TV Günlükleri 17.10-23.10

TV Günlükleri 17.10-23.10

Bu hafta TV Günlükleri yazı serisine başladığımdan beri gördüğümüz açık ara en zayıf haftaydı. İlk 5’i oluşturmak için delice çabaladım. Ama bu beşliden bile memnun değilim. Zirve için saatlerce düşündüm lakin tek bir dizi bile zirvede almayı tam olarak hak edemedi. Benden kötünün iyisini seçmeye çalıştım. Boss ve Man Up bu hafta başlayan dizilerden izlediklerimdi. Boss gelecek vaat ediyor kesinlikle. Lakin ben henüz etkilenemedim. Biraz ağır ve o “Wow” efekti için herhangi bir sahne yok. Tıpkı Boardwalk Empire gibi diyebilirim. İyi ama o kadar. Man Up‘ı ise ilk bölümden bıraktım. Ama bu hafta bıraktığım tek dizi Man Up değil. Sonunda Pan Am ve American Horror Story‘yi de “Elveda” dedim. Pan Am ilk bölümüyle beni heyecanlandırmıştı ama çabuk sıktı. American Horror Story ise bana göre içler acısı. Friday Night Lights‘ı hiç izlemememe rağmen insanlar Connie Britton‘a nasıl katlanmış hakikaten merak ettim. Neyse geçelim o kötünün iyilerine.

Not: Bu hafta yeni bölümü yayınlanmayan diziler Community, Parks and Recreation, Prime Suspect, Glee, New Girl ve Family Guy idi.

#5: HUNG, fuck me mr. drecker or let’s not go to jaıl

Hung oldukça farklı bir yöne doğru ilerlemeye başladı bu bölüm itibariyle. Üçüncü sezonun dinamikleri de belli oldu. Bir yanda Ray’in yeni ilişkisi, bir yanda Tanya’nın başını derde sokacağa benzeyen polis müşteri, diğer yanda da Jessica’nın yeni patronu. Tabi bu sezon kadroya dahil olan Jason’ın da ilerleyen bölümlerde Ray’in yerini doldurmak için birşeyler yapacağı kesin. Bilemiyorum benim dışımda Hung‘ı izleyen kaç kişi var. Televizyonun şu aralar en ahlaksız dizisi sayılabilecek dizide Ray ve Jess’in çocuklarını da bu sezon bir türlü göremedik, onu da ekleyeyim.
Spotlight: Anne Heche (Jessica Haxon)

#4: MODERN FAMILY, go bullfrogs!

Modern Family‘nin zayıf bölümlerinden biriydi aslında Go Bullfrogs. Claire Dunphy nevrotikliğinin son noktalarına ulaştı. Phil ve Haley arasındaki hikaye tipik Phil sakarlıklarıyla monoton sınırlarda dolaşıp durdu. Zaten Ed O’Neill‘in oyunculuğunu hiç beğenmiyorum ondan bahsetmeyeceğim. Bu bölümün yıldızları yine ve yine Cam-Mitchell ikilisiyle Gloria idi bana kalırsa. Vergara‘nın geçtiğimiz sezonlarda çok abartıldığını düşünüyordum ama üçüncü sezonun neredeyse her bölümünde muhteşem. Acaba bu sene bir Emmy alır mı? Keşke alsa. Erkeklerden de Nolan Gould‘a bir adaylık verseler. Her hafta aynı şeyleri tekrarlıyorum galiba…
Spotlight: Sofia Vergara (Gloria Delgado-Pritchett)

#3: THE WALKING DEAD, bloodlettıng

The Walking Dead‘in abartıldığıyla ilgili bir yazı okudum bu listeyi yapmadan evvel. Eğer abartılan bir dizi istiyorsanız bence yanlış yerdesiniz. Hemen Breaking Bad‘e başlayabilirsiniz mesela. Dört sezonunu büyük bunalımlar atlatarak izlediğim ve sonunda kendimi hayattan bezmiş bulduğum Breaking Bad‘den daha abartılmış bir dizi var mı acaba? Hem beğeniyorum, hem de “Benim göremediğim ne var?” diye merak ediyorum. Cranston‘ın üst üste aldığı Emmyler için saatlerce çemkirebilirim. Neyse. İlginizi çektiğime göre The Walking Dead‘in bu bölümü yine güzeldi diyeceğim, o kadar.
Spotlight: Andrew Lincoln (Rick Grimes)

#2: UP ALL NIGHT, bırth

Up All Night gerçekten çok ama çok gülmek istediğim lakin küçük gülümsemeler dışında bir şey yapamadığım bir dizi. Halbuki izlerken sürekli olarak hali hazırda bekliyorum. Maya Rudolph‘un çıktığı sahneler dışında da pek bir şey olmuyor ne yazık ki. Up All Night‘ın Rudolph‘dan sonra en çok beğenilen oyuncusu Applegate ki bu bölüme kadar Applegate‘in performansını sürekli olarak abartılmış buluyordum. Yalnız Birth hakikaten de Reagan karakterinin tüm abartısını kaldırdı. İki numara olacak kadar iyi miydi? Orası tartışılır. Bu hafta çok zayıftı diyorum ya. Belki bu listede bile olamazdı yeni bölümü yayınlanmayan diziler olsaydı. Bu arada Nick Cannon‘a daha çok rol verseler diye düşünen bir tek ben miyim?
Spotlight: Christina Applegate (Reagan Brinkley)

#1: THE GOOD WIFE, marthas and caıtlıns

The Good Wife‘a neler oluyor? İki sezonunu nefeslerimizi tutarak izlediğimiz dizi üçüncü sezonunda adeta hikayesiz kaldı. Keşke Will ile Alicia hiç kavuşamasaydı. Keşke Kalinda hala Alicia’nın en iyi arkadaşı olsaydı. Listenin zirvesinde olabilir ama kesinlikle The Good Wife‘ın çok çok daha iyi bölümlerini izledik. Burada olmasının iki sebebi var. Birincisi Colin Sweeney karakteri. Geri dönmüş olması harika! İkincisi finaldeki kısa konuşma. Tüm bölüme yayılmış bir hikayenin böyle küçük bir detayla sonlandırılması hoştu.
Spotlight: Dylan Baker (Colin Sweeney)

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.