Altın Rapor
Altın Rapor: Meslek Birlikleri Sahneye Çıkıyor (2 – 8 Şubat)
Ödül sezonu, eleştirmen birliklerinin gölgesinden çıkıp meslek birliklerinin belirleyici hamlelerine teslim olmuş durumda. DGA’den BSC’ye, SCL’den AACTA’ya uzanan bu haftalık tablo, bazı favorilerin sağlamlaştığını, bazılarının ise ilk kez ciddi şekilde tökezlediğini gösteriyor. Bir yandan One Battle After Another rüzgârı yön bulurken, diğer yandan Sinners cephesinde ilk soru işaretleri beliriyor. Oscar Boy’un içeriklerinde de Emmy 2026 için zemin yoklamaları başladı bile. Kısacası haftalık ödül sezonu bülteni Altın Rapor’da sezonun artık şaka kaldırmayan evresine geçtiğimizi ilan ediyoruz.

DGA’den sürprizsiz açılış
Ödül sezonunun üçüncü ve son ayağını, BAFTA ve SAG’le birlikte her zaman olduğu gibi meslek birliklerinin ödülleri oluşturuyor. Geçtiğimiz yıl hatırlarsanız, ibrenin The Brutalist’i gösterdiğini düşündüğümüz bir anda DGA ve PGA’nın aynı gecede rüzgârın yönünü tamamen değiştirip Anora’yı işaret etmesi sezonun kırılma anı olmuştu. Bu yüzden bu yıl da benzer bir keskin dönüş beklentisi içinde olduğumu inkâr edemem. Ancak DGA (Yönetmenler Birliği), şimdilik endüstrinin One Battle After Another cephesinde hizalandığını net bir şekilde ortaya koydu ve ödülünü Paul Thomas Anderson’a verdi. Ryan Coogler ve elbette Sinners’ın yarışa yeni bir heyecan katma ihtimaliyse başka törenlere kaldı. En İyi İlk Film kategorisinde Charlie Polinger’ı (The Plague) seçen DGA’in tam kazanan listesi için buraya tıklamanız yeterli.

Yılı kapatma sırası bana geldi
İki dekatı devirmek üzere olan geleneğimle bir sinema yılını daha uğurlama vakti geldi çattı. Kendi ülkesinde ilk geniş gösterimini 2025 yılında gerçekleştirmiş yapımları değerlendirmeye aldığım 18. Oscar Boy Film Ödülleri’nin adaylarını belirledim. Bu yıl 22 farklı kategoride toplam 56 yapımı ağırlıyorum. En yüksek puanı verdiğim dört filmden Sinners 11, One Battle After Another 8, Sentimental Value 7, Sirāt ise 4 adaylık elde etti. En İyi Film kategorisinde yer alan Kokuho, Sound of Falling, Train Dreams ve Weapons da 4’er adaylıkla öne çıkarken; Dreams ve Eddington 3 kategoride yarışıyor. Sürpriz olarak ise Pillion var. Büyük kategoriye sığdıramamış olsam da Harry Lighton’ın filmi toplam 5 adaylık çıkarmayı başardı. Yarın duyuracağım sonuçlardan önce OBA arşiv sayfalarına göz atmayı unutmayın!

Besteciler ve söz yazarlarından beklenen sonuçlar
Sezonun ilk meslek birliği ödülleri birer birer sahiplerini buluyor. DGA ile birlikte bu hafta sırasını savan Besteciler ve Söz Yazarları Birliği (SCL) de hiç şaşırtıcı olmayan tercihlere imza attı. Altı yıllık kısa tarihinde özgün müzik dalında dört, özgün şarkıda ise iki kez aynı adrese ödül göndermiş olan birlik, bu yıl da istatistikleri yükseltecek gibi görünüyor. Oscar’ı da almasını beklediğimiz Sinners ile bağımsız film kanadında Train Dreams özgün müzik kategorilerinde galip gelirken, şarkı tarafında iki favori, “I Lied to You” ve “Golden”, ödülleri paylaştı.

Avustralya Akademisi’nin Uluslararası Ödülleri
Avustralya Akademisi’nin (AACTA) uluslararası ödüllerinde aday listelerine her zaman dikkat kesilsek de kazananları seçerken milliyetçi damarlarını tutamadıklarını bir kez daha gördük. Rose Byrne (If I Had Legs I’d Kick You) ve Jacob Elordi’ye (Frankenstein) beklendiği üzere anavatanlarında ödül geldi. Listede asıl dikkatimi çeken sonuç ise Sentimental Value’nun senaryo kategorisinde güçlü rakibi One Battle After Another’ı geride bırakması oldu. Paul Thomas Anderson’ı En İyi Film ve En İyi Yönetmen adaylıklarıyla onurlandırmakla yetinmişler. Bir diğer önemli detay da Timothée Chalamet’nin (Marty Supreme), kategorisindeki üç Avustralyalı rakibini birden geride bırakması. Sonuçların tamamı şurada.

One Battle After Another’ın serisi BSC’de devam ediyor
Britanya Görüntü Yönetmenleri Birliği (BSC), endüstri cephesinde sezonun ilk gerçek sürprizlerinden birine imza attı. Bu dalda favori gördüğümüz Sinners’ın yanı sıra Frankenstein, Marty Supreme ve Die My Love gibi güçlü rakipleri geride bırakan isim, One Battle After Another’daki çalışmasıyla Michael Bauman oldu. Son 15 yılda Oscar’la yalnızca altı kez aynı adrese ödül vermiş olsa da BSC, BAFTA’yla “kombo” yaptıkları yıllarda genellikle doğru yönü işaret edebiliyor. Yani Britanya Akademisi de oyunu One Battle After Another’dan yana kullanırsa, Oscar tahminlerimizde Sinners cephesinde ciddi bir revizyona gitmemiz gerekebilir.

SİYAD, sinema yılını kapatıyor
Benim de üyeleri arasında yer aldığım SİYAD (Sinema Yazarları Derneği), yerli filmlere dağıtılacak ödüller öncesinde uluslararası yapımlarda 2025’in en iyilerini belirledi. Bu yıl sinema salonlarında vizyona giren filmler ile dijital platformlarda gösterilen yapımları ayrı kategorilerde değerlendirdiğimiz için iki farklı zirve oluştu ve ilginç bir şekilde ikisi de Oscar’da En İyi Film adayı. Vizyona giren yapımlar listesinde zirvede One Battle After Another (Paul Thomas Anderson) yer alırken, dijital kategoride birincilik Train Dreams’in (Clint Bentley) oldu. Ne yazık ki benim gönderdiğim listelerde ilk sıraya koyduğum Hard Truths ve Good One kendilerine yer bulamadı. Tam listelere haber sayfasından ulaşabilirsiniz.

Emmy 2026 tahmin sayfaları açıldı!
78. Primetime Emmy Ödülleri’ne hâlâ yedi aydan fazla zaman var. Ama 15 Eylül 2026’ya ne kadar uzak olduğumuzu umursamadan, Emmy 2026 tahmin sayfalarını açmanın tam zamanı olduğuna karar verdim. Yetmedi, yarışa hazırlanırken izlemelik tam 42 diziyi de sıraladım. Gözünüzden kaçtıysa hem kapsamlı derlememe hem de Emmy’ye özel tahmin sayfalarına beklerim.
O Podcast’te Emmy molası
Daldan dala atladığımız yeni bölümde Netflix’in algoritma dizilerinden önümüzdeki yılın Emmy yarışına, Hamnet’ten SİYAD listelerine uzanıyoruz. Gündem hafif, sohbet yoğun. Yine dönüp dolaşıp Altın Rapor’un sesli özeti gibi olmuşuz, hadi yine iyisiniz. Spotify, Apple Podcasts ve YouTube Music’te abone olmaya da bekleriz.

Colman Domingo’ya Oscar mı geliyor?
Henüz 98. Akademi Ödülleri’ni tam anlamıyla geride bırakmış değiliz ama bir yandan da gelecek senenin yarışına göz atmamak olmaz. 2025’te gösterime girmesi planlanan, Michael Jackson’ın yıllardır süren davaları nedeniyle defalarca kurguya girip çıkan biyografisi Michael’dan ilk fragman nihayet yayınlandı. Ortaya çıkan şey şimdilik epey klasik bir Hollywood usulü ödül biyografisi gibi duruyor. Ama sektörün uzun zamandır ödül vermek için uygun anı kolladığı Colman Domingo’yu görünce, ne yalan söyleyeyim, ben de ister istemez biraz heyecanlandım. Üstelik Jackson’ın baskıcı ve problemli babasını açık kimlikli eşcinsel bir oyuncunun canlandırıyor olması da filmin etrafındaki ironiyi artırıyor. Umarım film, hikâyenin en tartışmalı taraflarını görmezden gelmeye çalışmak yerine daha cesur bir denge kurmayı başarır.
Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



















