2020’nin En İyi 50 Dizisi

2020’nin En İyi 50 Dizisi

Film yıllarını takvim yılı bittiğinde kapatamadığım için bu tür yıl sonu listesi çıkarma hevesimi müzik ve televizyon üzerinden almaya çalışıyorum. Pandeminin sene-i devriyesine yaklaşırken üreticiliğim zirve yaptığı için de biraz abartıya kaçıp, daha önce hiç yeltenmediğim ölçekte büyük bir işe kalkıştım bu sefer: Yılın En İyi 50 Dizisi. Doğru duydunuz, elli! Yüzün üzerinde dizi tükettiğimi fark edince, “Umurcuğum X diziyi izleyeyim diyorum, iyi midir?” sorularına topluca cevap verebileceğim bir sıralama çıkarmak farz oldu diyerek atladım bu fırsatın üzerinde. Deli miyim? Bence deliyim. Ama pek de şık duruyor yahu! Sanki değmiş bu delilik için harcadığım mesaiye. Hazırsanız başlayalım madem. Uygun adım ileri marş!

Not: Reality şovları, yarışmaları ve televizyon filmleri değerlendirmeye almadım. Kalan sağlardan da sezonunun tamamı ya da büyük bir kısmı 2020’de yayınlanmış dizileri kabul etim sadece. The Good Place niye yok diye kapımı çalmayın sonra… 

#50
Unorthodox

­

Töre dizilerinden hâllice dramatik çatısını çok övemeyecek olsam da aşırıya kaçmış inancın her türlüsünü pataklayan anlatılara kapılarımız sonuna kadar açık.

Nerede? Netflix
Benzeşi Zerda

#49
Zoey’s Extraordinary World

­

Eğlenceli başlayan sezonunun orta yerinde biraz saçmalıyor olsa da müzikal türünün özü kuir diyerekten tüketmelik. Seçemediği erkekleri de maşallahlık…

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Happy Feet

#48
Little Fires Everywhere

­

Kerry Washington’ın oyunculuğu Razzie istiyorum diye bağırırken Reese Witherspoon banliyönün pasif agresif, mükemmeliyetçi annesi olarak yine döktürüyor.

Nerede? Amazon Prime
Benzeşi Yaprak Dökümü

#47
A.P. Bio

­

Kusursuz kastının zirveye taşıdığı dizi platformunu değiştirdi, ama formunu asla kaybetmedi. Hatta artık bu özgürlükle ufak tefek mizah deneylerine de kalkışıyor.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Community


#46
This Is Us

­

Beşinci yılında artık yenilenmeye ihtiyaç duyan This Is Us’a pandemi ilaç gibi gelmiş. Maskelerini takıp ortalıkta bilinçli bilinçli gezinen karakterleri tekrardan umursar olduk.

Nerede? Amazon Prime
Benzeşi Bizim Evin Halleri

#45
High Maintenance

­

Yayın hayatına sessiz sakin devam eden High Maintenance’ın hikâyeleri tükenmiyor. New York sokaklarında ot ve türevlerini satan torbacımıza da nasıl bağlandık ama…

Nerede? beIN Connect
Benzeşi Broad City

#44
The Undoing

­

Kelli felli bir pembe dizi esasında The Undoing. Fakat görevini başarıyla yerine getiriyor. “Kim öldürdü” üzerinden gerilim, abartılı performanslar ve yakın plan Kidman botoksu…

Nerede? beIN Connect
Benzeşi How to Get Away with Murder

#43
BoJack Horseman

­

Bir zamanlar çok övdüğüm BoJack defterini de nihayet kapatabildiğimiz için çok mutluyum. Mental problemleri ve toksik erkekliği özendirmeye gelmeden bitseydi iyiydi.

Nerede? Netflix
Benzeşi Animals


#42
Mrs America

­

Metin olarak fazla ezberci, performans bazında sevdiğimiz aktrisleri izlettirmesi açısından ise değerli bir iş Mrs America. ABD’deki kadın hareketinin özünü öğretiyor en azından.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Suffragette

#41
Ramy

­

Her şeyi mastürbasyona bağlayan hetero erkek temsillerinden gına gelse de sahneye kız kardeşi ya da annesi çıktığında fişek gibi bir diziye evriliyor Ramy. Ah keşke biraz daha pişse…

Nerede? BluTV
Benzeşi Master of None

#40
Close Enough

­

Evlenip yuvasını kuran, yavaştan ebeveynliğe girişen milenyallerle ilgili komik bir temsil. Ritmini bulmak için birkaç bölüm oyalasa da ilk sezonun ikinci yarısı bal kaymak âdeta.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Family Guy

#39
The Outsider

­

Pilot bölümünde yarattığı atmosferin devamını getirmekte zorlansa da iyi kaldı hatırımda The Outsider. Deli saçması olmaya tek bir adımı kaldığı yerde dahi mantığını yitirmiyor.

Nerede? beIN Connect
Benzeşi The Sinner


#38
Corporate

­

Kurumsal firmalarda köle gibi çalışmış, bu dev kuruluşlara ruhunu teslim etmiş beyaz yakalıların tanıdık bir şeyler bulması mümkün Corporate’te. Hele ki pek karanlık son sezonunda…

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Review

#37
Run

­

Phoebe Waller-Bridge destekli Run’ın da taşyapıtlık ilk bölümünden sonra bayır aşağı sallandık ama ilk aşkı için kocasını terk eden Merritt Wever size de umut vermedi mi?

Nerede? beIN Connect
Benzeşi Enough Said

#36
Flesh and Blood

­

Güzelliğinden gözlerimi alamadığım içimi titreten aşkım Russell Tovey’nin de (ve Imelda Staunton!!) yer aldığı tipik, buram buram Britlik kokan bir cinayet dizisi. Tek lokmada tüketmelik.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Big Little Lies

#35
Belgravia

­

Downton Abbey’nin bir yüzyıl öncesinden yine ayrıcalıklıların dünyasını işgal eden skandallar silsilesi… Ama biliyor işini Julian Fellowes, ne yapıyor ediyor izletiyor bu anne dizisini.

Nerede? beIN Connect
Benzeşi Downton Abbey


#34
We’re Here

­

Drag Race sevenlerin yakından tanıdığı Bob the Drag Queen, Shangela ve Eureka’dan Amerika’nın homofobik/transfobik yarısını resmeden çarpıcı bir realite şov isteyen varsa buyursun.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Queer Eye

#33
Everything’s Gonna Be Okay

­

Please Like Me’nin yaratıcısı Josh Thomas yine en iyi bildiği şeyi yapmış ve disfonksiyonel ailesiyle özendiğimiz aşk hayatını birleştirerek kalp ısıtan, kuir bir şeyler çıkarmış.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Please Like Me

#32
The Queen’s Gambit

­

Erken 2000’lerdeki bütün klişe başarı hikâyelerini andıran bir iş The Queen’s Gambit. Ortalama seyirciye hitap ettiği için insan tek gecede satranç sevdalısı olabiliyor bu dizi sonrası.

Nerede? Netflix
Benzeşi Good Will Hunting

#31
Shrill

­

Beden olumlamanın tam olarak ne olduğunu çözemeyenler için Aidy Bryant mesajlarını çok da büyük pankartlara yazmadan döktürüyor iki sezondur. Yirmili yaşların ızdırabını da iyi çözmüş.

Nerede? Malum yerler
Benzeşi Girls


#30
Trying

­

Geleneksel yollardan çocuk sahibi olamayan bir çiftin ebeveyn olmak için mücadele verdiği süreçte evliliği, kadın – erkek ilişkilerini ve toplumun genç çiftler üzerindeki baskısını iyi gözlemliyor Trying. Flesh and Blood gibi bir şahane Imelda Staunton performansı da barındırmakta ayrıca. Daha ne olsun?

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Private Life

#29
Breeders

­

Breeders da ebeveyn olmuş ve çocuk büyütmenin zorluklarından yılmış bir çiftin hikâyesini anlatmakta. Martin Freeman’ın kendi yaşadıklarından hareketle yazdığı yapımda Episodes’tan tanıdığımız Daisy Haggard parlıyor. Özellikle sezonun ikinci yarısında sırtına binen yükle çıkardığı performans alkışlık.

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Catastrophe


#28
The Crown

­

Sevmelere doyamadığımız The Crown, bu sezon kötü kasting seçimlerinin (Diana ve Thatcher) kurbanı olsa da monarşinin son temsilcilerini gözümüzü kırpmadan izlemekten bıkmadık. Peter Morgan yaşayanların imajı zedelenmesin diye biraz fazla taraflı davransa da vazgeçemiyoruz göz boyayan setlerden, kostümlerden, kraliyetin büyülü kollarından…

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Knives Out

#27
Cheer

­

Netflix’in sürpriz hitlerinden Cheer, amigo takımlarının şampiyonasında Navarro Üniversitesi’nin bu delilik olarak gördüğüm işe soyunan gençlerine odaklanmaktaki bir belgesel. Neden bilmem, bizde adı çok duyulmadı bu yapımın. Gerçek olmalarına karşın kurgusal karakterlermiş gibi sıkı sıkıya bağlandığım varlıkları ile tanışmanızı öneririm.

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Bring It On


#26
Feel Good

­

Kuir karakterleri sadece acı çekerken gösteren, kendini sabote eden bireyler olarak tanımlayan dizilerden sıkılsam da Feel Good cinsel kimliğin üzerinden de bir tartışma ortamı yaratarak, bağımlılığa, oradan da toplumun ve hayatımıza almayı seçtiğimiz kişilerin üzerimizdeki tesirine değiniyor. Kalbi kırılsın isteyen herkes mutlaka izlemeli.

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Newness

#25
The Boys

­

Giderek büyüyen süper kahraman ekolojisini tersine döndürerek peki bu ellerinde büyük güçleri bulunduran mutantlar (bir nevi ima bu) aynı yüksek konumlardaki kişiler gibi yozlaşsa ne olurdu sorusunu soruyor The Boys. Sonuç? Savaş suçlularından kolyeler, kadın düşmanlarından bilezikler, istismarcılardan küpeler. Sinir ola ola tüketiyoruz.

Nereden izleriz? Amazon Prime
Benzeşi Watchmen (2009)


#24
My Brilliant Friend

­

İlk sezonu kadar çarpmasa da My Brilliant Friend bir uyarlama nasıl olmalının başarılı bir örneği. Sinemanın büyük ustalarından aldığı ilhamla da televizyon ekranına sığmayan bir şeyler çıkarıyor üstelik. Her bölümü kanlı canlı roman hissiyatı yaratan hikâyenin büyümek üzerine izlediğim en dokunaklı, en sahici işlerden biri olduğunu da ekleyeyim.

Nereden izleriz? beIN Connect
Benzeşi Ghost World

#23
The Plot Against America

­

Alternatif tarih dizilerine/filmlerine genel olarak mesafeli dursam da The Plot Against America, bir Philip Roth romanından uyarlandığını hatırlatıp kafanızdaki bütün soru işaretlerini silerek çıkıyor karşımıza. Faşizmin okyanus aştığı bir gerçeklikte hedefine Yahudiler’i koyan politik, Amerika’nın bugünü de alakadar eden kudretli bir drama.

Nereden izleriz? beIN Connect
Benzeşi Watchmen (2019)


#22
Killing Eve

­

Yok her sezon aynı teraneymiş, aman bıkmışız bu cinsel tansiyondan da bilmem ne… Ben bıkmadım vallahi. Yılda 35 bölüm Villanelle olsa yine izlerim, bir daha izlerim! Aile kavramını ters yüz eden, kuir olduğunun bilinciyle okunduğunda daha da şahane anlamlar yüklenen bölümlerini de düşününce üstelik, yine bin kaplan gücünde canım Killing Eve.

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Luther

#21
The Mandalorian

­

Disney’in beklenmedik bir başarı yakalayan, Star Wars ailesine üye dizisi The Mandalorian ikinci sezonuyla bu evrene yeteri kadar bütçe, zaman ve imkan sağlandığında neler yapılabilir(di) sorusunun cevabı niteliğinde. Bir de özünde hayran olduğumuz westernlerin ruhunu da barındırdığı için karşı koymak imkansız zaten. Her bölüm 2 saat olsa bile izlenir.

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Justified


#20
The Good Fight

­

Tüm zamanların en iyi dizilerinden The Good Wife bitince, dizinin sevmeye doyamadığımız karakterlerinden Diane Lockhart önderliğinde yapılan The Good Fight, günü yakalama konusundaki uzmanlığını sürdürüyor. Dijital bir platformda görücüye çıkmasının avantajını kullanarak kalkıştığı absürtlükler o kadar iyi işlendi ki bu sezon, doyamıyorum!

Nereden izleriz? Amazon Prime
Benzeşi The Good Wife (eheh)

#19
I Hate Suzie

­

Fleabag ve I May Destroy You’nun kaotik kardeşi I Hate Suzie, teknoloji çağında ünlü olmak, cebimizdeki telefonlara sığan özel hayatlarımız, ifşa kültürü ve medyanın kadın ünlüler üzerinden toplum içerisinde oluşturduğu ahlakçı şiddetin kokteylini yapıyor. Her bir bölümü hedefi on ikiden tutturamasa da cümlelerini kurma üslubu oldukça özgün.

Nereden izleriz? beIN Connect
Benzeşi The Comeback


#18
The Great

­

Geçmişteki bütün krallıkların libido ve şansla yönetildiğinin kanıtı olarak The Great elinden geleni fazlasıyla yapıyor. İki başrol oyuncusunun olağanüstü performansları, kurduğu dünyanın kendi içerisinde bir mantığa sahip absürtlüğü ve her ese yerleşen “Huzzah!”sıyla pandeminin ilk aylarını çok güzel renklendirdi. Yeni sezon gelse de yeşillensek…

Nereden izleriz? beIN Connect
Benzeşi The Favourite

#17
Visible: Out on Television

­

Biraz da eğitim diyor, LGBTQ+’nun televizyondaki anlı şanlı tarihini öğrenmek isteyenleri Visible’a yönlendiriyorum. Bütünüyle Amerikan medya tarihine odaklanıyor olsa da temsilin önemi hakkında söylediği çok mühim şeyler mevcut. Üstelik kuirlar olarak geçmişimize sahip çıkmanın ehemmiyeti de düşünüldüğünde isimleri ezberlemekte yarar var.

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Disclosure


#16
Solar Opposites

­

Rick & Morty’nin yaratıcılarından henüz inceller tarafından sahiplenilmemiş şahane bir animasyon geldi bu yıl: Solar Opposites. Disfonksiyonel kelimesine yeni anlamlar kazandıran, cinsiyet normlarını elinin tersiyle iten ailesinin çılgınlıkları yine toplumsal eleştiriye varmış. Garip olan light gözükmesine karşın, daha dişe gelir cümleler kurabilmesi.

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Rick & Morty

#15
Ozark

­

Aşırı mavi ve Breaking Bad özentisi diyerek küçücük aklımla kendimce bir önyargı oluşturduğum Ozark’a bir başladım, pir başladım. Startımın diziyi Laura Linney’nin devraldığı sezona denk gelmesi de şahane. Wendy Byrde, Skyler White’ın yapamadığını yapıp patriyarkayı kendi elleriyle ateşe verdiği için eriyen yağlarımı konu etmeme gerek yoktur umarım.

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Sons of Anarchy


#14
What We Do in the Shadows

­

Taika Waititi ve Jemaine Clement çılgınlığının ürünü aynı adlı filmden uyarlama What We Do in the Shadows, televizyonun en komik dizisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Cılkı çıkmış vampir mitolojisinden böyle bir güldürü sağabilmiş olmalarıyla kasting başarısı da birleşince altın çağa adını büyük harflerle yazdıracak bir şey çıktı, doyamıyoruz!

Nereden izleriz? Malum yerler
Benzeşi Los Espookys

#13
Tiger King

­

Nasıl yani, Tiger King’i 2020’de mi izledik gerçekten dediğinizi duyar gibiyim. Dünyaya Joe Exotic ve Carole Baskin gibi kurgudan daha kurgu personalar hediye eden bu yedi bölümlük delilik hayatlarımızı ne de güzel esir almıştı. Biz dehşete düşerken hayvan hakları nasıl savunulmamalı, istismar nedir ne değildir gibi soruları cevapladığı için de mühim bir belgesel denebilir.

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi The Jinx


#12
Better Call Saul

­

Vince Gilligan’ın Breaking Bad’te pişmesinin ardından çıkardığı ustalık eseri Better Call Saul, üzerine koya koya yayın hayatını sürdürmeye devam ediyor. Ekranların en iyi yazılmış draması demekten kendimi alamadığım bu televizyon zirvesinde Kim Wexler’ın ağırlığı arttıkça da dizi iyice tadından yenmez oldu. Ah bir parti kursan da oy versek be Kim!

Nereden izleriz? Netflix
Benzeşi Mad Men

#11
Insecure

­

Dört sene içerisinde kaleminin kuvvetini artıran ve nasıl hikâyeler anlatmak istediğini iyice çözen Issa Rae, hem belli bir zümreye ait olmayı hem de evrenselliği aynı anda nasıl muhafaza ediyor bilmiyorum ama yolculuğunda artık iyice kıvamını buldu. Çağdaş romantik komedilerin en donanımlı temsilcisi, aldığı Emmy adaylıklarıyla yeni izleyicisini bekliyor.

Nereden izleriz? Son sezonu beIN Connect’te.
Benzeşi Sex and the City



#10
Normal People

Sally Rooney’nin çok satan romanından uyarlama Normal People da görücüye çıktığı dönemde interneti etkisi altına almıştı. Paul Mescal’in kolyesini hipnotize olmuş biçimde izleyerek tükettiğimiz dizi, esasında çok da kusursuz bir ilişki çözümlemesi sayılmaz. Ağır aksak bölümler, karakterlerin motivasyonunu ufaktan sorguladığımız anlar da mevcut. Ancak yarattığı dünyaya çok hakim kameranın arkasındaki yönetmenleri, Lenny Abrahamson ve Hettie Macdonald. Kah İrlanda’nın küçük bir kasabası, kah Trinity Üniversitesi, kah İtalya’da bir yaz evi. Genç âşık olmak neydi diye sorana tam olarak böyle bir şey diye izletmelik.

Nereden izleriz? BluTV
Benzeşleri Romeo + Juliet ve The Notebook



#9
I Know This Much Is True

Şu aralar Derek Cianfrance’in elinin değdiği bir başka filmi, Sound of Metal’ı övmekle meşgulüm. Ama yılın ilk yarısında da HBO için yaptığı muntazam mini dizi I Know This Much Is True’yu yere göğe sığdıramıyordum. Mental problemlerin aile ayağında sırtını dönüp gitmenin bir seçenek olmadığı hikâye oldukça mikro bir yerde hareket ediyor esasında. Yalnız Cianfrance çaresizliğin çıkmazlarına yine hikâye anlatma becerisini yerleştirmiş, ustalaştığı melodram türünü iyice sadeleştirerek âdeta öttürmüş elindeki materyali. Bir de Mark Ruffalo performansı var ki, resmen kariyer zirvesi. Daha iyisini yapabildiğini görmedi bu gözler.

Nereden izleriz? beIN Connect
Benzeşleri Blue Valentine ve Olive Kitteridge



#8
High Fidelity

Daha önce arkasından yas tutmamı gerektiren bir dizi iptalim hiç olmamıştı. Toksik erkek karakteriyle can sıkan orijinal film uyarlamasının yapamadığını Zoë Kravitz’in başını çektiği bir kadroyla beceren, Nick Hornby’nin kifayetsiz romanını değerli kılan High Fidelity bu yüzden benim için bir ilk oldu diyebilirim. Biriktirdiği kalp kırıklıklarını arka arkaya koyup “Sorun acaba bende mi?” diye soran ana karakteriyle kurduğumuz bağın Hulu tarafından kesilmesi biraz canımızı sıktı tabii. Ama tek sezonluk bir macera olmasına rağmen yılın en iyilerinden. Çalan her şarkıyı döndüre döndüre eskittiğimi de not düşeyim.

Nereden izleriz? Yine torrent, yine torrent.
Benzeşleri Annie Hall ve You’re the Worst



#7
Ted Lasso

Sadece iyilik aşılayarak yolunu bulmaya çalışan bu şahane dizi, Apple’ın dijital platformuyla piyasaya girdiği katalogun bir parçası. Sporla alakalı alakasız fark etmeksizin herkesin, bir de Ada’ya mahsus alaycı mizaha zaafı varsa mutlaka denemesi gereken, 2020’nin en iz bırakan komedilerinden. Bunu sadece sevgi dolu mesajlara sıkı sıkı bağlanarak yapabiliyor olması da ayrı bir başarı hikâyesi. Tabii burada takdir belgesini yazarlara mı, kastingi yapanlara mı, yoksa direkt Jason Sudeikis’e mi göndermek gerekiyor kestiremiyorum. Neyse biz büyüyünce Ted Lasso olabilmek için verdiğimiz mücadeleye geri dönelim…

Nereden izleriz? Korsanlardan.
Benzeşleri Parks and Recreation ve Eddie the Eagle



#6
Better Things

Better Things’in hak ettiğinden az ilgi görme konusunda piyasadaki bütün dizileri solda sıfır bırakmış olması inanılmaz gerçekten. Skandalları ortaya çıkmadan evvel Louis C.K.’in başın durarak fazlasıyla desteklediği proje kendini bu isimden arındırınca iyice Pamela Adlon’a ait oldu sanki. Anne kız ilişkilerinin dinamiklerine hakim izleyicisini çok daha fazla etkileyeceğini düşündüğüm hırgürlerinin arasına kandaşlığın iyisini de kötüsünü de sığdırarak her bölümü ödüllü kısa hikâye tadında tamamlıyor. Bir de geçmişle bugünün ebeveynlik yöntemleri arasında bir orta yol bulma çabası var… Tebrikler Adlon’a.

Nereden izleriz? Benim malum malum yarim…
Benzeşleri Louie ve The Big C



#5
We Are Who We Are

Hayatında kim olduğuyla alakalı olarak sevdiği insanların önüne geçip açıklama yapmak mecburiyetinde kalmamış kimselerin asla anlamadığı ve ilişki kuramadığı Call Me by Your Name’in usta yönetmeni Luca Guadagnino benzer hislerinden peşinden koşan bir dizi yaptı televizyona: We Are Who We Are. Ama bu sefer ölçeği çok daha büyük. Cis eşcinsel beylerden cinsiyet kimliğinin kollarına geçiş yapmış, çok daha önemli bir anlatı çıkarmış su yüzüne. Tabii biraz daha toy ve uçarı bir grup genci gözlemliyor bu sefer. Ancak ulaştığı yerde +18 renkleri taşıyan herkesin canını yakacak manzaraların varlığı baki.

Nereden izleriz? Malum yerlerden.
Benzeşleri Skins ve Euphoria



#4
Schitt’s Creek

Hayatımdaki çok önemli bir defteri kapatırken kullandım bu televizyon tarihinde yerini almış komedi klasiğini. Sudan çıkmış balığa dönen karakterlerinin küçücük bir kasabada başından geçenler nihayetinde her aile komedisinde rastladığımız temel öğeleri içeriyor. Ama bu diziyi bu kadar konuşulur kılan kuir temsiliyeti tabii ki de. Her şeyi tadında bırakmanın önemini bilen Daniel Levy büyük finale doğru beni terapi almaya zorlayacak şeylere kalkışsa da kalp kırıklığının yarattığı acıdan zevk almayı öğrendim ben artık. Umuyorum bir gün tekrardan ziyaret eder, biriktirdiğimiz anıları elden geçirebilirim kiddo.

Nereden izleriz? Ne yazık ki Netflix TR’ye hâlâ gelmedi.
Benzeşleri Arrested Development ve Unbreakable Kimmy Schmidt



#3
I May Destroy You

Rıza kavramı üzerine söylenebilecek her cümleyi, doğduğu toprakların kaosundan beslenen fazlasıyla karanlık bir mizah ve trajedinin dayanılmaz yüküne bir refakatçi olarak monte ederek tüm zamanların en önemli televizyon işlerinden birine imza atıyor Michaela Coel. Ufak tefek rolleri ve Chewing Gum’dan tanıdığımız aktris üç ana karakteri üzerinden cinsiyetin, ırkın, yönelimin de nöbetini tutuyor bir yandan. Bugünle ilişkilendirebilmeyi başardığımız her yapımda olduğu gibi burada da anlatının etkisi tamamen konuşmaya cesaret edebildiği konulara hâkimiyetiyle alakalı olsa da üslubunun benzersizliği yadsınamaz.

Nereden izleriz? Sansür bebek beIN Connect’te mevcut.
Benzeşleri Unbelievable ve Fleabag


#2
Bir Başkadır

Hangimiz Türkiye’yi daha çok tanıyoruz, bir oyuncuyu övmeden Nihal Yalçın’dan izin almalı mıyız, kürtler renkli gözlü olabilir mi gibi yıllardır konuşmak için can attığımız ama bir türlü sırası gelmeyen meseleleri gündemimize taşıdı Berkun Oya’nın dört başı mamur dizisi. Dijitalin oryantalist yerli işlerinden sıdkımızın sıyrıldığı noktada Yeni Türkiye’yi mesken etmiş, bütün taraflara eşit mesafede durmak için çaba gösteren ve birbirimizi sevelim gibi çiğ bir mesaj vermek yerine, hepimizin aynı sonuca varmak için farklı güzergâhlar kullandığımızı hatırlatan bir iş. Demek ki bu ülkede iyi dizi yapmak mümkünmüş dedirten cinsten.

Nereden izleriz? Nekşflikş
Benzeşleri Kış Uykusu ve Margaret


#1
How to with John Wilson

Sosyal medyada Kaan Karsan’ın (Kutsal Motor, Ekşi Sinema) övgü bombardımanına tutması sonrası radarımıza giren How to with John Wilson, tabii ki de listemin zirvesinde. Bir şekilde Türkiye’deki tanıtımı için işi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bırakmadan taşıdığımız meşalelerle sadece sinemayla/televizyonla ilgilenenlere değil, sokaktan geçene dahi diziyi önerir olduk. İki sene boyunca şehir hayatının gündelik manzaralarını kameraya alarak biriktirdiklerinden yapılmış ultra zeki, bu metini yazdın da bu görüntüyü buraya koymayı nasıl akıl ettin allahsız dedirten bir kurgu harikası. Şehirde yaşamaya ve absürtlüklerine dair zamansız bir taşyapıt.

Nereden izleriz? Malum yerler ellerinizden öper.
Benzeşleri Nathan for You ve Comedians in Cars Getting Coffee

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

5 Yorum

  1. Berke

    Harika liste. Netflix dışında başka bir şey izlemeyenler için özellikle diğer mecralardaki cevherleri çok güzel göstermiş 🙂 Tek takıldığım nokta, BoJack cidden toksik masküliniteyi överek mi bitti? Özellikle Diane’in ondan kopuşu pek çok şeyi açıklıyordu bence. “Ben Bojack’im kızım” diye kendini tanıtacak erkekleri iyi gösterecek bir şey göremedim ben dizide – tüm relatable yanlarına rağmen.

    Yanıt
    1. Umur

      Çok teşekkür ederim öncelikle 🙂 Bojack meselesinde şöyle… Ben finale doğru aldığı yolda BoJack’in o acı çekme hâlini bırakamayıp daha iyi bir insan olmak için çabalamamasından yorgun düştüm sanırım. Hatta son sezonu da epey rötarlı izledim bunun yüzünden. Tam olarak final bloku üzerine değil de son iki sezon üzerine yani yorumum. Kısacık yazınca tabii bunları açıklayamadım.

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.