Oscar töreninden üzen haberler

Oscar töreninden üzen haberler

Yeni AMPAS Başkanı David Rubin, daha evvel Laura Dern yönetimi altındayken de gündeme alınan ama gerçekleştirilmeyen, bir takım kategorilerin tören dışı sahipleriyle buluşturulması kararını uygulamaya hazırlanıyor. Biliyorsunuz, Oscar töreni hâlâ network televizyonculuğu dahilinde, reyting kaygısı içeren bir tören olarak ekranlara geldiği için geçen sene gerçekleşen inanılmaz düşüş programın arkasındaki yapımcıları ve bilhassa çağ dışı kalmaktan epey korkan Akademi’yi harekete geçirdi. Yalnız bunun bedelini kısa belgesel, kısa film, kısa animasyon, kurgu, makyaj & saç tasarımı, özgün müzik, ses ve prodüksiyon tasarımı dallarının tamamıyla ödemeli miydik, emin değilim.

Yapılan açıklamaya göre, mevzubahis 8 kategori törenden bir saat önce adayların salonda hazır bulunmalarıyla sahipleriyle buluşturulacak ve daha sonra ana törende kurgulanmış, törenin süre sınırını ve akışını zorlamayacak bir biçimde yayınlanacakmış. Yani teşekkür konuşmalarından çalmaya, bu insanların ömürleri boyunca bekledikleri anları reklam arası kliplerine dönüştürmekten imtina ediyorlar. Ama yine de yanlış adım. Neden? Çünkü Oscar’ın sadık izleyicisi olarak biz bu minik dallardaki bile tarihi anlar için yaşıyor, koca bir sinema yılını kutlarken Grammy misali zorlama bir yayın akışı içerisinde boğulmak istemiyoruz. Bizlere kalsa, Governors’ı bile törene ilave edeceğiz.

Görünen o ki, Oscar’ın yayın haklarını 2028’e kadar elinde tutan ABC bir süre daha bize bu eziyeti çektirmeye devam edecek. Sinemaseverler ve film endüstrisi ufak bir isyan hâlinde şu an sosyal medyada. Karşılığını bulacak mı emin değilim. Ancak vakit geldiğinde, bir streaming platformunun Oscar töreninin haklarını satın almasıyla birlikte eski düzene döneceğimize inancım da tam, eklemeden edemeyeceğim. Bu özgürlük alanına hem bizlerin, hem de Oscar’ın çok ihtiyacı var.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.