#PrideBoy: Mädchen in Uniform

#PrideBoy: Mädchen in Uniform

Yönetmen: Leontine Sagan, Carl Froelich | Oyuncular: Emilia Unda, Dorothea Wieck, Hertha Thiele, Hedwig Schlichter, Ellen Schwanneke, Erika Mann, Gertrud de Lalsky, Marte Hein, Lene Berdolt, Lisi Scheerbach, Margory Bodker, Else Ehser, Ilse Winter, Charlotte Witthauer, Erika Biebrach, Ethel Reschke | Senaryo: Christa Winsloe (roman/oyun), F.D. Andam (uyarlama) | 87 dakika | Drama, Romantik

Bechdel testini delik deşik edenler cemiyetinin hanımağası Mädchen in Uniform (1931), beyazperdede açıkça lezbiyen karakter barındıran ilk film olmasıyla biliniyor. Homoerotik tansiyondan kurduğu, neredeyse bir asır devirmiş olmasına rağmen hiç paslanmamış dengede aşk ve dostluk arasındaki sınırlar oldukça silik ancak bu zengin Alman prodüksiyonunun çekildiği tarihi de unutmamak gerekiyor değerlendirir iken. Gestern und Heute isimli bir oyundan sinemaya uyarlanmış öykü sıkıyönetimden hâllice bir biçimde yönetilmekteki yatılı okulda olup bitenleri içermekte. Tüm öğrencileri ve öğretmen kadrosu kadınlardan oluşan bu disiplinli yuva sıradışı bir ilişkiye ev sahipliği yapıyor. Sonrasında da gençlikten sebep pek aşina olunmadığı için anlamlandırılamayan hislerin resmî geçidi başlıyor. İşin güzel tarafı Mädchen in Uniform’un hisler üzerine değil tamamen akıl oyunlarından güç alarak kurulması. Burada kedi ve farenin sürekli rol değiştirdiği büyük resimde bir kadının fendi, bir diğerininkini yeniyor sürekli. Ve karanlık tünelin ucunda da istisnasız bir şekilde hep o güçlü, özgür rüyalar var. Yaş farkı dolayısıyla biraz haddini aşan bir tarafa meylettiğine dair çatlak seslere de sebep olmuş iki yönetmenli yarı-başyapıtın marifeti bu saf aşkı sağlam bir düzlem üzerine kurabilmiş olması. Meslektaşlarının otoriter, eziyet seven doğalarına karşın empati duygusuyla bir nevi annelik yaptığı her kız çocuğunu anlamaya çalışan Fräulein von Bernburg büyütüyor tesiri. Tutkunun arkasını doldurmasını istemek çifte standart gibi düşünülebilir; ancak film meskeni sebebiyle buna fazlasıyla ihtiyaç duyuyor. En azından ben pedofiliye sırtını dönüp adımlarını doğru yöne atmasından epey memnunum, bunu söyleyebilirim. Bir de sinema tarihindeki ilkliğinin haricinde, Adolf Hitler’in Almanyası yavaş yavaş çirkin yüzünü gösterirken, çoğu Yahudi, aktris sürüsüyle esas teması eşcinsellik olan bir film çıkarılmasının değeri var. Ki bunu da sıradışı bir aşka yer veriyormuş gibi yapmamakta. O yatakhaneye yolu düşmüş herkes aynı öğretmeni arzuluyor ve öyküde de bu farkındalıkla öğretmenin öğrencisini kayırmasından sonra heyecan filmin işleyen bir parçası hâline geliyor. BFI imzalı Tüm Zamanların En İyi 30 LGBTQ+ Filmi listesinden mübarek Pride ayı sebebiyle biçimlendirdiğim seçkide doğru düzgün bir lezbiyen aşk öyküsü izlememiş olmamın da getirdiği açlıkla Mädchen in Uniform’u fazla beğenmiş olabilirim diye de düşünmüyor değilim. Ama tek marifetinin samimi kuir genleri olduğunu iddia ederek değersizleştirmelisine de izin veremeyeceğim galiba. Monoton göstererek içselleştirdiği her perspektif bugün bile değerini koruyor. Erkek egemen toplumların kadına kadın birlikteliklerde sürekli olarak kendi fantezisinin ürünü manzaralar görmek istemesi sebebiyle bugüne kadar perdeye düşmüş çoğu lezbiyen karakterin aynı kepaze hormonlara hitap ettiği düşünülürse dünya üzerinde 88. senesini tamamlamış Mädchen in Uniform’un değeri daha iyi anlaşılır. Bu arada 1958 tarihli versiyonuna da bir göz atmaktan geçmiyor değil içimden. Umuyorum çok gecikmeden bit pazarına nur yağdıranlar görür de 21. yüzyıla has, sınırsız bir adaptasyonunu daha izleme fırsatına erişiriz.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.