Oscar Sohbetleri: Son durum

Oscar Sohbetleri: Son durum

The Tree of Life

Çok güzel bir haftaya başladık. 2012 ödül sezonunun önemli birliklerinden biri olan PGA’in, yani yapımcıların bu yıl için aday gösterdiği en iyi 10 film listesiyle start aldı. Hala tartışmalar sürüyor. The Tree of Life‘ın yokluğu, özellikle filmin fanatikleri tarafından epey tepki aldı. Lakin PGA’in The Tree of Life‘ı aday göstermesini beklemek benim için bile büyük iyimserlikti.

PGA, dediğim gibi bir yapımcı birliği. Burada oy verenler ne oyuncular, ne senaristler, ne de yönetmenler. Sadece prodüktörlerin oy hakkı olan bir grup. “Bridesmaids yerine neden The Tree of Life yok?” tartışması da o yüzden biraz anlamsız kaçıyor. Bu insanlar önceki yıllarda da yazın iyi iş yapmış filmleri aday ederek (Bkz. Star Trek) filmleri hatırlayarak hem Oscar yarışına bir ivme kazandırıyorlar hem de “En İyi Film” mantığını bir kenara atıp “En İyi Yapımcı” düşüncesiyle adaylarını belirliyorlar. Ki Bridesmaids‘i seven bir izleyici olarak da ben filmin adaylığından pek rahatsız olmadım.

The Tree of Life‘a gelirsek… Benim için film hala yılın en iyi 5 filminden biri. Hatta bir rakam vermek gerekirse şu an listemde üçüncü. The Girl with the Dragon Tattoo, Shame ve Tinker Tailor Soldier Spy gibi diğer iddialı işleri izledikten sonra sıralamasının ne kadar değişeceği de meçhul. Ama zaten Malick‘in son filmi Cannes’da gösterimi yapıldığından beri tartışılmakta. Filmde oynayan Sean Penn bile Malick‘in ne yapmak istediğini anlayamadığını, filmde canlandırdığı karakterin hikayesi nasıl bir katkısı olduğunu bilmediğini açıklamıştı. Bu da The Tree of Life‘ın kampanyasına zarar veren etkenlerden bir diğeri.

Ben yavaştan The Tree of Life‘ın Oscar’a aday olamayacağını düşünmeye başlamadım değil. Eğer adayların açıklandığı gün En İyi Film sıralamasında The Tree of Life‘ı görmezseniz, Christopher Nolan‘ın hakkının yendiği seneler gibi çok şaşırmayın. Çünkü gayet de mümkün. Filme hayran olmama rağmen Malick‘in anaakımdan uzak bir film çektiğinin gayet de farkındayım. Bugüne kadar sürüden ayrılan kaç film değer görmüş ki Oscar’da, The Tree of Life görsün diye düşünmeden edemiyorum. Ama umutlarımız tükenmiş değil.

Oscar Boy sayfalarında bile filmle alakalı çok tartışma oluyor. Bugüne kadar hep sessiz kalmayı tercih ettim, tartışma ortamında herkes fikirlerini beyan etsin diye. Sıra bende… Bana göre The Tree of Life‘ı sıradan bir aile filmi olarak değerlendirmek sinemaya hakaret sayılır. Emin olun, The Help gibi fazlasıyla abartıldığını düşündüğüm bir film bile tartışılmayı daha çok hak ediyor. Ben bundan sonra da o hak etti, bu hak etmedi yorumlarına karışmayacağım elbette. Yalnız her sene tekrar tekrar söylüyorum. Dünyada herkesin ortak bir kararla beğendiği bir film, takdir ettiği bir oyuncu yok. Zaten böyle olsa bu kadar çok ödül törenine ihtiyaç duymayız. O yüzden zevk almaya bakmak lazım.

Drive

Benim asıl bahsetmek istediğim filmler ise The Girl with the Dragon Tattoo ve Drive. David Fincher‘ın daha yeni çekilmiş The Girl with the Dragon Tattoo‘ya sıfırdan yaratması zaten başlı başına bir risk. Fakat PGA’de aldığı adaylık çok şey ifade ediyor. Yarışa kesin girdi ya da kesin aday olacak diyemem. Yalnız ben Fincher‘ın bu sene filmiyle Oscar’da boy göstereceğine inanıyorum. Filmin prodüktörlerinden birinin Scott Rudin, diğerinin ise sektörde çalışan en önemli bayanlardan Ceán Chaffin olduğunu unutmayın. İki yönlü bir zaaf söz konusu.

Drive‘a gelirsek.. Evet, PGA’den adaylık alamadı. Şu ana kadar büyük ödüllerden bir tek Critics Choice’un desteğini alabildi. Filmin Albert Brooks haricinde tek bir umudu dahi yok. Senaryosunun bu kalabalıkta ilk beşe girmesi bir mucize olur. Yalnız bu yıl yeni uygulamayla beraber Drive‘ın pek ala ilk 10’a sızması mümkün. Yeni uygulamayı bilmeyenlere hatırlatalım. Bir filmin “En İyi Film” kategorisine girebilmesi için yaklaşık 300 tane birincilik oyu alması gerekiyor. Yani Akademi üyelerinin %5’i kadar. Ve bence Drive bunu yapabilecek filmlerden biri. Yine kesin konuşmak istemiyorum, ama bana çok olası bir durum gibi geliyor. The Tree of Life‘dan, The Girl with the Dragon Tattoo‘dan bile daha olası.

Bir de her hafta değinmeden duramadığım oyunculuk kategorileri var. Ne olacak sürekli değişen tahmin listelerimizin hali? İnanın her hafta Viola Davis – Michelle Williams – Meryl Streep üçlüsü arasında gidip gelmekten bıktım usandım. Haftaya cuma The Iron Lady‘nin gösterime girmesiyle daha da net bir fikir elde edeceğim elbet. Tabi yine haftaya gerçekleşecek Critics Choice ve Altın Küre Ödül Törenleri’nin tahminlerimize çok daha büyük katkıları olacaktır. İki buçuk hafta sonra da Oscar adaylarını öğreneceğiz zaten. Gerçi adaylar konusunda bir sıkıntı yok. Asıl önemli olan ödülü kimin kazanacağı. Şöyle tekrar bir hatırlayalım…

ERKEK OYUNCU
Muhtemel adaylar
George Clooney, The Descendants
Leonardo DiCaprio, J. Edgar
Jean Dujardin, The Artist
Michael Fassbender, Shame
Brad Pitt, Moneyball

Alternatifler
Demian Bichir, A Better Life
Gary Oldman, Tinker Tailor Soldier Spy
Michael Shannon, Take Shelter

Olasılıklar: Fassbender ya da DiCaprio‘nun dışarıda kalması mümkün. Yalnız Fassbender eleştirmen ödüllerinden çok iyi destek gördü. Yeri biraz daha sağlam gibi. Eğer birisi ilk beşi zorlayacaksa tahmin ediyorum o Gary Oldman olur. Yalnız Demian Bichir‘in SAG adaylığı da düşündürüyor.
Kim kazanır?: Pek çok favori olduğu için sonucun nasıl olacağı hakikaten merak konusu. Birileri istikrar sağlamadığı müddetçe Oscar gecesine kadar kesin bir tahmin yapamayacağız. Yalnız Jean Dujardin her an öne çıkabilir, hiç belli olmaz. The Artist‘in sektörde ne kadar sevildiğini gayet iyi biliyoruz.

KADIN OYUNCU
Muhtemel adaylar
Viola Davis, The Help
Rooney Mara, The Girl with the Dragon Tattoo
Meryl Streep, The Iron Lady
Tilda Swinton, We Need to Talk About Kevin
Michelle Williams, My Week with Marilyn

Alternatifler
Glenn Close, Albert Nobbs
Elizabeth Olsen, Martha Marcy May Marlene
Charlize Theron, Young Adult

Olasılıklar: Mara benim “çılgın” tahminim. Nokta atışı yapmaya çalışıyorum ama pek fena yanılmam da mümkün. Eğer onun yerine Glenn Close‘un adı okunursa hiç ama hiç şaşırmam.
Kim kazanır?: Yarışın Viola Davis ve Meryl Streep arasında olduğunu artık herkes biliyor. Ben Meryl‘ın yine avucunu yalayacağını düşünüyorum. Michelle Williams‘ı çok beğenmeme rağmen Viola Davis‘in Sandra Bullock benzeri bir durumla sonuna kadar gideceğine inanıyorum.

YARDIMCI ERKEK OYUNCU
Muhtemel adaylar

Kenneth Branagh, My Week with Marilyn
Albert Brooks, Drive
Jonah Hill, Moneyball
Nick Nolte, Warrior
Christopher Plummer, Beginners

Alternatifler
Armie Hammer, J. Edgar
Patton Oswalt, Young Adult
Max von Sydow, Extremely Loud and Incredibly Close

Olasılıklar: Bir olasılık olduğunu düşünmüyorum. Bu liste aynen böyle devam edip, Oscar’a aday olur.
Kim kazanır?: Evet şu an ibre Christopher Plummer‘ı gösteriyor. Yalnız Albert Brooks da SAG’de görmezden gelinmesini saymazsak gayet iyi gitmekte. Uzun zamandır ilk kez favorimin (Nolte) kazanamayacağı bir yıla ilerlemek canımı sıkmıyor değil.

YARDIMCI KADIN OYUNCU
Muhtemel adaylar
Berenice Bejo, The Artist
Jessica Chastain, The Help
Melissa McCarthy, Bridesmaids
Octavia Spencer, The Help
Shailene Woodley, The Descendants

Alternatifler
Janet McTeer, Albert Nobbs
Carey Mulligan, Shame
Vanessa Redgrave, Coriolanus

Olasılıklar: Tek olasılık Janet McTeer‘ın adaylığı. Onun da yerinden edeceği isim ya Shailene Woodley ya da Melissa McCarthy olur.
Kim kazanır?: Eğer Melissa McCarthy aday olursa, bence kazanabilir. Neden? Hemen açıklayayım. Birincisi Octavia Spencer ve Jessica Chastain‘in aynı filmden aday olması oyları bölecek. İkincisi Berenice Bejo da çok iddialı olmasına rağmen (sonuçta filme aşık olmaları durumunda gözleri kapalı Bejo diyebilirler), adı çok duyulmuş bir aktris değil. Tabi McCarthy için kesin mi konuşuyoruz? Tabiki de hayır. Eğer ilk beş beklediğim gibi olursa bence Woodley haricinde herkesin kazanması mümkün.

Tahmini ya da itirazı olan? Bekliyoruz. Haftaya görüşmek üzere.

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

12 Yorum

  1. onur

    Ben pek görüşlerine katılamayacağım açıkçası.Öncelikle SAG’a aday olmak çok şey ifade etsede Oscar için tam olarak kesin diyemeyiz.Bunun en yakın örneğini geçen yıl Mila Kunis’te gördük.Hem SAG hem Critic’s Choice hem de Altın Küre’ye aday oldu.Ama oscara aday olamadı.Bu yüzden SAG çok önemli de olsa SAG’a aday olamayanların Oscar’a da aday olamayacağından bahsedemeyiz bence.Bu yüzden Michael Fassbender,Albert Brooks ve Shailene Woodley’nin Oscar şansı çok fazla bence.Hatta ben üçününde aday olacağını düşünüyorum.

    Erkek oyuncu dalında ben Clooney’nin 2. oscarını alacağını düşünüyorum.Jean Dujardin çok çok iyi oynamış ama alamayacak bence.Ama tabi en iyi film olarak Artist’i seçmeyi düşünüyolarsa film ve yönetmen dışında başka ödüllerde vermek zorunda kalırlar.Bu yönden bir şansı var.

    Kadın oyuncu dalında ise görüşlerine katılıyorum.Michelle Williams eleştirmen ödüllerinde iyi gidiyor ama sanırm alamayacak.Rooney Mara ise Naomi Rapace’den kopya çekmiş bence.Filmi izleyemediğim için birşey diyemeyeceğim ama fragmanda gördüklerim bu.Haftaya izleyince konuşuruz zaten.Glenn Close’un ise aday olmasını hiç mi hiç istemiyorum.Benim tercihim Charlize Theron’dan yana.

    Yardımcı erkek oyuncu dalında yazdıklarına aynen katılıyorum.Albert Brooks eleştirmen ödüllerinde iyi ama SAG’a aday olamaması Oscar alma durumunu ciddi derecede düşürdü sanırım.Oscar Plummer’a gider büyük ihtimalle.

    Yardımcı kadın oyuncu dalı ise en karışık dal bence.Açıkçası McCarthy’nin bu kadar çok destekeleneceğini ummuyordum.Ama yinede Oscar’a aday olma şansı düşük bence.Ben Shailene Woodley ve Janet Mcteer’in aday olacağını düşünüyorum.Bejo’nun Oscar’ı alma şansı çok çok düşük bence.Jessica Chastain ve Octavia Spencer konusunda haklısın.Oyları bölünecektir.Ama tüm adaylar içerisinde ben en şanslı olarak Chastain’i görüyorum açıkçası.

    SAG’a aday olanların Oscar’a da bu şekilde bozulmadan aday olacaklarına inanmıyorum.Bakalım bu yılın Mila Kunis’i kim olacak?

    Yanıt
  2. TigerBlood

    Drive hakkında o yazıyı yazdın ya işte şimdi moralim yerine geldi 🙂
    filme bayılan tek ben miyim diyordum,demek ki değilmiş.

    Asıl sinirlerimi bozan durum bu ay sinema dergisinde Ali Ercivan’ın yazdığı oscar yazısı.Yani Oscar’a aday olabilecek filmleri sıralamış,inan bana senin yazdığın yazıların yanında sıfır kalır.Daha kendisini gösteremeyen Extremely Loud & Incredibly Close bile favoriler arasında yer alırken,Drive,The Tree of Life,My Week with Marilyn,Shame gibi filmlerin adı bile anılmamış.
    Ayrıca Drive’ın aday olmama ihtimalinin sebebine ise fazlasıyla ergen işi olduğu için demiş.
    Yani tam anlamıyla saçmalık budur,soruyorum size o muhteşem asansör sahnesi mi ergen işi,yoksa gölgeler ile gösterilen final mi ?

    Yanıt
    1. umurtas

      Ben de okudum o yazıyı. Birazcık sezonda çok değişiklik olmasına bağlıyorum o yazıdaki filmleri. Büyük ihtimalle Aralık ayının sonuna gelmeden kaleme alınmıştır. Ama Drive’ın ergen filmi olduğunu düşünmüyorum. Sadece Akademi için çok vahşi olabilir. Yalnız yeni kurallar sayesinde aday olması olası. Eğer Drive’ı o sabah En İyi Film adayı olarak duyarsak hiç şaşırmayacağım. Ki şu aralar The Girl with the Dragon Tattoo’dan bile daha şanslı olduğunu düşünmeye başladım.

      Yanıt
    2. shifty

      Drive’a ergen işi derken tabiki de akademinin bakış açısından bahsediliyor. Belli tarz filmler pek destek görmüyor malum. Bence yılın en iyi filmlerinden birisi olan Drive Oscarda aday olamayacak. Bunun yanında extremely loud & incredibly close akademinin çok sevdiği tarzda bir film ve kadronun hastasılar resmen. O yüzden tüm yıl boyunca kendini pek gösterememiş bile olsa bazı adaylıklar alacaktır.

      Yanıt
  3. Erşah

    Çekim kalitesi baabında bu yılın en profesyonel ve en geren filmlerinden birisiydi Drive. Ergen filmi olarak nitelendirmek sadece sözlükçülerin dar beyinleriyle bakmasından kaynaklanıyor, takılmayın derim ben. Cannes jürisi boşu boşuna en iyi yönetmen ödülünü vermedi sonuçta. Özellikle filmin başlangıç sahnesi başlı başına bir olay. Film boyunca belki 20 replik söyleyen Ryan Gosling başlı başına bir olay. Muhteşem pansiyon sahnesi başlı başına bir olay.

    Akademi şaşırtırsa bizi süper olur, ilk defa bir bağımsız film Oscar’a kadar adım adım ilerler.

    Yanıt
  4. yavuz ekin

    Her açıklanan ödül adayları ve verilen ödüllerle beraber niye insanların kafasında bir şablon oluşuyor anlamıyorum. Her ödül keşke %100 bagımsız olabilse..

    Fİlmlerin bır kısmını izlemedigim icin hala bu konuda ketum davranacağım. Ancak merly streep umdugum gibi bir performans gerçekleştirdiyse umarım 3.oscarını alır artık. Diger aktrislerden çok daha fazlası var bu kadında. Üstelik 4 oscara sahip olan Katherine hepburn yerinde tek kalmamalı diye düsünüyorum..

    Yanıt
  5. Müge Dörtok

    En İyi Film: The Artist veya The Descendants
    En İyi Yönetmen: Michel Hazanavicus veya Alexander Payne
    En İyi Erkek Oyuncu: Brad Pitt veya George Clooney
    En iyi Kadın Oyuncu: Viola Davis veya Michelle Williams
    En İyi Yard. Erkek Oyuncu: Christopher Plummer veya Albert Brooks
    En İyi Yard. Kadın Oyuncu: Octavia Spencer veya Berenico Bejo
    En İyi Özgün Senaryo: Midnight In Paris
    En İyi Uyarlama Senaryo: The Descendants veya Moneyball
    En İyi Görüntü Yönetimi: The Tree of Life

    Yanıt
  6. Sonat

    Akademi makyaj ve yabancı film kısa listelerini bir türlü yayınlamadı. Zaten 13 Ocak’a kadar süreleri var. Çok geç kaldılar bence. Hadi yabancı film neysede, makyaj kısa listesi niye açıklanmadı halen onu anlamadım 🙂

    Yanıt
    1. umurtas

      Makyaj listesi önümüzdeki haftanın başında açıklanır. Ama yabancı film finalistleri genelde Ocak ayının üçüncü haftasına sarkıyor. Pek de geç kalmış sayılmazlar yani.

      Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.