DGA Tahminleri

DGA Tahminleri

David Fincher, Christopher Nolan ve Darren Aronofsky

Prodüktörler derneği PGA, oyuncular derneği SAG, yazarlar derneği WGA derken geldik son ve en önemli ana grubumuza. Yönetmenlere, yani DGA’e. Directors Guild of America 1938’den beri ödül veren, ama bu işi gelenekselleştirip filmlere ödül vermeye 1948’de başlayan bir grup. DGA’e inanılmaz derecede önem vermemizin nedenine gelirsek… 62 yıllık ödül tarihinde bugüne kadar Akademi’yle uyuşmayan sadece 6 seçim var:

YIL – EN İYİ YÖNETMEN OSCARI – EN İYİ YÖNETMEN DGA ÖDÜLÜ
1968: Carol Reed, Oliver! – Anthony Harvey, The Lion in Winter
1972: Bob Fosse, Cabaret – Francis Ford Coppola, The Godfather
1985: Sydney Pollack, Out of Africa – Steven Spielberg, The Color Purple
1995: Mel Gibson, Braveheart – Ron Howard, Apollo 13
2000: Steven Soderbergh, Traffic – Ang Lee, Crouching Tiger Hidden Dragon
2002: Roman Polanski, The Pianist  – Rob Marshall, Chicago

Ama DGA’i kaçırıp Oscar’ı alan isimlerin hepsi de aynı zamanda DGA Ödülü’ne aday olmuşlar. Ki zaten kaçımız Ang Lee ya da Rob Marshall isimleri yerine Steven Soderbergh ya da Roman Polanski duymayı bekliyorduk ki? Geçen sene de tıpkı Oscar gibi tariginde ilk kez bir kadın yönetmene ödül veren DGA Ödülleriyle ilgili tahminlerimizi yapma zamanı geldi…

1. David Fincher, The Social Network
2. Christopher Nolan, Inception
3. Darren Aronofsky, Black Swan

David Fincher‘ın aday olmaması gibi bir durum söz konusu dahi değil. Aday olduğu gibi ödülü de alacak. Fincher fanları senelerdir bu anı bekliyordu. The Social Network de eleştirmenler tarafından en çok kucaklanan filmi oldu. Filmin alacağı iki garanti ödülün En İyi Yönetmen ve En İyi Uyarlama Senaryo olduğunu da söyleyip duruyorum zaten. Eğer Akademi şaşırtmak istemezse En İyi Film ödülünü de alır. O yüzden buradaki adaylığı da, galibiyeti de kesin. İkinci seçimim Christopher Nolan. Her ne kadar Inception‘ın ruhsuz bir film olduğuyla ilgili bıdırdayıp dursalar da DGA 2 sene evvel The Dark Knight‘la Nolan‘ı aday etmişti, Akademi ilk 5’e sokmamasına rağmen. Fincher‘a en yakın oy sayısını da o toplar diye düşünüyorum. Kabul edin ya da etmeyin, Inception yılın en iyi filmlerinden biriydi! Kesin olduğunu düşündüğüm 3. aday ise kesinlikle Aronofsky. Altın Küre ve Critics Choice adaylıklarının yanında San Francisco, San Diego ve Austin’den de ödül aldı. Tabi bunlar çok önemli kritik ödülleri sayılmasa da Aronofsky‘nin işinin görmezden gelineceğini düşünmek saçmalık olur.

4. Tom Hooper, The King’s Speech
5. Danny Boyle, 127 Hours

İlk 5’i dolduracağını düşündüğüm isimlerden birincisi Tom Hooper. 13 Emmy, 4 Altın Küre toplamış TV filmi John Adams‘ın da katkılarıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. The King’s Speech yorumları her ne kadar “Kaliteli bir HBO filmi” gibi olsa da geleneksel işlere oy vermeyi seven insanlar var karşımızda. Danny Boyle‘u ise beşinci isim olarak tercih ettim. Aslında David O. Russell‘la aralarında kıyasıya bir rekabet olduğunu düşünüyorum. Eğer The Fighter‘ın rüzgarına kapılırlarsa tercihleri David O. Russell olur, ama Danny Boyle‘un adeta bir video klip çeker gibi yönettiği, hazmı zor yeni filmi 127 Hours‘daki farklı bakışı onu aday edecekmiş gibi bir his var içimde.

6. David O. Russell, The Fighter
7. Joel ve Ethan Coen, True Grit

İlk 5’i zorlayacak iki seçenek de bu. Dediğim gibi David O. Russell‘ın adaylığı filmin DGA üyeleri tarafından ne kadar sevildiğine bağlı. Coen Kardeşler ise Coen Kardeşler işte… True Grit‘in gişedeki başarısı ve tabiki Coenler‘in farklı stili birşeyler yaratabilir. Altın Küre tarafından adeta görmezden gelinmiş olsa da Critics Choice’da En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil pek çok dalda True Grit‘i görmek mümkün. Ve son olarak hiçbir şekilde mümkün olmayan ama olağanüstü bir süpriz olursa diye de kaçırmak istemediğim uzak ihtimallere gelirsek…

8. Debra Granik, Winter’s Bone
9. Lisa Cholodenko, The Kids Are All Right
10. Roman Polanski, The Ghost Writer
11. Mike Leigh, Another Year
12. Ben Affleck, The Town

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi yüksek lisansı için Imperial College'a başladı. Şimdi de University College London'da doktora yapıyor. Varı yoğu ödül sezonu. Evham ve düzen göbek adı. Çok konuşur, çok çalışır. Azıcık dili sivri. Mizah tutkunu. Gastronomik sevdaları için dağları delecek kadar gözü kara.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir