TV Günlükleri 26.09-02.10

TV Günlükleri 26.09-02.10

Başladığımız ilk haftada beklediğimin üzerinde ilgi gören TV Günlükleri yazı serisinin ikinci haftasına hoşgeldiniz. Merak etmeyin, her haftayı sayıp sizlere bu saçma girişi yapmayacağım. Ama şunu söylemem lazım, bu hafta kesinlikle komedi dizilerinin haftasıydı. The Big C vasat bir sezon finaliyle bizlere veda ederken ben yeni sezon dizilerinden A Gifted Man, The Playboy Club, Charlie’s Angels ve Homeland‘i tamamen bıraktım. Bu arada Hung‘ın da Pazar gecesi üçüncü sezonuna başladığını hatırlatalım. Kısa bir hafta özetinden sonra ilk 5’e gelirsek…

#5: HOW I MET YOUR MOTHER, ducky tıe

Son birkaç sezondur espri kalitelerini iyice düşüren ve artık sıkıcı bir hal almaya başlayan How I Met Your Mother, yeni sezonunu ikinci haftasında ilk iki sezonda verdiği o ruhu yakaladı bence. Ducky Tie pek çok açıdan How I Met Your Mother‘ın uzun zamandır izlediğimiz en iyi bölümüydü. Hem kurgusu, hem de hikayesiyle dizinin o aradağımız heyecanını sundu. Yalnız yine de eleştirmeden edemeyeceğim. Artık özellikle Türkiye’de Emmy gibi törenleri izleyen insanların “How I Met Your Mother nasıl aday olmaz?” ya da “Nasıl ödül almaz?” tadındaki yakarışlarına bir son vermemiz lazım. Çünkü bir zamanlar diziyi tek başına idare eden Neil Patrick Harris cepten yemeye başladığı gibi dizi de her hafta yeni bir hikaye sunmasına rağmen sıktı. Yeni bir materyale değil, büyük finale ihtiyaçları var.
Spotlight: Josh Radnor (Ted Mosby)

#4: FAMILY GUY, seahorse seashell party

10 sezondur bağımlı bir şekilde izlediğim Family Guy‘ın geçen hafta yayınlanan bölümü Meg Griffin karakteri üzerineydi. Meg sonunda yıllardır ailesi tarafından ezilmesine bir dur dedi ve herkesin suratına acı gerçekleri çarptı. Genel olarak diğer bölümlerinden daha komik olmasa da özellikle Peter’ın fırtınada evde mahsur kalmaları sebebiyle yaptığı türlü saçmalıklara koltuğunuzdan düşerek gülmeniz mümkün. Family Guy kabul edin ya da etmeyin, dizinin yaratıcı beyni Seth MacFarlane sayesinde televizyonun en komik dizilerinden biri olmaya devam ediyor.
Spotlight: Mila Kunis (Meg Griffin)

#3: MODERN FAMILY, phıl on wıre

Modern Family‘nin son filmi Phil on Wire‘ı izleyip de gülmeyen biri olması mümkün mü? Tamam bölüm Phil üzerine kuruluydu ama Gloria’dan Luke’a, Cam’den Claire’e kadar hepsine ayrıca güldük. Ve önümüzdeki yıl Emmyler için bence Eric Stonestreet‘in bölümü olarak gönderilebilir Phil on Wire. Birşey daha… Neden dizinin inanılmaz derecede yetenekli Luke Dunphy’si Nolan Gould bir yerlerde aday olmuyor? Bana kalırsa dizinin tüm yetişkin (artı çocuk) oyuncularından sahne çalıyor. Bu sezon Luke’a dair bir hikaye izlesek mesela…
Spotlight: Eric Stonestreet (Cameron Tucker)

#2: SATURDAY NIGHT LIVE, melıssa mccarthy / lady antebellum

Bridesmaids‘i bir ay içerisinde üç kere izlediğim düşünülürse Melissa McCarthy‘nin Emmy zaferine sevinmem çok da saçma olmuyor. Üstelik Mike & Molly benim için iç bayan o stüdyo komedilerinden biri olmasına rağmen… Lakin Bridesmaids‘in yarattığı rüzgar McCarthy‘i ödül sezonuna taşıyacak gibi gösteriyor. Altın Küreler’de boy göstereceği kesin ama Oscar’da da en azından aday olmasını istiyorum. Neyse. Gilmore Girls‘den beri dikkatle takip ettiğimiz McCarthy bu hafta SNL’in sunucusuydu ve ne yalan söyleyeyim son skeç haricinde hepsinde mükemmeldi! Kristen Wiig ile yaptıkları açılış şovunu zaten izlemeyen varsa derhal internete saldırsın ve bir şekilde SNL’in geçen haftaki harika bölümünü seyretsin.
Spotlight: Melissa McCarthy

#1: PARKS & RECREATION, ron & tammys

Bir itiraf gelsin listenin zirvesinde… Parks & Recreation‘a bu sezon katılan Patricia Clarkson‘ı hiç mi hiç başarılı bulmuyorum. Ron Swanson’ın diğer Tammy’si Megan Mullally‘yi düşündükçe Clarkson‘ın beni güldürememesi daha da rahatsız ediyor. Belki ilerleyen bölümlerde daha iyi bir malzemeyle karşılaşırız ama şu an Tammy One, Tammy Two’yu aratıyor. O yüzden nispeten Patricia Clarkson odaklı bu bölümde Clarkson haricinde neredeyse her oyuncuya fazlasıyla güldüm. Ama Amy Poehler‘ın sarhoş olduğu kısım uzun zamandır hiç gülmediğim kadar gülmemi sağladı. Her zaman söylediğim gibi. Parks & Recreation yayında olduğu müddetçe televizyonun en komik dizisi, Amy Poehler da televizyonun en komik kadını olmaya devam edecek.
Spotlight: Amy Poehler (Leslie Knope)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.