Girls – 3. Sezon

Girls – 3. Sezon

1

Televizyon tarihinin en çok tartışılan, ama bir o kadar sevilen dizilerinden birini konuşmaya geldi sıra. Lena Dunham’ın yazıp başrolünü üstlendiği Girls, Pazar gecesi üçüncü sezon finalini yaptı. HBO’daki başarılı başlangıcıyla Emmy ve Altın Küre gibi prestijli ödüllere aday olmayı başaran, hatta aday olduğu kategorilerden birkaçını da kazanan bir dizi Girls. Kimileri “Sex and the City’nin Brooklyn versiyonu” olarak yorumlamayı tercih ediyor. Kimisi ise Girls’ün bağımsızların televizyondaki yansıması olduğunu düşünüyor. Nefret edenlerinin sayısı da oldukça fazla. Dizideki çıplaklığı sırf Dunham’ın fiziğini beğenmediği için fazla bulanlar ve daha en baştan kendi dünyasındaki problemlerle uzunca bir süre boğuşacağını bildiğimiz ana karakteri beğenmeyenler mevcut. Bu kalabalıkla ilgili söyleyecek pek bir şeyim yok. Herhangi bir diziden olmadığı ya da olmak istemediği bir şeyi beklemek bana anlamsız geliyor. Neyse efendim. Girls dördüncü sezon onayını zaten aldı. O yüzden biz rahat rahat diziyi konuşmaya geçelim.

Geçtiğimiz yılı Hannah’nın (Lena Dunham) psikolojik problemlerine yoğunlaşarak geçiren dizi, sezon finalinde uzatmalı baş belası Adam (Adam Driver) ile aralarında buzları eritmiş ve güzel bir nokta koymuştu. Üçüncü sezonda Hannah ile Adam arasındaki ilişkinin daha normal bir düzleme oturmasını izledik. Arada Adam’ın kızkardeşini canlandıran Gaby Hoffman sebebiyle ufak sallantılar oldu; ama bugüne kadarki en stabil dönemlerine şahit olduk ikilinin. Shoshanna (Zosia Mamet), Ray’den (Alex Karpovsky) ayrıldığı için sezonu özgürlüğüne düşkün bir genç kadın olarak geçirdi. Esasında bu dörtlü arasında en az rolü olan isimdi Mamet bu sezon. Fakat birkaç bölümdeki öne çıkan sahneleri sayesinde yine dizinin en başarılı oyuncusu idi. Beach House isimli bölümde aldığı alkol sebebiyle dürüstlüğün dozunu aştığı o sahne bile Mamet’i ayakta alkışlamamıza yetiyor.

3

Daha dibi göremeyeceğini düşündüğümüz; ama bir şekilde en kötü durumların içerisine düşmeyi başaran Jessa (Jemima Kirke) rehabilitasyonda geçirdiği birkaç bölümden sonra biraz durgun bir hayata başlangıç yapsa da “normal” olmaya daha fazla dayanamayıp yine garip bir olayla noktalandırdı sezonu. Dunham’ın kendi karakterine fazla yoğunlaşmasından olacak, bu yıl Jessa biraz geri planda kalmış. Christopher Abbott’ın diziden ayrılmasıyla ne yapacağını merak ettiğimiz Marnie’yi (Allison Williams) ise sonunda istenilen tabloya yerleştirmeyi başarmışlar bana kalırsa. Başından beri nefret etmemiz için çok çabalıyorlardı; fakat Allison Williams’ın varlığı sebebiyle bunu başaramıyorduk. Ama bu sezon istenilen olmuş. Marnie ayaklı bir enkaz olarak girdiği her yeri alt üst ediyor ve dokunduğu her hayatı da kendininkine benzetiyor.

İlk iki sezondaki başarısından bir şey kaybetmeyen Girls’ün konuk oyuncuları arasında geçtiğimiz yıldan hatırlayacağınız John Cameron Mitchell, Like Crazy’nin yıldızı Felicity Jones, Tom Hanks’in görmeye tahammül edemediğimiz eşi Rita Wilson ve Broadway efsanesi Patti LuPone vardı. Ama benim unutamadığım isim tabii ki de June Squibb oldu. Bu yılın en iyilerinden biri olan Nebraska sayesinde Oscar’a aday oldu biliyorsunuz Squibb. Hatta ödül mevsimi sürecinde Getting On isimli yeni HBO dizisinde de konuk oyuncu olarak yer almıştı. Girls’deki rolü de çok büyük değil. Fakat Squibb’i izlemekten büyük keyif aldığımız için buradaki varlığı da mutlu ediyor. Üstelik sezonun bana kalırsa en iyi yazılmış bölümünde konuk oyuncu oldu. Bittiği zaman unutulmayacak efsanelerden birine dönüşmesini beklediğim Girls serüvenine katıldığı için mutluyum kısacası.

ray-hannah-adam-301-MS

Herkesin kendince bir itirazı ya da izlemek için geçerli bir sebebi var; ama ben özellikle dizideki çıplaklık miktarına takılanlara seslenmek istiyorum. Acaba Lena Dunham’ın yerinde Allison Williams olsaydı bu kadar itiraz edecek miydiniz? Sırf sizin göz zevkinize hitap etmiyor diye HBO’nun elindeki en iyi dizilerden birini görmezden mi geleceksiniz? Neyse efendim. Televizyona ayıracağınız vakti değerlendirmek bana düşmez. Yalnız anlamsız sebepler için Dunham ve arkadaşlarını terk ettiyseniz bir kere daha düşünün derim. Bu keyifli ekibi ve birbirinden problemli karakterleri bir daha bir arada göremeyebilirsiniz. Şimdi yine koca bir yılı Hannah’nın hangi garip kıyafetleri giyeceğini, Marnie’nin kimi sırtından bıçaklayacağını, Shoshanna’nın düştüğü depresif çukurdan nasıl kurtulacağını, Jessa’nın bu sefer hangi uçurumun kenarına sürükleneceğini merak ederek geçireceğim. Hala başlamayıp vaktini boşa harcayanlara, büyük bir heyecanla tavsiye edilir…

En İyi Bölüm: Beach House (Bölüm 7)
Sezon Boyu Spotlight Ödülü: Zosia Mamet (Shoshanna Shapiro)
Sezon Notu: A-

Yazar Hakkında

1990 doğumlu. İkizler. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünde okudu. Mesleğini sevemeyince Finans Mühendisliği ve Risk Yönetimi'ne zıplayıp Imperial College ve UCL'de gerekli eğitimlerini tamamladı. Şu an King's College London'da Film Studies masterı yapıyor. Closet kapağını kırdığından beri keyfi yerinde. Çok konuşur, çok çalışır. Artık markasının kutsal tanımamak olduğunu da çözdü. Drag Race tutkunu. Ödül sezonuna bağımlı. Her türlü fobi ve ayrımcılık da bünyesinde kaşıntı yapıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.