Cannes’dan popüler tercihler

Cannes’dan popüler tercihler

Kirsten Dunst

Nuri Bilge Ceylan‘ın yeni filmi Once Upon a Time in Anatolia (Bir Zamanlar Anadolu’da) sebebiyle ayrı bir heyecan yaratan 64. Cannes Film Festivali bugün Melanie Laurent‘in sunduğu güzel bir törenle sona erdi. Cannes’a gidip filmleri izleme şansımız olmadığından sadece yarışan filmlerle ilgili olarak haberleri sizlere iletmeye çalıştım. O yüzden öncesinde ödül töreninden önceki son durumu anlatarak sizlere konuyu aktarmaya çalışacağım.

Pedro Almodovar, Terrence Malick, Lars von Trier gibi birbirinden kıymetli yönetmenlerin varlığı sebebiyle zaten bu sene yarışın renkli geçeceğini biliyorduk. Ceylan‘ın ise bir ödül alması şarttı. Çünkü Cannes’da kademe kademe ödül dağıtmak gibi bir özellik var. Nuri Bilge daha önce Uzak‘la Jüri Büyük Ödülü, İklimler‘le FIPRESCI, Üç Maymun‘la En İyi Yönetmen ödülünü almıştı Cannes’da. Bu seneki beklentimiz ise açık bir şekilde Altın Palmiye’ydi. Lakin ödül Terrence Malick‘in filmine gitti. Ben Jüri Büyük Ödülü’nün birazcık basını popüler seçimler yapılmadığına inandırmak için Nuri Bilge Ceylan ve Dardenne Kardeşler‘e gittiğini düşünüyorum. Tabiki de filmlerin iyi olduğu kesin ama Cannes’dan ödülsüz dönmeyen insanlara hazır Altın Palmiye’yi The Tree of Life‘a verecekken Jüri Büyük Ödülü’nü sunmak sizce de ilginç değil mi? Neyse. Bunlar benim kendi yazdığım senaryolar. Doğruluğu tartışılır.

Le Havre uzunca bir süre favoriydi. Ama FIPRESCI’yi aldıktan sonra ben oturup da Altın Palmiye’yi kazanacağını düşünmedim. Jean Dujardin, The Artist gösterildiğinden beri bilinen bir galibiyete imza attı. Kirsten Dunst‘ın seçilmiş olması ise beni ayrıca heyecanlandırdı. Kendisini fazlaca sevdiğimi daha önce pek çok kez söylemiştim. Elizabethtown hala tüm zamanlardaki favori filmlerim listemde ilk 10’dadır. Cannes’da bu ödülü almış olması ona gelecek kaliteli rol sayısını illa ki artıracaktır. Drive‘ın yönetmeninin ödül almasına ise oturup da “Hak etti.” gözüyle bakamıyorum açıkçası. Hak etmiş olabilir evet, ama kesinlikle işin içinde bir Robert De Niro-Jude Law-Uma Thurman parmağı var.

The Tree of Life‘ın galibiyeti ise ayrı bir hikaye. Sean Penn ve Brad Pitt‘in rol aldığı bir filmden bahsediyoruz. Bir kere kafadan Hollywood oylarını oluyor jürideki. Jüri başkanı Robert De Niro‘nun 2008’de Milk ile ödül alan Sean Penn için yaptığı güzel sunum hala aklımızda. Aynı şekilde yıllar evvel yine bir Oscar töreninde Jude Law için espri yapılınca Sean Penn‘in sahneye çıktığından Law için söylediği güzel sözcüklerde… Bizi yemeyin sayın Cannes jürisi. Olanın bitenin farkındayız. Ama Nuri Bilge Ceylan‘a verilen ödül için sesimizi çıkarmayacağız. Seneye daha renkli bir törende görüşürüz…

Altın Palmiye: The Tree of Life (Terrence Malick)
Jüri Büyük Ödülü: Once Upon a Time in Anatolia (Nuri Bilge Ceylan) ve The Kid with a Bike (Dardenne Kardeşler)
En İyi Yönetmen: Nicolas Winding Refn, Drive
En İyi Senaryo: Joshep Cedar, Footnote
Jüri Ödülü: Polisse (Maiwenn)
En İyi Kadın Oyuncu: Kirsten Dunst, Melancholia
En İyi Erkek Oyuncu: Jean Dujardin, The Artist
Altın Kamera: Las Acacias (Pablo Giorgelli)
En İyi Kısa Film: Cross Country (Maryna Vroda)
FIPRESCI Ödülü: Le Havre (Aki Kaurismaki)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.