadar gösterime girmiş olmak ve yedi günlük vizyon ön koşulunu da sağlamak zorunda.

AMPAS’ın yabancı film dalındaki oylaması üç aşamadan oluşuyor. İlk aşamada bu kategori için oy kullanmak isteyen gönüllü üyeler belirleniyor. Ardından Los Angeles, New York ya da Londra’da gerçekleşen gösterimlerden 15’i için bir liste oluşturuluyor her üyeye. Bu 15 filmi de sinema salonunda, bizzat AMPAS tarafından düzenlenen gösterimlerde izlerlerse oy kullanmaya hak kazanıyorlar. Sanılmasın ki 15 taneden fazla film izleyemeyeceklerine dair bir yasak var. Aksine 15, yabancı film dalının alt sınırı. Ardından gönüllüler gizli oylamayla dokuz filmlik kısa listeden altısını belirliyor. Kalan üçünü ise bu dalın yöneticilerden oluşan komitesi seçiyor, ki yıllar içerisinde zaten bu yöneticilerin arthouse projeleri kısa listeye taşımak gibi bir alışkanlık edindiğini de öğrenmiş olduk.

Oylamanın ikinci aşamasında ipler gönüllülerin ellerine bırakılıyor. Kısa listeden eksiklerini tamamladıktan sonra ikinci bir oylama için tekrardan oy pusulalarını ellerine alıyorlar. Yani Foxtrot ve In the Fade’in aday edilmemiş olması “İzlemediler.” mantığıyla açıklanamaz. Basbayağı iki film de beğenilmemiş ve yeteri kadar oy toplayamamış. Bir de yabancı film branşının özel gecelerinde gösterim yapan işler adaylık alma konusunda pek başarılı oluyor. Mesela Lübnan’ın The Insult’ı bu yıl gösterimlerin açılışında çıktı seyircinin karşısına ve o günden beri de sohbetlerin içerisinde. Özetle bu seneki beşlinin sürprizi sadece On Body and Soul diyebiliriz.

Efendim, sıra oylamanın üçüncü ve son kısmında. Yine dikkatinizi çekeyim, oy kullanmak için bu beş filmi de izlemiş olmanız şartı var. Yalnız bu sefer gönüllüler arasında yer almanız gerekmiyor. Eğer herhangi bir branşta Akademi üyesiyseniz ve gidip bu filmleri oylama döneminin öncesinde yapılan sayısız gösterimden birisinde izlediyseniz oy kullanabiliyorsunuz. Yani kampanyanın etkisi biraz azalıyor bu aralıkta. Eğer The Salesman gibi bir anlatınız varsa ne âlâ. Ama bu sene böyle bir damara oynayabilecek bir film yok elimizde. Dolayısıyla tahmin etmesi her zamankinden daha güç olacak gibi duruyor. Gerçekten de kendilerini hangi filme daha yakın hissettiklerine, beğenilerine bağlı her şey.

A Fantastic Woman transseksüel ana karakteri ve başrolüyle meydanın kadınlara, azınlığa bırakıldığı yeni Hollywood’da iyi bir alternatif diyebiliyoruz sadece. Yalnız BAFTA adayı da olmayı başaran, Akademi’nin Leviathan’dan aşina sayılabileceği Zvyagintsev imzalı Loveless’ı da es geçmek istemiyorum. Zaten iki yapımın da Sony Classics tarafından dağıtılıyor olması yeteri kadar kafa karıştırıyor. Bu dalı senelerdir domine eden dağıtım şirketi Daniela Vega’yı her davete götürerek ağırlığı Şili’ye veriyor olsa da Rusya’nın adayı duygusal kısımlarıyla oyları toplayabilir. Diğer tarafta da bir Altın Palmiye kazananını adaylar arasında görmüş olmanın verdiği şaşkınlık var. Östlund’un Force Majeure zamanından kalma intikamını almak istiyor olabilirler mi?

Kazanacak: A Fantastic Woman
Kazanabilir: Loveless
Kazanmalı: Loveless
Aday olmalıydı: BPM (Beats Per Minute)

A FANTASTIC WOMAN (Şili)

Şili’nin Oscar’dan yana karnesi pek fena sayılmaz. Kısa listeye kaldıkları her iki seferde de aday olmayı başardılar. Ülkelerinin iki büyük sinemacısı Pablo Larraín ve Sebastián Lelio zaten her çektikleri filmle aday adayı olarak gönderiliyor. Son altı yılın beşinde Şili’nin bu iki yönetmenden şaşmadığını da ekleyeyim.

  • 2012: No | Pablo Larraín

THE INSULT (Lübnan)

Venedik’ten En İyi Erkek Oyuncu ödülü ile ayrılan The Insult, Lübnan’a tarihindeki ilk adaylığını getirdi. 1978’den sonra 20 yıllık bir ara vererek 1998 – 2016 arasında toplamda 13 film göndermiş ülke. Daha evvel Where Do We Go Now ile kısa listeye kalabilme ihtimalleri konuşulmuş, ama gerçekleşmemişti.

LOVELESS (Rusya)

Rusya geçtiğimiz yıl da kısa listeye kalmıştı hatırlarsanız Paradise ile. Ama şans ülkesi adına 2014’te ilk beşe girmeyi başarmış Zvyagintsev’in yüzüne güldü. Sovyetler’den ayrıldığından beri yedinci adaylığını alan Rusya eğer ödülü kazanırsa Nikita Mikhalkov’dan bu yana kendi coğrafyalarının en başarılı yönetmeni Zvyagintsev de AMPAS tarafından tescillenmiş olacak.

  • 2014: Leviathan | Andrey Zvyagintsev
  • 2007: 12 | Nikita Mikhalkov
  • 1997: The Thief | Pavel Chukhray
  • 1996: Prisoner of the Mountain | Sergei Bodrov
  • 1994: Burnt by the Sun | Nikita Mikhalkov (KAZANDI)
  • 1992: Close to Eden | Nikita Mikhalkov

ON BODY AND SOUL (Macaristan)

The Notebook’la (2013) kısa listeye kalmaları haricinde Macaristan’ın da radara yakalandıkları durumda Oscar’a aday olabilmek gibi eşsiz bir başarısı var. 88’den sonra Oscar cephesinde duraklama yaşayan sinemaları Son of Saul’dan sonra bir kez daha Akademi tarafından dikkate alınmış oldu.

  • 2015: Son of Saul | László Nemes (KAZANDI)
  • 1988: Hanussen | István Szabó
  • 1985: Colonel Redl | István Szabó
  • 1983: Job’s Revolt | Imre Gyöngyössy & Barna Kabay
  • 1981: Mephisto | István Szabó (KAZANDI)
  • 1980: Confidence | István Szabó
  • 1978: Hungarians | Zoltán Fábri
  • 1974: Cat’s Play | Károly Makk
  • 1968: The Boys of Paul Street | Zoltán Fábri

THE SQUARE (İsveç)

İsveç’in kısa liste dönemine geçildiğinden beri ilk beşe kalamayan birkaç filmi var: Everlasting Moments (2008), Simple Simon (2010) ve Östlund’un bir önceki yarışçısı Force Majeure (2014). Bergman’dan beri bir türlü ödülle buluşamayan ülke bu yıl dördüncü Oscar’ı kovalıyor. Son olarak, The Square’in tarihte Altın Palmiye’yi alıp Oscar’a aday edilmiş 14. film olduğunu da hatırlatayım.

  • 2016: A Man Called Ove | Hannes Holm
  • 2004: As It Is in Heaven | Kay Pollak
  • 2003: Evil | Mikael Håfström
  • 1999: Under the Sun | Colin Nutley
  • 1995: All Things Fair | Bo Widerberg
  • 1991: The Ox | Sven Nykvist
  • 1983: Fanny and Alexander | Ingmar Bergman (KAZANDI)
  • 1982: Flight of the Eagle | Jan Troell
  • 1972: The New Land | Jan Troell
  • 1971: The Emigrants | Jan Troell
  • 1969: Ådalen 31 | Bo Widerberg
  • 1965: Dear John | Lars-Magnus Lindgren
  • 1964: Raven’s End | Bo Widerberg
  • 1961: Through a Glass Darkly | Ingmar Bergman (KAZANDI)
  • 1960: The Virgin Spring | Ingmar Bergman (KAZANDI)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir