91. Akademi Ödülleri’nin ardından…

91. Akademi Ödülleri’nin ardından…

Benim neredeyse bir yıl, sizlerin de muhtemelen 4-5 ay boyunca bir fiil ilgilendiği ödül sezonunun sonuna geldik. 91. Akademi Ödülleri yepyeni rekorlar, neredeyse tamamı kolay tahmin edilebilir bir kazanan listesi ve hatırda kalacak teşekkür konuşmalarıyla 2018 sinema yılına tam anlamıyla noktayı koydu. 24 kategoriden 18’ini bilmişim ama, tarihte de ilk kez o kalan altılının tamamı “Kazanabilir” diye ikinci sıraya koyduklarımdan çıkmış. Yani Oscar Boy’da değişim rüzgârlarının her anlamda estiği ve benim de daha berrak bir şekilde sezona bakabildiğimi fark ettiğim bu önemli yılda kontrol elimde olduğu için her zamankinden daha rahat hissediyorum kendimi.

Green Book’la başlayalım isterseniz… Sıralamalı oylama sistemini kullanan tek kurum PGA (Yapımcılar Birliği) olmasına rağmen oradaki sonucu dikkate neden almadığımızı bilmiyorum. Belki Roma’nın oyunculuk dallarında ekstra adaylıklar çıkarmasına kaptırdık kendimizi, belki Oscar stratejisti Lisa Taback’in güçlü oyununa. Ama şu bir gerçek ki Akademi’nin içerisinde düşündüğümüz kadar çok nefret edeni yokmuş bu filmin. Yani AMPAS değişmiş değişmesine ancak Green Book’u üst sıralara koymalarına hiçbir şey engel olamamış. Ben yine de ümidi kesmiş değilim açıkçası. 8 binlere yaklaşan üye sayısı bu yeni sezonda 700-800 kişilik yeni eklentilerle biraz daha gençleşecek, biraz daha renkler bugünün dünyasına benzeyecek, kadın üyesi sayısı biraz daha artacak.

Tabii çoğunuz için büyük bir hüsran olduğunun da farkındayım Green Book’un. Zamanda geriye gitmişiz gibi hissetmenizi gayet iyi anlayabiliyorum filmi bir derece sevmiş olsam da. Ancak buradan da şunu çıkarabiliriz artık, AMPAS kulaklarını neye tıkayıp tıkamayacağına karar verebiliyormuş. Evet, sosyal medya yayınla ilgili yapılması planlanan bütün radikal değişikliklere karşı çıktı ve işe yaradı. Fakat bir taraftan da filmin yönetmeni Peter Farrelly’nin There’s Something About Mary setinde cinsel organıyla yaptığı şakaları, Nick Vallelonga’nın 11 Eylül konulu Anti-Müslüman tweetlerini gündeme de getirmeye çalışmıştı aynı kalabalık. Akademi taktı mı? Ne yazık ki hayır.

Bu zaferi aşarsanız kalanında çok daha güzel sonuçlar var bence. Gecenin büyük bir kısmında kadınlar sahnedeydi. Belgeseller, kısalar, kostüm tasarımı, prodüksiyon tasarımı… Black Panther hak ettiği teknik kategorilerde taçlandırıldı. Spike Lee sevenler için çok özel bir an vuku buldu. Netflix’in Roma gibi adı sanı duyulmamış oyunculardan oluşan, siyah-beyaz, yabancı dilde bir film ile elde ettiği başarı da yabana atılacak cinsten değil. Tamam, En İyi Film kategorisinde ipi göğüsleyememiş olabilir ama streaming servisinin etiketi belli ki ilerleyen yıllarda çok daha az rahatsız edecek ödül gruplarını. Enteresan bir istatistik de En İyi Film adayı 8 yapımdan 8’inin de en az bir ödülle ayrılmış olması törenden.

Yalnız bizim aklımızda kalacak olan Olivia Colman sürprizi. Sürpriz diyorum çünkü Glenn Close’un yedinci adaylığını altına çevireceğine çok ikna etmişlerdi hepimizi. Sezon boyunca didindi, törene Oscar’ı çekmek için altın rengi kıyafetle geldi, özellikle son haftalarda kariyerinin bütün o pik noktaları gündeme getirildi. Ama yetmedi işte. Olivia Colman’ı Tyrannosaur’dan, Broadchurch’ten, The Night Manager’dan ve hatta Fleabag’ten tanıyanlar için şahane bir an gerçekleşti. Hem Oscar tarihinin en keyifli teşekkür konuşmalarından birini izledik, hem de hak edilmiş bir Oscar’ın sahibini buluşunu. Sıfır kampanyayla, Altın Küre harici tek bir Los Angeles etkinliğine katılmadan yaptı bunu. Muazzam bir başarı. Hiç üzerine konuşmaya gerek yok. Glenn Close’un ne kadar büyük bir aktris olduğunu da unutmadan yeni kraliçemize hakkını teslim etmeli.

Bu sunucusuzluk durumu da bence epey işe yaradı bu arada. Hiç sarkmayan, gerçekten de film yapma, hikâye anlatma sanatının kutlandığı güzel bir gece oldu sonuçlardan bağımsız. Bohemian Rhapsody adındaki enkazın dört ödül almasına hiç girmiyorum. Mehmet Açar yayında çok güzel özetledi, “Seyircinin filmi Bohemian. Bu sene 3-4 film izleyenlerin favorisi.” dedi. Üzerine de bir şey eklemeye gerek yok zaten. Ben, izin verirseniz, bu sene de beni bu uzun yolculukta yalnız bırakmayan herkese teşekkürlerimi sunmak istiyorum son olarak. Sosyal medyadan takip ediyorsanız beni, artık Oscar dendiğinde o minik kalabalığın aklına geliyor olmamın da ekmeğini yemeye başladım maddi manevi. Bu güzel serüven giderek büyüsün, sinema sevdamız daim olsun efendim.

Yarın 92. Akademi Ödülleri derlemesinde görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın!

FİLM Green Book | Jim Burke, Charles B. Wessler, Brian Hayes Currie, Peter Farrelly, Nick Vallelonga
YÖNETMEN
Alfonso Cuarón | Roma
ERKEK OYUNCU
Rami Malek | Bohemian Rhapsody
KADIN OYUNCU Olivia Colman | The Favourite
YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Mahershala Ali | Green Book
YARDIMCI KADIN OYUNCU
Regina King | If Beale Street Could Talk
ÖZGÜN SENARYO Green Book | Nick Vallelonga, Brian Hayes Currie, Peter Farrelly
UYARLAMA SENARYO BlacKkKlansman | Charlie Wachtel, David Rabinowitz, Kevin Willmott, Spike Lee
KURGU Bohemian Rhapsody | John Ottman
GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ Roma | Alfonso Cuarón
PRODÜKSİYON TASARIMI Black Panther | Hannah Beachler, Jay Hart
KOSTÜM TASARIMI Black Panther | Ruth E. Carter
ÖZGÜN MÜZİK Black Panther | Ludwig Göransson
ÖZGÜN ŞARKI “Shallow”; A Star Is Born | Lady Gaga, Mark Ronson, Anthony Rossomando, Andrew Wyatt
MAKYAJ & SAÇ TASARIMI Vice | Greg Cannom, Kate Biscoe, Patricia Dehaney
SES KURGUSU Bohemian Rhapsody | John Warhurst, Nina Hartstone
SES MİKSAJI Bohemian Rhapsody | Paul Massey, Tim Cavagin, John Casali
GÖRSEL EFEKT First Man | Paul Lambert, Ian Hunter, Tristan Myles, J.D. Schwalm
YABANCI FİLM Roma (Meksika)
ANİMASYON Spider-Man: Into the Spider-Verse | Bob Persichetti, Peter Ramsey, Rodney Rothman, Phil Lord, Christopher Miller
BELGESEL Free Solo | Elizabeth Chai Vasarhelyi, Jimmy Chin, Evan Hayes, Shannon Dill
KISA FİLM Skin | Guy Nattiv, Jaime Ray Newman
KISA ANİMASYON Bao | Domee Shi, Becky Neiman-Cobb
KISA BELGESEL Period. End of Sentence. | Rayka Zehtabchi, Melissa Berton

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Serhan

    Olivia Colman cok iyi bir oyuncu, odulu bircoklarina gore hak etti. Ben israrlar yardimci kategoride odullendirilmesi gerektigi israrindayim. Bir noktada sana ekleme yapmak istiyorum. Bence akademi icerisinde cok ciddi oranda British uye sayisi mevcut. Oyuncudan ziyade, herhangi bir kalburustu filmde (filmin mukemmel olmasina gerek yok) Ingiliz burokrasisi, kraliyet ailesi ya da ingiltereye malolmus onemli figurleri (sanat, tarih vs..) canlandiran tum aktor/aktrisler odullendirildi 2000 sonrasi. Bunlardan bazilari tum elestirmen birliklerinin uzerinde hemfikir oldugu odullendirmeler (Colin Firth, Helen Mirren vb…). Ancak onemli miktarda odullendirme vakasi da bence sadece bu ingiliz figurleri canlandirdiklari icin verilmis (Meryl Streep – Iron Lady, Gary Oldman – Darkest Hour). Ozellikle bu seneki Rami Malek odulunu tamamen buna bagliyorum (Bence rezalet bir performans ama Freddy Mercury cok sevildigi icin ve Queen grubunun hayatta kalan uyelerinin cok iyi destegini aldigi icin). Ve yine Colman LA de hic kampanya yapmadan bu odulu aldiysa eger, bunun sebebi cok iyi performansi kadar yine tarihteki onemli bir ingiliz figurunu canlandirdigi icindir. Ya da tersten ornek vereyim; Glenn Close bunca ”overdue” durumuna ve de uzun ve basarili kariyerine The Wife taki gibi kalburustu bir performansi eger ingiliz bir figuru canlandirarak elde etseydi kesinlikle Oscar’i almisti. Bu durum, bircok odul takipcisinin (yerli yabanci) gozden kacirdigi bir durum bence.

    Yanıt
  2. Serhan

    Ve de yine israrla yazacagim. Bundan once ”Oscar-Overdue” sebebi ile odullendirilmis bircok vasat performans yaninda Glenn Close’un The Wife performansi kesinlikle cok cok iyi kaliyor. Filme olan bakis acini biliyorum, ama bundan birkac sene evvel, bence The Wife’a gore cok daha kotu bir film olan Still Alice ile Julianne Moore odullendirildiyse eger, bundan yillar once Oscar ile kavusmus olmasi gereken Glenn Close, hele hele tum odul sezonu boyunca gostermis oldugu tum caba (bunu 71 yasinda yaptigini belirtmek isterim) icin oscar ile bulusmaliydi. Bundan sonra yasi geregi ve ozellikle Hollywood’un veteran akstrislere onemli filmlerde rol verme konusundaki cimriligini dusununce Glenn Close’un bu sansi tekrar yakalama ihtimali cok az bence. Yakalasa bile yine Emma Stone ya da J-Low vakasi gibi yukselen genc guzel bir yildiz yilina denk gelir. Cidden cok cok ofkeliyim AMPAS’in bu kararina. Hem de Olivia Colman’in cok iyi performansina ragmen. Ve nedense icimde bu sonucta basina asla yansimayan Meryl Streep – Glenn Close cekismesinin (Bizdeki Sezen – Nazan Oncel durumuna benzetirim) etkili oldugunu dusunuyorum (Meryl Streep akademi icinde cok onemli baglantilari olan bir figur ve o izin vermedikce rakibi olarak gordugu birinin kazanabilecegini dusunmuyorum). Hatta hatta Close’un 90 lardan itibaren onemli filmlerde gorev alamamasinin sebebini de icimden bir his Streep oldugunu soyluyor.Ama tabii bu durum asla basina yansimaz (yine Streep nufuzu geregi)

    Yanıt
  3. Esra

    -Akademinin politik dogruculuk konusundaki
    tutumunu nasil buluyorsunuz? Gayet yerinde/aşırı?Bu her yil tartisilan konulardan biri.En iyi animasyonu bile basrolunde siyahi cocuk olana verdiler diye elestirenler vs var.
    -Oscar toreni izleyici sayisi 5 yil sonra ilk defa artis gostermis.Sunucusuz olarak önumuzdeki yillarda da boyle devam ederler mi? Ve siz sunucuz toreni nasil buldunuz?

    Ve bence oscar rami malek’e degil ,freddi mercurye gitti.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.