2023’ün En İyi 40 Dizisi

2023’ün En İyi 40 Dizisi

Oscar Boy’un dördüncü senesini dolduran geleneğiyle huzurlarınızdayım bugün. Sinema yılını Oscar’a bağlılığım ve Türkiye vizyon takviminin kalp kırıcılığı yüzünden Şubat ayında kapatıyor olduğum için dizileri sıralamak çok iyi geliyor bana. Yıl sonu listelerine özenmekten deşilen gödenim kapanıyor, hasetten çatlayan yerlerim bir anda iyileşiyor. 2020’de How to with John Wilson, 2021’de The Beatles: Get Back, 2022’de de Barry’i taşıdığım 50 dizilik listemi bu sene 40’a düşürmek zorunda kaldım ama. Çünkü grev sebebiyle birkaç aylığına televizyonda ciddi bir sakinlik yaşandı. Pek çok proje ertelendi ya da çekimleri durduğu için takvimi değişti. Ben de 2023 içerisinde tükettiğim 98 televizyon yapımı arasından seneyi özetleyen 40’ı buldum.

Kısa yorumlarım, diziyi izleyebileceğiniz platformlar ve birkaç genel bilgi yine satır satır aşağıda. Bir de başlamadan şunu söylemem lazım; I Hate Suzie Too’yu 2022 listemi yaptıktan sonra izlediğim ama dizi de 2022 içerisinde yayınlandığından bu seneki değerlendirmeme dahil edemedim. Zirveye yakın bir yerlerde ağırlamak, hakkını vermek isterdim. Neyse, burada okumak da belki sebep olur, bir gazla izleyiverirsiniz. Daha fazla uzatmadan geçiyorum tat kaçıran 2023’ün televizyon özetine. Finalini yapan Succession, Barry, The Marvelous Mrs. Maisel ve How to with John Wilson’dan yeni fenomenler Kızılcık Şerbeti, The Bear, Fellow Travelers ve daha nicesine Oscar Boy’dan 2023’ün En İyi 40 Dizisi gelsin…


Drag Race France
🇺🇸🇹🇷 Wow Presents+
⏱️ 17 Bölüm x 60 Dakika (2 Sezon)
🏅 Keiona

Vadesini doldurmak üzere olan Drag Race franchise’ına taze bir kan getirmedi aslında Fransa. Ama özlediğimiz yılları hatırlattı. Her biri birbirinden orijinal kraliçelerin olduğu ikinci sezon tüm zamanların en iyilerinden.


Kızılcık Şerbeti
🇹🇷 Show TV
⏱️ 43 Bölüm x 60 Dakika (2 Sezon)
🏅 Ceren Karakoç

İkinci sezona çok kırgın olsam, seçim sonrası dönüştüğü diziye ısınamasam da ülkede son 20 yılda nasıl bir kutuplaşma yaşandı anlatan, bunu ulusal bir kanalda belgeleyen ilk dizimiz. Hâlâ da kıymetlimiz.



Beckham
🇺🇸🇹🇷 Netflix
⏱️ 4 Bölüm x 60 Dakika (2 Sezon)
🏅 Victoria Beckham

Doksanları tanımlamış bir futbolcunun ve en az onun kadar ünlü eşinin oldukça ayrıcalıklı hayatlarıyla ilgili bir belgesel aslında. Ama nostaljik tarafı, popüler kültür üzerinden toplumun yapısını irdelediği her anıyla içine çekiyor.


Rain Dogs
🇬🇧 BBC ⋅ 🇹🇷 BluTV
⏱️ 8 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Daisy May Cooper

Birleşik Krallık televizyonunun kraliçelerinden Daisy May Cooper’ın yer aldığı, işçi sınıfının günümüz Ada’sındaki durumunu da tahlil eden bir kara komedi Rain Dogs. İzlemesi kolay gelse de yan etkisi ağır.


Shining Vale
🇺🇸 Starz ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 16 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Miro Sorvino

Ben bu satırları yazarken iptal haberi geldi ne yazık ki Shining Vale’den. Halbuki Courteney Cox nihayet yeteneklerini anlayan bir işte, korku komedi türünün bağrında eğleniyor, eğlendiriyordu.


I’m a Virgo
🇺🇸🇹🇷 Prime
⏱️ 7 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Olivia Washington

Boots Riley’nin hayal fabrikasından çıkmış son alamet-i farika I’m a Virgo. ABD’de siyah olmak üzerine bir hiciv. Jenerasyonunun en yetenekli isimlerinden Jharrel Jerome ve dizinin pratik efektleri için bile izlenebilir.



Abbott Elementary
🇬🇧 ABC ⋅ 🇹🇷 Disney+
⏱️ 35 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Janelle James

Grev sebebiyle üçüncü sezona kavuşamayınca biraz unutur gibi olduk ama eski network sitcom’u formülüyle harikalar yaratan son kaleler hâlâ. Kadronun dinamiği ve tekil hikâyeler oturdukça daha da leziz oldu.


Daisy Jones & the Six
🇺🇸🇹🇷 Prime Video
⏱️ 10 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Riley Keough

Taylor Jenkins Reed’in Fleetwood Mac’den esinlenerek kaleme aldığı kitabın dizi uyarlaması da kimi zaman pembe dizileri andırmasına rağmen yılın ilgiyi hak edenlerinden. Stevie Nicks övecek fırsat çıksın biz yeter ki!


Nolly
🇬🇧 ITV ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 10 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Helena Bonham Carter

Uzun yıllar televizyonda zirveyi kimseye bırakmayan Noele Gordon’ın bir kadın olarak, erkekler tarafından yönetilen köklü bir enstitüye açtığı savaş kimi zaman tekrara kaçıyor olsa da Russell T. Davies eli değdiği için çok sürükleyiciydi.


Platonic
🇺🇸 Apple TV+ ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 10 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Rose Byrne

Gençlikten kalma bir “Acaba?” üzerine mi, heteronormatif insanların yetişkinlikte gazı kaçan dostluklukları hakkında mı, Seth Rogen ile kimyasının pek tuttuğu Rose Byrne’in yeni dost meclisi mi bilinmez, Platonic sadece çok keyifli.



Blue Eye Samurai
🇺🇸🇹🇷 Netflix
⏱️ 8 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Kevin Hart (yapımcısı?!)

Melez çocukların toplumun dışına itilerek hiçe sayıldığı, Japonya’nın Edo Dönemi’nde geçen bir intikam ve samuray hikâyesi Blue Eye Samurai. Netflix’in başarılı olduğu tek alan diyebileceğimiz anime türünde ve üstelik de İngilizce çekilmiş bir iş. Seyircisinden bilhassa ilk birkaç bölümünde sabırlı olmasını rica edip sonra açıyor bütün aksiyon çeşmelerini. Dil konusu birazcık gerçeklikten koparıyor olsa da şans vermeye kesinlikle değer.


The Last of Us
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 BluTV
⏱️ 9 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Murray Bartlett & Nick Offerman

Oyunundan bihaber, The Walking Dead’in de ilk iki sezonuna tahammül edebilmiş bir izleyici olarak dahi beni yakalayabildiyse The Last of Us, size neler yapar bilmiyorum. Konsept bölümlerini esas hikâyenin devam ettiği kısımlardan daha çok seviyor olsam da ilk sezonu bir dünya kurma telaşında olduğu için affetmek mümkün. Final ayıbını da görmezden gelerek yalnızca Murray Bartlett ve Nick Offerman’ın boğazımıza düğümlediklerine odaklanıyorum.



Mrs. Davis
🇺🇸 Peacock ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 8 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Betty Gilpin

Seçilmiş kişi mitiyle hem dalga geçen, hem de bu fikre yeni bir soluk getiren şahane bir mini dizi Mrs. Davis. The Leftovers’ı, Lost’u ve Watchmen’i bize bahşetmiş Damon Lindelof’un sessiz sedasız seyirciyle buluşan yeni projesi de seyircisini seçen o işlerden. Her bölüme en az 20 adet plot twist sığdırıp bir şekilde kopmamanızı sağlaması, ilgiyi ayakta tutması da zat-ı şahanelerinin marifeti diyelim. Betty Gilpin’in şahane seçimlerine de dikkat!


Poker Face
🇺🇸 Peacock ⋅ 🇹🇷 TV+
⏱️ 10 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Hong Chau

Natasha Lyonne da kendi personasına yedirdiği sayısız dizi ve rolle, mumblecore‘da sigara ve viski tüketimi sesine zühretmiş yepyeni bir tipleme açılımı yaptı. Poker Face, “Katil kim?” serilerinin Lyonne için yazılmış gibi duran, bizzat Rian Johnson tarafından yaratılmış bir versiyonu. Agatha Christie romanlarına gönülden bağlı, Knives Out keşke dizi olsa diye ağlananlar, mutlaka baksın ABD’nin bağırsaklarına inen bu suç komedisine.



And Just Like That…
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 21 Bölüm x 45 Dakika (2 Sezon)
🏅 Sarita Choudhury

Miranda böyle bir insan değildi diye kafa şişirenler elendiyse önümüze bakabiliriz nihayet. And Just Like That, ellilerinde, beyaz ve New York’ta yaşayan kadınların dostlukları, aşk hayatları, varoluşsal sancılarıyla oldukça eğlenceli bir yerden devam etti. Samantha’yı kısacık gördük, Miranda’nın heyecan dolu romansı sona erdi, Carrie’nin nefretlik aşığı bir kez daha kazık atıp küfrümüzü yedi… Ama bilhassa Seema Patel’i konuşmamız lazım. İşte aradığımız kan!

Heartstopper


Heartstopper
🇺🇸🇹🇷 Netflix
⏱️ 16 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Yasmin Finney

İlk sezonunu geçtiğimiz yıl 6. sırada ağırladığım Heartstopper bu sene öğretmenlik yapacağım derken iyi bir öykü anlatmayı unuttu mu? Maalesef evet. Ancak bir hışımla çizgi romanları okuyunca biraz daha oturdu sanki kafamda bu sezon. Meğer bir geçişteymişiz, bizi duygusal olarak en savunmasız yere çekip ciğerimizi sökecekmiş Alice Oseman. E çeksin bakalım. Netflix Türkiye de reklamını yapmamaya, bunla ilgili bir açıklamada bulunmamaya devam etsin.



Only Murders in the Building
🇺🇸 Hulu ⋅ 🇹🇷 Disney+
⏱️ 30 Bölüm x 30 Dakika (3 Sezon)
🏅 Meryl Streep

“Neden Selena Gomez?” sorusunu yöneltmekten çoğu zaman odaklanamadığım Only Murders in the Building, Paul Rudd ve her şeyden önemlisi Meryl Streep’i transfer ettiği sezonuyla kendi zirvesini gördü. Nihayet bütün şaşırtmalarına kandık, finale kadar nefesimizi tuttuk ve öleni umursamasak da neden öldürüldüğüne dair ilgi uyandırmayı başardı. Ve Meryl Streep… Aman tanrım, bu nasıl bir performans? Hani artık şaşırmamamız gerek ama, NASIL?


Our Flag Means Death
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 18 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Rhys Darby

Taika Waititi’nin kırılganlığın zerresini barındırmayan maskülinitesine eşdeğer Our Flag Means Death, yaygaranın daha da büyüdüğü ikinci sezonunda iyice kuir bir yere çekti kendini. Dizide de rol alan Taika Waititi ile ana karaktere can veren Rhys Darby arasındaki homoerotizme kelimeler yetmez. Neden izlenmediğini anlayamadıklarımdan biri ayrıca. Halbuki gerçek bir oyuncu rejisi harikası, her anı komik bir absürtlük tufanı.



The Curse
🇺🇸 Showtime ⋅ 🇹🇷 BluTV (1 Ocak’tan itibaren)
⏱️ 6 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Emma Stone

Nathan for You’dan bu yana Fielder’ın elinin değdiği ne varsa garip bir yabancılık çeker oldum. Bu sefer güçleri Benny Safdie ve biriciğimiz Emma Stone’la da birleştirmiş üstelik. Herkes en güçlü tarafıyla sahada. Emma Stone neredeyse kariyer performansı çıkıyor. Ancak seyirciyi hep tuzağa çekip sonra en büyük korkuları ve günahlarıyla yüzleştiren hâlinin her daim işlemediğini de söylemek lazım. Yorulduk ayol bu toksik sevdadan!


Swarm
🇺🇸🇹🇷 Prime
⏱️ 7 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Billie Eilish

Fanlık müessesesinin Donald Glover imzalı hicvi Swarm muhtemelen geçtiğimiz yılın en yaratıcı üretimlerinden. Her bölümde fikir yağıyor üzerimize. Atlanta’da antrenman yapan Glover, Swarm’da iyice abanmış pedala. Yalnızca sosyal medyayla birlikte pazarlama harikası ünlüleri takıntı hâline getirenler değil, siyah kültürün kendi içerisindeki tutarsızlığı ve ABD’nin nesillerdir bunu ele alış biçimi de var kılıcın keskin ucunda.



Fargo
🇺🇸 FX ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 51 Bölüm x 60 Dakika (5 Sezon)
🏅 Jennifer Jason Leigh

Henüz devam eden bir sezon olduğu için daha üst sıralara koyamadım Fargo’yu. Ama Noah Hawley’nin dizisi ilk sezonlarındaki büyüye geri dönmüş diyebilirim şimdiden. Bir garip Minnesota aksanını İngiliz oyuncu Juno Temple’ın ağzından duymaya alıştıktan sonra gerisi bildiğiniz uçarılıklar zaten. Merakla bekliyorum hiçbir yere gitmeyeceğini bilsem de kimin nasıl tahtalı köyü boylayacağını. Ölüm, Fargo karakterlerine çok yakışıyor ne yapayım…


Beef
🇺🇸🇹🇷 Netflix
⏱️ 10 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Steven Yeun

Sadece Ali Wong ve Steven Yeun’un harika performansları, iki müthiş keşif Young Mazino ve Joseph Lee, bununla birlikte büyük umutlar vaat eden pilot bölümü, çağdaş dünyada hiçbir yere sığdıramadığımız öfkemiz, her kötü şey gibi jenerasyondan jenerasyona iletilen o tükenmez umutsuzluk ve Maria Bello’nun sanat dünyasını tek kalemde tiye alan karakteri… Bunların hepsi finalin rezaletini unutmanız için yeterli olacaktır bence.



The Righteous Gemstones
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 beIN Connect
⏱️ 27 Bölüm x 30 Dakika (3 Sezon)
🏅 Edi Patterson

İnatla izlemediğiniz bir diğer dizi. Hep söylüyorum, yine söyleyeyim: Succession’ı iyice mizaha bulayın, televangelist ve her üyesi manyak bir aileyle Roylar’ın yerini değiştirin ve alın size The Righteous Gemstones. Bütün durum komedisini müthiş fiziksel oyunlarıyla sağlayan, aralarındaki tarifi imkansız kimyayla zenginleştiren olağanüstü bir kastı da var üstelik. Ve giderek daha da saçma, bununla birlikte eğlenceli bir yere gidiyor.


What We Do in the Shadows
🇺🇸 FX ⋅ 🇹🇷 Disney+
⏱️ 50 Bölüm x 30 Dakika (5 Sezon)
🏅 Kayvan Novak

Guillermo’nun vampire dönüşme hikâyesiyle iyice renklenen What We Do in the Shadows, önümüzdeki yıl izleyeceğimiz final sezonu öncesi yine bildiğimiz yerlere çalışsa da yine kusursuzdu. Beş yılın ardından mizahının gücünü hiç kaybetmemiş olması inanılmaz tabii. Bunda her sezon benzer temalara değinilmesine karşın, oyunları ve doğaçlama yetenekleriyle yeni zirveler keşfeden kadrosunun payı büyük elbette. Tek bir zayıf halka yok!



Jury Duty
🇺🇸 Amazon Freevee ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 8 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 James Marsden

ABD adalet sisteminin saçma parçası “jürilik görevi” üzerine bir deneye girişmiş bu dizinin yapımcıları ve etrafındaki herkesin senaryoya göre hareket eden oyuncular olduğundan bihaber, sıradan bir vatandaşı gözlemlemiş. Neden izlediğinizi sorgulatacak derecede kişisel bir tarafı yok değil. Ama doğuştan röntgenci varlıklar olduğumuz için mi bilinmez, sonuna kadar bu absürtlüğe keyifle eşlik ettim. Ayrıca James Marsden, sen harika bir detaysın.


Pantheon
🇺🇸 AMC+ ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 16 Bölüm x 45 Dakika (2 Sezon)
🏅 Beltrami & Sanders

İkinci sezonuyla ekranlara veda eden Pantheon, insan evladının yakın bir gelecekte zihnini yapay zekaya emanet ederek varlığını devam ettirmesi üzerine denenmemiş diyemesek de taze addedilebilecek bir alan açıyordu bilimkurgu türünde. Son sezon da aynı yenilikçi tavır devam etti ve hikâye biraz daha olay bazlı bir yere sürüklendiğinden daha sürükleyici hâle geldi. Finale doğru nefes almayı unutmuş bile olabilirim heyecandan.



Starstruck
🇬🇧 BBC ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 8 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Rose Matafeo

İkinci sezonun yarattığı hayal kırıklığının ardından dizinin yaratıcısı/başrolü Rose Matafeo taze kan gerek demiş ve bizim âşıkları ayrı düşürüp kavuşamama hâllerinden yine modern slapstick yorumunu yapmış. Artık ekibe de alıştığımızdan her karakter, her öykü çok güzel işliyor. Sezon finaline çeyrek kala iki tarafın da kırdığı kalplere üzülecek kıvama geldik. Romantik komedi severler inatla başlamadıysa o gün bugün olsun rica ediyorum.


Shrinking
🇺🇸 Apple TV+ ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 10 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Harrison Ford

Shrinking’in formülü epey basit esasında. Bir araya geldiklerinde disfonksiyonel bağlar kuracağını düşündüğümüz bir grup insandan hiç ummadığımız dostluklar sağıyor, aralarına dahil olmak istediğimiz bir arkadaş grubunu izletiyor. Arka tarafında da matem, terapi, ebeveynlik ve bilhassa baba sorunlarına çıkan uçta bu defa faturayı direkt konunun sahibine kesen bir tavır var. Abartacağım biraz ama bence yılın komedisi.



Somebody Somewhere
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 BluTV
⏱️ 14 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Jeff Hiller

Matemle kavrulan bir diğer dizi de Somebody Somewhere. Küçücük bir kasabada bir taraftan hiçbir şey hakkında, bir taraftan da hayatın ta kendisi bir anlatı. Günleri devirerek acılarını, hayal kırıklıklarını gölgeleyen kasaba insanlarını gözlemleyip duruyoruz. Büyük duygusal anlara ev sahipliği yapmadan da kalbinizi ısıtabiliyor ya şu dizi, en çok buna tav oluyorum. Bridget Everett’ın Emmy aldığı günler de gelir umuyorum ki.


How to with John Wilson
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 18 Bölüm x 30 Dakika (3 Sezon)
🏅 New York

Artık üçüncü sezonda yorulur, tekrara düşer, seyirciyi dışarıda bırakır diyordum John Wilson. Öyle güzel yanıldım ki… Yaptığı şeyi biraz daha geliştirerek, bu sefer kamerayı şehre ve o şehrin insanlarına birer denekmiş gibi tutan taraf olarak kendini de sorgulayıp arşa değdiriyor başını. Final sezonunda kreşendoya girişmek, bunun da hele ki böyle bir biçimle çalışırken üstesinden gelmek hayranlık uyandırıcı. Merakla bekliyorum bir sonraki işini.



Boiling Point
🇬🇧 BBC ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 4 Bölüm x 45 Dakika (1 Sezon)
🏅 Hannah Walters

2021 tarihli aynı adlı filmin devamı niteliğinde, ama ondan bağımsız da tüketilebilecek bir BBC mini dizisi Boiling Point. Bu sefer ekibi yaşadıkları tatsız hadiselerden sonra kısmen dağılmış ve yeni bir mutfakta yakalıyoruz. İşçi sınıfının asırlardır devam eden hayatta kalma çabasını İngiliz televizyon geleneğine uygun bir biçimde takip edip, teker teker mutfak ahalisinin trajedilerini işliyor dizi. Hep birlikteyken daha güçlü olsalar da detaylandırmalarıyla daha bir bağlıyor izleyicisini diziye. Stephen Graham tamamen kenara çekilmiş. Gerçek hayattaki eşi Hannah Walters küçücük bir rolde parıldıyor. Ama esas, başrol Vinette Robinson’ı daha etli tekstlerle çalışırken de görmeyi çok isterim.



The Gilded Age
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 BluTV
⏱️ 17 Bölüm x 60 Dakika (2 Sezon)
🏅 Christine Baranski

Amerika’nın Yaldızlı Çağı’ndan, Avrupa’dan göçün hat safhaya vardığı, zengin olmanın kısmen kolay olduğu bir dönemi ele almıştı Downton Abbey’nin yaratıcısı Julian Fellowes 2022’de. Bir buçuk sene aradan sonra Broadway sahnelerinin vazgeçilmez divalarıyla kaldığı yerden devam ediyor. Artık herkesi tanıyoruz, dinamikleri çözdük. Laf sokma derecesine göre eğleniyor, acaba gay karakter barındırmayan hangi sahneden kuir hisler alacağız diye izliyoruz. Christine Baranski, Carrie Coon ve Cynthia Nixon’ın başını çektiği ekip, çekimler sırasında ne kadar eğlendiğini de sakınmamış bu sezon. Keşke hiç bitmese, bütün sene eşlik etse bize bu hiçbir şey hakkında saatlerce geveleyen hâliyle uzun uzun.



Fellow Travelers
🇺🇸 Showtime ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 8 Bölüm x 60 Dakika (1 Sezon)
🏅 Jonathan Bailey

McCarthy’nin gölgesindeki elliler, Vietnam Savaşı’nın can acıttığı altmışlar, uyuşturucunun sokak kültürünün önemli bir parçası hâline geldiği yetmişler ve AIDS krizinin çıktığı seksenleri ayrı ayrı ziyaret eden, Thomas Mallon’ın romanından uyarlama, hem eşcinsel hem de genel Amerikan tarihi dersi gibi Fellow Travelers. Muhtemelen de televizyonun bugüne kadar gördüğü, gay seksi bütün şehvetiyle resmeden en erotik dizi. Matt Bomer ve Jonathan Bailey gibi özene bezene yaratılmış iki eşcinsel aktöre gay rollerini teslim ettiği için bile geçer not alır ama Fellow Travelers anaakım tercihlerinin bile gölgeleyemediği, merak uyandıran akışıyla her şeyin üstesinden geliyor.


Succession


Succession
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 beIN Connect & Prime
⏱️ 39 Bölüm x 60 Dakika (4 Sezon)
🏅 Sarah Snook

Succession’ı önermek, en iyiler listesinde anmak komik şeyler artık. Bu listeler böyle diziler sayesinde varlar zaten. Dört sezondur hiçbir şekilde kan kaybetmeyen dizimiz, sorgulamaya müsait finaliyle de olsa, harika bir kapanış yaptı. Logan Roy’u uçaklarda uğurladığımız, eski eşleriyle cenazede buluştuğumuz, Tom’u küfrederek geçirdiğimiz dördüncü sezonda o kadar çok unutulmaz an var ki hangi birini sayacağımı bilmiyorum. Bize Sarah Snook, Jeremy Strong, Kieran Culkin, Alan Ruck ve Matthew Macfadyen’ın adını ezberlettiği için bile kıymetli. Bundan on sene sonra tüm zamanların en iyileri listelerinde Mad Men’in, Breaking Bad’in, The Sopranos’un yerini de zorlayacak.



Barry
🇺🇸 HBO ⋅ 🇹🇷 beIN Connect
⏱️ 32 Bölüm x 30 Dakika (4 Sezon)
🏅 Anthony Carrigan

Pişmiş tavuğun başına gelenler bile Barry karakterlerinin başına gelenlerin yanında hiç kalır. SNL mezunu, müthiş yetenek Bill Hader ve yol arkadaşı Alec Berg’ün kaleminden kırk yılda bir gelecek türde bir dizi izledik dört sene boyunca. Komedi türünün kodlarıyla oynayan, her bölümü bir sinema filmi kalitesinde, bu alanda da okuryazarlığını güç olarak kullanmış bir dizi oldu Barry. Öyle de güzel veda etti ki, tüm zamanların en iyi final sezonlarından biri olarak anılsa itiraz edecek insan bulamazsınız. Tabii bir nebze de buruğum, Bill Hader’ı düzenli olarak izleyemeyeceğimiz için. Ama buradan, belli ki çok da istediği sinemaya, benzer yollardan geçen Jordan Peele gibi transfer olduğunu görmek istiyorum.



Breeders
🇺🇸 FX ⋅ 🇹🇷 Disney+
⏱️ 40 Bölüm x 30 Dakika (4 Sezon)
🏅 Joanna Bacon

Kimsenin izlemediği ve benim her sene delice övdüğüm Breeders yine öyle bir zaman atlayarak başladı ki, ebeveynliği becerebiliyor muyuz diye ağlanan çiftin torun seveceği bir senaryonun için düştük bu defa. Martin Freeman’ın kendi deneyimlerinden hareketle senaryosu yazılan yapım, aile olmak ve anne babalarımızla ilişkimiz üzerine karanlık yerlere gitmekten hiçbir zaman çekinmedi. Evlilik balonunu patlatma misyonunda da yeni bir fikre tutunmuş hatta final sezonunda. Affetme eyleminin alıp götürdükleri, her ilişkinin biricikliği üzerinden genelleme yapmadan yola baktı, son bölümde de yine yumruklayıp bıraktı izleyicisini. Tekrar söyleyeyim madem: Keşke izleseniz…



The Bear
🇺🇸 FX ⋅ 🇹🇷 Disney+
⏱️ 18 Bölüm x 30 Dakika (2 Sezon)
🏅 Ebon Moss-Bachrach

Her sene sonu listesinde adına rastlayabileceğiniz The Bear’ı bir tur da ben öveyim bari. Bütün karakterlerini tanıttığı başı sonu belli ilk sezonunun ardından kendi özgür alanını yaratmaya başladı The Bear ikinci sezonla. Carmy ve mutfak ahalisini ayrı ayrı tanıma, onlara has maceralarda izleyebilme imkânına eriştik. Konsept bölümlerin bu denli yakıştığı başka bir dizi var mıdır bilmiyorum. Ama Kopenhag’a uğrayan, eski bir Şükranlar Günü’ne giden, Olivia Colman’ın mutfağında pişiren bölümler ayrı ayrı iz bıraktı The Bear izleyicisinde. Bu serbest stile devam ettiği müddetçe de büyük bir keyifle, o kaosun tadına vararak tüketmeye devam edeceğiz besbelli. Bak anlatırken bile canım çekti!



The Marvelous Mrs. Maisel
🇺🇸🇹🇷 Prime
⏱️ 43 Bölüm x 60 Dakika (5 Sezon)
🏅 Alex Borstein

Gilmore Girls’ü de bambaşka bir yerden sevdiğim için The Marvelous Mrs. Maisel ilk sezonundan beri vazgeçilmezimdi benim. Rachel Brosnahan’le barışmam uzun zamanımı alsa da unutulmaz bir sezonla veda ettik canımız Midge ve kabilesine. Hacks ile benzer yerlerden beslenen, komedi sahnesinde kadınlara biçilen rolü her daim incelemeye alan dizi bir taraftan da kadınlar tarafından yönetilen alternatif bir evrende geçiyor gibiydi. Sınırları zorlayan, güçlü, ne istediğini bilen karakterleriyle aklımızı başımızdan aldı senelerce. Sonda da ağlamaktan helak edecek bir yere sürükledi. Bir ara baştan izlemeli maraton yapmamız yok mu? Gilmore Girls de patlatırız üstüne…



The Other Two
🇺🇸 HBO Max ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 30 Bölüm x 30 Dakika (3 Sezon)
🏅 Heléne Yorke

Popüler kültürü LGBTİ+’nın ellerine teslim ettiğimiz günden beri dünya çok güzel bir yer tabii ama bunun televizyondaki izdüşümlerinden tam anlamıyla keyif alamıyorduk. The Other Two işte tam olarak bu dizi. Popüler kültürün önemli parçalarından şov dünyasını da içine alıp, 30 Rock misali kendi mizahi dilini üreterek devirdi üç sezonunu. Sona yaklaşırken barındırdığı ikili ilişkilerdeki yol ayrımlarıyla komedinin en büyük travmalardan beslendiğini de hatırlatmış oldu. Tabii tüm sezona da yaymayalım bu dramatik durumu. Çok güldük, çok eğlendik, televizyon tarihinin zeka dolu senaryolarından birini en ön sıradan izleyip tadını çıkardık.



Scavengers Reign
🇺🇸 HBO Max ⋅ 🇹🇷 –
⏱️ 12 Bölüm x 30 Dakika (1 Sezon)
🏅 Snorlax

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum, birisi “cehennemde safari” demiş Scavengers Reign için. Tam olarak bu. Son dönemin en iyi animasyonu, en iyi bilimkurgusu, belki de en iyi dizisi. İnsan evladının işgal ettiği, sömürdüğü doğayla ilişkisi üzerine bir meditasyon. İnanılmaz da bir hayatta kalma savaşı ayrıca. Sadece sizin için ya da size karşı işleyen bir evren. Onunla geçirdiğiniz her saniyenin bir geri dönüşü var. Bu döngünün içerisinde bu kadar sırıtıyorken bir şeyi hak ettiğimizi iddia edebilir miyiz gerçekten? Hadi izleyip siz de delirin. Birazcık uykularınız kaçsın, yaratıcılıktan ölen bu evrenin detaylarında kaybolun. Hem kaçmak isteyin, hem de içinden asla ama asla çıkmamak için ayak diretin.


Önceki yıllar: 2022 | 2021 | 2020

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Kuir. İkizler. 2009'da ödül sezonu portalı Oscar Boy’u kurarak sinema yazarlığına başladı. 2014’ten beri O Podcast’in moderatörlüğünü yapıyor. 2023 yılında da SİYAD üyesi oldu.

Yorum yazın...