Forever (1. Sezon)

Forever (1. Sezon)

Yaratıcılar: Alan Yang, Matt Hubbard | Oyuncular: Maya Rudolph, Fred Armisen, Catherine Keener, Noah Robbins, Sharon Omi, Kym Whitley, Charles Emmett, Cooper Friedman, Peter Weller, Julia Ormond, Obba Babatundé, Amir Korangy, Patricia Belcher, Rheagan Wallace, Elizabeth Ho, Nancy Lenehan, Hong Chau, Jason Mitchell, Jesse D. Goins | 30 dakika | Amazon Prime

Kısa sürede kayda değer kariyerler inşa eden Alan Yang (Parks and Recreation, Master of None) ve Matt Hubbard (Joey, 30 Rock) ikilisinin üretimi Forever da aylar önce Amazon’un adı Prime’a dönüşen streaming servisinde izleyici karşısına çıkmıştı. Ama kısacık sezonu tamamlayıp üzerine bir şeyler yazabilmem tabii ki de Oscar sezonu sağolsun bugünü buldu. Başrollerinde SNL mezunu iki eşsiz yetenek, Maya Rudolph ile Fred Armisen’ı barındıran yapım gimmick parçalayan ilk iki bölümünden sonra yolunu bulup, gidenlerin tarafından dünya üzerinde bulunma amacımızı sorguluyor tatlı tatlı. Hepimizin bir şekilde dahil olduğu döngüyü perde indikten sonra cesaretlenip umursamazlaştığımız için hırpalıyor olmasıyla insanoğluna en yaraşır eylemlerin startını veriyor. June ile Oscar ismindeki iki ana karakterin kabullenilmiş tutsaklığı sadece evlilik kurumuyla sınanmalarından sebep değil. Burada geç de olsa bulduğumuz düzeni bozmamak adına yutkunduklarımızın da yüzleşmesi var. Ne yapayım canım iyi gidiyor diye sürüne sürüne sürdürdüğümüz ilişkiler, işler, yaşam filizlerimizi bir bir kurutan o anlamsız gündelik koşuşturmacalar… O kadar da dikkatli bir şekilde açıyor ki meselesini, bölüm bölüm ilerledikçe yeni ve bir o kadar da yüksek sesle duyulmasına ihtiyaç duyduğumuz bir görüşle aydınlanıyoruz. Her zerresine büyük bir hayranlık beslediğim yetişkinlik muhasebesinin ikinci sezonuyla ilgili bir haber bulunmaması bu yüzden beni epey üzmekte. Sekiz bölümde çabucak tükettikleri fikirlerin tesiri bu tadımlık seyirden daha fazlasını hak edecek kadar büyük hâlbuki. Hikâyelerine uygun gördükleri finalle problemlerim bulunsa da “Neden?” sorusunu fazlasıyla soran ve seyircisinin de aynı sualle beyin jimnastiği yapmasına izin veren, ancak bir taraftan da komedi türünün öğelerini taşıdığını unutmayıp üzerimize bıraktığı yükü olabildiğince hafif tutma gayretinde bir şahanelik olduğu için her şey affediliyor. Tüm bunlara ilaveten Maya Rudolph’un, belki haddim olmayarak söylüyorum ama, oyunculuk kulvarında rakibelerinden bir adım önde olduğunu söyleyebiliyor muyuz? Tina Fey’in kalemi ve Amy Poehler’ın güldürüdeki eşsiz zamanlaması mukayese kabul etmeyecek kadar ötede. Ancak Rudolph, iş her çiçekten bal alan türler arası oyunbazlıklara geldiğinde performansının hep yüzde yüzünü koyuyor sanki ortaya. Forever’da da şaşırtmamış. Öyle ki konuşmadığı anlarda teslim aldığı diyaloglarla verebildiğinden çok daha fazlasını servis edebiliyor. Kaşla göz arasında gelen bir bakış, minicik bir jest… Catherine Keener sürprizinin de katmerli sevdamız Forever’ın artılarından biri olduğunu hatırlatıp köşeme çekileyim iyisi mi. Etli dramediler (kötü Türkçe değil, bilinçli uydurma Türkçe) kulübünde görüşürüz!
MVP: Maya Rudolph (June Hoffman)

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.