85. Akademi Ödülleri – Kazananlar

85. Akademi Ödülleri – Kazananlar

Jennifer Lawrence
Jennifer Lawrence

Gün içerisinde ve tabii ilerleyen günlerde 85. Akademi Ödülleri üzerine zaten çok konuşacağız ama taze taze kazananları, ilk izlenimleri paylaşayım istiyorum sizlerle. Buyursunlar:

  • Life of Pi 4, Argo 3, Lincoln 2, Django Unchained 2, Les Miserables 2, Skyfall 2 ödül aldı ve resmen her tarafa dağıtılmış bir kazanan listesi çıktı ortaya. Argo, Crash’den beri En İyi Film dahil toplamda 3 ödül alan ilk film olmayı başardı.
  • Christoph Waltz (Django Unchained) ikinci Oscar’ına bu kadar kısa bir sürede kavuşurken ayrı bir istatistik de oluşturdu aslında. Waltz, Marcia Gay Harden’la (Pollock) beraber SAG’e aday olmayıp Oscar kazanan iki oyuncudan biri.
  • Ang Lee de bu hengamede ikinci Oscar’ına kavuştu ve yine En İyi Film ödülünü alamadan evine döndü.
  • Daniel Day-Lewis ayrı bir tarihi ilke imza attı ve tarihte 3 En İyi Erkek Oyuncu ödülü alan ilk aktör olmayı başardı.
  • Ses kurgusu dalında da bir başka ilkle karşılaştık. Zero Dark Thirty ve Skyfall aynı anda kazanarak Oscar tarihinin üçüncü beraberliğine imza attılar. Daha önce bu Wallace Beery ile Fredric March ve Barbra Streisand ile Katherine Hepburn’ün başına gelmişti.
  • Seth MacFarlane aslında kağıt üzerinde iyi bir sunucuydu diyebiliriz. Yalnız esprilerinin pek çoğu yeterli reaksiyon alamadı. Bir de o kadar çok şarkı söylendi, o kadar çok “bilmem neye saygı” anı yapıldı ki ritmin düşmesi uykuları getirdi. Halbuki törenin açılışından sonra epey umutlanmıştım.
  • Benim en çok sevindiğim zafer ise Jennifer Lawrence ile Anne Hathaway’inki oldu. Malum son yıllarda sevdiğim aktrislerin hepsi Oscar’a kavuşuyor. Kate Winslet, Natalie Portman, Marion Cotillard… Artık sıra Michelle Williams’a da gelse hiç fena olmaz.
  • Bir de aylardır sevmediğim için tahminimde birinci sıraya koymadığım iddia edilen Amour beklenen yabancı film ödülü haricinde bir şey alamadı. Sabrımın sınırlarını o kadar çok zorladınız ki adaylar açıklandığından beri özellikle yazıyorum bunu. Bir nevi intikam 🙂 Amour ne yönetmen, ne de kadın oyuncu dalında hiç favori olmadı. Hep söyledim Akademi’nin seveceği bir film değil diye anlatamadım. O yüzden bana satır arasında laf sokan tüm okuyucularıma, arkadaşlarıma, Twitter’daki takipçilerime selam olsun.
  • Yalnız törenle ilgili en çok sevdiğim şey herkesin teşekkür konuşmalarındaki başarısıydı. Jennifer Lawrence’ın heyecanı, Daniel Day-Lewis gözyaşları, Ang Lee’nin haşmeti görülmeye değerdi. Quentin Tarantino’nun çılgın hallerini de unutmamak gerek.
  • Wreck-It Ralph ve Roger Deakins haricinde pek kimseye üzülmedim açıkçası. Kazanma ihtimali olmayıp da kaybeden favorilerimden hiç bahsetmiyorum zaten. İsterseniz siz tam listeyi tekrardan hatırlayın. Ben geceden konuşmaya nasıl olsa devam edeceğim.

FİLM Argo | Grant Heslov, Ben Affleck ve George Clooney
YÖNETMEN Ang Lee | Life of Pi
ERKEK OYUNCU Daniel Day-Lewis | Lincoln
KADIN OYUNCU Jennifer Lawrence | Silver Linings Playbook
YARDIMCI ERKEK OYUNCU Christoph Waltz | Django Unchained
YARDIMCI KADIN OYUNCU Anne Hathaway | Les Miserables
UYARLAMA SENARYO Argo | Chris Terrio
ÖZGÜN SENARYO Django Unchained | Quentin Tarantino
KURGU Argo | William Goldenberg
GÖRÜNTÜ YÖNETİMİ Life of Pi | Claudio Miranda
PRODÜKSİYON TASARIMI Lincoln | Rick Carter ve Jim Erickson
KOSTÜM TASARIMI Anna Karenina | Jacqueline Durran
ÖZGÜN MÜZİK Life of Pi | Mychael Danna
ÖZGÜN ŞARKI “Skyfall” | Skyfall – Adele Adkins ve Paul Epworth
GÖRSEL EFEKT Life of Pi | Bill Westenhofer, Guillaume Rocheron, Erik-Jan De Boer ve Donald R. Elliott
MAKYAJ & SAÇ TASARIMI Les Miserables | Lisa Westcott ve Julie Dartnell
SES KURGUSU Zero Dark Thirty | Paul J. Ottosson & Skyfall | Per Hallberg ve Karen Baker Landers
SES MİKSAJI Les Miserables | Andy Nelson, Mark Paterson ve Simon Hayes
ANİMASYON Brave | Mark Andrews ve Brenda Chapman
YABANCI FİLM Amour (Avusturya)
BELGESEL Searching for Sugar Man | Malik Bendjelloul ve Simon Chinn
KISA FİLM Curfew | Shawn Christensen
KISA ANİMASYON Paperman | John Kahrs
KISA BELGESEL Inocente | Sean Fine ve Andrea Nix Fine

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

0 Yorum

  1. Metin

    O kadar kamera karşısında ağlamak falan işe yaramadı mı? Harvey Weinstein epey zorladı herkesi halbuki oğullarını pazarlamaları için ama işe yaramadı ve Silver Linings Playbook sadece 1 ödülde kaldı demek ki. Bu da sevindirici.

    Amour’a gelirsek… Riva gerçekten çok daha iyi oynamıştı ama akademi bu tür tercihleri hep yapıyor. Ama bunu kabul edemeyeceğini çok iyi biliyorum 🙂 Aslında sanırım bu biraz da hala öğrenci olmanla alakalı, henüz elbette çok gençsin ve de sanırım Felsefe, Edebiyat veya Siyaset Bilimi gibi derinlikli mevzularda değil eğitimin. O nedenle filmleri göründüğü hikayeleri ile, biraz daha yüzeysel değerlendirdiğini düşünüyorum. Ama zaman içerisinde beğeniler olgunlaştıkça düşünceler de değişecektir. O nedenle de çok sorun etmiyorum ben.

    Yalnız bu kadar mı kötü olurdu ödül töreni. Artık sonlara doğru uyumaya başlamıştım. Bu kadar uzatmaları gerekli mi sahiden?

    Yanıt
  2. Emel

    Ödül törenin benim açımdan en güzel yanı Christoph Waltz un ödül aldığı andı:) Gerçek tabiriyle deli gibi sevindim. sonraki ödüllerde gecenin yavanlığı yüzünden tempom düşsede Anne, Daniel, Adele ve Tarantino nun sahneye çıkmasıyla sıkıcı geceye renk geldi. J-law severim ama Jessica ya ayrı bir hayranlığım olduğu için o ödülde hafif bi burukluk oluşmuştu ki düşüp konuşmasında da bundan bahsedince unuttum bile denebilir:D seneye sadece hugh ve anne şarkı söylesin ödülleride sırayla versinler 🙂

    Yanıt
  3. oğuz kaygalak

    22 tahminde 18 doğru bilmişim. sanat yönetimi, kostüm, animasyon ve ses kurgusunda gümlemişim. ang lee ve dolayısıyla life of pi’nin ödüllendirilmesi şahane oldu

    Yanıt
  4. özgür

    * Hiç kuşkusuz en sevindiğim sonuç Ang Lee oldu. Onca kampanya arasında bu zaferi elde etmesi takdire şayan.
    * Huysuz bunak Tommy Lee Jones’un seçilmemesi bir başka sevindirici gelişme oldu. Gerçi her ne kadar Waltz’ın zaferine sevinsem de o ödül De Niro’nun hakkıydı. Zira Waltz’ın yardımcı oyuncu olduğunu kimse inandıramaz beni. Aslında ödül tamamen DiCaprio’nun hakkıydı ama Akademi’nin heryılki belli başlı saçmalıklarından birinin kurbanı oldu Leo.
    * Bir başka kapışmalı kategori olan Kadın Oyuncu dalında gerçek bir diva olan Riva’nın kaybetmesi üzücü. Aslında Lawrence’ı çok çok sevmeme rağmen, Amour’dan önce tanımadığım Riva hiç kuşkusuz daha iyiydi. Tabi objektiflik sorunu olmayan biri bunu çok açık bir şekilde görür. Tabiki siz de kendi adaylarınızda her yıl old. gibi Akademi gibi büyük saçmalık yapabiliyorsunuz. Sizin egonuza bağlıyorum bunu. Scorsese Hugo ile kazanmasın diye aday etmediğiniz gibi burda da Lawrence kazansın diye Riva’yı en iyi 5e koymadınız. Amaann neyse boşver hiç gerek yok bunları konuşmaya..
    * Amour’un Amerika’da çok sevildiği kesin. En azından 5 adaylıktan anlıyoruz bunu. Fazla ödül alamamasının nedenleri de çok bariz. Geçen sene Bir Ayrılık çok daha fazla adaylı alabilrdi. mesela yönetmenlik. Ama malum bir İran filmiydi.!
    * Argo’ya hiç değinmeye gerek bile yok. Listenin en kötü filminin en iyi film seçilmesi, Oscar’ların perde arkasını çok iyi açıklıyor.
    ** Gecenin kazananları Life Of Pi ve Argo. Argo’ya sinirlendiğim kadar Life of Pi’ye seviniyorum. Şunu da belirteyim tören çok sıkıcıydı, ama ilk 20 ve son 10 dk hariç.

    Yanıt
  5. TigerBlood

    Yorumların çoğu bildiğiniz komedi,gülmeden edemiyorum açıkcası.
    Reader’s Choice olayına gelince Umur’un çok iyi bir liste çıkardığını düşünüyorum.
    Amour konusuna gelince Umur’un filmi beğenmediği için listeye koymaması en büyük hakkı.Kendi beğenilerini ortaya koyuyor sonuçta.Yalnız Umur senin de burda bir hatan var,yukarıda da olduğu gibi Amour’a fırsat buldukça yükleniyorsun.Senin sevmediğin bir film olabilir ama elbette ki o filmin de seveni çok fazla.Filmi beğenmediğini adaylara koymayarak ve yazdığın eleştiriyle belli ettin zaten.Daha fazlasına gerek yok,böylece Amour’u sevenlerin verdiği tepki haklı duruma düşüyor.
    Kusura bakma ama Amour konusunda biraz Tuğrul Eryılmazlık yapıyorsun 🙂
    Cidden o Tuğrul Eryılmaz saçmalığı neydi dün gece,o konuşmaya başladığında tv’nin sesini kapatıyordum,o derece yani.

    Öncelikle Silver Linings Playbook gibi yılın en iyi filmlerinden birinin geceyi tek ödülle kapatması üzüntü verici.Yani Argo gibi bir film ödül alırken Silver Linings Playbook gibi harika bir yapımın atlanması hoş değil.

    Ve o rezillik anı..
    Michelle Obama’nın oscarı sunuşu Hollywood’un işin içine ettiğinin en büyük kanıtı.Seneye de CIA başkanı verirse ödülü hiç şaşırmam.
    Ve kesinlikle Argo iyi bir film olmasına rağmen Oscar’ı kazanabilecek nitelikteki bir film değildi.Django Unchained gibi yapımlar varken Argo’ya söz düşmemesi gerekiyordu.

    Tüm bunlara rağmen 4 oyuncu ödülü de yüzümü güldürdü,Waltz’ın da ödülü almasına çok sevindim.Ve usta yönetmen Tarantino’yu o sahnede görmek bile yetti.

    Açıkca söylemeliyim ki dün gece berbat bir tören izledim,sıkıntıdan patlayacaktım nerdeyse,o kadar çok şarkı vardı ki Adele bile kurtaramadı geceyi.Goldfinger şarkısı ise harikuladeydi

    Yanıt
  6. Metin

    Ya aslında ben sormak istediğim şeyi de unutmuşum; sanırım Jennifer Lawrance Dior giydi oscar töreninde. SAG’da da Dior mu giymişti? Orada elbisesi yırtıldı, burada elbiseye takıldı… SAG’daki de Dior’sa ardından tekrar Dior’u tercih etmesi bir hata mı yoksa önceden anlaşma olduğu için el mahkum mu? Bu konuda cidden bir bilgim yok ama merak ediyorum bir yandan.

    Yanıt
    1. Umur Çağın Taş

      Jennifer Lawrence, Dior’un yüzü olduğu için itiraz etme hakkı olduğunu pek sanmıyorum. “Gittiğin her törende bizden giyineceksin.” diye bir şey dayatmamışlardır büyük ihtimalle; ama yine de sözleşmesinde bunu içeren bir şeyler vardır galiba. SAG’deki kıyafetinden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum burdakinin, bilmiyorum sen beğendin mi. Biraz da heyecan var sanırım. O kadar heyecanlı ki adı okununca ne yapacağını şaşırıyor her seferinde 🙂

      Yanıt
    2. Metin

      Bana da önceden karar verilmiş gibi geldi. Elbisesi fazla gösterişliydi sanki, tüm sakinliği ve sadeliği ile Charlize Theron apayrı bir güzellikti yalnız. Bir de çirkin elbisesi içinde Naomi Watts her şeye rağmen güzeldi.

      Not: Tim Burton ve Helena Bonham Carter’ın lisenin gotik çocukları tipleri de hoşuma gidiyor. Başkası yapsa yakışmaz ama Helena Bonham Carter’a arızalık yakışıyor.

      Yanıt
      1. Umur Çağın Taş

        Ben de Helena Bonham Carter’ın çılgınlıklarına hayranım 🙂 Favorilerime gelirsek… Jennifer Lawrence, Charlize Theron ve Jessica Chastain. Amanda Seyfried ile Anne Hathaway’in kıyafetlerini ise hiç sevemedim.

        Yanıt
    3. Seda

      Jennifer Lawrance Dior’un yüzü olduğundan bir yılda ne kadar elbise giymesi gerekiyorsa söyleniyor. İstediği törende, etkinlikte sayıyı tamamlayacağı şekilde giyiyor. Büyük törenlere Dior ile başlamak istedi herhalde. Birde SAG’da elbisesi yırtılmadı aslında. Elbise 2 parça halindeydi. Marion Cotillard’ın BAFTA’da giydiği sarı elbisenin diğer şekliydi.

      Yanıt
  7. Su

    24 kategoride 18 yapmisim, bu sene iyi yapamayacagim derken gecen senekiyle ayni skoru elde ettim. 😀
    Izlenimlerim:
    *Ang Lee’ye sevindim ve sasirdim. Tahminim Spielberg’den yanaydi.
    *Argo… Neyse Argo’yu bir kenara birakalim artik. Her ne kadar kizsam da Affleck’in heyecani gozumun onune geliyor. Bir de gercekten bir tilsim var o adamda, kizamoyorum…
    *Ne kadar bir “Amour hayrani” olsam da Lawrence’in almasina uzulmedim. Ayrica blogumda adaylar aciklanmadan once J-Law’u Yilin Kadin Oyuncusu secmistim: http://cinecat.blogspot.com/2012/12/2012nin-enleribest-of-2012.html

    * Christoph Waltz! En cok sevindigim odullerden biri oldu. “His name was king, he had a horse…”
    *Kendisini -ve ekibi- Les Mis’in galasinda goren biri olarak Hathaway’in almasina cok sevindim! Belliydi zaten.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.