Fargo – 1. Sezon

Fargo – 1. Sezon

Billy Bob Thornton
Billy Bob Thornton

Şu yazıyı yazmadan evvel birkaç arkadaşımla yaptığım bir muhabbette “En iyi Amerikalı yönetmen kim?” sorusuna cevap aradık. Özellikle yaşayanlar ve hala çalışmakta olanlar arasından seçim yapmaya gayret gösterdik. Tabii önce David Lynch ve Martin Scorsese’nin adı geçti. Sonra kariyerlerinde bir denge aramaya başladık. Yani hep hedefi tutturan, asla seyircisini üzmeyenlere yöneldik. Alexander Payne, Wes Anderson ve Paul Thomas Anderson böylece sohbetimize dahil oldu. Ama sanıyorum üçümüzün de gerçekten haz duyarak takip ettiği ve her yeni projesini dört gözle beklediği yönetmenler Coen Kardeşler idi. Kimileri onları The Big Lebowski ile sevse de bence Lebowski’den çok daha fazlasına sahip bir ikili Coenler. Barton Fink’den Inside Llewyn Davis’e, Blood Simple’dan No Country for Old Men’e kadar sayısız başyapıtları mevcut. Lakin benim favorim her daim Fargo olarak kalmaya devam edecek. O yüzden de bir mini dizi olacağı açıklanan Fargo’nun televizyon macerasını öğrenince hem sevinmiş, hem de filmin ağırlığı altında kalmalarından korkarak endişe duymuştum. Neyse ki FX ve dizinin arkasındaki Noah Hawley hepimizi öyle güzel yanılttı ki, 2013/14 televizyon sezonunun en heyecan verici dramasıyla tanışmış olduk.

Minnesota’nın küçük kenti Duluth’da geçen Fargo, birbiriyle alakasız iki adamın bir şekilde kesişen yollarını ve bu kesişme sonrası bitmek tükenmek bilmeyen cinayetleri konu alıyor. Dizi karakterleriyle kendine birkaç cephe oluşturarak hikayesini fazlaca katman ekliyor. Filminden farkı da 10 bölüm boyunca önümüze sunduğu insanları tanıtmak için çok fazla zamana sahip olması. Her ne kadar Coen Kardeşler’in Fargo’su benim gözümde bir başyapıt olsa da FX’de seyirci karşısına çıkan dizi uyarlaması da son yılların en dikkat çekici ve kaliteli işlerinden biri olmuş. True Detective gibi her sezon kadrosu ve hikayesi değişecek olmasına rağmen hilekarlık yapmayarak yarışa mini diziden başvuran Fargo büyük ihtimalle de Emmy Ödülleri’nde The Normal Heart ile sürekli bir kapışma halinde olacak. Özellikle dizinin oyuncuları Allison Tolman ve Billy Bob Thornton’ın altın heykelcikleri Julia Roberts ve Mark Ruffalo’nun elinden kapmasını bekliyorum.

Martin Freeman
Martin Freeman

Şimdi dönelim Fargo’nun hikayesindeki cephelere… Bir yanda enteresan karizması ve soğukkanlılığıyla unutulmaz katillerden birine dönüşen Lorne Malvo var. Billy Bob Thornton’ın olağanüstü oyunuyla can verdiği karakterimiz ekranda gözüktüğü andan itibaren hayatına girdiği herkese öyle ya da böyle acı çektiriyor. Kimisini bir kurşunla yolcu ediyor. Kimisini bir iple boğuyor. Kimisini ise huzursuz ediyor, alıkoyuyor, küçük oyunlarıyla çaresiz bir hale düşürüyor. Diğer yanda ise Martin Freeman’ın canlandırdığı Lester Nygaard var. En başta ezik bir adam olduğunun altı çizilen Lester da dizi ilerledikçe başka bir adama dönüşüyor. Malvo’dan aldığı gazla karısının canına kıyıyor. Ardından peşine takılan adamları türlü oyunlarla aldatıp atlatıyor. Bu da yetmiyor erkek kardeşini suçsuz yere hapse sokturuyor. Zaten dizinin son iki bölümünde de evrimini tamamlayıp kendinden emin, ama elini kana bulamış bir adama dönüşüyor. İki erkeğe de öyle güzel sahneler yazılmış, öyle güzel diyaloglar uygun görülmüş ki hem Malvo hem de Nygaard televizyondaki pek çok erkek karakteri gölgede bırakıyor.

Gerçekten yaşanmış olaylara dayanan, sadece isimlerle oynanarak ekrana getirilen Fargo’nun en büyük cevheri Allison Tolman. Tüm olayları çözmek için canla başla çalışan ve inatla da aynı mevzuların üzerine giden polis memuru olarak ödüllere boğulmayı hak eden bir performansa imza atıyor. Eğer ki Coen Kardeşler, Fargo’yu bugün çekiyor ve Tolman’a da başrolü vermiş olsaydı Hollywood’un yeni starlarından birine dönüştürdü kısa bir sürede kendisi. Lakin işe televizyondan başladığı için daha yavaş tırmanması gerekecek. Ağustos ayında Emmy almak yerine, Şubat’da Oscar ile buluşabilirdi pek ala. Kadroda Breaking Bad’in muhteşem avukatı Bob Odenkirk, Tom Hanks’in en az kendi kadar yeteneksiz oğlu Colin Hanks ve daha pek çok tanıdık yüz var. Keith Carradine, Adam Goldberg, Oliver Platt aklıma gelenlerden sadece birkaçı. Yani Tolman haricinde “no-name” diyebileceğimiz pek oyuncusu mevcut değil. En azından önemli rolleri tanıdık yüzlere dağıtmışlar.

Allison Tolman
Allison Tolman

Fargo’yla ilgili beni üzen tek bir şey var, o da aynı kadroyu ve Lorne Malvo’yu bir daha göremeyecek olmamız. Ama bir yandan da yeni sezonların, yeni karakterlerin ve yeni bir ekibin bize nasıl sürprizler yapacağını merak ediyorum. Eğer ki şu an bulundukları zirveyi terk etmeyecek olurlarsa yıllarca dizinin adını tekrarlayıp efsanelerin yanında saymaya başlarız gibi geliyor bana. Louie, Sons of Anarchy, Justified, The Americans ve American Horror Story gibi birbirinden kaliteli işlere ev sahipliği yapan FX’in de böyle sıradışı işlere yer açması sebebiyle takdiri hak ettiğini düşünüyorum ayrıca. Umuyorum artık büyük dallarda da FX dizilerinin aday olduğu bir Emmy yılındayızdır. Showtime’ı yavaştan sollamaya başladığı ve HBO’yla boy ölçüşecek kadar iyi işler çıkardığını unutmamak gerek. Neyse. İzlemeyenlere başlamaları için yeteri kadar sebep saydım sanırım. Hadi bakalım, ekran başına!

En İyi Bölüm: Buridan’s Ass (Bölüm 6)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Billy Bob Thornton (Lorne Malvo)
Sezon Notu: A+

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. Queer. İkizler. 2009 yılında esas odağı ödül sezonu olan Oscar Boy'u kurdu ve 2014'ten beri de O Podcast'in moderatörlüğünü yapmakta. Drag Race tutkunu, içerik oburu, lubunyaların dostu, fobiklerin düşmanı.

0 Yorum

  1. Refik Eren Uysal

    Diziye bayıldım.Hatta DVD’ye atıp anneme ve babama da izlettim.10 bölümü iki günde yalayıp yuttular.Oyunculuklar çok çok iyi.Senaryo şahane.Benim de tek üzüntüm bir sonraki sezonda aynı kadroyu bulamayacak olmamız.

    Ama size bir sorum var.American Horror Story gibi kaliteli işler demişsiniz.Sırf bunun için geçmiş yazılarınıza baktım American Horror Story’nin hali içler acısı demiştiniz.Bu kararınızı değiştirmenize ne sebep oldu ? İzlemeye mi başladınız yoksa ?Öyleyse çok sevineceğim çünkü AHS ile ilgili bir sezon günlüğü yazısı okumak isteriz 😀 (bir fanboyluk damarı kabarıyordu)

    Yanıt
    1. Refik Eren Uysal

      Tahmin etmiştim=D O zaman 5.sezondan itibaren dizinin bir şansı olabilir çünkü önümüzdeki sezon yani 4.sezon Jessica Lange’in son sezonu olacak =)

      Yanıt

Bir Cevap Yazın