Girls – 4. Sezon

Girls – 4. Sezon

Lena Dunham ve Jake Lacy
Lena Dunham ve Jake Lacy

Sex and the City’nin Brooklyn versiyonu olarak yola çıkan, ama kısa zaman içerisinde kendine has tarzıyla aslında bambaşka bir perspektife sahip olduğunu kanıtlayan Girls dördüncü sezonunu da devirdi. Üstelik büyük finali andıran son bölümünün üzerine 10 bölümlük beşinci sezon onayını da almış durumda. Dizi hala sosyal medyada büyük tartışmalara yol açmaya, Lena Dunham’ı eleştiri oklarının hedefinde tutmaya devam ediyor. Özellikle sezon finalindeki doğum sahnesi en az Patrick Wilson’lı meşhur bölüm kadar konuşuldu ve işinde çok başarılı olduğunu düşündüğüm Dunham’ın yine yersiz eleştirilerle uğraşmak zorunda kalmasına sebep oldu. Lakin Girls’ün zaman içerisinde rayına oturduğunu ve giderek daha iyiye gittiğini düşünüyorum ben tüm bu ağır ithamlara rağmen. Çünkü bu tarz arkadaş gruplarının anlatıldığı ve drama ile komedi arasında giden dizilerin en büyük sorunu tüm odağı sekse dayalı olan karakterler oluyor. Lakin Girls bu handikapı aştı ve 20’lerindeki kadın karakterlerinin artık sadece yatakta kimleri ağırladığını değil, hayatta ne yapmak istediklerini, nereye doğru yol aldıklarını da dert etmeye başladı.

HBO her daim tartışmalı yapımlara özgür bir çalışma alanı sağladığından dolayı bu yıl da Lena Dunham büyük riskler almaktan çekinmemiş gibi gözüküyor. Mesela Adam (Adam Driver) ile Hannah (Lena Dunham) arasındaki mazoşist ilişki sona erdi. Hannah’nın Iowa’dan bir anda dönmesiyle birlikte Adam kolunda başka bir kadını gördük ve bu ilişkinin pek sağlam olmadığını fark etmemize rağmen her şey eski haline döndüğünde bile Hannah, Adam’ı tekrardan hayatına sokmayı kabul etmedi. Ki bu da sanıyorum artık ana karakterimizin daha doğru kararlar alabildiğine ve büyüdüğüne dair en büyük işaret. Adam’ın yeni zevcesini Community’den tanıdığımız Gillian Jacobs canlandırmakta bu arada. Hatta Jacobs’ın bulunduğu hikayenin koluna bir adet de Zachary Quinto yerleştirmişler. İkisi de bu yılın hoş sürprizleri oldu. Unutmadan, Hannah’nın Iowa’da bulunduğu bölümlerde yapılan isabetli gözlemlere de bayıldım. Ailesinden ve arkadaşlarından uzakta bir dönem geçiren herkes eminim Hannah’nın Iowa macerasında daha evvel yaşadığı bir şeylere rastlayacaktır.

Ebon Moss-Bachrach ve Allison Williams
Ebon Moss-Bachrach ve Allison Williams

Girls’ün ilk yıllarında dizinin en sevdiğimiz karakteri olan Marnie (Allison Williams) ise uçuruma doğru sürüklenmeye devam ediyor. Christopher Abbott, Lena Dunham’la yaşadığı problemlerden ötürü diziden ayrılmıştı. Bu sebeple de Marnie hikayesinde büyük bir boşlukla yüzleşmiştik. Ardından Marnie’nin iyice enkaza dönen hayatına geçtiğimiz yıl Ray’i (Alex Karpovsky) ilave ettiler. Bir de üzerine Adam’dan bile daha itici olmayı başarabilen Desi (Ebon Moss-Bachrach) çıktı başımıza. Ama bu ilişkinin de mutlu sonla buluşmayacağını hepimiz kestirebildik sanıyorum. Neden bilmem Girls’de bir şekilde final bölümünde sadece Marnie’nin mutsuz olacağını düşünüyorum. Bu kadar sorunlu bir karakterin hayatta doğru dikiş tutturacağına inanmak imkansız. Hazır Marnie demişken, sezon finalinde Desi ile çıkacakları barın işletmecisi olarak Spike Jonze konuk oldu diziye. Hem oyuncu, hem de yönetmen kimliğiyle tanıdığımız Jonze’un bu her türlü Brooklyn çıkışlı hipster projeye ucundan dahil oluşuna hayranım. Dunham’ın da ricasını kıramamış belli ki.

Shoshanna (Zosia Mamet) ise üniversiteden yeni mezun olmuş herkesin anlayabileceği bir problemle yüzleşti: İş bulamamak. Bugüne kadar vasıflarıyla övünen ve arkadaşlarından daha başarılı olabileceğine kendini inandıran Shosh, pespembe dünyasının başına yıkılışını izlemek zorunda kaldı. Eski erkek arkadaşı Ray’in Marnie’ye olan sevgisini öğrendiği günden beri de psikolojisi düzelmiş değil. Fakat Dunham gelecek sene için bir risk almış ve Shosh’a Tokyo yollarını göstermiş. Tabii Zosia Mamet’i o kadar süre diziden uzak tutmazlar diye umut ediyorum. Ya da belki bir Tokyo bölümü çekip keyfimize keyif katarlar. Halbuki Parenthood’dan Girls’e ihraç ettikleri Jason Ritter ile mutlu mesut olacaklarına pek inandırmıştım kendimi. Bu yıl adını hiç duymadığımız tek isim ise Jessa (Jemima Kirke) oldu. Eğer Adam’la tutuklanmalarını saymazsak başına önemli bir şey gelmedi diyebiliriz. Ama o da sezon finalinde tıpkı diğer karakterler gibi yeni bir başlangıç yapacakmış gibi duruyordu. Umuyorum beşinci sezonda yine geri plana atılmaz.

Gillian Jacobs ve Adam Driver
Gillian Jacobs ve Adam Driver

Ben dördüncü sezonun her bölümünü büyük bir zevkle izledim açıkçası. Ama eleştirmenler benimle aynı fikirde değil. Umrumuzda mı? Hayır. Bu yıl Obvious Child’da da izlediğimiz Jake Lacy ile Lena Dunham arasında olacakları için bile yeni sezon beklenmeye değer. Zaten final sahnesinde de ufak bir ipucu verdiler. Bir de farkında mısınız bilmem bu yıl dizinin soundtrack’inde de harika parçalar vardı. Icona Pop’ı bir anda uluslararası platformda ünlü bir müzik grubu haline getiren Lena Dunham bu sefer de Matrimony, Lucy Rose, SBTRKT gibi isimlere vermiş desteğini. Indie müzik dünyasına The O.C.’nin yaptığı müdahaleyi şimdi de Girls tekrarlıyor. Ben önermekle uğraşmayacağım. Çünkü zaten sürekli gündemde olduğu için eminim aranızdan denememiş olanınız yoktur. Ama sadece dördüncü sezonuyu izlemeyi bekletmeyin derim. Pişmanlık duymayacağınız kesin.

En İyi Bölüm: Home Birth (Bölüm 10)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Lena Dunham (Hannah Horvath)
Sezon Notu: A

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.