Encanto

Encanto

encanto
Yönetmen: Jared Bush, Byron Howard | Seslendirenler: Stephanie Beatriz, María Cecilia Botero, John Leguizamo, Mauro Castillo, Jessica Darrow, Angie Cepeda, Carolina Gaitán, Diana Guerrero, Wilmer Valderrama | Senaryo: Charise Castro Smith, Jared Bush | 102 dakika | Animasyon, Komedi, Drama

Çok karakterli kaotik animasyonların stüdyosu Disney, Pixar’dan bağımsız yaptığı işlerle pek gündeme gelemiyordu. Fakat 2021 hem Raya and the Last Dragon hem de şimdi bahsini edeceğimiz Encanto sayesinde, kardeş stüdyolarından bir adım öne çıkmalarını sağladı. Hamilton’ın yaratıcısı Tony ödüllü Lin-Manuel Miranda tarafından yazılan şarkıların yer aldığı bu müzikal animasyon, Kolombiya’nın bir kasabasında sihirli bir evde yaşayan kocaman bir aileyi konu alıyor. Üç jenerasyona bölünen Madrigaller, vaktizamanında doğdukları yerden işgalciler tarafından sürülmüş ve huzuru hem köy halkına yardım ettikleri, hem de istihdam sağladıkları bu evde bulmuşlar. Yalnız evin de bir kerameti mevcut. Yaşları geldiğinde Madrigal hânesinin çocuklarına doğaüstü bir güç armağan ediyor bu kiremiti ayrı, fayansı ayrı oynayan gizemli yer. Hikâye de bütün kandaşları modifiye olurken ev tarafından ona herhangi bir süper güç verilmemiş 15 yaşındaki Mirabel’in etrafında dönüyor. Tabii ki de her Disney animasyonunda olduğu gibi ailenin ehemmiyeti esas mesaj gibi gözükse de nesilden nesile aktarılan, şartlı mülteciliğin sebep olduğu toplumsal travmalar, Encanto’nun gündeminin önemli bir parçasını oluşturmakta. Zaten meselesini de farklı yaş gruplarına ait Madrigaller’in geliştirdiği hayatta kalma yöntemleriyle açıyor. Her şeyin kusursuz olmasını isteyen ve bulunduğu yere kök salmaya çalışan bir büyükanne, onun disiplini altında ezilen ve hatta kaybolan çocukları, itaat etme alışkanlığı geliştirmiş çocuklarının bu şekilde yetiştirdiği fakat daha fazlasını istemek konusunda cesareti kırılmayan torunlarıyla teker teker tanıştırarak büyüsünü konuşturuyor.

Öncelikle şunu aradan çıkarayım; çok iyi tasarlanmış bir müzikal olduğunu söylemek güç Encanto’nun. Bütün müzikli numaraları tekil olarak çok keyif verse de Miranda’nın CV’sindeki diğer yapımlardan alışık olduğumuz bütünlük hissi noksan. Dolayısıyla çalgının çenginin bize eşlik etmediği anlarla, Latinx kadrosunun şarkılar söylediği kısımlar arasında bir kontrast mevcut. İçerisinde bulunduğu dünyayı sadece güftelerde tanıtan ve son notaya basıldığı anda o gizemli hâline geri dönen Encanto, ara bölümlerini de bir sonraki şarkısına hazırlık olarak kullanıyor ne yazık ki. Ancak bu müzikal anları sonuna kadar sağmaktan geri kalmaması ve seyircisini akılda kalan melodilerle bahşetmesiyle bir şekilde bu uyumsuzluğu kamufle ediyor denebilir.

Encanto’nun çok daha büyük bir problemi var tabii. Kolombiya tarihinde görülen ve bugün bile örneklerine rastlanılan ülke içi zorunlu mültecilikten doğma öyküsünün başlangıç noktasının üstündeki sis yüzünden konu hep başka yerlere sapıyor. Aile içi problemlerin konuşa konuşa çözüleceğine, yaş farkının bazen iletişimde büyük bir engel teşkil ettiğine dair bile çıkarım yapılabilirken bu ailenin, bilhassa en büyükleri Alma’nın, ne tür içgüdülerle hareket ettiğini finaline kadar saklayarak, çocuklardan oluşan izleyicisini ağır meselelerle muhattap etmekten imtina ediyor. Nihayetinde de daha anlamsız bir mesaja sürükleniyor. Her şeyin yeniden yapılmasının gerektiği anda ellerindeki kaynakları kısmen paylaşıyor olsalar da kasabanın alt sınıfa mensup ahalisinden aldıkları yardımla statülerini koruyor, refahlarına geri kavuşuyor Madrigaller. Zengin tarafından yendikleri için sürülenler de yeni zengin eylenerek kalabalıklaşmasına ihtiyaç duymadığımız bir zümreye dahil oluyor.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.