Green Room

Green Room

Yönetmen: Anton Yelchin,
Yönetmen: Jeremy Saulnier | Oyuncular: Anton Yelchin, Alia Shawkat, Joe Cole, Callum Turner, Imogen Poots, Patrick Stewart, Macon Blair, Mark Webber, Kai Lennox, Eric Edelstein, Samuel Summer, David W. Thompson, Colton Ruscheinsky | Senaryo: Jeremy Saulnier | 95 dakika | Korku, Suç

| C |


green_room_ver2Son dönemde özellikle bağımsız sinemada giderek artan yüksek tansiyonlu gerilim filmleri hiçbir şey yapmadan seyircimizi nasıl diken üstünde oturturuz yarışına girmiş olsa da henüz bu iddiasını gerçekleştirebilen tek bir yapım izlemedik. En azından benim önüme böyle bir film düşmediğinden ben eminim. Green Room tam olarak bu tanıma uyuyor mu emin değilim. 2016 içerisinde izlediğimiz The Invitation’ın yarattığı göz devirme dalgasından sonra tek bir ceset üzerinden iki saat demagoji yapan bu film de bana aynı yolun yolcusuymuş gibi geldi. Green Room, ufak çaplı başarısız bir punk grubunun yorgun düştükleri uzun turneleri sonrası final ayağını gerçekleştirdikleri yerde içine düştükleri tuhaf olaylar zincirini konu alıyor. Önce Neo Nazi kalabalığı kışkırtacak bir şarkı geliyor, ardından da tanık olmamaları gereken bir cinayetin mahalinde buluyorlar kendilerini. Sonrası da dar alanda kısa paslaşmalar, hatta paslaşamamalar. İşin komiği o odayı terk ettikten sonra Yaprak Dökümü’nün gerilimli versiyonu gibi pişmiş tavukla aynı kaderi paylaşan karakterlerin bu maskaralığı sonlandırması için kısıldıkları kapana geri dönmesini istedim. Anton Yelchin (Huzur içinde yatsın.) ve Imogen Poots’dan gelen dikkat dağıtıcı performanslara da pek bayıldığımı söyleyemem. Dört yanı keşkelerle dolu, yapmak istediği ahlaki yorumdan epey uzakta, şematik korku filmi storyboardlarını tek mekan fikri bir kenara bırakıldığında takip etmeye başlayan sıradan, sığ ve gizem yaratamayacak kadar acemi bir iş daha. Ve bilin bakalım daha önce bu tanımın aynısını yaptığım hangi filmi yönetmişti Jeremy Saulnier? Blue Ruin.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.