Oscar Boy Özel
Vizyon/Dijital Rehberi: Ödül Yolundaki Filmler
Gelenek olduğu üzere, ödül sezonu üzerinde etkili güz festivallerinin bitişine yaklaşırken hem vizyonda hem de dijitalde hangi filmi, hangi tarihte izleyeceğimize dair bir rehber sunmak üzere karşınızdayım. Bunların hepsinin Oscar’a aday olacak filmler olduğunu düşünmeyin, Bağımsız Ruh’tan yerel eleştirmen gruplarına kadar geniş bir spektrumda adlarını görme ihtimalimiz bulunan yapımlardan söz ediyoruz. Zaten The Odyssey, The Invite, Disclosure Day, The Drama, Power Ballad ve daha pek çok yapım vizyondan geçti. Project Hail Mary‘yi Prime Video’da, Hoppers‘ı Disney+’ta, Wuthering Heights‘ı ise HBO Max’te izlemek mümkün. Michael ve The Bride! da kiralama seçenekleriyle Apple TV’de mevcut.
Peki kalan sağlarda durum nedir? Tam takvimi ve tarihi belli olmayan yapımların listesi aşağıda. Sezon boyunca gelişmeler oldukça burayı güncelleyeceğim. Siz de yer işaretlerinize atıp ihtiyaç duydukça uğrarsınız. Başlayalım bakalım…

Sense and Sensibility
- Digger: Alejandro G. Iñárritu’nun Tom Cruise’u başrole taşıyan yeni filmi, yarattığı çevre felaketinin ardından insanlığın kurtarıcısı olduğunu kanıtlamaya çalışan milyarder bir petrol zenginin hikâyesini anlatıyor. Eleştiriler çok kötü olsa da Iñárritu hayranlarının oylarını alma ihtimaline karşı izlemeli.
- Forgotten Island (Unutulmuş Ada): Filipin mitolojisinden beslenen animasyonda Jo ve Raissa, gizemli bir portal aracılığıyla büyülü yaratıklarla dolu Nakali Adası’na sürükleniyor. Bağımsız animasyonların ağırlıkta olacağına inandığım yarışta sürpriz potansiyeline sahip bir yapım.
- Queen at Sea (Kraliçe Zor Durumda): Juliette Binoche ve Tom Courtenay’ı buluşturan, prömiyerini Berlin’de yapan drama, annesinin demansıyla mücadele eden orta yaşlı bir kadının geçmişi ve ailesiyle hesaplaşmasına odaklanıyor. Pek şansı yok ama Binoche’un övgü alan performansı için bakmamız gerekecek.
- Teenage Sex and Death at Camp Miasma [Mubi]: I Saw the TV Glow‘un ardından Jane Schoenbrun’un slasher türünü ve sinema nostaljisini kurcaladığı yeni filmi direkt Mubi’ye geliyor. Özellikle bağımsız film ödüllerinde sıklıkla adını duyacağız. Başrollerde Hannah Einbinder ve Gillian Anderson var.
- Sense and Sensibility (Aşk ve Yaşam): Jane Austen’ın klasik romanına Georgia Oakley ve Diana Reid’in getirdiği yeni yorum, Elinor ve Marianne Dashwood kardeşlerin aşk, aile ve toplumsal beklentiler arasında şekillenen ilişkisini anlatıyor. Başroller Daisy Edgar-Jones ve Samantha Morton’ın kızı Esmé Creed-Miles’a ait. Kostüm tasarımı dalında adaylık cepte diyebilir miyiz?
- Whalefall (Balina Düşüşü): Babasının kalıntılarını ararken dev bir ispermeçet balinası tarafından yutulan bir dalgıcın, oksijeni tükenmeden önce balinanın içinden kurtulma mücadelesini konu alıyor Whalefall. Daniel Kraus’un romanından uyarlanan gerilim, ses kategorisinin erken favorilerinden.
- Tenzing [Apple TV]: Jennifer Peedom’un yönettiği film, 1953’te Everest’in zirvesine çıkan ilk ekipte yer alan Tenzing Norgay’ın hikâyesini anlatıyor. Genden Phuntsok’un Tenzing’i canlandırdığı yapımda Tom Hiddleston Edmund Hillary, Willem Dafoe ise John Hunt rolünde. Klasik bir biyografi olması sebebiyle pek şansı olmasa da illa ki beğenip aday edecekler çıkacaktır.
- Atonement (Kefaret): Reed Van Dyk’ın filmi, 2003’te Bağdat’ta bir Iraklı ailenin üç ferdinin öldürülmesine yol açan olayın yıllar sonrasına gidiyor. ABD askeri, yıkımına sebep olduğu aileyle bir araya gelip hesaplaşıyor. Minicik bir yapım olsa da Altın Küre üyelerine özel etkinlik yapıldı. Gözümüz üzerinde. Hiam Abbass, Boyd Holbrook ve filmin yönetmeniyle röportajım da yakında Oksijen’de!

Primetime
- Primetime: Robert Pattinson’ın başrolünde olduğu film, 2000’lerin meşhur televizyon programı To Catch a Predator’ın sunucusu Chris Hansen’ın hikâyesinden yola çıkıyor. Lance Oppenheim’ın ilk kurmaca uzun metrajı, gazetecilik, televizyon şovu ve gerçek suç arasındaki etik sınırları kurcalıyor. Hem Pattinson, hem de harikalar yarattığı söylenen Skyler Gisondo için izleyeceğiz.
- Clayface: DC’nin Gotham dünyasından çıkan Clayface’i sinemada ilk kez solo olarak karşımıza çıkacak. Hollywood yıldızı Matt Hagen’in yüzünü ve kimliğini değiştiren deneysel bir tedavinin ardından intikam peşinde bir canavara dönüşmesini anlatıyor. Makyaj & saç tasarımı dalının adaylarından biri olabilir.
- The Devil Wears Prada 2 [Disney+]: Bizimkiler çoktan geri döndü ve vizyondan da geçtiler biliyorsunuz ki. Şimdi de herkes izlesin diye Disney+’a uğrayacaklar. Kostüm tasarımı dalında yer bulabilir mi acaba kendine? Belki Meryl Streep’i de Altın Küre’nin komedi/müzikal kanadında görürüz aday olarak tekrardan.
- The Beloved (En Sevdiğim): Rodrigo Sorogoyen’in Cannes’da yarışan yeni filmi, yıllardır birbirinden uzak yaşayan ünlü yönetmen ile oyuncu kızını aynı film setinde buluşturuyor. Javier Bardem harikalar yaratsa da ABD dağıtımcısı hâlâ yok. Ama bunu dert etmeden anacak eleştirmen grupları olacaktır.

Wild Horse Nine
- Wild Horse Nine (Vahşi At Dokuz): Martin McDonagh’ın 1973 Şili darbesinin hemen öncesinde geçen yeni kara komedisi, Santiago’dan Paskalya Adası’na gönderilen iki CIA ajanının karanlık geçmişleri ve adadaki komplolarla boğuşmasını anlatıyor. Venedik’te John Malkovich’e ödül getiren yapım sezonun en iddialılarından biri, kaçırmamanız lazım! Ayrıca Sam Rockwell ve Steve Buscemi’yi de izleyeceğiz filmde.
- Possible Love [Netflix]: Lee Chang-dong’un Burning‘den sekiz yıl sonra gelen ilk filmi, hayatları bir belgesel çekimi sırasında kesişen iki evli çiftin bastırılmış arzularını ve giderek karmaşıklaşan ilişkilerini alıyor merkezine. Venedik’te Gümüş Aslan kazanan ve Güney Kore’nin Oscar adayı olarak seçtiği film, direkt Netflix’e gelecek.
- Godzilla Minus Zero: Godzilla Minus One ile Oscar kazanan Takashi Yamazaki’nin devam filminde, savaş sonrası Japonya’nın yeniden toparlanmaya çalıştığı 1949’da Shikishima ailesi yeni bir tehditle karşı karşıya kalacak. İlk gösterimlerde eleştiriler fena değildi. Yine görsel efekt adayı olarak görebiliriz. Hatırlarsanız ilk film Oscar’ı evine götürmüştü.
- Being Heumann [Apple TV]: Siân Heder’ın CODA sonrası bir kez daha Apple ile çalıştığı filmi, 1977’de Judy Heumann ve yüzlerce engelli aktivistin San Francisco’daki federal binayı işgal ederek engelli hakları hareketinde dönüm noktası yaratmasını anlatıyor. Başroldeki Ruth Madeley, kadın oyuncu yarışının erken favorilerinden. Bununla birlikte En İyi Film dalında aday edilmesi ve hatta kasting ödülünü alması da olası.
- Ebenezer: A Christmas Carol (Ebenezer: Bir Noel Şarkısı): Charles Dickens’ın A Christmas Carol‘ına bu kez korku sinemasının tanınan isimlerinden Ti West el atıyor. Johnny Depp sevimsizi başrolde olduğu için asla izlemeyi planlamasam da makyaj & saç tasarımı dalında aday olabilir.

I Play Rocky
- I Play Rocky (Ben, Rocky): 1977 tarihli klasik Rocky’nin nasıl çekildiğini anlatan film, genç ve o sıralarda henüz tanınmayan Sylvester Stallone’un senaryosunu yazdığı filme başrol olarak girme mücadelesini konu alıyor. Stallone’u canlandıran Anthony Ippolito ve eşi rolündeki AnnaSophia Robb çok beğenildi. Yönetmeni de Green Book ile Oscar kazanmış Peter Farrelly.
- The Hunger Games: Sunrise on the Reaping (Açlık Oyunları: Hasatta Gündoğumu): Suzanne Collins’in meşhur serisinden uyarlanan yeni Hunger Games, serinin ilk filminden 24 yıl öncesine giderek Haymitch Abernathy’nin 50. Açlık Oyunları’na katıldığı dönemi anlatıyor. Glenn Close’la ilgili dedikodulara ve kostüm tasarımı dalı için yapacakları söylenen kampanyaya güvenerek aldım rehbere.
- Shaun the Sheep: The Beast of Mossy Bottom (Kuzular Firarda: Gizemli Canavar): Aardman’ın üçüncü uzun metrajlı Shaun the Sheep macerasında Mossy Bottom Çiftliği’nin Cadılar Bayramı hazırlıklarını izleyeceğiz bu defa. İlk iki filmin En İyi Animasyon Oscar’ına aday olduğunu düşünürsek, bunu da kaçırmamak gerekir.
- Wicker (İdeal Koca): Olivia Colman’ın başrolünü ve yapımcılığını üstlendiği bu tuhaf romantik komedi, küçük bir balıkçı kasabasında yalnız yaşayan bir kadının kendisine hasırdan bir koca yaptırmasıyla başlıyor. Alexander Skarsgård’ın bu sıra dışı eşe, Peter Dinklage’ın ise hasır kocayı yapan zanaatkâra hayat verdiği film, makyaj dalında karşımıza çıkmaya müsait.
- Paper Tiger (Kağıttan Koca): James Gray’in yolu Cannes’dan geçen yeni filmi, 1986 New York’unda Amerikan Rüyası’nın peşinden koşarken Rus mafyasının tehlikeli dünyasına sürüklenen iki kardeşi merkezine alıyor. Adam Driver ve Miles Teller kardeşleri, Scarlett Johansson ise Driver’ın eşini canlandırıyor. Özellikle Johansson övülmekte.

Dune: Part Three
- Dune: Part Three (Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç): Denis Villeneuve’ün Dune üçlemesinin finalinde, Paul Atreides’in imparator olarak iktidara gelişinin üzerinden yaklaşık yirmi yıl geçmiş olacak. İkinci filmle Oscar özeline düşüş yaşayan yapım bu defa beklentilerin üstüne çıkabilecek mi hep birlikte göreceğiz.
- Iron Boy (Demir Çocuk): Louis Clichy’nin Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Ödülü kazanan animasyonu, Fransa kırsalında yaşayan 11 yaşındaki Christophe’un omurga problemi nedeniyle demir bir korse takmak zorunda kalmasını ve hayatının müzikle birlikte değişmesini anlatıyor. Annecy’de de üç ödül kazandı. Animasyon cephesinin mutlaka takip edilmesi gereken filmlerinden.
- Ray Gunn [Netflix]: The Incredibles ve Ratatouille filmlerinin yönetmeni Brad Bird’ün 30 yılı aşkın süredir hayata geçirmeye çalıştığı neo-noir animasyon nihayet izleyiciyle buluşuyor. 1930’ların pulp estetiğinden beslenen retrofütüristik Metropia’da özel dedektiflik yapan Ray Gunn’ın hikâyesini anlatan film, izleyiciyle Netflix’te buluşacak. Filmde Johansson’ın seslendirdiği parça En İyi Özgün Şarkı adayı olabilir.
- Avengers: Doomsday: Marvel’ın uzun bir aradan sonra gelen yeni buluşmasında üç farklı evrenin kahramanları, Doktor Doom’un karşısına çıkacak. Bakarsınız bu defa En İyi Görsel Efekt adayı olmayı başarırlar.
- The Further Mis-Adventures of Cliff Booth [Netflix]: Quentin Tarantino’nun yazdığı, David Fincher’ın yönettiği, Once Upon a Time in Hollywood‘un devamı niteliğindeki yapım yıl sonunda Netflix’te olacak. Brad Pitt’in, Oscar kazandığı Cliff Booth rolüne geri dönmesini izleyeceğiz. Ona Elizabeth Debicki, Scott Caan, Carla Gugino ve Yahya Abdul-Mateen II de eşlik edecek.
- Toy Story 5 [Disney+]: Woody’nin merkezinde olmadığı yeni macerada Jessie, Buzz ve diğer oyuncaklar bu kez Bonnie’nin yeni tabletine karşı mücadele ediyor. Toy Story evreninin beşinci filmi, vizyondaki macerasının ardından 23 Aralık’ta Disney+’ta izleyiciyle buluşacak. Sadece animasyon dalında değil, Taytay Akalın’ın yeni şarkısıyla özgün şarkı adayı da olabilir.
- All of a Sudden (Birdenbire): Ryûsuke Hamaguchi’nin yeni filmi, ani bir sağlık sorunu yaşayan Marie’nin hayatının ve çevresindeki ilişkilerin beklenmedik biçimde değişmesine odaklanıyor. Virginie Efira ve Tao Okamoto’nun başrollerini paylaştığı yapım, aynı zamanda Japonya’nın uluslararası film adayı.

Behemoth!
- Werwulf: The Northman ve Nosferatu‘nun ardından Robert Eggers bir kez daha Orta Çağ’a dönüyor. 13. yüzyıl İngiltere’sinde geçen film, sisli kırsalda ortaya çıkan gizemli bir yaratığın köylüler için yerel bir efsaneyi dehşet verici bir gerçeğe dönüştürmesini anlatıyor. Aaron Taylor-Johnson, Lily-Rose Depp ve Willem Dafoe’yu izleyeceğimiz yapımın teknik dallarda görünmesi mümkün.
- Fjord: Cristian Mungiu’nun Cannes’da Altın Palmiye kazanan yeni filmi, Norveç’teki uzak bir fiyort köyüne yerleşen muhafazakâr Rumen-Norveçli bir ailenin komşularıyla ilişkisini ve çocuklarının vücudundaki morlukların ortaya çıkmasının ardından başlayan toplumsal hesaplaşmayı merkezine alıyor. Sebastian Stan ve Renate Reinsve performanslarının yanı sıra uluslararası film dalı için de iddialı.
- Behemoth!: Tony Gilroy’nun yönettiği film, yirmi yıl boyunca dünyayı dolaştıktan sonra Los Angeles’a dönen yetenekli çellist Alex Serian’ın geçmişiyle ve ailesiyle yeniden yüzleşmesini anlatıyor. Sektörün artizanlarına saygı duruşu niteliğinde olduğundan ilgi görmesi mümkün. Pedro Pascal’ı da sinemada ilk kez böylesine büyük bir rolde, tek başına filmi sırtlarken izleyeceğiz.
- Ink (Mürekkep): Danny Boyle’un Venedik Film Festivali’ni açan yeni filmi, 1969’da Rupert Murdoch ve Larry Lamb’ın İngiltere’de yeni bir gazetecilik anlayışı yaratma girişiminin hikâyesini anlatıyor. Jack O’Connell, Guy Pearce ve Claire Foy’u bir araya getiren yapım çok beğenilmese de tek tük oyunculuk adaylıkları alabilirler sezonda.
- Wildwood (Vahşi Orman): Coraline ve Kubo and the Two Strings’in arkasındaki LAIKA’dan gelen stop-motion macera, küçük kardeşini kurtarmak için yasaklı ve büyülü bir ormana giren Prue’nun hikâyesini anlatıyor. Travis Knight’ın yönettiği, Colin Meloy’un romanından uyarlanan film, animasyon dalında ipi göğüsleyebilir.

Tender Loving Care
- Josephine: Beth de Araújo’nun Sundance’te hem Büyük Jüri Ödülü hem de Seyirci Ödülü kazanan filmi, sekiz yaşındaki Josephine’in parkta bir suça tanık olmasının ardından yaşadığı travmayı ve ailesinin bu durumla baş etme çabasını anlatıyor. Küçük kızın ebeveynlerini canlandıran Channing Tatum ve Gemma Chan’le ilgili hep güzel şeyler söyleniyor. Özellikle Tatum’dan çok umutluyuz.
- Gentle Monster (Nazik Canavar): Corsage’ın yönetmeni Marie Kreutzer’ın prömiyerini Cannes’da yapan yeni filmi, ailesiyle birlikte kırsala taşınarak yeni bir başlangıç yapmak isteyen konser piyanisti Lucy’nin, eşinin geçmişine dair korkunç bir suçlamayla karşı karşıya kalmasını anlatıyor. Léa Seydoux ve Catherine Deneuve başrollerde. ABD dağıtımcısı Netflix’in Seydoux kampanyası için epey uğraştığını not düşeyim.
- The Debut: Jesse Eisenberg’in yazıp yönettiği müzikal dramedi, yerel bir tiyatroda hiç beklemediği hâlde rol kapan utangaç ev kadını Mona’nın sahneye ve oynadığı karaktere giderek kendini kaptırmasını anlatıyor. Filmin Julianne Moore’a ikinci Oscar’ını getireceği neredeyse kesin gibi. Ama Paul Giamatti’den de epey umutlu izleyenler.
- Tender Loving Care: Mike Leigh’in yeni ve açıklamalarına bakılırsa son filmi, çocuk koruma hizmetlerinde çalışan Amy’nin yaşlanan anne babası ve özellikle demans belirtileri göstermeye başlayan babasıyla ilgilenmesini anlatıyor. Widow’s Bay ile Emmy alan Kate O’Flynn ve Mike Leigh’nin hayat arkadaşı Marion Bailey başrollerde. Umuyorum o özgün senaryo Oscar’ı büyük ustaya gelir!
- A Talent for Murder: Anton Corbijn’in suç-gerilim türündeki filmi, gizemli bir yayınevi çalışanının ünlü yazar Patricia Highsmith’i Ripley serisine bir kitap daha eklemeye ikna etmek üzere İsviçre’ye gitmesiyle başlayan hikâyeyi anlatıyor. Helen Mirren’ın Highsmith’i canlandırdığı yapım, SAG ya da Altın Küre gibi geleneksele kucak açan kurumların aday listelerinde karşımıza çıkabilir.
Bir de henüz Türkiye vizyon ya da dijital tarihleri belli olmayanlar var. A Long Winter, La bola negra, Rose, Fatherland, Minotaur ve Coward bir noktada Mubi’ye gelecek elbet ama tarihleri açıklanmadı. Club Kid ve Elsinore zaten içerikleri nedeniyle Türkiye’de vizyon şansı düşük görünen yapımlar. The Social Reckoning için Box Office Türkiye vizyon tarihi olmayacağını belirtiyor. Bunların dışında The Only Living Pickpocket in New York, Artificial, Everytime, Tangles, Ha-Chan Shake Your Booty! ve You Can See Everything‘den henüz haber yok. Eğer bir değişiklik olursa gerekli güncellemeleri yapacağım.
Oscar Boy sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



















